1000 ve fazlasını işaretleyen iki kişiyi tebrik etmek istiyorum. Az birşey değildir binden fazla kitap okumak. Haftada bir kitap bitirirseniz sektirmeden, tam 20 yıl sürer bin kitaptan fazlasını okumanız. Her hafta sektirmeden bir kitap bitirmekte her babayiğidin harcı değildir.
Bence kitap okuma oranı gitgide düşüyor. İnternet ve televizyon şimdiki gençlerin zamanının çoğunu alıyor. Bence kitap okuma alışkanlığı açısından düşündüğümüzde benim neslimin çoğu çizgi romanlardan alışkanlık kazanmış olabilir. Topluyorduk, eksikleri tamamlıyorduk, alıp bir köşeye çekilip saatlerce okuyorduk.
Conan, Örümcek Adam, Teksas, Zagor, Mandrake, Mister No, Red Kit, Superman, (Tommiks’i sevmezdim fazla)
Xenixin önerisi düşündürücü. Danışmanlığını yaptığım ailelerin çocukları için bir alternatif yöntem olabilir mi acaba? Yan etkileri nelerdir? Ben hiç okumazdım çizgi roman.
10 yaşından beri okuyorum…
40 yıllık bir okuma süresi…
Ayda bir kitap okusam (Ya AY’da bir kitap okusam hepsine değerdi ama…) 480 eder… Bu beni utandırır…
Hiç saymadım… Ama bir ara oturup sayacağım…
Kitaplar saygın şeylerdir, saymak gerek:)
Ama xenix bak 25 yaşında iken saymıştım, repertuarımda 1000 TÜRKÜ vardı, saylanmaz mı?:))
gün geçtikçe bu alışkanlığımı kaybediyorum…100’ü geçtiğine inanıyorum, fakat sonrası için cok umutsuzum. sığınabileceğim esas bahane işim ve mega karmaşık şehirde bitip tükenmek bilemeyen koşuşturmalarım…
yaşımla birlikte kitap seçimlerimde ciddi değişimler görüyorum, örneğin şu aşamada roman okumaktan ciddi anlamda sıkılıyorum, başvuru kitapları cok daha ilgimi çekmeye başladı. her süreçte ilerlediğime/doyduğuma inandığım/hissettiğim kitap türünden zevk almamaya başlıyorum…. herşey gibi kitapları da tüketiyoruz sanırım…
Nitelik veya ne okuduğunuz göreceli kavramlar değil mi? Sayı elbette önemlidir. Sayı arttıkça nitelikten anlar hale gelirsiniz. Yoksa biri çıkar (ki çıkmıştı daha önce) sadece Kuran diğer kitaplara yeter der, nitelik olarak. Başka bir kitap okumanıza gerek yok der.
“Ama kendini evinde hissettiğin kitaplar okunmalı.”
bu ne demek?
uzun zamandır sadece yolda -işe gidip gelirken- okuyabiliyordum, evde hep beni kitaptan uzaklaştıracak birşey buluyorum, evde internet için çok vakit harcadığımı fark ettiğimde bozuldum biraz sonra araya birşeyler girdi evden internete bağlanamadım, doğal bir şekilde tekrar kütüphaneme döndüm,
çok keyifliydi, evde yayılıp çay kahve eşliğinde kitap okumanın ne menem bişi olduğunu unutmuşum tamamen, ama sonra internet bağlantım geri geldi, bir kaç gün bilgisayarı açmak aklıma gelmedi, sonra okurken birşeye takıldım aa internette nasıl yorumlar var acaba dedim, bi siteye girdim sonra başka birşey gördüm, sonra daha başka birşey, sonra uyuma saati geldi 🙁
kümülatif toplamın ne önemi var, bazen zorunluluktan bazen meraktan bir sürü şey okunuyor, ama iyi ki okumuşum dediğim kitap/yazar sayısı 10 larda sanırım (düşündüm, 10 derken abartmış bile olabilirim)
farabi’nin açtığı sinema konusu geldi aklıma, böyle bir başlığı kitap için üşenmeyen biri açsa 🙂
“Nitelik veya ne okuduğunuz göreceli kavramlar değil mi? Sayı elbette önemlidir. Sayı arttıkça nitelikten anlar hale gelirsiniz. ”
Bu nasıl bir orantıdır. Arz-talep eğrisi gibi mi? x=y gibi mi?
