Ankara Metrosunda Ahlak Uyarısı

Ankara metrosunda yapılan “Sayın yolcularımız lütfen ahlâk kurallarına uygun hareket ediniz” anonsundan sonra tepkiler sosyal medyada artarak devam etti ve ‘Kurtuluş Metro’da Öpüşüyoruz’ sloganıyla kampanya başlattı.

Buna karşı bir grupda taşlı bıçaklı saldırılarla öpüşenlere tepki için oradaydı.

Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

14 yorum “Ankara Metrosunda Ahlak Uyarısı”

  1. Dünyanin her türlü insaninin olabilecegi bir yerde ahlak dersi vermek kendisine ne denli güvendiginin göstergesidir. Sadece güvence degil karsisindakine müdahale etme yetkisine sahip oldugununa da zannetmek elindeki olan güc göstergesidir. Insanin özel hayatina giren müdahaleler asla kabul edilmemelidir. Bu hareketin sorumlusu görevinden derhal alinmalidir. Bu komutun arastirilip kimlerden tarafi verildigi saptanmali ve o sorumlular da görevinden alinmalidir. Kendi parasi ile ahlak dersi alinacak yer degildir orasi.

  2. turana kesinlikle katılıyorum.gözümün önünde koskoca bir vagon dolusu insan cahil bir adamın söylemlerinin gazına gelmişti de sonuç durakta turistlerin tramvaydan yaka paça indirilmesiyle son bulmuştu birkaç ay önce.gerçekten ağır şeyler söyledi adam ve neredeyse herkes haklı buldu.onca insan konuştu da bir kişi karşı çıkmadı duruma.turistler hiçbir şey anlamayıp şok olmuşlardı.uzun uzadıya adamın tavırlarını tramvayın tepkisini falan anlatıp sosyolojik ve psikolojik çıkarsamalar yapabiliriz ama malumunuz işte.söylemleri tahmin edersiniz az çok.asıl anlamadığım şey rahatsız olan insan neden gözünü dikip bakar? rahatsız olunan şeye bakılmaz benim bildiğim.bu izleme cüretini nereden ve nasıl alır insanlar? kendilerinde bu hakkı neden görürler?

  3. şu dinciler yüzünden hümanist değerlere olan saygı mı kaybedeceğim geliyor neredeyse.

  4. Acaba birilerinin öpüşmeleri, bir diğerinin hangi özgürlüğüne kısıtlama getirmiş? Sokakta dövüşen görseler ağızlarını açıp konuşmaz, hatta gülerler; çünkü bu çok normaldir!! Ama öpüşen görünce müdahale edip dövmeye kalkarlar! Ne diyelim faşinismuslar işte!..

  5. Toplumumuzda bu alışagelmiş bir görüntü değil. Özellikle son senelerde bağnazlaşmış bir Ankarada bu tabiiki hoş olmamış. Fakat rahatsız olanda bakmasın. Töre cinayeti veya adamın biri karısını sokak ortasında doğrayarak öldürse buna kimse sesini çıkarmaz. Bizde severse sokakta ahlaksızlık, öldürürse ahlaklı olur kimsede sen ne yapıyorsun diye kavga etmez.

  6. Çok yrinde bi anons olmş, ne o öle metroda öpüşmeler flan, toplum olarak allakımız çok bozullyo. Ne yani artk metroyada mı binmicez
    Allahtan 3’lü 4’lü koltk koymuolar, bunların ne yapca belli olmz valla. Bence evlilik cüzdanı olmaaynı otobse bile almasınnar.
    Kafelri de aıyıralım, erkekler ayrı byanlar ayrı olsun, ailesi ile gelneler raat raat, taciz edilme korkusu olmdan yemeğini yesnler.
    Kolu kmşu oturup rahatçana sohpet edebilelim yani diilmi. Ama dşarıdan kısır feln getirmeyin ıyy ne o öle, azck medenileşin cnm. Avrupalı oln biraz.

