iyi insan

İyi insan olmak ne demektir? Ve nasıl “iyi insan” olabiliriz?

Bence yorumlar eklendikçe forum kendini daha “iyi” şekillendirecektir.:-)

62 yorum “iyi insan”

  1. İyi insan kendine zarar vermeyen ve kendini yükseltebilen insandır.

    İyi insan sonsuzluğu düşleyip, ona uygun yaşamaya gönül vermiş insandır

    İyi insan bedava ve gereksiz kolaylıklar sunmayan insandır(iyi olduğunu anlatmadan yapılan iyilikler kasıt)

    İyi insan insan olmaya çalışmaktan uzaklaşmış insandır.

  2. nasıl iyi insan olunur?

  3. iyi insan olunmaz bence:) dusunerek olamazsın. İyilik guzellik sevgiyle yapılır, bu da dusunceyle olmaz.

    İyi insan modeli çizebiliriz ama, oda değişken olur her birimiz için.

  4. İnsan çok yönlü… Tıpkı bir kristalin her yönde parlayan, bazen kararan, bazen ışıldayan yüzleri gibi…

  5. tmamen izafi..ama bence iyi insan kendini diğer insanların mutluluk ve iyi olma hallerine harcayan insandır çünki böylelikle mutlu ve iyi olma kavramı yakalanr

  6. İyi dediğiniz bir insanın elinden herşeyini alın ve bakın bakalım hala iyi mi?

  7. Katılıyorum ama sorun şu; parıltıyı kendi elleriyle karartan gene kendisi, kendine insan diyerek yapar, hatta iyi insanda diyerek bile yapmaya çalışanlar var mutlaka, çokça.

    Kristal bir öz se doğallıkla özdeşleşir, bu onu var eden öz asıl olansa onun gerçekliğiyse;
    öze dönüş yapmakla asıl kendine yaklaşıcaktır. Işıltıyı ancak bu öze ulaşan bir varlık olduğunda görebilecektir. Çok yönlü hayatın, manasız çokluluklarını düşünüp, onlara kafa yorarken, ancak uzaklaşıcaktır özünden.

    İşte o zaman kararan bir dünyanın mahkumu gibi, ne kendi ne de çevresindeki güzellik ışıltısını göremeden bir ömrü tamamlar.

  8. İyilik:
    – İhtiyacı olana
    – İhtiyacı olduğu kadar
    – İsterse
    – Ve
    – Gönülden verecekseniz iyilik olur.

    Bunun dışındakiler kişiye zarar verir. Onu varolmaktan alıkoyar. Yaşadığımız olaylar bizi büyüten en değerli deneyimlerimizdir. Kötü kime göre kötüdür? İyi kime göre iyidir. Bu kişiye göre değişkenlik gösterir. Bazen gelişim süreç alır, herkes kendi sürecinde bunu deneyimler. Yardım edeceğiz diye bu süreçleri bozamayız. Bu ekolojik dengenin bozulmasına da neden olur.
    Herkes kendi dengeleri içinde gelişecek, büyüyecektir. Bizden bir şey istenmediği sürece yaşamı, olanı olduğu gibi kabullenip, her varlığın kendini ifade etmek için gösterdiği mücadele ve çabayı takdir etmeliyiz. Aksi halde bireyde başlayan denge bozukluğu tüm evrene yayılır.
    Kişiyi kendi sorumluluğu ile baş başa bırakabilme cesareti yardımların en büyüğüdür.

  9. İyi olabilirsiniz, olmaya çalışabilirsiniz veya kötü olabilirsiniz farketmez; meselenin, neden nasıl davrandığınızın ve bu davranışların özünde yatanı gerçekten anlamak için okunması gereken kitap Arthur Schopenauer’in Merhamet kitabıdır.
    Kitaptan alıntı yapmak isterdim fakat işlenen konu ve işleniş biçimi o kadar mükemmel ki bütün kitabı burada yayınlamak zorunda kalacağım için yapmadım.

  10. Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapmadığında ve herşeyin insanlar için olduğunu bilip kimseyi yermediğin ya yüceltmedinde; ve en önemlisi nereden geldiğini unutmadığın sürece, sen iyi bir insansın.

  11. Herkes tarafından onaylanmak, hayatını başkalarının senden, beklentilerine, taleplerine uygun olarak yaşamak mıdır?
    Zihninde ne yapıp, ne yapmamamız gerektiğine, ne hissedip, neyi hissetmememiz gerektiğine karar veren bir yargıç yaratmak mıdır iyi olmak?
    Başkaları tarafından kabul görüp sevilmek midir iyi olmak?
    Bize miras bırakılan bir gelenek ya da moda olan, düşünce şekline göre hareket etmek midir iyi olmak?
    Yoksa kendini kabul edip sevebilmek midir iyi olmak?
    Ehlileşmek midir?
    Yoksa özgürlüğünü koruyabilmek midir?
    İyi olmak.
    Nedir iyi olmak…

  12. offf konu tam benim takıntılık :)))

    dünyayı dualitenin dışında düşünüp algılayamamamız için yaratılmış kavramlardan biridir “iyi olmak”.
    bittabii karşılığı “kötü olmak”tır.
    “iyi olmak” “kötü olmak” halini bilmekle algılanabilir ancak.
    basit bir ifadeyle;
    “eğer kötü değilsen iyisindir.”

