Havadan Para Yaratmak

“ Havadan Para Yaratmak” la neyi kastediyoruz?
Diyelim ki Amerikan hükümetinin paraya ihtiyacı dogdu. Diyelim ki bir taraftan vergileri düsürürken diger taraftan da iki cephede birden savasmak gibi gerçek bir tarihi hata yaptı. Amerikan hükümeti parasal sorumluluklarını Fed’e devretmis
oldugundan kendisi para yaratamaz, hazineye basvurur. Hazine de önceden
bütçede tahsis edilmis belli kalemler dısında harcama yapamadıgından tahvil veya bono çıkarır. haleye çıkan hazine bonolarını bankalar, büyük finans kurumları veya baska ülkelerin merkez bankaları satın alır. Buraya kadar her sey tamam, ortada yaratılan yeni para yok. Ancak, fed bir bankadan hazine bonosu satın aldıgında bononun bedelini o bankaya havale eder. Peki Fed bu parayı nerden bulur?

Havadan yaratır. Fed hazine borcunu satın aldıgında gerçekten de havadan
para yaratmıs olur.
Havadan para yaratmanın bir diger sekli, bankaların topladıkları mevduattan fazlasını kredi olarak dagıtmak (herkesin aynı anda mevduatını bankadan  çekmeyecegi var sayımıyla) suretiyle elde ettikleri faiz gelirleridir.
Bu iki tip para yaratma eylemi sistemdeki paranın ve borcun sürekli üstel
büyümesine yol açar. Bu da gelecekte varlık üzerinde iddia sahipliginin nasıl
dagılacagını belirler. Hatırladınız mı, para, varlık üzerinde hak iddia etmekten baska bir sey degildir demistik. Sistemdeki para / kredinin üstel büyümesi gelecekte ekonominin de üstel büyüyecegi var sayımına dayanır. Eger olur da gelecekte ekonomi büyümezse ortada dolasan onca parasal kredi daha az miktardaki ürünün pesinde kosacak ve degeri git gide azalacaktır. Bu da ürün fiyatlarında artıs demektir.
Para ile ilgili çok önemli kavramlar daha vardır. Bunlardan birincisi, Bütün
paranın karsılıgının borç olmasıdır. Bankalar düzeyinde para kredi olarak dagıtılır.
Merkez Bankası (Fed) düzeyinde para havadan yaratılarak hazine bonosuna
yatırılır. Her iki sekilde de paranın karsılıgı, faiz getirisi olan kredidir.

Temizlik neye iman etmekten gelir?

Kendimi kaptırıp bi şeyler söylerken (konuşma-yazı fark etmez) çok ciddiyim velakin bi an sonra kendimi hiç ciddiye alamıyorum, safi kahkaha atasım geliyo kendime.

  • Elvan Çok hoş görünüyor dışarıdan 🙂

    Sibel Atasoy ‎:))) Bi yandan da ev temizliyorum, her yer toza batmış. Temizlik imandan gelir diye giriştim. Gerçi mısırlılar gibi toza karışsak da olabilir, kararsızım :))))

    Deniz Köker Ne tatlı 🙂 Kahkahanı duydum sanki

    Sibel Atasoy Piyango gibi bi soru daha patlatayım o halde: Temizlik neye iman etmekten gelir?

Uyku bir vergi mi?

Farklı bi yerde geceleyene sorarız: Uykunu aldın mı? diye.
Çok önemlidir uyku, bütünsel sağlığımızı en az yiyecek içecek ve izlenimler kadar etkiler.
Acaba uykuyu alıyor muyuz yoksa veriyor muyuz? Bana sanki bu hayatı satın almak için bir bedelmiş gibi de göründü şimdi.
Bazıları uykuda geçen zammanı ziyan gibi görür, öyle ya sınırlı hayat süresinin üçte biridir ve azımsanamaz.
Dün uykusuzluğu akşam saatlerinde aynada gördüğümde nerdeyse korktum 🙂 Ve bu gece tüm açığı kapattım, gerekeni ödeyip kurtulayım neme lazım! :))))

**

Her bir rüyanız deşifre edildiğinde bir ayma yaşarsınız işte bu serap anıdır.
Mutabakat rüyasında (hayat) da seraplar olur, bunlar da simgelerin çözülme anlarıdır.

**

Siyoux kabilesine göre, onlar birer bufalo; çünkü bir bufallo avladıklarında onu bütünüyle içlerinden geçiriyorlar. Minicik bi parçası bile dışta kalmıyor. Bu sebeple bufallonun ruhu onlarda yeniden vücut buluyor.
Aynı şey Kuzey Asya insanlarında (kendi kökümüz) geyik için söz konusuydu. Bu yüzden onlara geyik insanları deniyor.

Tuvalete çıkma eylemi

Tuvalet süreçleri, kültürümüzde cici insanların gizlice yaptıkları ve üzerinde konuşmadıkları bişeydir. Ondan ancak argo kültürde bahsedilebilir.
Oysa, yiyecek ve içecekler diye genelleştirerek geçiştirdiğimiz o şeylerin her biri bir cana ve işleve sahip olan – kızılderili deyimiyle- akrabalarımızdır.
Biz akrabalarımızı yiyerek onları sistemimizden geçirir ve onlara yeni bir form vermek suretiyle bu şeylerin ilk sahibi dünyaya iade ederiz. Dünya kendi bilincini, insan üzerinden geliştiriyor.
Nefes de bunun bir başka şeklidir.
Doğrusu, bu değerli kılma işlevinden dolayı böbürlenmeyerek onu sadelilkle yapışımız ve hakkında konuşmayışımız büyük bir alçak gönüllülük.
Oysa insanlar arasında yapılan değerlendirme işlevi olan seks hakkında bu denli alçak gönüllü olamıyoruz. 🙂

Hangi Reenkarnasyon?

“Reenkarnasyona inanıyor musun?” Dedi durup dururken, sarı düz kâkülü gözlerinden birini tamamen kapatmıştı.
“Niye bir şeye inanmak durumunda olayım ki!”
“E kimse ölüp geri gelmemiş, demek ki bazı şeylere inanmak zorundayız.”
“Bilmiyoruz desek daha rahat olmaz mı? Ayrıca hiçbir şeye zorunlu da değiliz. Bu kelimeyi öyle günde yüzondokuz kere rastgele tekrar etmenin ne tür sonuçları olduğundan haberli misin?”
“Üffff… Seninle de konuşulmuyor! Sadece fikrini merak etmiştim.”
“Öyle sor o halde. Hangi reenkarnasyondan bahsediyorsun bu arada? Hint kültüründeki haliyle mi, yoksa Amerika’nın yeni spritüel rüzgârı kapsamındaki hali mi? Kızılderili yada benzer şekilde kuzey asya inanışı mı?”

“Vaz geçtim”

“Aman tabi ya boşver bunları, arkadaşları çağır da BAK oynayalım.”