Gerçek ama acayip hikayeler…

Bana göre hayatın kendisi yeterince şaşırtıcı, akıl almaz. Hayata büyük çerçevede baktığımızda, ne kadar önemsiz ayrıntılarla boğuştuğumuzu anımsamak için deneyimler değerlidir. Gazetelerde, televizyonlarda veya çevrenizde gördüğünüz, gerçek ama hayrete düşüren, acayip, korkunç, komik, tuhaf, ürpertici, şüpheli, inanılmaz, garip vs. olayları bu başlıkta toplayalım. Buna kendinizin veya yakınlarınızın deneyimleri de eklenebilir.

39 yorum “Gerçek ama acayip hikayeler…”

  1. Kartal’da denize girdiği sırada pitbull cinsi köpeğin saldırısına uğrayarak yüzünden ağır şekilde yaralanan 14 yaşındaki Yunus Yeltek, Plastik Cerrahisi Kliniğinde 6 saat süren bir ameliyat geçirdikten sonra dehşet anlarını anlattı:

    “Dün Kartal sahilinde denize girmiştim. Bu sırada pitbull cinsi köpek bana saldırdı. Köpeğin sahibi bana ‘Kaçma ısırmaz’ diye seslendi. Ben de kaçmadım ama köpek beni ısırdı. Boğuşmaya başladık ilk önce boğazıma saldırdı, ben de boğazımı korumaya çalıştım, yüzümü ısırdı, denizin üzerinde 10 dakika suyun altında da 5 dakika köpekle boğuştum. Kurtardılar beni, dışarı çıktığımda yüzümün halini görünce şok yaşadım ve tekrar denize atladım köpeği boğdum. Ben yüzmeyi seviyorum dipte uzun süre kalabiliyorum onu denizin dibine çekerek boğdum.”

    (27 Nisan 2012)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  2. Ali Taran ve Ayşe Özyılmazel boşanmış..:)
    Ayşe Özyılmazel, uğruna kanserden hayatını kaybeden eşini boşayan ünlü reklamcı Ali Taran ile olan evliliğini 301. gününde sonlandırmak için mahkemeye başvurdu.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  3. ABD’de yaşayan Jason Padgett saldırıya uğradı. Ceketini almak isteyen soygunculardan öldüresiye dayak yiyen ve komaya giren Padgett uyandığında kafasına aldığı darbeler sonucu bir matematik dahisi olmuştu.

    Tacoma şehrinde yaşayan Jason Padgett 10 yıl önce saldırıya uğradı. Deri ceketini almak isteyen saldırganlardan dayak yiyen Padgett komaya girdi. Padgett’in yakınları ABD’li adamın sağlığından endişe duyarken ameliyat sonrası büyük bir sürprizle karşılaştı.
    O artık bir matematik dahisiydi. 41 yaşındaki Padgett aklında beliren formülleri görselleştirebiliyor ve şemalara dökebiliyor. Padgett’in beyninin nasıl çalıştığını anlamak için bir dizi test gerçekleştiren Psikoloji Profesörü Berit Brogaard, Padgett’in kafasına aldığı darbelerden sonra beyninde normal insanların çalıştıramadığı iki bölümü çalıştırmaya başlamıştı.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  4. Beynimizde iki bölüm var ve normal insanlar bunları çalıştıramıyor??

    sanki bu noktanın açıklamaya ihtiyacı var gibi geldi bana…. madem normal insanlar olarak kullanmıyoruz bu bölgelerin beynimizde yer almasının hikmeti nedir?

    Belkide kastedilmek istenen,normal insanların matematik işlemleri sırasında kullanmadığı iki bölümün , Padgett ‘da dayak yedikten sonra matematik işlemler için de kullanılmaya başlanmış olması olabilir.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  5. CIA’in “zihin kontrolü” kapsamında Fransa’da bir köyde yaptığı deney bütün köylünün çıldırmasına neden oldu.

    Fransa’nın güneyinde kendi halinde bir köy olan Pont Saint Esprit’te, 16 Ağustos 1951 sabahı uyanan köylüler birkaç saat sonra çıldırmaya başladı.