Hani nicelik-nitelik diye bir ayrım vardır ya, o dur işte konuşulması gereken.
Örneğin ben felsefeye ilgiliyim. Gidip Soner Yalçın’ın çok satanlarını almak aklımın ucundan geçmez. Ya da modern edebiyat eserleri. Bazılarını kalitesiz bulduğum, bazılarıyla da ilgilenmediğim içindir bu.
Herşey dahil sistemiyle çalışan otellere giden müşteriler gibi tabağınıza 3. sınıf yiyecekler doldurup, sonra da bi güzel göbeğinizi okşayabilirsiniz bugün de doydum diye. Bu sizin anlayışınız. Ben aynı parayla karnımı doyurmak değil zevkimi doyurmayı tercih ederim.
Neyse, Bilgiden anlayan adam kendinden yola çıkar. Okuduğu üç beş kitabın pazarlamasını yapmaz. Kendini evinde hissetmek için okur.
Bu anket bana çok saçma geldi. Çünkü bir yazımda demiştim: İnsan yaptığı ciro üzerinden değerlendirilir diye. Tespitlerim doğru çıkmış, sevindim.
Bazı insanlar vardır. Lokantaya gittiklerinde hep aynı şeyi yerler. Babam bunlara bir örnek mesela. Kuru fasulye, pilav, cacık. Nereye giderse gitsin bunları yer.
Neden çeşitli yemekleri yemiyorsun diye sorduğumda, “Oğlum, önemli olan çok çeşitli yemek değil, nitelikli yemektir. Bu benim zevkim ve çok nitelikli ayrıca doyurucu buluyorum.” derdi. Eh babamın göbeği ile benimkini karşılaştırdığınızda yemekten anlayan adam kendinden yola çıkar herhalde diye hak verir gibi olduğum bir kaç saniye olmuştu.
Kısacası, yemeden veya okumadan niteliği ölçemezsiniz diyorum. Önemli olan skor yapmak değil, nitelikten anlar hale gelmektir. Bu da hep aynı şeyleri okumakla veya yemekle olmaz. Zevkim bu demek ayrıca bir bahanedir. Kimse doğuştan felsefeye, bilime, sanata, edebiyata veya bir başka kitap türüne zevk duyarak doğmaz.
Tabiki alt yapıyı “okumak” kurar. Ama “okuyorum o halde varım” yalnış bir düşüncedir.
Okumak insan ifadesinin bir aracıysa ancak bir işlevinden söz edilebilir. 20 sayfa okuyup düşünmektir önemli olan, kenarlara not almak, kitabın hakkını vermektir.
Bir parçan o kitapta kalmalıdır anlayacağın. Bilgi, insan ile birlikte varolduğu sürece NİTELİK sahibidir.
Bu bağlamda insanda olması gereken hem bilgiden kaynaklanan hayret duygusu, hem de ifade aracılığıyla bu hayretin paylaşılma duygusudur. Bunu ister düşünerek kendinle paylaş ister bu siteye entry girip başkalarıyla paylaş. Maksat bu hayret duygusunu ifade edebilmektir.
İnsanca Xenix, pek insanca.
haftada mutlaka 2 kitap bitiririm sayın Xenix.
1000 den fazla kitap okudum. Çoğu gereksiz kitaplardı…iİnternet (aydınlanma çağı ) çağıyla birlikte e-book larla 1996 yılından beri haşır-neşir im dersem yalan olmaz.
bu hafta da osho nun “Tanrı Komplosu ” adlı kitabını yutuyorum…:)
Çok güzel. Kitabın gereksiz olduğunu düşünmüyorum. Okuduğum çok kötü kitaplar bile iyi şeyleri görmeme sebep olmuştur. Bu yüzden tebrik ederim sizi. Ve daha çok yazmanızı isterim.
memnuniyetle yazarım.
