Bir Yolcu

ALINTIDIR…

“Yıllardır bu konularda okurum, yazarım, hissederim. Şimdi ise başka bir şeyler oluyor içimde. Adı yok gibi yaşadıklarımın. Dibe vurdum, çıktım sayısız defalar. Hep ya dibi çıkarsa ve düşersem içine, geri gelmemek üzere diye korkardım. Tutunmak için bir şeylere, resimler, evraklar, yazılar, defterler, gazeteler, dergiler saklamışım sıkı sıkı.

Bu sefer çıktı dibim. Tüm kitaplar gitti önce, tutunmadan da oluyormuş meğer. Saklanan gazeteler, dergiler, mektuplar, belgeler de gitti. Sanki ben öldüm de arkamdan birileri onların değerinin ne olduğunu anlamadan, yırtarmış gibi yırtıldılar çoğu. Ben yırttım “Ben”i

Sonra hobilerimle ilgili malzemeler, tahtalar, boyalar, mozaikler, dergiler gitti. Kullanabilecek birilerine.

Sıra eşyalarda şimdi. Tarihini bir tek benim bildiğim sandalyeler, sehpalar, dolaplar, kütüphaneler, çarşaflar, yastıklar, örtüler gidecek.

Ben olmazsam, onlara anlam katacak kimse de olmazdı. Ve “Ben” bırakmıştı kendini sonunda dipten aşağı doğru sonsuza açılan boşluğa. Boşluk olunca adı; aşağı da mı – yukarda mı ne fark ediyor ki?

Düşmek değilmiş meğer bu. Bir şeylere tutunmadan da devam ediyor farkındalık. Hem de kelimenin tam anlamı ile bir “vecd” içinde. Hani denize düşünce debelendiğinden boğulur insan, kendini bıraksa su taşır oysa onu. Ama kontrolü yitirmemek adına debelenmeye devam eder aklın esiri olan beden. Ve yitirir yaşamı. Böyle bir şey boşluğa tutunmamak.

Bilgiyi konuşmak dil istiyor, yaşamak ise yürek.

Bu yüreğin gözleri yeni renklere alışırken kamaşıyor şimdilerde.

Bir Yolcu”

7 yorum “Bir Yolcu”

  1. “Biz” geçmişimiz değilizdir. Bizi biz yapan şeyler geçmişte biriktirdiklerimiz değildir.

    xenix

  2. akıldan kurtulmak,kolay birşey mi.elbette kolay.hafifçe itin o düşsün yerçekimiyle,sizde boşlukta yol alın.sadece süzülün.

  3. Boşluk bize maddesiz de var olabileceğimiz fısıldadı kulağımız. Madde sobelendi.

  4. İki tür yolcu vardır; yola çıkanlar ve yoldan çıkanlar

  5. İki ucu var bu yolun aslında.. Bir tarafı aydınlığa, bir tarafı karanlığa bakar. Bir de arada duranlar vardır. Gidip gidip gelenler. Aydınlıkta karanlığı kurcalayıp, karanlıkta ışığı özleyenler..Peki ya gerçeği nerede, hangi zamanda yitirdik biz?

  6. Ne zaman birşeyleri unutmak istesek,inadına daha bir dehşetli kazınırlar beynimize..Ne zaman ki sonuçlar anlamını yitirir, işte o zaman herşey kendiliğinden silinir..

  7. Halil Cibran’ın da ifade ettiği gibi;
    Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil;
    Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
    Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal..

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.