  7. Ezik Muhafazakârlar Ve Paramiliter Oluşum

    Ahlak çok kısaca, bir insanın içselleştirdiği değerler ve kurallar bütünüdür…
    Bireyin çevresinden, ait olduğu gruptan, sahip olduğu kimlikten gelir.
    Kavramın günlük kullanımıyla bilimsel anlamı arasında fark vardır:
    Örneğin günlük kullanımda ahlak “iyi bir şey” gibi algılanır; “ahlaklı” sıfatı bir övgüdür…
    Oysa bilimsel kullanımda “iyilik-kötülük” değil, bir değerler ve kurallar bütünü söz konusudur.
    Yine günlük kullanımda “ahlaksız” terimi kendi ahlakımıza uymayan kişiler için dile getirilir, oysa onların da kendilerine göre bir ahlakı vardır, ama bizimkinden farklıdır.


    Yukardaki tanımdan da anlaşılacağı gibi her kimliğin, her grubun, her alt grubun bir ahlakı vardır:
    Müslüman ve Hıristiyan ahlakı gibi çok geniş kapsamlı ahlak anlayışları olduğu gibi, doktor ahlakı, esnaf ahlakı gibi çok daha sınırlı ahlaklardan da söz edilebilir.
    Ayrıca her küçük grubun ahlak anlayışı, genel ve kapsayıcı ahlak anlayışlarıyla uyumlu olmayabilir:
    Örneğin toplumbilimsel anlamda bir kurallar ve değerler bütünü olarak “yankesici ahlakından” söz edilebilir ama, yankesiciler, toplumun geneli tarafından (yanlış olarak) “ahlaksız” olarak adlandırılırlar…
    Oysa onlar “ahlaksız” değil, toplumun genel ahlak anlayışına ters bir ahlak, “yankesici ahlakı” sahibidirler.


    Tarım toplumu ahlakı başka, endüstri toplumu ahlakı başka, bilişim toplumu ahlakı başkadır…
    Türkiye bu üç farklı aşamayı da aynı anda yaşıyor:
    Feodal toplumun kalıntıları yani tarım toplumu ahlakı hâlâ birçok grupta egemen; bunların farklılıklara tahammülü yok!
    Bazı insanlar biraz kentlileşmiş ve endüstrileşmiş, biraz çağdaşlaşmış; bunlar biraz daha hoşgörülü…
    Az sayıda insan da bilişim toplumunun özgürlüğe ve demokrasiye dayalı değerlerini benimsemiş.
    Elbette, yaşam biçimleri de buna göre farklılıklar gösteriyor.
    İşte metro istasyonlarındaki ahlak anonsları, bunu protesto edenlere döner bıçağıyla saldırmalar, konserler, sanat galerisi basmalar, içki yasakları, gelişen ve değişen dünya karşısında âciz kalan ve bu dünyaya ayak uydurmakta zorlandığı için kendisini ezik hisseden muhafazakârların ahlak anlayışlarının dışa vurumlarıdır!
    Tehlikeli olan, bu anlayışın topluma zorla empoze edilmek istenmesi ve üstelik üniversitelerde paramiliter bir güvenlik gücünün kurulmakta oluşudur.

    Emre Kongar
    28 Mayıs 2013 – Cumhuriyet

    link to cumhuriyet.com.tr

  8. Bunların alayı aynı gerici kafa. 21. yüzyıl olmuş hala öpüşen çift düşmanları var.

  9. Aynı metro durağında sayın milletvekillerimiz bakanlarımız başbakanımız.. Lütfen memleketi hortumlamayınız ahlaklı davranınız diye anons yapsalar ya…

  10. dikey protesto -sırt sırta eylem
    ve bir ikincisi;
    sırt maske yüzarakası maske öpüştürme;
    öne ön arkaya arka giyinme ya da tam tersi;
    direkt tepki; hızlı mizah ile ve gecikmeden ve tanelerce-defalarca;

    bir saçmalaması;
    kuklaları öpüştürmek; iki elde iki kukla ve birer kukla; kukla oynayan ve oynatan iki erkek iki kız ya da bir kız ve bir erkek ve kuklaların cinsiyetlerine siz karar verin; oynayıp oynayıp öpüşüyolar;
    gece duvarını boyama-öpüşen kuklalarla;
    her yeri çıkartmalarla doldurma gizlice-
    el ve cep çıkartmaları ve öpüşen çocuklar-küçük çocukalr ay da her neyse işte;
    bu uzar; sonsuz eylem; gecikmeden ve beklemeden -hızlıca

    olmadı mı?
    peki ne olacak-ne yapılacak ki?

