Genius ve diğer kurgular

Daha birinci bölümün yarısına gelmişken bile anlama kabiliyetimin yükseldiğini, salondaki ışığın arttığını fark ettiğim dizi:Genius… Yoksa bilmeden Einstein’ı grokladım mı!
Einstein’in hem akademik hem de kişisel yaşamının anlatıldığı harika bir belgesel/dizi. temel bilimleri hele fiziği seviyorsanız offf be dünya varmış dedirtebilir. 
*
Fargooooo
Tüm ümidini yitirmiş hayatın anlamını kaybetmiş genç polis memuru kadın “her şey bitti, iyiler kaybetti” diyor trafik memuru genç kadına. Trafikçi ise yaman diyor ki “şimdilik öyle olabilir ama biz hepimiz sonunda İsa’nın kazanacağını biliyoruz”
Gülsem mi ağlasam mı arasında bir kahkaha attım. İşin bir diğer hoş yanı polis olan kadın bu sözü ciddiye aldı ve kadeh kaldırdı.
İnanç her şey, bence trafikçi haklı çıkacak. (Tahmin edeceğiniz gibi Fargo’dan)
Polisiye dizi değil şiir!
Maalesef bitti 3.cü sezon da, sanırım devamı olmayacakmış.
*
Better call Saul daen iyilerden bir, daha önce de bir çok kez yazdım. Yeni sezonunu heyecanla beklediğim halde aklımdan çıkmıştı, meğer 3.cü sezon başlamış da final bile yapmış. Hemen başladım, harika gerçekten.
*
Dark Matter
Uzayda geçen kurguları seviyorsanız, idare eder bir dizi. İlk sezonu bitirdim ama şu an daha çok izlemek istediklerim olduğu için az ara veriyorum.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens kitabı bence her kesimden insana esinlendirici, hatırlatıcı etki yapabilecek bir kitap. Son zamanlarda okumaktan memnun kaldığım kitaplardan biri oldu. Sıkça güldürdü ki bu iyi bir şey:) Çok şey hatırlattı, sayamayacağım kadar çok şey! Bunlardan biri de seksenli yılların sonunda PC’de oynamaktan çok büyük keyif alığım Sim City oyunu oldu. Tabi ilk versiyonundan bahsediyorum. Bu oyun hayatımda çağ kapatıp çağ açılmasına sebep olan önemli bir misyon yüklendiği için aklımda kalmış ve Sapiens kitabı boyunca en sık aklıma gelen obje olmuş olabilir.
Kitap gerçekten güzel bilgilerle güzelce özetlenmiş olduğundan hoşuma gitti tek eksiği kuruluğuydu fakat bundan çok nadir iyi yazar kaçınabiliyor zaten. Özellikle deneme türünde yazılıyorsa.
Kitabın sonunda geldiği noktada şu soru yöneltiliyor:
“Ne istediğini bilmeyen, tatminsiz ve sorumsuz tanrılardan daha tehlikeli bir şey olabilir mi?”
İster istemez aklıma Zeus penteonu, Ünlü Hint Tanrıları (hani uçakları ve atomik silahları olan), Sümer tanrıları tanrı Anu ve dünyasal sülalesi geldi. Onlardan ne farkımız var bu son soruyla ilişkili olarak? Bence en büyük fark onlar ne istediklerini biliyorlardı, yeni insan Deus tipinin ne istediğini bilmiyor olma ihtimali gerçekten var. Üstelik bir o kadar da kayıtsızlık var sanki.
Devran dönüp döndürüp insanı yüzbin yıl önceye geri getirmiş olabilir ama şartlar bu kez değişikse farklı sonuçlar beklemek de olasıdır, kim bilir.
Aynı yazarın sonraki kitabı Homo DEUS hakkında da FACE’de epeyce alıntı paylaştım, hemfikir olduğumuz şey çok fakat bu kitapta o şeylerden varılan sonuçlar hakkında farklı düşüncelerimiz de var.

Devamını oku “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens” →

Ben…

Duyguların galerisi

O loş derin mağara

Belirsiz bir uğultu gibi

Derinlerden

Yalnızlık.