Yoğun ve artık canımı sıkan işlerimden kurtulur kurtulmaz, gecenin kimilerine göre sinsi , bana göre ise baş döndürücü karanlığında , ilham ı da yanıma alıp kahvemi yudumlarken , tüm birikimimi sabırla burada paylaşmaktan büyük zevk alacağım.
Maydanoz nickini seçmemin özel bir sebebi var . ilk bakışta Her moka maydanoz olarak algılanacağını bile bile , her konuda yazmaktan çekinmediğimin naçizane bir ifadesi olarak kulaklara küpe olmasını istedim 🙂
Ben çok kitap okumuyorum..Özellikle de son 10 yıldır falan iyice kitap okumaz oldum..başladığım kitaplar genelde yarım kalıyor.Sarmayınca devam etmiyorum..eğer okuma alışkanlığımın düzgün olduğu ortaokul-lise döneminden itibaren okuduklarımı düşünürsem 400 civarıdır diye düşünüyorum.Çünkü bazen okumaya çok yoğunlaşırdım. Bazen o kadar yoğun okumazdım.Yani nasıl hesaplayacağımı da bilemiyorum.Ama okuduğum eserleri şuan düşünyorumda bayağı bir yekünü bulması gerekir.
eğer bir beklenti içinde yazacak olursam , haklılık payın var ama bir beklentim yok. Kırılacak bir şevkim de yok 🙂
Hani şevkim olsa, belki kırılır diye korkarım ama , o da yok 🙂
1000 ve fazlasını işaretleyen iki kişiyi tebrik etmek istiyorum. Az birşey değildir binden fazla kitap okumak. Haftada bir kitap bitirirseniz sektirmeden, tam 20 yıl sürer bin kitaptan fazlasını okumanız. Her hafta sektirmeden bir kitap bitirmekte her babayiğidin harcı değildir.
xenix
Bence kitap okuma oranı gitgide düşüyor. İnternet ve televizyon şimdiki gençlerin zamanının çoğunu alıyor. Bence kitap okuma alışkanlığı açısından düşündüğümüzde benim neslimin çoğu çizgi romanlardan alışkanlık kazanmış olabilir. Topluyorduk, eksikleri tamamlıyorduk, alıp bir köşeye çekilip saatlerce okuyorduk.
Conan, Örümcek Adam, Teksas, Zagor, Mandrake, Mister No, Red Kit, Superman, (Tommiks’i sevmezdim fazla)
xenix: Takiplerim
Okunan kitap sayısına göre neden değerlendiriliyor ki insan onu da anlamam.
Evet kitap okunmalı. Ama kendini evinde hissettiğin kitaplar okunmalı.
Kitap okumak iyi de roman, hikaye falan zaman kaybı. Okuyorsam eğer bana yeni “bilgiler” katmalı. Yoksa gider film izlerim daha iyi.
Xenixin önerisi düşündürücü. Danışmanlığını yaptığım ailelerin çocukları için bir alternatif yöntem olabilir mi acaba? Yan etkileri nelerdir? Ben hiç okumazdım çizgi roman.
10 yaşından beri okuyorum…
40 yıllık bir okuma süresi…
Ayda bir kitap okusam (Ya AY’da bir kitap okusam hepsine değerdi ama…) 480 eder… Bu beni utandırır…
Hiç saymadım… Ama bir ara oturup sayacağım…
Kitaplar saygın şeylerdir, saymak gerek:)
Ama xenix bak 25 yaşında iken saymıştım, repertuarımda 1000 TÜRKÜ vardı, saylanmaz mı?:))
gün geçtikçe bu alışkanlığımı kaybediyorum…100’ü geçtiğine inanıyorum, fakat sonrası için cok umutsuzum. sığınabileceğim esas bahane işim ve mega karmaşık şehirde bitip tükenmek bilemeyen koşuşturmalarım…
yaşımla birlikte kitap seçimlerimde ciddi değişimler görüyorum, örneğin şu aşamada roman okumaktan ciddi anlamda sıkılıyorum, başvuru kitapları cok daha ilgimi çekmeye başladı. her süreçte ilerlediğime/doyduğuma inandığım/hissettiğim kitap türünden zevk almamaya başlıyorum…. herşey gibi kitapları da tüketiyoruz sanırım…
Okudugun kitaplarin sayisi mi, ne okudugumuz mu yoksa kitabin niteligi mi muhim olan???
Sayi cok onemsiz kaliyor bence..
G Milat
Nitelik veya ne okuduğunuz göreceli kavramlar değil mi? Sayı elbette önemlidir. Sayı arttıkça nitelikten anlar hale gelirsiniz. Yoksa biri çıkar (ki çıkmıştı daha önce) sadece Kuran diğer kitaplara yeter der, nitelik olarak. Başka bir kitap okumanıza gerek yok der.
xenix: Takiplerim
“Ama kendini evinde hissettiğin kitaplar okunmalı.”
bu ne demek?
uzun zamandır sadece yolda -işe gidip gelirken- okuyabiliyordum, evde hep beni kitaptan uzaklaştıracak birşey buluyorum, evde internet için çok vakit harcadığımı fark ettiğimde bozuldum biraz sonra araya birşeyler girdi evden internete bağlanamadım, doğal bir şekilde tekrar kütüphaneme döndüm,
çok keyifliydi, evde yayılıp çay kahve eşliğinde kitap okumanın ne menem bişi olduğunu unutmuşum tamamen, ama sonra internet bağlantım geri geldi, bir kaç gün bilgisayarı açmak aklıma gelmedi, sonra okurken birşeye takıldım aa internette nasıl yorumlar var acaba dedim, bi siteye girdim sonra başka birşey gördüm, sonra daha başka birşey, sonra uyuma saati geldi 🙁
kümülatif toplamın ne önemi var, bazen zorunluluktan bazen meraktan bir sürü şey okunuyor, ama iyi ki okumuşum dediğim kitap/yazar sayısı 10 larda sanırım (düşündüm, 10 derken abartmış bile olabilirim)
farabi’nin açtığı sinema konusu geldi aklıma, böyle bir başlığı kitap için üşenmeyen biri açsa 🙂
link to sonsuz.us
“Nitelik veya ne okuduğunuz göreceli kavramlar değil mi? Sayı elbette önemlidir. Sayı arttıkça nitelikten anlar hale gelirsiniz. ”
Bu nasıl bir orantıdır. Arz-talep eğrisi gibi mi? x=y gibi mi?
Hani nicelik-nitelik diye bir ayrım vardır ya, o dur işte konuşulması gereken.
Örneğin ben felsefeye ilgiliyim. Gidip Soner Yalçın’ın çok satanlarını almak aklımın ucundan geçmez. Ya da modern edebiyat eserleri. Bazılarını kalitesiz bulduğum, bazılarıyla da ilgilenmediğim içindir bu.
Herşey dahil sistemiyle çalışan otellere giden müşteriler gibi tabağınıza 3. sınıf yiyecekler doldurup, sonra da bi güzel göbeğinizi okşayabilirsiniz bugün de doydum diye. Bu sizin anlayışınız. Ben aynı parayla karnımı doyurmak değil zevkimi doyurmayı tercih ederim.
Neyse, Bilgiden anlayan adam kendinden yola çıkar. Okuduğu üç beş kitabın pazarlamasını yapmaz. Kendini evinde hissetmek için okur.
Bu anket bana çok saçma geldi. Çünkü bir yazımda demiştim: İnsan yaptığı ciro üzerinden değerlendirilir diye. Tespitlerim doğru çıkmış, sevindim.
Bazı insanlar vardır. Lokantaya gittiklerinde hep aynı şeyi yerler. Babam bunlara bir örnek mesela. Kuru fasulye, pilav, cacık. Nereye giderse gitsin bunları yer.
Neden çeşitli yemekleri yemiyorsun diye sorduğumda, “Oğlum, önemli olan çok çeşitli yemek değil, nitelikli yemektir. Bu benim zevkim ve çok nitelikli ayrıca doyurucu buluyorum.” derdi. Eh babamın göbeği ile benimkini karşılaştırdığınızda yemekten anlayan adam kendinden yola çıkar herhalde diye hak verir gibi olduğum bir kaç saniye olmuştu.