    5 KİŞİ ÖLDÜ 300 KİŞİ YARALANDI

    Halk polise, sürekli ejderha gördüklerini, kendilerine saldırdığını söylüyordu. Bir çocuk bıçakla büyük annesine saldırdı. Bir diğeri, “Ben uçağım” diyerek kendini ikinci kattan aşağı attı. Doktora koşan biri ise, “Kalbim çıktı, ne olur yerine takın” diye yalvardı. Sokaklar çıldıran insanlarla doluydu. 5 kişi öldü, 300 kişi yaralandı. 50 kişi aylarca tımarhaneye kapatıldı. Uzmanlar, bu olayın, ekmeğin içinde uyuşturucu etkisi yapan bir yaban mantarının neden olduğunu söyledi.

    LANETLİ EKMEK

    Fransa tarihine giren olaya “Lanetli Ekmek” (Le Pain Maudit) adı verildi. Ancak 59 yıl sonra CIA arşivlerini inceleyen H.P. Albarelli isimli gazeteci, olayın CIA’in “zihin kontrolü” kapsamında yaptığı bir deney olduğu iddiasını ortaya attı. Buna göre, CIA, köyün ekmeklerine bilerek “LSD” adı verilen sentetik uyuşturucu katmış ve neler olacağını görmek istemişti. Albarelli’ye göre bu deney ABD ordusunun Özel Operasyonlar Birimi tarafından yapıldı. Uzmanlara göre LSD alan insanlar, daha sonra telkinle istenilen her şeyi yapabiliyordu.

    Olayın mağduru köylüler şimdi daha fazla cevap istiyor. 71 yaşındaki Charles Granjoh, “Neredeyse ölüyordum ve bunun nedenini bilmek istiyorum” diyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  6. Baal,
    sorunu ben de aklımdan geçirdim. Ve aklımdan şu gibi şeyler aktı:
    İnsan, bir kimya yumağı. Yediğimiz, içtiğimiz şeyler, kanımıza girenler (yukarıda verilen LSD örneği) insanı doğrudan etkiliyor. Aşık oluyoruz, üzülüyoruz, kızıyoruz… vücudumuzun kimyası sürekli hareket halinde.
    Darbeden sonra beynin başka bölümünün harekete geçmesi, yani bedene yapılan herhangi bir işlemin felç gibi etkileri de olabiliyor. Ne bileyim, ezilmeler, kanın başka türlü pompalanması, hızlı akması, ya da bir yerde tıkanıklığın başka bir yeri zorunlu çalıştırması olabilir. Meydana gelen şey, bedenin mevcut duruma verdiği tepki. Bedenimiz, belki bu dünya üzerinde sahip olduğumuz kabuğumuz, bizi başkalaştırabilir. Bu da önce ona bakmakla sağlanabilir. Hem manevi, hem de fiziki anlamda gibi geliyor bana.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  7. Sivas’ın en büyük camilerinden biri olan Paşa Camisi’nde öğlen namazı sonrası mevlit okunduğu sırada yangın çıktı. İmam odasında elektrik kontağından çıktığı sanılan yangın o sırada mevlit için camide bulunan başka bir imam tarafından fark edildi. Kısa sürede caminin içerisi dumanla dolarken, olay itfaiyeye haber verildi.
    Sivas Belediyesi’ne ait itfaiye ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek yangına müdahale etti. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahale etmek için içeri girerken, giriş kapısında çizmelerini çıkardıkları görüldü. İtfaiye erleri camiye her giriş çıkışlarında çizmelerini tekrar giyip çıkarttı.

    link to gundem.milliyet.com.tr

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  8. Dünya, Mısır Parlamentosu’na sunulan iki yasa tasarısını kanuşuyor.
    Mısır Parlamentosu’nda görüşülen yasa şaşkına düşürdü. Sapkınlık dolu yasa tasarısı ‘Kocalara, ölen eşleriyle ilk 6 saat seks yapabilme’ hakkı getiriyor…

    Mısır Parlamentosu’na sunulan ve erkeklerin ölen eşleriyle ölümden sonraki ilk 6 saatte seks yapmasına imkân veren yasa tasarısı, kadın hakları örgütlerini ayağa kaldırdı.