Vahşi duvarlarında

Şakırdıyor tülden etekleri

İnce keskin bir

Merhamet

Damlıyor kanamış yanağından.

Kekremsi tadı dilimin

Ucunda

Yalnızlık

Sonra birden siyah

Dumanlar sisler şeklinde

Dağılıyorlar üstlerine

Duvarların tepelerine.

Korkutmayan, hüzünlü

Uğultu, kulaklarımdan taşan

Ve iyice diplerinde

Mağaranın.

Yalnızlık galerisi.

Çelik gibi soğuk

İnce ince inceltilmiş

İç içe karışıyoruz

Uğultu, ilkel duvarlar

Esen yalnızlık

Ve ben.

Portakal rengi

Bir güneş düştü ortaya

Aniden

Duvarlar parladı

Sıcaklık dölledi boşluğu

Kucaklaştık:

çıngıraklı kahkahası uğultunun

minik ışık paketleri

patlıyor

ışığa dönüşmüş eski duvarlarda

Sonra yaldızlı beyaz küre

Sabun köpüğünün  saydam

Yumuşak baloncuğu

Ağırlıksız uçuşuyor

Aramızda.

Minik kahkahalar atıyoruz

Onu seyrederken sevinç

Patlamaları, mucize!

Bu mucize.

Üzerimizde beyaz

Masum keten elbiseler

Kuşaklarımız arkamızda

Uçuşuyor.

Kaynayan yıldızlar

Fışkırıyor etimizden

Derimiz tarifsizce ışıldıyor

O dalgalar gökkuşağı her biri

Hem yakında hem uzakta

Sayılara sığmayacak kadar

Raksediyorlar başımızda

Zerrelerimiz karışmış

Bir girdap gibi

Dönüyoruz.

Sevinç maytapları

Kaplamış her yeri

Göğü boyamış, sulara saçılmış

Burun deliklerimizden

İçeri doluşuyorlar yutuyoruz

Yutuyoruz onları.

Sütten daha duru demetler

İçimizde dışımızda

İpek kordonlarla sarmışlar

Arşa saçılmış mutluluğum

Ben.

sa

28.01.04

Kolye değil Quipu!

Kolye değil Quipu!
Quipu ya da khipu (veya bir diğer adıyla “konuşma düğümleri”) quechua dilinde « düğüm » ve « hesap » anlamına gelmekte olup, İnka İmparatorluğu’nda ve And Dağları bölgesindeki İnka-öncesi topluluklarda kullanılan bir kayıt ve hesap sistemidir.
 
Terim günümüzde İnka yönetiminin imparatorluk halkına ve ekonomosine ilişkin istatistiki verilerin sayımı için kullandığı araçları ifade etmek üzere de kullanılmaktadır. Yazıya sahip olmayan İnka yönetimi doğal sayıları çeşitli renklerdeki sicimler üzerine düğüm silsileleri oluşturma yoluyla temsil etmekteydi ki, bu işaretler bütününe quipu adı verilir. Quipu sistemiyle tarihi olaylar da kaydedilebilmekteydi.
*Sümer yazı sistemine batıdan bir alternatif 🙂
*

Paranın Kokusu

Aztekler, İspanyolların neden altına düşkün olduğunu anlayamıyordu! Yenilmezdi, içilmezdi, yeterince sert olmadığından alet yapılmazdı! Eh belki bir iki süs takısı olabilirdi! Aztekler bir şey satın aldıklarında ödemeyi kakao taneleri veya kumaş toplarıyla yapıyorlardı. Öyleyse bu yumuşak maden neden bu kadar önemliydi? İspanyol Fatihi Cortes bu soruyu şöyle cevapladı: “Çünkü ben ve arkadaşlarım ancak altınla giderilebilen bir kalp hastalığından muzdaribiz!”

Paranın icadı teknolojik bir dönüm noktası değil, zihinsel bir devrimdi. Bu devrim sadece insanların ortak hayal gücünde yaşayan yeni bir gerçekliğin yaratılmasında gizliydi. Üstelik para sadece metaller ve banknotlar demek değildir. 2006 yılı verileriyle; tüm paranın %90’ından fazlası sadece bilgisayarlarda mevcuttur!

İnsanlığın ekonomik tarihi narin bir danstır.

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens