Yan başlıkta devam eden tartışma vesilesiyle, başımdan geçen bir olayı aktarmak istiyorum..
Personellerimden birisi, gayet güleryüzlü ve çalışkandı.
Lakin, özürlü kadrosundaydı.
Ciddi iskelet deformiteleri, kemik ve diş problemleri vardı..
Zayıf, incecik, asimetrik bir beden, bacağın biri uzun, diğeri kısa.. yüz hatlarında başka anatomik sıkıntılar, vesaire.. İşte bu bahsettiğim, yirmili yaşlarında genç bir kadındı.
Birgün, çay kahve molası için kafeteryaya geçmek istediğim bir anda, onu bir masada eli yüzü düzgün (hatta gayet yakışıklı sayılabilecek) ama iki lafı bir araya getirirken bile sırnaşmadan duramayan, ve her daim suratına takındığı saldıray abi sırıtkanlığı ve laftan anlamaz yapışkanlığından dolayı “abazanlığıyla meşhur” gençten bi çocukla- otururken gördüm.
Buraya kadar ilgimi çeken bişey yoktu.
Ve ama sonra yanlarından geçerken, şunları işittim;
-Aşkım, bitanem, sen benim herşeyimsin, seni çok seviyorum, senin için çıldırıyorum..(oğlan)
-Ben de seni canım, ben de seni..(kız)
Şimdi zor tabi anlatması..
Daha doğrusu, anlatırken yanlış anlaşılmak da istemiyorum açıkcası.
Zaten devamı da var.
Ama şimdilik merak ettiğim;
Siz olsanız ne geçerdi aklınızdan o an?
Ben mesela, kendi aklımdan geçen ilk şeyi söyleyeyim..
Belki hayatımda, şimdiye kadar yani.. ancak ve ancak bir kaç kez yapmış olabileceğim bir şeyi yaptım ve bir anda müthiş bir öfkeye kapılarak şunları mırıldandım;
-Lan orospunun evladı, abazalık bu kadar mı başına vurdu lan göt!
..filan işte.
(Tabi onlara hiçbirşey demedim, ya da belli etmedim, sadece içimdeki hissiyat buydu yani.)
Akabinde, bir zamanlar benim de yöneticiliği yapmış eski bir büyüğümüzle oturduk ve laf lafı açtı.
Ve onunla konuştukça, daha doğrusu bendeki orospu çocuğu hissiyatına karşı onun sözlerini dinledikçe, kendi kendime şaşırdım ve verdiğim tepki tuhaflaştı, ben de kendimi anlayamadım, vesaire..
Bu kısmını daha sonra paylaşırım.
Peki ya siz olsaydınız, aklınızdan geçen ne olurdu o an?