    Mısır’da Müslüman Kardeşler ve Selefilerin çoğunlukta olduğu parlamento, tartışma yaratan iki yasa tasarısını görüşmeye hazırlanıyor. Tasarılardan ilki genç kızların evlenme yaşının 14’e düşürülmesi.

    6 SAAT İÇİNDE SEKS HAKKI
    Diğeri ise erkeklere, ölen eşlerinin cesetleriyle, ölümden sonraki ilk 6 saat içerisinde seks yapma hakkı tanınması. El Arabiya’nın haberine göre Ulusal Kadın Konseyi (UKK) Başkanı Doktor Mervat el Talavi, Parlamento Başkanı Saad el Katatni’ye gönderdiği mektupla, iki tasarının da yasalaşmasının önüne geçilmesini talep etti.

    Konsey, İslamcı vekillerin ‘Kuran-ı Kerim’i kendilerince yorumlayarak kadınların eğitim ve istihdam haklarına kısıtlama getirmeye çalıştığını ‘ belirtiyor.

    ÖLÜMDEN SONRA EVLİLİK GEÇERLİ
    Nekrofili konusu, Mayıs 2011’de Faslı imam Zamzami Abdül Bari’nin açıklamalarından sonra tartışma konusu olmuştu. İmam Bari, evliliğin ölümden sonra da geçerliliğini sürdürdüğünü, kocaların olduğu kadar kadınların da ölen eşleriyle seks yapma hakkına sahip olduklarını söylemişti.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  9. demokrasinin gözünü sevim en azından onun sayesinde böyle gerçeklerin olduğunu anlıyoruz

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  10. “………Konuyla ilgili konuşan Müslüman Karddeşler’in siyasi organı olan Hürriyet ve Adalet Partisi Sözcüsü Hasan Abdülgani bu konudaki haberleri yalanladı.

    Abdülgani,
    bu tür haberlerin Mübarek rejimi sonrası İslami kesimin ilk kez büyük çoğunluğa ulaştığı Halk Meclisi’nde, Müslüman Kardeşler ile Hürriyet ve Adalet Partisi’nin çalışmalarını baltalamak üzere kasıtlı çıkarıldığını söyledi.

    Halk Meclisi’nde bu konuda verilmiş bir kanun teklifi bulunmadığını, söz konusu olayın komisyonlarda dahi konuşulmadığını belirtti..

    Söz konusu haberlerin uydurulduğunu ve son 3 aydır Müslüman Kardeşler’i karalama kampanyasının bir ürünü olarak gazetelerde yer aldığını ileri süren Hürriyet ve Adalet Partisi Sözcüsü Hasan Abdulgani,

    “Bu haberler kesinlikle yalandır ve gerçek ile uzaktan yakından alakası yoktur”dedi…..”

    (derinmedya.com)

    suclanan tarafi dinlemeye tenezzül etmemek demokrasi degil en hafif tarifiyle dedikodu dur bunun da sevilecek bi tarafi yoktur..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  11. 1954 yilinda Konya’ya bes kilometre uzaklikta bir Silo insaatina baslandi. Betonarme yapimi için kazilan kuyudan pompayla su çikariliyordu. Bu kuyu suyunun içinde dört çesit balik bulunuyordu. Kisa zamanda Konya’da bir akvaryum modasi çikti. Ünlü kus yetistiricileri bir yandan da akvaryum düzenlemeye basladilar. Diger meraklilar gibi biz de sepetimizi ve kavanozumuzu kapip silonun yolunu tuttuk.

    Balik yakalamak çok kolaydi, sepeti pompanin önünden fiskiran suya tutuyorsunuz, baliklar süzülüp sepetinizde kaliyorlar, hepsi bu. Pompanin kanatlarinin parçaladigi baliklari ayirinca geriye akvaryumunuz için yeterince balik kaliyordu. Bizim köydeki kuyulardan balik çikmazdi, beyaz renkli minik karidesler çikardi, onlari da böcek diye atardik.

