İlk geldiğim günü hatırladım bu siteye. Hep hatırlarım!
Oldukça ciddiye aldığım bir yer oluvermişti hayatımda burası. Sanal olmasının verdiği güvensizlik, sanal dünyaya duyduğum güvensizlikle alakalı çekincelerimin hepsi yerle yeksan olmuştu burada. İnternetin şerrinden kaçıp sığındığım bir korunak. Konular, yazım şekilleri, düşünce trafiği, güzel söz sanatının alası, güzel kavgaların havada uçuşanı, güzel düşünce sanatını tam da burada görmüştüm o günlerde. Günümün neredeyse uykuda olmadığım saatlerini burada geçiriyordum bir dönem. Geçmiş yorumlar, yazılar, laf düelloları, fikirler, bilmediğim bir yığın bilgi…
Öğrendiklerim… Tanıdıklarım… Sevdiklerim… Tartıştıklarım… Yalnış anladıklarım, doğru anladıklarım, anlayamadıklarım…
Devrik cümleler kurmayı severim cümle içindeki devrikliğe takılmayın siz! =)) Ben takılmıyorum mesela…
Takıldığım şeyler var elbet!
“İnsan her şeyin ölçüsüdür” demiş ya Protagoras, katılmamak elde değil. Ölçü bir anlayış, anlatım, sunuş, sonuç ve hatta içinde birçok değeri var eden anlam sinsilesi olabilir mi?
Dil hissettiğim duyguların bir çoğuna karşılık bulup yazamadığım bir yol… Buna rağmen şu kadarını açıkça ifade etmek istiyorum. Yavan konular, yavan tartışmalar, bir keyifsizlik, bir kopukluk hissediyorum artık bu sitede. Hatta soruyorum kendime “ben burada ne yapıyorum !”…
Sanırım gelişme ve yükselme dönemi geride kaldı yıkılış dönemi yaşanıyor. Üzülerek ifade ediyorumki; Sonsuz us çorak bir çöle döndü… !
Delişey,