  13. “ve en önemlisi nereden geldiğini unutmadığın sürece, sen iyi bir insansın.”

    Nereden geldik biz?

    İyi insan. Cevaplanması zor bir soru olmuş. Vicdan da aynı şekilde meşgul ediyor zihni.

    Ben sağduyu’ya bağlıyorum ve gerilimden kurtuluyorum. İyi’nin adaletine kalırsak kişilerin doğrularının adaletine kalıyoruz.

    Sağduyu iyi:))

  14. Cevapların çoğunda iyi tanımına uyan insan verici insandır deniyor.Ki bu insan verirken karşılık beklememelidir.Budurumda kötü insan karşılık bekleyenidir veya hiçbirşey vermeyenidir.Budurumda da kötü insana bencil dersek iyi insan kullanıma açık insandır .
    Bu çıkarımdan da şunu çıkarırım ki kötü insana kullanıcak iyi bir insan gerektiğiydi.İyi kötünün çıkarımıdır diyebilirim . İyi sonradan var edildiğinden iyi sunidir(YAPAY).Aslolan kötüdür .

    Bu sonuca iyi insan nedir sorusununa verilen cevapların çoğunluğundan gittim .eğer hiç cevap vermeyen olsaydı neresinden giderdim hala bilmiyorum 😉

  15. Eğer uysal, sorunsuz, söz dinleyen, soru sormayan, sürekli onaylayan ve kimseyi rahatsız etmeyen biriysen dünyanın en iyi insanı ilan edilebilirsin hatta.

    İyi, sinikliktir. Bütün iyiler siniktir. Çünkü o sindirlmeyi ve karşısındakini sürekli memnun etmeyi yüksek bir iyilik mertebesi olarak biliyor.

    İyi, toplumsal, kültürel, geleneksel doğruların ürettiği eksik ve yanlı bir kavram.

    Ama sağduyu; sezgi, akıl, zeka gibi insanın varlığının niteliği. Eh zamanla o da işlevini yitirebiliyor. Kişinin sağduyulu olabilmesi için ne iyi olması ne de vicdanlı olması gerekiyor, AKLININ ve diğer YETİLERİNİN işlevselliğini koruması gerekiyor. Bunun yoluda sorgulamaktan, kurcalamaktan, düşünmekten geçiyor.

    İyi insan olmak gerektiği dinler tarafından da etkin bir uyuşturucu olarak kullanılmıyor değil.

    Örnekse; İyi bir insan evladı eşine hürmet eder, ailesini sever sayar, geleneklerine bağımlıdır zırt pırt. Bütün dengesizlik bu anaç ve histerik bağımlılar yüzünden hasıl olagelir zaten.

    İyi çocuk olun, söz dinleyen ve şüphesiz itaat eden..

  16. iyi kötü diye bişi var mı ki iyi insan kötü insan olsun?
    bu duruma göre değişiyor sanki? bu gün iyi oluyorsun bir gün kötü olma ihtimalin de olabilir bence. bir de neye ve kime göre iyi kötü???

    sana kötü olan biri bana iyi görünebilir ki?

    en acımasız en merhametsiz biri bile göründüğü gibi olmayabilir diye düşünüyorum. o sebeple iyi kötü kavramını ben anlamaıyorum =)

  17. İyilik ihtiyacı olana, ihtiyacını giderme doğrultusunda, gücün oranında verebildiğin kadar verebilme eylemidir…

    Ancak en büyük zorluğu, “ihtiyaç sahibinin” tespiti noktasıdır. Tespitten sonra da neye ne kadar ihtiyacı olduğunun tespiti bir başka zorluktur. Kavramın ve eylemin bozuma uğradığı yerler bu kısımlarda cerayan etmektedir…(Efsunn’un altını çizdiği şeylere katılıyorum…)

    Yalnızca insanlar arasında da düşünülmemelidir. Hayvanlara, bitkilere, dağlara, denizlere karşı da iyi olmak ve iyilik etmek durumu vardır…

  18. İyi ve kötü elbette var.

    Duruma göre değişen kişinin tutarsızlığıdır olsa olsa.

  19. ama bana kötü görünen başkası için iyi olabiliyorsa ona nasıl iyi kötü diyebiliriz onu anlamadım ben?

    misal x bana kötü davrandı beni üzdü kırdı ama size iyi davrandı hiç bişi yapmadı şimdi bu iyi mi kötü mü?

  20. “iyi” sıfatı bir insana yapıştırılmamalı zira

    insanın iyi bir tarafı olabilir, iyi huyları olabilir, iyi giyinebilir, iyi konuşabilir, iyi yemek yapabilir, iyi çocuk yetiştirebilir, iyi yazabilir, iyi sevişebilir, iyi çalışabilir ama tüm bunlar ve hatta başka iyileri yüzünden o insan iyi midir?

    kötü insan da bana göre saçma:) insan sade insan bence ve değişken. duruma göre uyumlu:) yani geneli böle:)

    bize yandaş olan iyi olmayan kötü mü oluyo? nası oluyo???

  21. içinde bulunduğu toplumun kurallarına normlarına kendini eklemleyebilmiş, tüm bu normatif yaşam biçimini sorgulamaksızın içselleştirebilmiş her insan yine aynı toplumun gözünde iyidir, iyi bilinir.

