taraf olmak

Ermenilerin başına bu topraklarda neler gelmişti diye soruversek..Ama bunu akademik düzeyde değil de, öylesine soruversek geniş kitlelere..”öyle olmuştur” veya “hiç alakası yok, asla öyle olmamıştır” cevapları arkasında binlerce insan bulacağımız şüphe götürmez değil mi?

Sadece bir örnekti..Asıl sormak istediğim şey şu; Minimum neye (ya da nasıl bir öz sermayeye) sahip olduktan sonradır ki ancak, insan herhangi bir sorunsala taraf olabilmeyi hak ettiğine inanır?

Hadi kestirmeden söyleyeyim, Uğruna sokaklara dökülücek kadar kati taraftarı olduğumuz hususlarda, aslında söylediğimiz ve iddea ettiğimiz şeyin kendisine bazen hiç olmayacak kadar cahil olmamız ne ile açıklanabilir?-(ki bence bu durum kitlesel düzeyde realitenin kendisi olmakla kalmayıp,aynı zamanda test edilebilirdir de. Örneğin akademik bir konsey önünde yapılacak bir yoklamanın ardından, “taraf olduğu hususta bütünüyle cahildir” kanaatine varılması binlerce insan için pekala mümkün olurdu diye düşünüyorum)

Neden taraf tutarız ve nasıl taraf oluruz..Burada en az rolu “bildiklerimiz” oynuyor sanırım..

dip not:Olası cevaplardan birinin “inanç” olması işin ironik tarafı değil midir?Bir şeye neden, nasıl inanırız, inanç denilen şey,tesis edilmesi için kendinden başka bir şeye ihtiyaç duyar mı..vs,vs..

8 yorum “taraf olmak”

  1. Açtığınız başlıkta sorduğunuz soru da net değil Sn. gamaro.
    Özsermayeden ne kastediliyor? Sorunsala taraf olabilmelmenin hak etmekle ilgisi nedir? Ha bir de inançla cevap vermenin ne sakıncası vardır? Cevap, cevap olduktan sonra!
    Biraz açarsanız daha net olur görüşündeyim .

  2. Tam olarak ne demek ne sormak istediğinizi daha açabilirseniz daha anlaşılır olucak. Anladım kadarıyla bende konuyla ilgili;
    Sokaklara dokulen taraftan bahsediyorsak, Mesela gerçekten aç olan insanlarda var, dokulen işsiz insan, bu insanlar bunu sermaye olmaksızın yapar. Ama böyle olmayanda var tabi belki daha genç enerjisini sokaklarda harcamak isteyen insanlar.
    Ama her insan arayış içinde, normal bunlar belki. Bulamayınca bulduklarıyla gidecek, sora değisecek.
    Konu inanc ise bence taraf olunmaz, insan kendi içinde yaşar bunu, dediğiniz gibi doğru anladıysam kendinden başka bir şeye ihtiyaç duyarmı duymaz tabiki.
    Yol alış, kendi içinde gerçekleşir.
    Ama sunu sorabiliriz, bunu yaparken insan kendisiyle olan mücadelesinde,Yürek taşıyan yollarda yürüme mücadelesi gibi, yada aşk icinde yaşamak gibi; bunları yaparken taraf olmaksızın, ama bazı taraflardan da yardım almalıdır sanırım. (Bu yardım mevzunda, yani yol gösterici öğreticiler, kamil insan dedikleri insanlar gibi gibi. Bunlar gereklimidir, bu konuyu açabilirmiyiz.)
    Belki burda ki bu paylaşımlar bile bir yardım, olduğumuz yerde belki bir taraf, bu manada bakarsak, ya da tarafsızlıkda bir taraf. Ama güzel olan birçok farklılığada açık, yani insanlar tartışabiliyor, fikir çatışması da yaşayabilir. Taraf aynı görünse bile. Bu güzellik katıyor sanırım. Herkese tesekkurler.

  3. Taraf ve taraftar olmakla ilgili agnia’nın bir yazısı vardı. İkisi arasında ki farkı çok iyi bir şekilde açıklıyordu.

    Taraf Olmak başlığı altında.

    xenix

  4. Teşekkürler xenix.Burada yeniyim, henüz tam anlamıyla siteye hakim olduğumu da söylenemez,bu iş biraz da mesai gerektiriyor aslında ama yoğun iş güç arasında onu da yarım yamalak yapmak durumunda kalıyorum çoğu zaman.

    Benim bu başlığı sosyaloji altında açmamın nedeni biraz farklıydı aslında.Birinci neden doğrudan konunun kendisiyle ilgili olmaktan çok,eklenecek yorumların ortalamasında forumun genel dil, uslup ve donanım ortalamasının nereye gideceğini gözetlemekti..Burada takip edebildiğim kadarıyla çok değerli yorumcular var.Ancak bu çok değerli yorumcuların çok değerli yorumlarına rağmen,zaman içinde forumun kendi bütünlüğünde niteliksel bir erezyon yaşandığı göze çarpıyor..(Mesela golem’in 2008 başında açtığı pozitif ateizm başlığı bence bunun en belirgin örneklerinden birisi olmuş)

    Doğru soruları sorabilme yetkinliğinde olmayanların,başkası tarafından sorulmuş doğru soruları da -bir anlamda zihinsel bir deformasyona uğratarak- bu soruyu ben soracak olsam nasıl sorardıma evirip daha sonra cevapladıklarını görmek gerçekten çok ilginç..

  5. Örneğin “Kutsal kitaplar’ın betimlediği anlamda bir tanrı mevcut mudur?” sorusunu, “Evet mevcuttur, delilleri şudur, zaten kutsal kitapta da der ki…” şeklinde cevaplamanın kendi iç dinamikleri açısından dahi eksik ve hatalı olduğunu farketmeyen bir algı modeli bu örneği yeterince betimler sanırım.Neyse..

    Elbetteki taraf olmak ile taraftar olmak ayrı şeyler..Ben kendimce bir ironiye vurgu yapmak ve arkasından gelecekleri görmek istemiştim sadece..

  6. Ben biraz açınız dedikten sonra ilaveler yapmışsınız Sn. gamaro . Ne bilelim bizi test ettğinizi. Bilsek sizin doğru diye nitelemelerinize göre soru sorardık :))

    Doğru soruları sorabilme yetkinliğinde olmayanların,başkası tarafından sorulmuş doğru soruları da -bir anlamda zihinsel bir deformasyona uğratarak- bu soruyu ben soracak olsam nasıl sorardıma evirip daha sonra cevapladıklarını görmek gerçekten çok ilginç..

    Buparagrafı da açın ltf.

  7. Yanlış anlaşıldıysa özür dilerim.Söz konusu ifade ne benim doğru soruları soran biri olduğumu , ne de bu başlık altında yorumda bulunan katılımcılardan bazılarının bu yetkinlikten mahrum kişiler olduklarını iddea etmek için söylenmemiştir.Bu benim haddimi fazlasıyla aşar.Sizin ifadenizle bu paragrafın neye karşılık düştüğünü zaten takip eden örnekte vermiştim. Katılımcıları test etmek hususuna gelince..Ben doğru cevapları bilmiyorum ki zaten..seçeneklerin şekillenmesini bekliyorum diyebiliriz belki, hepsi bu..

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.