İnanç?

Herhangi bir peygamberle aynı devirde yaşasaydınız ve onun tebliğine şahit olsaydınız, ona inanmanızı ve bu adam doğru söylüyor demenizi sağlayan şey ne olurdu?

Aslında bu soru bile, soruya konu edilen özneyi (yani bizi) tarihselliğinden soyutladığı için irrasyonel bir muhteviyat kazanıyor biraz, farkındayım.

  1. yüzyıl sahabilerini veya müşriklerini, 14 veya 20 asır evveline götürmek ve o günün insanıymış gibi muhakemede bulunmalarını beklemek saflık olur.

Tabi hal böyle olunca, şöyle bir soru daha beliriyor ister istemez:

E hadi o zamanın insanı anlasın diyeydi, sembolikti, vesaire..

Peki ya 20. veya 21. yüzyıl insanı neden bir peygamberi hak etmez?

Sıkıntı nerde?

Tekrarlamaya gerek var mı?

Şu güzelim, bilgi dolu (:) modern insan, nası bi hikmetle ve en yenisi 1400 yıl evveline ait bir yazılımla davet edilir hak yoluna?

Tercüme, fıkıh, kelime kökü, sahih hadis, zart, zurt.. Bu tür parazitleri saymıyorum bile.

Biz niye hak etmiyoruz yahu, Peygamber Tanju veya Nebi Berkant aracılığıyla tanrının şu çağda bize seslenmesini?

12 yorum “İnanç?”

  1. Hani bana sorarsanız, tam peygamber yollanacak devirmiş aslında.

    Bilgi birikim yüksek, bilişim had safhada, yok ayet değiştiydi de eklendiydi de silindiydi de, dijital kayıt şu bu o derken tahrif filan da mümkün değil, vesaire, vesaire.

    Youtube’a koysan, kafadan bin sene ömrü var.

    Ama hepsinden önemlisi, karşında sembol yapmanı gerektirecek bi kitle yok, kitle zehir gibi bilakis:)

  2. Adnan abimiz var ya 🙂

    Tezgahladığı cennette ikbal! içinde meşk ediyor adamcağız…

  3. Gamaro, tam üstüne bastın 🙂

    Dün gece Enver Aysever’e İhsan Eliaçık Hoca konuk olmuştu.

    Diyor ki, iki çeşit peygamber vardır. Biri iç biri dış. Dıştakiler, işte, İsa, Musa, Muhammed…

    İçteki mi?

    E vicdan varya mübarek adamlar 🙂

    Yanisi adam bulmuş yolunu vesselam.

    Şimdi adama soracan, bu iki peygamber var diyorsun ya bu bilginin kaynağı neren acaba?

    Söyler mi dersiniz?

  4. İranlı bi yazar vardı.

    Şu çağda iletişimi kesmeni sana hiç yakıştıramıyorum filan diyordu..

    Tanrıya:)

    (iç peygamberdeki isyan)

    Pardon, vicdan.

  5. Aslında epey peygamber geliyor bu çağda da. Sadece açıkça peygamber olduklarını söylemiyorlar. (Gerçi söyleyenleri de var.)

    Benim bu peygamberlik olayından anladığım kimsenin yaşarken böyle bir şeyi kabul ettirmiş olması değil de zamanla o şahsın kutsallaşıp peygambere dönüşmesi. Yani bundan 500 yıl sonra Osho dan peygamberdi diye bahsedebilirler.

  6. Yok ama, ben teolojik açıdan anlamlı ve mantıklı olabilecek yanıtlar bekliyorum daha çok.

  7. Mesela Sayın Haluk Bey bu başlıkla da ilgilenir ve neyi nasıl anlamamız gerektiği hususunda bir tebligatta bulunursa çok sevineceğim.

  8. Hazreti Einstein ve hazreti Hawking ten ala peygamber mi olur?
    veya HZ. Marx?

  9. sanıyorum 14 asır evvel yaşamış olsam peygamber ben olacaktım..
    hazreti hasan
    🙂
    hasanın yüzü suyu hürmetine var olacaktınız :)))))

    32 eşim, onlarca cariyem köşküm ve kürküm olacaktı, allah” tan ne dilerim başka :))))

    yada karşısına dikilir kellemi vurdururdum!

  10. Supheleniyorum ondan , mehdi veya peygamber cikacak, du bakalim …

  11. Gerçek bir mucize gösterirse (ama gerçektenve gerçekten fizik kurallarının aksine olan bir şeyi başarırırsa mesela ayı ikiye gerçekten bölebilirse) ben inanırım arkadaş..ama olaya ben de bizzat tanıklık edeceğim..o zaman helal olsun derim..bravo sen peygambersin :))

  12. Peygamber olduğunu iddia eden kişinin bize henüz bilmediğimiz bilimsel bir gerçeği anlatmasını beklerdim ben. Mesela karanlık maddenin doğası olabilir bu. Ama bunu anlatırken de sadece cevap C şıkkı demeyecek. Bizim şu anda bulunduğumuz noktadan yola çıkarak adım adım anlatacak. Atmadığına ikna olacağız yani, gerekirse şöyle bir gözlem aracını yaparsanız şöyle şöyle şeyler göeceksiniz onun sebebi de işte bu size söylediğim gerçek falan diyecek. Hatta gözlemleyip bir türlü sebebini açıklayamadığınız şu olgu varya onun sebebi de aslında karanlık madde diyecek biz de “heaaa evet lan tabi ya” diyeceğiz.

    Hayatın bşalangıcını anlatabilir, RNA ve DNA’dan önce ilkel eşleyiciler var mıydı varsa bunların yapısı nasıldı onları anlatacak. İlk fenotip ne zaman oluştu ve neydi bunu anlatacak. Tabii bu konuyu da bizim bildiğimiz dönemlere bağlayacak ki biz de “hah! bak şimdi tüm taşlar yerine oturdu yapboz tamamlandı” diyeceğiz.

    Ya da diycek ki bakın şu yıldızın etrafında bir gezegen var, o gezegende de hayat var. Tabii söylediği yıldız bizim şu anki teleskoplarla gözlenebilir olacak, öyle başka galaksiden bişey atmayacak ya da Samanyolunun bize uzak köşesinden bir yerden bişey söylemeyecek. Hayat ister mikrobiyolojik olsun ister Dünya’da yaşam ulaştığı düzeye yakın bişey olsun farketmez. Zaten şu anki gözlem araçlarıyla başka bir yıldızdaki yaşamsal aktiviteyi görecek teknojoimiz yok.

    Veya bize yaşamın filizlenmesine imkan veren farklı kimyaları anlataiblir, eğer varsa böyle bir şey yani. Diyeiblir mesela şu özelliklerde bir ortam hazırlayın ve şu hammadeleri salın ortama. Şu yapıda eşleyicilerin oluşacağını göreceksiniz diyecek.

    Tabii böyle bilmediğimiz bir gerçek söylerken mesela bu peygamber organik kimyacı veya astrobiyologsa bu alanla ilgili olmayacak anlatacakları, kendi alanı dışında konuşacak yani, bunun böyle olduğunu herkes bilecek. Bize hayat olan bi gezegen söyleyecekse hayatında daha önce teleskoptan bir kere bile bakmadığını herkes bilecek, ikna olacak. Araplar okuma-yazma bilmeyen adam cilt cilt kitap yazıyor vay anasını demişler ya işte bu da o hesap.

    Böyle yani, o zaman verdiği bilgilerin “dünyalı” olmadığına ikna olurum, vur desin vururum, öl desin ölürüm. “Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum”

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.