    Yüzyillardir nüfusu otuzbin dolaylarinda olan Konya, Cumhuriyetten sonra altmis bine dayaninca, Bizanslardan kalma eski atik su kanalinin ihtiyaci karsilamayacagini düsünen belediye 1950 li yillarda yeni bir çalisma baslatmisti. Eski kanalizasyon boyunca kazi yapildi, nereye bosaldigini bulmak istediler. On kilometre sonra tahsisat bitti, arastirma durdu. Aradan yillar geçti, nüfus yüzbine yaklasti ama hala eski kanalizasyon kullanilir dururdu. Nereye gittigini de kimse bilmezdi.

    Bir efsaneye göre Konya’nin sonu sudan olacakmis.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  12. ebubekir, derinmedya.com sitesinde senin haberi bulamadım. Linkini gönderebilir misin?

    (googleda da arattım merak etme)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  13. Kendi başımdan geçen bir olayın anlatayım size ilkokulda ben daha küçükken (yani 1.80 olup 100kg olmadan önce) arkadaşlarla bir oyun oynuyorduk ikili sıralar halinde dizilip ortadan geçene tekeyi basıyorduk (yani en az tekme yiyen kazanır olayı) tam ben geçerken biri ayağıma çelme taktı kafamı duvara vurduğumu hatırlıyorum….daha sonraysa yukarıdaydım tüm sınıfa yukarıdan bakıp ne olduğunu anlamaya çalıştım hala yatıyor olmam gereken yerde bir sürü kişi vardı (hayvan beni hala tekmeliyorlar…) bayıldım mı ne oldu bilemedim dışarıdaki güneş ışığı beni kendine çekiyor eğer böyle uçarsan her yeri istediğim şekilde gezebilirim diye düşümdüm.. ışıktan saf bir huzur vardı..(işte en saçma kısmı) arkama tekrar baktım beni tekmeleyenleri görüp aklıma kazıdım daha değil daha değil…aklımdan geç tek şey buydu….ayağa hızla kalkıp alayına tekme bastım ama benim bayılmadığımı fark etmediklerine göre ya onlar gerizekalıydı yada tüm bu olanlar bir kaç saniye sürdü…. sizce böyle bir şey mümkün mü beden dışı deneğim…..

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  14. “daha sonraysa yukarıdaydım tüm sınıfa yukarıdan bakıp ne olduğunu anlamaya çalıştım hala yatıyor olmam gereken yerde bir sürü kişi vardı (hayvan beni hala tekmeliyorlar…) bayıldım mı ne oldu bilemedim dışarıdaki güneş ışığı beni kendine çekiyor eğer böyle uçarsan her yeri istediğim şekilde gezebilirim diye düşümdüm.. ışıktan saf bir huzur vardı..”

    İlk çatlağınız bu olayda oluşmuş ve beyninizin çalışmayan bir bölümü çalışmaya başlamış olabilir 🙂
    Şaka bir yana bence mümkündür sizinki kontrolsüz olmuş sadece.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  15. “..ÖLÜYLE SEKS YASASINA YALANLAMA! Derin Medya” yaz tikla sayfa cikiyor..

    tekrar denedim oldu..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  16. sonsuz, kusura kalma ama bu cirkefligin nesini tartisiacagiz ? zaten gerek arap dünyasinda gerekse ülkemiz de tepkiler cig gibi..

    müslüman kardesler bunu yalanlamis (derin medya) ve ben bu “beyan”i esas kabul ediyorum aksi ispat edilene kadar..

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  17. Derin medya dediğin site sonsuz.us dan daha geride bir site. Hiç bir ciddiyeti yok. Haberinin kaynağı bile yok.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  18. Radikal,(12 Mayıs 2012, Cumartesi Son Güncelleme 23:09)

    buyrun;

    “…….KESİNLİKLE BÖYLE BİR KANUN TEKLİFİ YOK
    Hürriyet ve Adalet Partisi Sözcüsü Hasan Abdülgani ise, Mısır’da ölen eşlerle ilgili yasa çıkarılacağı haberlerini kesin bir dil ile yalanladı.