  22. İyi insan diye birşey yoktur. Çünkü iyi(mutlak) diye birşey yoktur. Fakat sonu gelmez ihtiyaç ve arzularını diğer insanlara en az zararı dokunacak şekilde yönetebilen iradesi güçlü insanlara toplum tarafından iyi etiketi yapıştırılır.

  23. iyi insan veya kötü insan olamassın. Kime göre iyi kime göre kötü ? referans alınabilecek birşey olmadığından iyi veya kötü insan yoktur.

    İnsan dünyaya bakar kendine küçük der, güneşe bakar dünyaya küçük der, başka yıldızlara bakarak güneşe de küçük diyebilir.
    Ama iyilik ve kötülük soyut bir kavram olduğundan bir insana “iyi insan” diyemessiniz. Bu insan çok sevimli veya bu insan çok espritüel de diyemessiniz çünkü başına “bana göre” koymayı unutuyorsunuz 🙂

  24. Birisi için…

    Mesela sizin için birisi desin ki;

    “İyi insandır ama sadece iyi bir insandır”

    …hoşunuza gider mi bu?

  25. İçinde bir acıma, bir boşluk, bir etkisizlik var.

    İyi ve kötü ise tamamen görecelidir. Eğer kendinize karşı yeterli açıklamalarınız varsa hep iyisinizdir. Açıklama yapamıyorsanız kötü bir şey yaptığınızı kabul edebilirsiniz ancak.

    • Öldürdüm ama şunda bundan dolayı.
    • Tamam ezdim ama o beni ezecekti yoksa.
    • Zaten herkes yapıyor, bu devirde yapmayan mı kaldı.
    • Onların hepsi böyledir, ne yapsan hak ediyorlar.
    • İntikamımı alacağıma yemin etmiştim.

    Ve sairee, vesaairee..

    xenix

  26. başkasının senin hakkında iyi insandır demesini önemsemeden iyilik yapandır…

  27. Kendi de dahil her canlıya sevgiyle, hoşgörüyle bakabilen ve kendi dahil her canlının içindeki öz’ ün aynılığına inanabilen insan iyi insandır.
    İlle de birilerine birşey yapması gerekmez.
    Bunu iyilik olarak gören biri “karşılık” düşüncesine kapılmıştır ki; saf iyiliğin içinde karşılık ya da çıkar yoktur…

  28. İnsanın iyisi yoktur, daha iyisi vardır. Kötüsü de yoktur, daha kötüsü vardır…

  29. İyi insan demek, işime yarayan insan demektir. Kötü insan demekte işime yaramayan ve/veya zararıma iş yapan insan demektir. Gerisi lafı ı güzaftır efenim. Süperogonun oyunları bunlar.

  30. parçiketim sen bencil insanın tanımını yapmışsın 🙂

  31. Herkes bencildir mor.

  32. 🙂 Böyle diyeceğini biliyordum.

    Adım adım gidelim, öncelikle bencillik nedir onu tanımlayayım. Kendi tanımım. Size hiçbir getirisi olmayan o eylemleri yapmıyorsanız, bencilsinizdir. Yani sadece size yararlı olanları yapıyorsanız.

    Peki sen şimdi bana de ki, ben şunu yapıyorum ama bana hiçbir yararı yok? 🙂

  33. O kadar çok şey yapıyorum ki bana hiç bir yararı yok.
    Ama bu sorunda bir kurnazlık var elbet o yüzden “yarar” kavramını tanımlamamız gerek ;
    yarar nedir? 3 kelimeyle anlatınız 🙂

  34. Yarar, kenini daha iyi hissetmek 🙂

  35. Ya benim önceliğim karşıdakinin kendini daha iyi hissetmesiyse?

  36. Birey olarak hayatını idame ettirmek adına çıkarlarını ihtiyaç duyduğu toplumsal yapı ile uyum ve/veya çatışma üzerine oturtmuş, farklıymış gibi görünen ancak aynı amaca farklı araçlarla ulaşmayı amaçlayan, birbirine zıt iki sıfatla insana iliştirilmiş olumluluk veya olumsuzluk belirten yafta.

    İyilik ve kötülük kavramı ahlak kavramı gibi insana özgüdür. hayvanın yahut bitkinin iyisi ve kötüsü olamayacağı gibi iyiliği veya kötülüğü de olmaz.

    İyilik ve kötülük bir başkasına ihtiyaç duyar. dağ başında tek başına yaşayan bir insanın iyi veya kötü olması veya iyiliği veya kötülüğünün olması diye birşey olamaz.

    İyilik ve kötülük mukayese gerektirir. herkesin aynı davranışı sergilediği bir yerde iyilik ve kötülükten bahsedilemez.

    İyilik ve kötülük bir denge arayışı değil bizatihi bir kendi çıkarını maksimuma ulaştırma çabasıdır. birisi bunu müzakere edip uzlaşarak diğeri ise şiddet yoluyla ve çatışarak yapmaya çalışır.

    Kötü birine yapılan iyilik iyi birine yapılan kötülükten farksızdır.

    İnsan kendini güçlü hissettiğinde nispeten güçsüz hissettiği zamana göre daha az iyiliğe meyillidir.

    İyilik ve kötülük; coğrafya, kültür, zaman gibi koşullardaki farklılığa göre değişiklik gösterebildiği gibi devlet, ideolojik baskı araçları vasıtasıyla insanın iyi ve kötü paradigmalarının ırzına geçebilir.

