“Kabul Ediyorum” Düğmesi: Modern Hukukun En Küçük Darbesi

Eskiden toplumsal sözleşme dediğimiz şey biraz gösterişliydi: Hobbes, Locke, Rousseau; doğa durumu, egemenlik, özgürlük, güvenlik… İnsanlık oturmuş, “Bir arada nasıl yaşayacağız?” sorusuna büyük cevaplar aramıştı. Bugün ise aynı sorunun cevabı çoğu zaman gri bir kutucuğun içinde saklı: “Şartları ve koşulları okudum, kabul ediyorum.” Hayır, okumadın. Ben de okumadım. Avukatın bile bazen okumuyor. Ama modern dijital hayatın kapısından geçmek için bu küçük yalanı söylemek zorundayız.

Kullanıcı sözleşmeleri, yani EULA’lar, çağımızın en tuhaf hukuk metinleri: Her yerde karşımıza çıkarlar, hayatımızı düzenlerler, verimizi toplarlar, davranışlarımızı sınırlarlar; fakat neredeyse kimse tarafından okunmazlar. Bu yönüyle EULA, hukuk ile ritüel arasında bir şeydir. Bir tür dijital abdest: “Kabul ediyorum” demeden içeri giremezsin. Uygulamayı kullanamaz, oyunu açamaz, hesabını kuramaz, yazılımı çalıştıramazsın.