    Abdülgani, bu tür haberlerin Mübarek rejimi sonrası İslami kesimin ilk kez büyük çoğunluğa ulaştığı Halk Meclisi’nde, Müslüman Kardeşler ile Hürriyet ve Adalet Partisi’nin çalışmalarını baltalamak üzere kasıtlı çıkarıldığını söyledi.

    Abdülgani,Halk Meclisi’nde bu konuda verilmiş bir kanun teklifi bulunmadığını, söz konusu olayın komisyonlarda dahi konuşulmadığını belirtti.

    Söz konusu haberlerin uydurulduğunu ve son 3 aydır Müslüman Kardeşler’i karalama kampanyasının bir ürünü olarak gazetelerde yer aldığını ileri süren Hürriyet ve Adalet Partisi Sözcüsü Hasan Abdulgani, “Bu haberler kesinlikle yalandır ve gerçek ile uzaktan yakından alakası yoktur” dedi…”

    (link to radikal.com.tr…)

    slm.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  19. Keser ebubekir.

    Demek dünyanın tepkisi işe yaramış. Umarım küçük yaştaki kız çocuklarını evlendirme, çok eşlilik, kadın sünneti gibi diğer hassas konularda da doğru yolu bulurlar.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  20. işine gelince nasılda kaynak tarayıcı oluyor insan 🙂
    sonsuzun dediği gibi çok küçük bir sitede yalanlama haberi çıkmış , ben fazla üzerinde durmadım zaten , neden mi bu sitede olan videoları izledin mi bilmiyorum ama suriye başlığında senin savunucusu olduğun müslüman kardeşler allahu ekberler eşliğinde doğradıkları insanları köprüden atıyordu yada libyada siyayileri satırla doğruyordu. bunları gördükten sonra bu haberi araştırma yapmadan buraya aldığım için önyargılı olduğumu idda ediyorsan evet önyargılıyım .

    şimdi baktımda sen suriye başlığında fetih naraları atarken bayağı araştırmacıymışsın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  21. Ebubekir haklı gibi görünüyor..sonsuzun verdiği dailymail linkini okudum. Al arabiya sitesinden almış haberi…Bu haberin esas kaynağı ise Al Ahram gazetesi köşe yazarı Amr Abdul Samea’nın anayasayı yazmakla sorumlu meclis başkanına geldiğini iddia ettiği bir mesaja dayanıyormuş..Mesajı gerçekten gördü mü görmedi mi? Veya böyle bir mesaj gerçekten var mı? Bütün bunlar şimdilik muamma.

    Mısırda kadın haklarının savunucusu olma iddiasındaki bir organizasyonun anayasa yazım çalışmaların katılan elçisi ,sözde nekrofili taleplerini başkana iletmekle suçlanıyor.

    Bu organizasyonun kendi sitesi var oradan da amaçları, talepleri görülebilir.Öyle bir şey istediklerini gösteren birşeye rastlamadım.. Yanlız ölüyle cinsel ilişki taleplerinin asılsız olduğuna dair bir yazı koymuşlar… haberleri yalanlayan yazı şu linkte mevcut.: link to ncwegypt.com

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  22. baal ın ortaya koyduğu kaynakalardan sonra bu haber başka biri başka bir kaynak gösterene kadar asılsız gibi görünüyor.
    benim haberi koyarken ki kaynak referansım türkiyedeki haberlerdi.
    dünyada ki yanksını bilmiyorum