    Şimdi bu bilgiler ışığında şunu rahatlıkla söylememiz gayet mümkünmüş gibi görünüyor bana.

    Bir insanın iyi veya kötü olması bizim kendimiz dışındaki insanlara dair algılarımızla olduğu kadar, başkalarının bize dair algılarıyla da ilintilidir. bu sebepten ötüre de iyilik ve kötülük kavramları tamamen subjektifr.
    Peki mesele nedir.?
    Mesele iyi ve kötü insan olma meselesi değil vicdanlı ve vicdansız insan olma meselesidir. Dikkat ederseniz vicdan karşıtı ile değil sadece niceliksel azlığı ve çokluğu ifade eden bir yardımcı kavram olarak vicdansız kavramı ile olumsuzlanmıştır.

    Kamu vicdanı ve bireysel vicdan kavramı bu haseple önemlidir. zira iyilik ve kötülüğe dair konuşurken farkında olmadan esasında genelde bahsedilen bu kavramların izdüşümleridir.

    Hörmetler:)

  37. heh ben de bu konunun buraya geleceğini biliyodum 🙂
    öyle tanımlasan da kafamdaki iyiliğe ve bencilliğe tam oturmuyor işte, kelime oyunu gibi geliyor 🙂

  38. Kelime oyunu gibi geliyor çünkü ona inanmak istiyorsun. Hem iyi olmak zorunda değiliz ki 🙂 Zaten iyiyiz biz 😉

  39. Ya senin öceliğin karşındakinin iyi hissetmesiyle beraber kendinin de iyi hissetmen ise? 🙂

  40. ben daha iyiyim 🙂 inandım bi kere..

  41. Bak yine terimler karışmış. Pragmatist olmak bencil olmak demek değildir.

  42. Terimleri falan karıştırmadım xenix, insan bencildir, bu kadar net 🙂

    Ama işte hayvanlardan farkımız bunu inkar etmemiz.

  43. “İnsan bencildir” sözü ile “ağaç tohumdur” demek aynı şey…

  44. Dogangiray guzelce bir ozet yazmis .
    Ama dilin daha gunluk kullanimi seklinde “bu iyi peynir” , tarzinda ele alirsak ,iyi insani kotuden , yada daha iyiyi iyi den(ya da vasatdan) ayirma kriterlerimiz ne olurdu ..

    ben kendim sordum ama cevaplayamayacagi henuz , cunku yeterince iyi degilim.

  45. Bir insana “iyi veya kötüdür” diyebilmek için doğrudan o kişinin eylemlerine bakmak gerekir. Bu anlamda iyilik ve kötülük bir değer ölçüsüdür. Halk arasında çok duyduğumuz ve genellikle ölmüş insanlar için söylenen “Çok iyi bir insandı, kendi halinde, kimseye zararı yoktu” gibi bir söylem vardır. Bir söylem olarak bile olsa kişinin eylemleri, hatta eylemsizliği bir değer ölçütü olarak tanımlanır.
    Bir başka durumda bir insanın cani bile olsa her yaptığının kötü olmayabileceğidir. Yani adam, bir başkasının canına kastetmiştir, çünkü paraya ihtiyacı vardır. Bu insan kötüdür. Ama aynı insan, aynı mahallede dayak yemekten kurtardığı kişi için iyi bir insandır da aynı zamanda. İyiliği ve kötülüğü toplumsal alanda kesinlikle eylem, duruş, tavır belirler. Ve doriangray’in dediği gibi, iyiliğin ve kötülüğün direksiyonu vicdandır. Stalker’ın sorduğu iyiyi daha iyiden ayırma vb. ise eyleme, neticeye bakılarak söylenebilir.

    1. Olay: Her ülkede oldugu gibi Isveç’te de herkes vergi beyaninda bulunur ve buna göre vergisini öder. Bazan ufak tefek yanlisliklar da olur, ama önemli degildir. Vergi dairesi beyanlari inceler, fazla ödenmisse banka hesabina yatirir, eksik ödenmisse bildirilir. Oglum üniversite döneminde ögrenci takasi ile gittigi Isveç’te cep harçligi çikarmak için çalismisti. Vergi beyanindaki 50 Euro tutan fazla ödentisi iki ay içinde banka hesabina geri ödendi. Yedi yil kadar once vergi dairesi Isveç maliye bakanina 140 Euro kadar tutan eksik ödeme beyani yapti. Bunun üzerine maliye bakani istifa etti. Çok dürüst ve sevilen biriydi, herkes sasirdi. “Efendim, vergi beyanlari öyle karmasiktir ki, sizin de çok iyi bildiginiz gibi hepimiz hata yapariz, bu kadar küçük bir yanlislik yüzünden istifa edilir mi?” dediler. Bakan “Siradan biri olsaydim gayet normaldi bu. Ama ben maliye bakaniyim, böyle bir yanlislik yapiyorsam bu göreve layik degilim.” yanitini verdi ve geri dönmedi.
    2. Olay: Yirmi yil kadar önce körfez ülkelerinden birinin Emiri Ingiltere’deki danismanina söyle söyler: “Simdi petrolümüz var ve zenginiz. Bir gün petrol tükenecek, ama ben ülkemin yine de zengin kalmasini istiyorum. Bana ne yapmami önerirsiniz?” Danisman yanitlar: “Çok basit ekselans, rüsveti ve yolsuzlugu yok edin, gerisi kendiliginden gelir, hepsi bu.” Bu öneriyi bütün körfez ülkeleri uyguladi. Bugün bu ülkeler yalnizca petrol zengini degildir, her alanda gelisme içindeler.

