Türkiye deki Özgür Düşünceliler örgütlenmeli midir?

  • Evet, demokratik ve bağımsız (dernek,vakıf vb.) örgütlenmeli
  • Evet, fakat siyasi bir parti çatısı altında örgütlenmeli
  • Evet, fakat uluslararası bir kuruluşun şubesi olmalı (RDF gibi)
  • Evet, ama nasıl olacağını bilmiyorum.
  • Evet, ama gizli olmalı.
  • Hayır, korkuyorum, Turan Dursun vb. gibi öldürülürüz
  • Hayır, korkuyorum, Fazıl Say gibi yargılanırız
  • Hayır, korkuyorum, AKP tepemize biner
  • Hayır, korkuyorum, işimden olurum
  • Hayır, korkmuyorum, ama bireysel mücadele etmek istiyorum
  • Hayır, korkmuyorum, ama uğraşmak istemiyorum, bana ne?
  • Hayır, bana hiç baskı yapılmadı, özgürce yaşıyorum ben.
  • Bunların dışında

Bilinmeyen Jung

Yaratılmış dünya değişime tabidir. Katı ve kesin olan tek şeydir; çünkü niteliklere sahiptir. Aslında yaratılmış dünyanın kendisi bir niteliktir.

Dr Jung kimi yazılarında pleroma sözcüğünü kullanmış;

“Hiçlik hem boş hem de doludur. Bu hiçliğe ya da doluluğa pleroma adını veriyoruz.

“Eğer pleroma bir varoluşa sahip olabilseydi, manifestosu Abraxas olurdu.

-Yunanca, <plhr-wma> yahut <pler-oma>. “dolduran” anlaminda.
Damascius, “Birinci ilkeler hakkinda problemler ve cozumleri“nde: Bir seyin dogasinin tamamini kuran ozelliklerin toplamı şeklinde kullanır. Latince’ye bazen “plenitudo”, bazen de “multitudo” olarak  cevrilmistir.
Spinoza-sonrasi ickinci/immanentist gelenekte gnostik mistisizmin devamina isaret ettği söylenmektedir.

Şans ya da Kaza

Şans ya da kaza; sonsuzca sıkıcı ve değişimden uzak, güvenlikli durgun hayatın ilacı. Hiç bişeyi aşırı ciddiye almak gerekmez. Biraz oyun biraz sempati, ölüm gelmeden elimizdeki seçeneklerden hoşuma giden bunlar.

Hayatı şanstan arındırmak için onu piyango denen deliğe tıktılar!
Tıpkı tüm iyilikleri tanrıya ve bilinmeyen öbür dünyaya tıktıkları gibi.
Bu bir aldatmaca.
En azından bana öyle geliyor. sa

**

Günümüzde insanlar genellikle oyunlarını öyle ciddiye alırlar ki, kural değiştirmek, Musa’nın on emri üzerinde değişiklik yapmak kadar zordur. Luke R.

**

Bir Kadını Öldürmek kitabından sonra içinde en çok OYUN kelimesi geçen kitap Zar Adamın Peşinde kitabı olmalı. Pdf.i olsaydı kelimeyi bi saydırıp yarışırdık 🙂
Ayrıca Neden Luke’la bu denli frekans bodoslaması yaşadığımızın olası sebeplerinden biri onun da DJ ve Jung rahlesinden geçmiş oluşudur belki.

Yılanın Maskesini Düşürmek

Ve Allah oğulları RABBİN (Yehova’nın) önünde kendilerini takdim etmeğe geldikleri gün vaki oldu ki, onların arasında Şeytan da geldi.”—Eyub 1:6.

ŞEYTAN isminin kökeni nedir? Ne anlama gelir? Mukaddes Kitapta bu isim üç İbranice harften (Şin), (Teyt), (Nun)’ dan oluşmuştur. Sesli harflerin de katıldığı bu harflerden oluşan Şeytan sözcüğü, bilgin Edward Langton’a göre “‘karşı koymak veya düşman olmak ya da düşmanca davranmak’ anlamına gelen bir kökten türetilmiştir.” (I. Petrus 5:8 ile karşılaştır.) Şeytan ismi Mukaddes Kitapta 50 kereden fazla geçmesine rağmen, İbranice Mukaddes Yazılarda sadece I. Tarihler, Eyub ve Zekarya kitaplarında olmak üzere 18 kez geçer. Bu nedenle: ‘İnsanlar Şeytan’ın isyanının ve etkilerinin ilk kez acaba ne zaman farkına vardılar? Şeytan, İbranice Mukaddes Yazılarda ilk kez ne zaman açıkça tanıtıldı?’ soruları doğar.

Mukaddes Kitap, yeryüzünde günah ve isyanın Ortadoğu’daki bir cennet bahçesinde nasıl başladığını basit fakat derin bir şekilde anlatır. (Tekvin 2. ve 3. baplara bak.) Adem ile Havva’yı isyana kışkırtan varlık, yılan olarak tanıtılıyorsa da yılanın çıkardığı sesin ardındaki gerçek gücün veya zekânın kim olduğuna dair hemen bir ipucu verilmez. Fakat Adem’in, Aden’den kovulmasına yol açan olaylar üzerinde düşünmek üzere bol zamanı olmuştu.