    bu habere inanmamın iki nedeni var

    1-mısırda , libyada yada suriyede bu muhalifleri destekleyen yayıncıların bu haberi gündeme taşımasıdır, değişen ne olduki destekledikleri bu muhaliflerin ölüsevici haberini duyurdular.
    sonuçta bunlar hiç bir şekilde hükümet yanlılarıyla ilgi bilgi vermiyorlar bunu suriyede yaşananlarda görmek çok kolay.
    baal kaynakalrına göre haber yerel iç çekişmelerden kaynaklanıyor.
    2- yukarda bahsettiğim önyargıdır ve bunun için rahatsız değilim , sonuçta bahsettiğim türden cinayetleri işleyenler ilk bakışta ölüsevicide olabilir bunun mantıksız olduğunu idda eden varsa açıklasın.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  23. 2 yıl önceki bir yaz gecesi, köydeki evimizde salon da tek başıma yatmak zorunda kalmıştım. O zamanlar karanlıktan korkardım ben. Yani çok değil ama biraz korkardım işte. Karanlıkta aklıma öcüler falan gelirdi :)) Neyse uzatmiyim, o gece de yine içime korku düştü bir kere… Yani niyetim bir an önce uyuyup bu korkudan kurtulmak. Annemlerin yanına da gidemiyorum kendime yedirip 🙂 Mecburen korka korka uyumaya çalışacaz artık…

    Neyse uyuma kısmını başarı ile atlattık atlatmasına da sabaha doğru hayatımda en çok korktuğum anlardan birini yaşayacakmışım meğer daha. Hava aydınlanmaya başlamıştı ki birden gözlerimi açtığımı hatırlıyorum. Aniden. Ve o anda hissettiğim tek şey odada kesinlikle yalnız olmadığımdı. Yani her nasılsa bundan emindim işte. Hoş odada birini gördüğüm falan da yoktu. Tabi yine beni bir korku aldı ama yine yapacak pek birşey yok uyumaktan başka. Kalkıp oturacak değilim ya o saatte…

    Yeniden uykuya dalacaktım ki, kapının açıldığını hissettim. Birisi geldi odama. Herhalde babam erkenden bir yere gidecek dedim kendi kendime. Onun için erken kalktı salondan bir şey falan alacak…

    O gece de yine çoğunlukla olduğu gibi yüzükoyun yatıyorum. Başım sola dönük yatıyorum, ve yatağın bitişik olduğu duvarı görmekteyim. Sağ elim ise yorganın dışında vücuduma ait olan tek uzvum. Korkudan iyice sarınmışım yorgana.

    İçeri giren her kimse, yavaş yavaş bana doğru yaklaşıyordu. Yine sadece hissediyordum. Burda işin en korkunç yanı yatakta hareket edemiyor oluşumdu, kendimi ne kadar zorlasam da yataktan kımıldayamıyordum. Ne kafamı oynatabiliyordum ne de kalkabiliyordum. Odada ki bana iyice yaklaştı, artık nefes alışını duyabiliyordum. Derken birden el feneri ile duvara, benim gözlerimin tam baktığı noktaya ışık tutmaya başladı. O anda o korkuda her nasılsa zihnim olumlu bir düşünce üretip birinin bana şaka yaptığını söylese de korkudan ve hareket edememekten çıldıracak gibi oluyordum. Bana dokunacak diye artık aklım gidecek nerdeyse derken, dışarda olan avucumun içine elini koyduğunu hissettim…

    Hiç bilmediğim küfürleri ediyordum ama anca içimden, sesim çıkmıyor ki. Sonra aniden kendime geldim. Kalbim dakika da herhalde 120 falan atıyordur :)) Sonra bu yaşadığım neydi çok düşündüm ama sıradan bir kabus falan değildi. Belki de cinler vardır gerçekten o.O

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  24. Askerdeyken hiç sevilmeyen benim de hiç hazetmediğim bir bölük astsubayımız vardı. Bir gece rüyama girdi veya rüya demeyelim de senin anlattığına benzer bir tecrübe yaşattı bana. Bir gece uyurken uyandım, başım kapının olmadığı tarafa bakıyordu, koğuşumuza komutanın girdiğini hissettim,benim yatağıma doğru geldiğini hissettim ve tabancasını çıkarıp bana doğrulttuğunu hissettim. Tabii bütün bu hissetmeler sırasında aynı senin gibi kaskatıydım ne bağırabiliyor ne de hareket edebiliyordum, oldukça korkulu oluyor tabii :).

    O günlerde çok etkilendiğin, seni çok strese sokmuş bir şeyler yaşadıysan belki ondan olmuş olabilir.