    3. Olay: 1940 larin sonu ya da 1950 lerin basinda Konya’li bir is adami kendi çabasiyla bir tugla ve kiremit fabrikasi kurdu: Karacigan Tugla ve Kiremit Fabrikasi. Buraya kadari haber degil. Ama bu adam fabrikasindaki bütün çalisanlara lojman yaptirdi. Devlet lojman verirdi ama, bilmem o dönemlerde fabrika sahipleri, hele Konya gibi otuzbin nüfuslu bir kentin, mütevazi ölçüdeki is adamlari çalisanlari için lojman yaptirirlar miydi? Konya’li mütevazi is adami gerçek bir yurtseverlik örnegi sergilemisti.

    Yurttaslik bilincine sahip toplumlarin bireyleri vergi kaçirmazlar, birbirine kazik atmazlar, birbirinin sirasini kapmazlar, iyi durumda olan, ötekilere destek olur, yardim eder. Yardim etmek demek, ilkel toplumlarda oldugu gibi bahsis vermek, para bagislamak, zekat vermek demek degildir.
    Yurttaslik bilincine sahip toplumlarin sermaye sahipleri, bu sermayenin gerçekte topluma ait oldugunun, bu paranin kendilerine emanet edilmis oldugunun bilincindedir. Böyle toplumlar gelisirler. Toplum bilincine sahip olmayan toplumlar ise, hangi rejimi uygularsaniz uygulayin, sürünüp dururlar. Insan olmanin ve gelismenin rejimlerle ilgisi yoktur.

  46. Adimi yazmayi unuttugum icin Misafir olarak yazildi, duzeltirim

  47. Bence iyi, sizi “iyi hissettiren” şeydir. Bunun aksi olarak evrensel bir iyi falan da yoktur. Olamaz. Çoğunluğun alışkanlıklar silsilesinden doğan ortak duygular ise evrensel bir iyinin delili olamazlar.

    Farklı bir iyi tanımı yapan varsa merakla bekliyorum, ne söyleyecek acaba?

  48. Kötü olmayan iyidir 🙂

  49. Çok tatlı bir soru cümlesidir.:)

  50. Bizim arkadaşın biri vapura binmiş. Daha önce binen birine de sormuş;
    “Vapur ne zaman kalkar?”
    Diğeri yanıtlamış;
    “Karşıdaki kalkınca!”
    “Karşıdaki ne zaman kalkar?”
    “Bu kalkınca!”
    🙂

  51. Hah, ayrıca bakınız diyalektik 🙂

  52. iyinin tam olarak ne olduğu konusunda şüphelerim var halen, lakin kötü için kararımı verdim : Cahalet !

    Cehalet kötü bişi… buna inancım tam.

  53. Bir kavramı temellendirmek için, evrensel olan birşeyler üretip, ya da var olan bazı yasaların üzerine onu inşa etmek gerekir.

    İyiyi, kötü olmayan olarak tanımlasak bile bu kez anlam sorunsalı kötü kelimesine kayar. Ve iyi olmakla ilgili bahsettiğim tüm subjektiflik kötü için de geçerlidir.

  54. iyi insan olmak galiba erdem aramamak; doğrularını yaşamak , bilmiyorum
    yani isteklerini ertelememek-yargılamamak-bastırmamak;
    ya da bi şey erdem olacaksa bilmiyorum-çözemedim,


    geliştiriciyse iyidir;
    neye göre-kime göre-ne için ne kadar geliştirici;
    evrensel geliştircilik-zeka(varlık evrimi) geliştiricilik-tüm sistem geliştiricilik;

    -evrensellik ölçemeyiz; tek ölçü/ölçüt/ölçme sezgi olur;

    sonuç,
    iyiyse iyidir; ölçülemez,
    her şey olduğu gibidir ya da olduğu gibi iyidir ya da kötüdür; iyi ya da kötü yoktur ve görecedir;

    —

    iyi kötüye göredir ya da kötüye göreyse;
    sistem iyi karşıtında iyi kadar kötü üretmelidir; denge için; iyi ne kadar iyiyse kötüde o kadar kötü olmalıdır, yani denge;
    bilmiyorum;

    iyi ve kötü birbirini zıtlayan dengeleyen iki karşıtsa ve kutupsa; döngüsel denge


    iyi ve kötü karşıtlığı/zıtlığı ya da dualizmi yerine başka bir kavramsal soyut koyalım/deneyelim;
    var ve yok;
    insan ne kadar var olmalı olur soru; burada var iyi – yok kötü olur;
    ya da doğru ve yanlış;
    ,
    bilgi iyidir-öğrenme iyidir; gelişme-gelişim iyidir; kötü subjektif;
    tümsistem ya da tümvarlık için ölçülmeli; ancak sistem kapalıysa ve sistem kaynağı özsel değişim-gelişim ve başkalaşım içermiyor ve geliştirmiyor-geliştiremiyorsa; (nitelik-nicelik sabiti ve değişmezliği esası ya da korunumu) gerçeklik içindeki devinim sabittir; değişmez; iyi ve kötü bunlar hiç bi şeyi değiştirmez;
    devinme devinir; devinen devinir; olduğu gibi sabit; her şey bu; sonuç yok;

    link to isiklidusler.blogspot.com.tr

  55. Spinoza şöyle der :

    Varlıklara aşkın bir varlık,
    Varlığın ötesinde bir BİR,
    Bir tanrı, bir iyi yoktur.
    Hepsi varlığa içkindir (dahildir)

    İçkinliğin ancak kendine içkinlik olduğunu böylece sonsuzun devinimleriyle katedilen bir düzlemdir.