    iktidarı ele geçirmek bir yol olsa gerek o halde ben bilmiyorum

    AİHM ne karar verirdi? bu konu taşınsa? bunu soruyorum ve bireysel başvurularda

    sonuçta toplumu aşmıyor hiç bi şey ve toplumsal dönüşüm beklemeye çıkıyor ucu ya da taşınmaya iltica etmeye ve başka ülkeden vatandaşlık almaya;

    tek odaklandığım şey şu;
    bunun bir suç ay da bir gayriahlaki görülmediği birle vicdan-açıklama ya da toplum bilincinin karşı tarafa iletilmesi-ceza , yaptırım ya da eylem değil;
    bu diyanetten fetva getirmek gibi olur örneğin ama bu değil

    bunun yolları var;

    A- bu çok zor; karşı din-özgür din-dil çoğunluğu; toplu karşı dine geçiş-1 ,örneğin hristiyanlık;budistlik gibi binlerce ve yüzbinlerce toplu törenlerle ama; ve yaşama kısmen
    eylemlerle eşzamanlı olmalı ve hazır çoğunluk olmalı;

    başka; başka yok canım ne bileyim ne olur güçlü dayanışma-inanma
    bilmiyorum-çözemedim vesselam;düşüneceğim bunu

    şiddet şiddeti doğurur; başka eylem bilmiyorum gerçek;
    eğer incinmiş hissetsem ve karşı gücüm olsa; metroyu havaya uçururdum sanırım;

    adamın kafasını değiştirmedikten sonra ya da buna özgür bakmadıktan sonra ya da ılımlı ve anlamlı;
    tek örnek -gerçel yanıt şu;
    almanyaya gidiyor; isviçreye gidiyor ve köln’e gidiyor (kendi gidip sokak geziyor değil mi? örneğin-1)
    burada yaşayanları (ya da kendi ahlakını) nasıl koruyacak sorun; Türk vatandaşı ve müslümanları canım-kendi akrabasıya onlar!
    Almanya daki Türk vatanadşaları adına Alman konsolosluğuna ve hükümetine ve diğer Avrupa hükümetlerine bu konuda rica da bulunmasını isteyin
    Ve kendi çocuğu Amerika da olanların çocuklarının ahlakları için Amerika da yasa tasarısı için başvuru ya da rica iletmesini isteyin ve resmi başvuru yapın ve tescilleyin; kendi başvurmuyorsa türk halkı ya da hükümeti adına siz iletin canım (uzatılı-genişletili)

    ve amerika’ya çocuğunu

    ben olsam dünyadaki tüm metro ,istasyonlarına meektup gönderirdim;
    ben olsam dünyadaki tüm metro ,istasyonlarına yazı asardım -1
    astırırdım denerdim -2
    bir yeryüzü dayanışması bilinci ya da-sanatçı sdayanışması-ne benzeri ağım varsa-varsam denerdim-konu ve konusu yapardım; dış baskı da oluştururdum -insan baskısı ve görme duyma baskısı-bakısı; denerdim-insani yollarla
    bilmiyorum;

  11. biz kaç kişiyiz ve kaç kişi oluruz gerçek bi eylemde;
    ben bunun bir yolunu daha biliyorum
    iç iltica; (HDP 20+ kısaca bu!)millilyet değiştirmek hatta üye olmak ama bu seçimde ben bile düşünmüyorum oy vermeyi ama ve hatta siyaset yapmak düşünmeye başladsım şimdi
    ilk kez hayatımda ve yeni bir heyacan buldum ve yeni bir ilk; Kürt olacağım sanırım

  12. tehlikeli bir şizofren uydurdu masallar-nüfüsu dengelemek için; şizofren paradigma gururla sunar;
    A-düşünülüyor; yanıt beklenecek

  13. turizm baskısı ve itibar düşürme tehdidi ve gerçek dış destek örneğin bi
    ya da alanya yı rumlara mı vereceğiz diye sorulabilir ve yabancıların öpüşmesi yasak mı diye de sorulabilir?

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.