    İnsan uyurken, sinir sistemi vücudu felç modu gibi bir duruma getiriyormuş böylece motor nöronlarından sinyal gelse bile hareket etmiyomuş vücudumuz. Bu sayede rüyalarımızda yaptığımız işleri eyleme dökemiyormuşuz. Belki vücudumuz hala bu moddayken biraz ayılırsak bu anlattıklarımıza benzer kabus benzeri şeyleri görüyoruz, kendimizi aşırı çaresiz bir durumda buluyoruz. Bilemiyorum

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  25. 2012 Mayısı’nın ilk günlerine kadar kan lekesinin ne kadar dayanıklı olduğuna dair pek bir fikrimiz yoktu. Artık biliyoruz. İtalyan ve Alman bir grup bilim insanı atomik güç mikroskobu kullanarak buz adam Ötzi’nin yaralarında alyuvarları, üstelik ortası delik karakteristik yatsı şekliyle görebildiler. Buna göre kan, 5000 yıl sonra dahi yok olmuyor. Buz adamın omzundaki mızrak yarasından da kanın pıhtılaşmasında görevli fibrin adlı protein elde edildi. Fibrin taze yarada bulunur, sonra parçalanır. Demek ki Ötzi sanıldığı gibi yaralandıktan birkaç gün sonra değil, saldırıdan hemen sonra ölmüş.
    KANIT DİZİSİNDEN ALINTIDIR.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  26. 1989’da idam edilen Carlos DeLuna’nın masum olduğu kanıtlandı. Katil, ikizi kadar benzeyen başka bir Carlos’tu!

    1983’te 20 yaşındayken Wanda Lopez adlı kadını öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Carlos Deluna, cinayeti Carlos Hernandez adında eski bir suçlunun işlediğini söylediyse de kimseyi masumiyetine inandıramadı. İki Carlos adaşlığın ötesinde ikiz denecek ölçüde birbirine benziyordu.
    Deluna ifadesinde, bir barda otururlarken Hernandez’in benzinciye uğradığını, arkasından gidince onu bir kadınla boğuşurken gördüğünü, olaya karışmamak için korkup kaçtığını söylemişti. Buna rağmen Deluna olaydan 40 dakika sonra yakalanmıştı. Savcılar Hernandez’in Deluna tarafından uydurulduğuna inanmışlardı.

    Ancak Columbia Hukuk Fakültesi’nden bir ekip yıllarca dedektif gibi çalıştı, binlerce dosyayı inceledi ve yanlış Carlos’un idam edildiğini ortaya çıkardı. Ekip, Hernandez’in 39 kez tutuklandığını, kendine “bıçaklı katil” dediğini tespit etti. Hernandez, Wanda Lopez cinayetinbi kendisinin işlediğini birçok kişiye anlatmış, hatta suçunun adaşının üzerine kaldığını söyleyerek eğlenmişti.

    (16 Mayıs 2012)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  27. Hastanede kadın olduğunu öğrendi
    ABD’de yaşayan Steve Crecelius böbrek taşı rahatsızlığı nedeniyle gittiği hastanede kadın olduğunu öğrendi
    Crecelius’un böbrek taşının tespiti için girdiği ultrasonda interseks olduğu ortaya çıktı. Crecelius öğrendikleri üzerine kadın gibi yaşamaya karar verdi. Evli ve 6 çocuk babası olan Crecelius eşi ve çocuklarıyla konuşarak kararını açıkladı. Ailesinin desteğini alan fotoğrafçı kadın gibi giyinmeye başladı. Cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirmeyeceğini söyleyen Crecelius eşini çok sevdiğini ve evli kalacağını dile getirdi. İnterseks olan kişilerde her iki cinsiyete ait organlar bulunuyor. Ancak bir organ diğerine göre daha az gelişiyor.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  28. Farklı yeteneği hayatını kurtardı!