    Aşkın iyi’nin olmadığı bir yerde ahlak yapılamaz, zira bu durumda değerler, iyi ve kötünün ne olduğuna hükmederken, dikkate alınacak değerler silsilesi yoktur.

    Yani diyor ki : “iyi” olabilmek için tanrının kendi olmak gerekir. Sen tanrı olmadığına göre hiçbir zaman “iyi” olamayacaksın. Peki iyilik yapabilir misin ? Bu sorunun cevabı da; “Hayır”.

  56. “Varlıklara aşkın bir varlık,
    Varlığın ötesinde bir BİR,
    Bir tanrı, bir iyi yoktur.
    Hepsi varlığa içkindir (dahildir)”

    Evet Spinoza gibi düşünüyorum.

    Varlık, kendinde var olan varlık değerlerini olumsuzlama yoluyla kendi dışında ve kendinden daha karmaşık bir düşünsel yeteneğe sahip başka bir varlık arama çaresizliğinden kurtulduğu sürece, ”ideal insan” ifadesine uygun bir adım atmıştır.

  57. tabi ki yukarıdaki yorumumdan sonra düşündüm; yani sorunun sorduğunu ve diğer şeyleri;
    kime iyi insan derdim-i ; kim-i, neden, nasıl iyi bulurdum-u düşündüm;
    beni yargılamayanı ya da yargılamadan dinleyeni ya da dinlemese bile gergisizce(gerilmeden) yanında olabildiğimi mi diye; ifade özgürlüğü/özgünlüğü hissettirme ve kontrol/yargı hissetmeme/hissettirmeme gibi şeyler belirdi; (aman canım be! deyip gülsün herşeye, bassın kahkahayı da ‘hayat işte’ desin gibi;-ders vermesin özellikle de;)
    insanlar üzerinde kontrol-baskı kurmayan insanlar belki;
    tanıdığım insanlar var; gözden geçirmeliyim; dedeler- ya da annaneler-babanneler belki iyi insanlar; öylecek gülerler; hoş gözlerle bakarlar sana-büyük hayranlık ve ilgiyle; (bi kısmı-bazısı tabi)
    özgün olan beni coşkulandırıyor; hayatının amacını içsel -doğal hatta çılgınca açık seçik ifade eden yaşayan; bi ekstrem sporcu ya da sokak şarkıcısı ya da başka biri; herhangi biri; coşku arayan özgün biri; (ben değlim tabi tüm bunlar-biliyorum)

    insanın paylaşacağı insanlar olmalı-dostlar-gerçek dostlar-dostları olmalı diye düşündüm yine; grup eğlenmesi-kabile eğlenmesi gibi; doğaç;
    ama paylaşma ve etkileşim; geniş ve genişleyen çevre;

    köy/knet kültürüyle büyüdük yetiştik biz; Çok farklı insanlarla tanışsakta, bi arada olsakta-hatta bazen anlaşamsakta bazı şeylerde- insanlarla bi arada olmak, bulunmak güzel;
    iki kişilik olmuş aileler bize soğuk geliyor; Çok sorunlu insanlar yumağı içinde olsakta etkileşimler canlı;

    İyi insan olmak ne? bilmiyorum; Nasıl olunur onu da; Denedim başaramadım biliyorum; Denediklerimin tersiyim ya da benden öncekilerin, ailesel görünün- mirasın aktarıcısı; İçsel olarak bu oluyor; İyi-istenen ya da özlenen bi hayatı ya da kendini yaratmayı başaramayabiliyorsunuz, Düşünceler-düşünceleriniz, erdemleriniz farklı olsa bile ırksal-kökensel genetik bağlar olmalı ya da bunun gibi bi şey; Ya da uyum sağlama; İdeallerinizi yaşamıyorsunuz, Duygularınızı yönetmiyorsunuz ya da çevresel koşullar farklı oluyor ve düşünce ile biçimlenen-istenen bi hayat ya da -kendin- yaşanamıyor bazen; Herkes kendini dönüştüremmekten ve istediğ iyapmamaktan sorunalr ıaşammaktan şikayetçi;
    Değişi msalataları ya da kişisel gelişim-gelişme salataları her çağda makbul;
    Belki yeterince çaba-emek-enerji ve güç yok bizde bilmiyorum; İyi olmak diğer herkese ve herşeye bağlı belki de onuda bilmiyorum;

    ama yalın bi biçimde bu soru ilk sorulduğunda ya da bunu içtence ilk düşündüğümde yine içimde bi şeyler belirverdi;
    çocuğa karşı duyarlılık; (birincil aile ilişkileri ya da aziz nesin “şimdi ki çocuklar harika” gibi) ilk aklıma gelen buydu; çocukranda bakmak-diğerden de bakmak ve karşıdan da bakmak;
    esin yaratma-ilham verme; (bu yine birincil olarak çocuğa yönelen-sorumluluk)
    çevresel enerji oluşturma gibi; (iş ya da diğer birincil toplumsal çevre- çevre de )