Kısacası, yemeden veya okumadan niteliği ölçemezsiniz diyorum. Önemli olan skor yapmak değil, nitelikten anlar hale gelmektir. Bu da hep aynı şeyleri okumakla veya yemekle olmaz. Zevkim bu demek ayrıca bir bahanedir. Kimse doğuştan felsefeye, bilime, sanata, edebiyata veya bir başka kitap türüne zevk duyarak doğmaz.
xenix: Takiplerim
Tabiki alt yapıyı “okumak” kurar. Ama “okuyorum o halde varım” yalnış bir düşüncedir.
Okumak insan ifadesinin bir aracıysa ancak bir işlevinden söz edilebilir. 20 sayfa okuyup düşünmektir önemli olan, kenarlara not almak, kitabın hakkını vermektir.
Bir parçan o kitapta kalmalıdır anlayacağın. Bilgi, insan ile birlikte varolduğu sürece NİTELİK sahibidir.
Bu bağlamda insanda olması gereken hem bilgiden kaynaklanan hayret duygusu, hem de ifade aracılığıyla bu hayretin paylaşılma duygusudur. Bunu ister düşünerek kendinle paylaş ister bu siteye entry girip başkalarıyla paylaş. Maksat bu hayret duygusunu ifade edebilmektir.
İnsanca Xenix, pek insanca.
Kitaba bakmaktan bahsetmiyoruz. Elbette okumaktan bahsediyoruz.
xenix: Takiplerim
1000 den fazla okuyan sayısı 7 ye yükselmiş. Kimler ki acaba.
haftada mutlaka 2 kitap bitiririm sayın Xenix.
1000 den fazla kitap okudum. Çoğu gereksiz kitaplardı…iİnternet (aydınlanma çağı ) çağıyla birlikte e-book larla 1996 yılından beri haşır-neşir im dersem yalan olmaz.
bu hafta da osho nun “Tanrı Komplosu ” adlı kitabını yutuyorum…:)
Çok güzel. Kitabın gereksiz olduğunu düşünmüyorum. Okuduğum çok kötü kitaplar bile iyi şeyleri görmeme sebep olmuştur. Bu yüzden tebrik ederim sizi. Ve daha çok yazmanızı isterim.
memnuniyetle yazarım.
Yoğun ve artık canımı sıkan işlerimden kurtulur kurtulmaz, gecenin kimilerine göre sinsi , bana göre ise baş döndürücü karanlığında , ilham ı da yanıma alıp kahvemi yudumlarken , tüm birikimimi sabırla burada paylaşmaktan büyük zevk alacağım.
Maydanoz nickini seçmemin özel bir sebebi var . ilk bakışta Her moka maydanoz olarak algılanacağını bile bile , her konuda yazmaktan çekinmediğimin naçizane bir ifadesi olarak kulaklara küpe olmasını istedim 🙂
Pisman etmeseler bari Maydonozcugum. Şevk kirma konusunda emin ellerdesin. O birikimin uzerine kustuklarini gormek istemem…
Ben çok kitap okumuyorum..Özellikle de son 10 yıldır falan iyice kitap okumaz oldum..başladığım kitaplar genelde yarım kalıyor.Sarmayınca devam etmiyorum..eğer okuma alışkanlığımın düzgün olduğu ortaokul-lise döneminden itibaren okuduklarımı düşünürsem 400 civarıdır diye düşünüyorum.Çünkü bazen okumaya çok yoğunlaşırdım. Bazen o kadar yoğun okumazdım.Yani nasıl hesaplayacağımı da bilemiyorum.Ama okuduğum eserleri şuan düşünyorumda bayağı bir yekünü bulması gerekir.
eğer bir beklenti içinde yazacak olursam , haklılık payın var ama bir beklentim yok. Kırılacak bir şevkim de yok 🙂
Hani şevkim olsa, belki kırılır diye korkarım ama , o da yok 🙂
Acaba kuranı kerim 1000 kitaba bedel diyip ona göre oy veren arkadaşlar var mı? Varsa şaşırmam da :))
Keşke okusalar…
Çok kitap okumak değil, nitelikli kitap okumak önemli olan.
Diğer türlüsü zaman kaybı.