    4 yaşındaki Ethan’ı ilginç yeteneği ölümden kurtardı. 2 eliyle aynı hareketleri yapabilen Etnan’ın göz kanseri olduğu ortaya çıkınca küçük çocuk erken teşhisle hayata döndü.
    İngiltere’de yaşayan Ethan Burn diğer çocuklarda olmayan ilginç bir yeteneğe sahip. Bir eliyle yaptığı hareketi diğer eli de otomatik olarak yapıyordu. Ethan’ın bu özelliği annesi Orme tarafından farkedildi. 4 aylık çocuğunu hastaneye götüren anne Omre, oğlunun herhangi bir sorunu olmadığı cevabını aldı. Ancak Burn 2 yaşında kendi kendine yemek yemeye başlayınca bu özelliği daha da farkedilir oldu. Kaseden yoğurt yemek isteyen küçük çocuk, kaşığı ağzına götürürken kaseyi döküyordu. Bunun normal olmadığını farkeden anne oğlunu hastaneye götürdü. Doktorlar Ethan’ın sol gözünün arkasında tümör olduğunu ve çocuğun göz kanseri olduğunu söyledi. Yıkılan Omre ve Robert hemen tedaviye başladı. Erken teşhisle hastalığı yenen Ethan, yeniden hayata tutundu. “Ethan böyle doğduğu için çok şanslıyız. Çünkü bu özellik olmasaydı onun kanser olduğunu öğrenmemiz hastalık için çok geç olacaktı. Ethan aldığı kemoterapi tedavisine rağmen şuan çok sağlıklı. Sadece sol gözünde görme eksikliği var. Ama tamamen görme yeteneğini de kaybedebilirdi. O çok güçlü bir çocuk, onunla gurur duyuyoruz” dedi.

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  29. Puhu Kuşu ^_^

    Onun kendisi acayip! Geçenlerde bir okulun bacasına girdiklerini okudum. Daha önce çekilmiş bir video buldum, burada da bir evin tuvaletine girmiş. Çok tatlı bakıyor…

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  30. Sonradan Genesis Breyer P-Orridge adını alan ingiliz performans sanatçısı Neil Andrew Megson ve karısı Jacqueline Megson ilginç bir şeye imza atmışlar..Birbirlerine olan aşkları,aynı insan olmak yolunda bir karara sürüklemiş ve bir dizi cerrahi operasyon geçirmişler..Göğüs,burun,çene,yanak,dudak,liposuction vs bayaa masrafa girmişler.Bu operasyonlara 200 bin dolar harcamışlar.

    2007 yılında bayan Megson kanserden ölmüş.O zamandan beri eşi artık kendisini ifade ederken ‘ben’ zamiri yerine ‘biz’ zamirini kullanıyormuş.

    Garip,birazda trajik bir hikaye, biliyorum inanılması güç geliyor ama gerçek.

    link to en.wikipedia.org

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  31. Sonora Çölü’nde uluyan fare!

    ABD’nin güney batı topraklarında ve Meksika’ya yakın olan çorak arazilerinde, küçük ama son derece korkutucu bir kemirgen yaşıyor. Sonoran Çölü’nde geceleri ortaya çıkan ve taze et arayan bu kemirgen, çekirgeden tarantulaya kadar ne bulursa mideye indiriyor. Ardından, Ay’a bakarak bir kurt gibi uluyor. (Var bu çölde bir şeyler ;))

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.
  32. Aile boyu trajedi
    Galler’in güneyinde Dennis ailesinin yaşadığı trajediler şoke etti. Hilary Dennis (79) önce kızını, sonra oğlunu, en sonunda da 60 yıllık eşini iki gün içinde kaybetti.

    Dennis kızı Carly’nin kendisini ziyarete geldiği sırada safra kesesindeki taş yüzünden acı çektiğini ve midesinin ağrıdığını söylemesi üzerine ambulans çağırdığını anlattı. Ancak sonra Dennis kızının ölüm haberini aldı. Durumu haber vermek için aradığı oğlu Nigel’ın da evinde geçirdiği beyin kanaması yüzünden ölü bulunmasının ardından ikinci bir şok yaşadı. Ertesi gün ise eşi Carl (79) çocuklarını kaybetmenin verdiği üzüntüyle kalbine yenik düştü. (Milliyet)

    Reply link does not work in your browser because JavaScript is disabled.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.