    sanırım şuradan başladık; birincil olarak aile ve ilk toplum-ilk etkileşimli bireylere karşı sorumluluk ve etkileşim; ve sonra çemberi genişlettik;
    ama sanırım kişi kendiyle başlamalı; Önce kendiyle çalışmaya başlamalı; Kendini gözlemlemeli-araştırmalı; Sorunlar varsa gidermeli ya da barışmalı ve iyileştirmeli; Belki daha sonra çevreyi – dışsal çevreyi;
    Ve kişi kendini uzatıp kendine de takılıp kalmamalı; Kişinin çabası ve ilgisi büyük yönde dışsal-diğersel ve diğerleri-diğer şeyler- dış olgular olmalı;

    bir başka beliren kelime -çağrışım- ise içtenlik ve dürüstlük idi; bu iyi insan olmanın olmazsa olmazı gibi duruyor; Yani ne kadar içten ve doğalsa;

    biçimlenmiş bi hayat ya da kader içinden çıkamıyorsanız ya da onu bırakıp gidemiyorsanız; ki aileler ve geçmiş ve yükler ve acılar terkedilmez; onlarla yaşamalı; Yaşamalı belki de ve iyi olmak, İyi olmak ne bilmiyorum; bilmiyorum yine de;
    Bi çok, -kendi içinde iyi ve kusursuzun- iyilik arayıcısının-iyilik ve iyi insan olma özlemcisinin, tam aksine büyük dertleri ve acıları hatta zorlu/acılı koşulları ve belki istemeden dirençsizce yaptıkları olabilir hayatta;

    iyi insan olmak; kim bakıyorum; kime iyi derim; tarihe de ; yazana da çizene de; bi coşku ve esin bırakmak;
    ya da bi ruhu-özlemi-ışığı – bi şeyi- bi şeyleri işte; doğallığı (ve esini belki de mirası) olmakla ilgili galiba;
    benim sanırım-‘kim bakıyorum’ sorumda en çok bulduğum, gerçekten sakınmadan içsözünü (tam doğal olanı-doğalca) dürüstçe ve yüksekçe söyleyenler oldu gibi; Özel çaba geliştirenler değil; İnsanlığa bi şey vermek ve armağan etmek için çabalayanalr değil;

    Pekmez kaynatan kadınları izleyip belgesellerde öykünüyorum hayatlarına ya da doğallıklarına bazen, bunun gibi; hayat sıkıştırılmış bi şey oldu;
    iyi insan olmak- olsun ne olursa olsun;

    yazmak üzere bu posta; iç dökmek üzere;
    nokta;

    link to isiklidusler.blogspot.com.tr

  58. (şiir gibi; düz yazım şiir (türü) gibi- (duraksanarak ve vurgulu) okunursa sevinirim; dert verip-zaman verip okuyacaklara naçizane tavsiye)

    yargılanmak istemiyorum; açık ve derin bi kalple dinlemeli beni; uzunca ve derince dinlemeli; hiç konuşmasam bile;
    hiç konuşmasam bile;
    öyle olmalı; öyle hissettirmeli;

    ben aptalca şeyler söylemeliyim; ben boş inançlar ve safsatalar söylemeliyim de hala yargılammalı beni; gülüp geçmeli bana/bunalra; gülüp geçmeli,
    mizah yapmalı ya da beni kırmmalı iyi insan; bi yolunu bulmalı iyi insan; bulmalı; iyi insan; büyük insan; big-bang

    öyle bi olmalı ki , hiç sözlerim hiç başkalaşmasın- içimin sözleri aksın-kendiliğinden-
    anlamaya dinlemeye ya da öylesine hazır ve açık olmasından
    hiç düşüncelerim hiç başkalaşmasın, yani ifadelerim, beni tanısın ya da ben olan ifade edilsin ki edilmeli;
    ifade kaygısı bile taşımayayım; hiç bi sözcüğü yerin koymamayım ve aramayayım; -zorlanmamayım-baskılanmayayım;

    en çok yargılanmamak-dinlenmek ve açık ifademi bulmak-
    kendi ifade mi bulmak ve doğaçça endişsesizce kim ne der-sizce sergilemek ve bunun için endişe etmemek ve takıntılanmamak; (galiba büyük insandan beklentim;)
    gülüp geçilmesi bunlara;
    küresel doğrular-evrensel doğrular bizi büktü;
    sözümüz büküldü/başkalaştı-onlaştı-bunlaştı-eskidi şimdi;

    bi kalp sözü arıyorum büyük insanda,
    bi kalp sözü-sesi arıyorum bilge insanda;
    arıyorum, arayıp duruyorum suskunluğunda bile; kendimin sözü, hiç ağlamadan;
    ben yanlışı yaparken yanlışı nasıl daha iyi yapacağımı öğretmeli-öğütlemeli ama çaktırmadan ve söylemeden gibi; ,
    daha nasıl eğlenirim ya da nasıl daha eğlenceli yaramazlık/huysuzluk ve yanlış ve hata yaparım gibi; sonunda; büyük insanda;

    yaramaz çocuklar gibi oyun oynamak gibi olmalı büyük insan;
    doğrular, doğrular büktü bizi;
    doğrular-doğrular üzdü bizi; ne doğru ki; ne eğri ki;

    iyi insanlar laflarının üstüne gelirler; lafının üstüne gelmeli büyü kinsan; gelmeli; olmalı;
    laflarının üstüne gelsinler;
    üstüne-üstüne; büyük insan;
    ,büyük insan büyüdü;

    iyi insan çocuklukta olunur;
    iyi insan ilk gençlikte, gençlikte olunur,
    iyi insan-köyde-kırda-bayırda olunur;
    yargılanmadan bi arada yaşanır otel odalarında, öğrenci evlerinde, yatakhanlerde-her yerde olunur, bi kaderi bölüşen paylaşan iyi insan- iyi insanlar olunur; ortak dışsal kaderde ve kader bağında;
    bazen tv de seyrediyorum, genç ve öylesine doğal- öylesine kendisi ki; öykünüyorum;
    biz kaybetik bunları-takıntılanıp durduk;
    doğrulara ve diğer şeylere;
    iyi insan işte; bilmiyorum nasıl olmalı; iyi ağaç nasıl olmalı gibi bu; kimien göre kereste-kimine göre gölgelik;

    iyi nisan?
    iyi insan derdim var mı sormalı, derdim varsa çözüm bulmalı/sunmalı ya da yardım teklif etmeli/denemeli gerekirse; bi şeyler yapmalı iyi insan-çırpınmalı-çırpınmalı insanlık için;

    iyi insan?
    iyi insan ağmalı; çok ağlamalı iyi insan, bazen sessizce ve ağlamadan, ve bazen öfkelenerek ve bazen de kızarak ve bazende hatta çok çok kızarak ve öfkeden köpürerek ağlamalı; küçük insanlığa basmalı tokadı-basmalı şamarı büyük insan; hiç ağlamadan,; hiç gülmeden; hiç bozmadan onurunu;
    yerle bir etmeli yeri; yeri geldiğinde;
    göğü yıkmalı; göğ yıkmalı büyük insan

    iyi insan, ben düştümse sıyrığıma bakmalı,
    kalkabileceksem kaldırmamalı; beklemeli ya da susmalı,
    kalkamaycaksam bilmiyorum ne yapmalı, işte onu bilmiyorum (ve belki de ben kaldıran iyi insanlar arıyorum;)
    iyi insan bilmeli bunu; bunları bilmeli; ben söylemmeliyi mona; o ne yapılacağını bilmeli;
    iyi insan ne yapılacağını bilmeli- en çok bunu bilmeli; her şeye sözü olmalı, iyi insan

    iyi insan; bir gece de dert sıkıntı bırakmamalı insanda; neşe vermeli-gülüş vermeli, sevinç vermeli;
    iyi insan;

    iyi insan; iyi insan- kafan başka yerlerdeyse alıp başka yerlere götürmeli ve götürmeden yapmalı bunu tabi iyi insan;
    iyi insan, dünya dert tasası içinde bunalmışken- bir cevap-bir ses arıyorken; hemen gelmeli, hemen orda olmalı iyi insan;
    sen bile bilmemelisin-ben bile bilmemeliyim; iyi insan;

    iyi insan; akıl değil para vermeli belki de ; iyi insan;
    iyi insan mutluluk değil mutlluk ilacı reçetesi vermeli belki de; belki de balık tutmayı öğretmeli balık vermek yerine; bilmiyorum-yüzeysel bunlar;
    belki de hiç karışmamalı bunlara/herşeye iyi insan; ve izlemeli-izlemeyi öğreneli ve objektif olmalı iyi insan,
    iyi insan bi gasteci-haberci olmalı; herkesi bilgilendirmeli; gözlemlemeli iyi insan; ama tarafsizca aktarmalı; ya da bi taraf olduğunda ‘ne taraftı o be’ – ‘bu taraf bi harika dostum’ dedirtmeli; mizahçı olmalı iyi insan; en çok mizahçı olmalı-hicvedebilmeli-gülebilmeli ki bu bakışını-duruşunu gösteriri; biz kaybettik iyi insan-biz kaybettik; kaybettik onurumuzu;

    okumalı-büyümeli-izlemeli hayatı; İzlemeli hayatı ve her şeyi gözden geçirmeli- hiç bir şeyi kaçırmamalı;
    bu yaramaz deyip kaldırıp atmamalı; bu da neymiş demeli; belki bi faydam dokunur deyip öğrenmeli gözlemlemeli; bi gasteci gibi olmak işte bu- ‘haberci gibi bilgi sahibi olmak izlemesi’- dediğimiz işte bu; yargılamayı bırakmak yani; sözde objektif olmalı iyi insan;

    (her şeyi bilmemeli)
    her şeyi bilmeli; Her şey hakkında bilgi fikir sahibi olmalı; karanlık-örtülü olmamalı onun için; bilinir olmalı o tür bu tür; bi reçetesi olmalı işte;
    (her şeyi bilmemeli)

    iyi insan çok konuşmalı, çok susmalı iyi insan;

    iyi insan çok vermeli, az vermeli iyi insan; hiç vermemeli;

    iyi insan durduğunda dünya durmalı; gittiğinde hareket etmeli ve dünya bunu bilmemeli; her şey birdenbire kendiliğinden olmalı ve kimse bilmemeli, iyi insanda bilmemeli, kimse anlammalı neler olduğunu;
    iyi insan;

    iyi insan lafının üstüne gelmeli;
    bekleniyor bir iyi insan;
    sonsuz karanlıklarda,

    link to isiklidusler.blogspot.com.tr

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.