Hangi çağda nerede yaşamak isterdiniz?

Size yeterli koşullarla bir yaşam şansı sunulacak olsaydı hangi çağda ve nerede yaşamak isterdiniz? İlk çağda mı? Yoksa ortaçağda Fransada mı, İngilterede mi? Belki Osmanlı belki Çin ya da Hindistan?

Ben 1600-1700 lü yıllarda Fransa veya 1850 li yıllarda Viyana’da yaşamak isterdim.

26 yorum “Hangi çağda nerede yaşamak isterdiniz?”

  1. 500 lü yıllarda tamda şu anda burada olmak isterdim sanıurım.

  2. 5500 yılında tam da burda yaşamak isterdim sanırım.

    🙂

  3. süpermiş. Cyberpunk dünyalar:D

  4. O ne demek sucu yaw 😀

  5. böyle siber alemin hüküm sürdüğü bir evren. her canlı eşit bağlantılı ztar vorz gibim teknolojiden beyni yanmış insan ve zuzaylı galaksi medeniyetleri.

    Tıklayın
    İmaj fazla büyüktü:)

  6. İyi valla ben bu şehirde aydınlatma işinden parayı kırarım.

  7. Tamam işte süper. bende lazer güdümlü sapanım ile indiririm ışıkları. Birlikte evrenin yeni ışıldatan varlıkları diye nam salarız. İş yapalım Parçuket:)

  8. En az 2000 yil sonra, yine dunyada, herhangi bir yerinde, tercihan Tiyanshan Daglarinda yasamak isterdim

  9. şimdi’de yaşamak isterdim.. aaa yaşıyomuşum zaten ne kadar şanslıyım 🙂

  10. Geçmiş-gelecek serbestse geleceği tercih ederim. Gelecek yok sadece geçmişse sorulan çağ, internetin olduğu bu çağda yaşamak isterdim. Bence internet, yazıdan daha büyük bir gelişme.

  11. sadece insan olmak en güzel gelişme olduğundan sanırım 500 lere düşmüşüm:D ya da parçuket gibi 5500 olmasını dilerdim:D

  12. sevmiyorum işte sizi, lanet olsun hepinizie, sizlerle aynı havayı solumak istemiyorum başlıyorum zaman makinesi çalışmalarıma pühhh. 😀

  13. Çok uzun zaman önce, sucu’dan çok uzak bir galaxide… 🙂

  14. ____Ya ne güzel hayal gücü.
    Ben Tanrı ve din saçmalığının olmadığı ]her hangi bir yerde ve ya herhangi zamanda yaşamak isterdim.

  15. Tanrı ve din olmayan her yer mükemmel yani öyle mi? 🙂

  16. Her meseleyi dine ve din karşıtlığına bağlamak yaşam biçimi mi oldu? Yoksa bir yerlerde bir şeyin eksikliğini hissettiğiniz için mi her konuyu dine bağlıyorsunuz? Bu sadece senin şahsına sorduğum bir soru değil. Aynı şeyi yapanların yanıtını da merak ediyorum.

    2004 yılıydı galiba. Keyifli bir forumda yazışıyorduk. Bir buluşmada gördüğüm enstantaneden bayağı etkilenmiştim. Bizim forumda yazışan bir arkadaşın çevresinden iki konuk daha katılmıştı. Arkadaşımız, her lafı drag yarışlarına katıldığı çift kapılı modfiye arabasına bağlamaya özen gösteren, bunu da çaktırmadan, ustalıkla yapan biriydi. Hani ilk başlarda ben de uyuz olmuştum ama sonradan normal karşılamaya başlamıştım.Üstüne bayağı da sevmiştim. Neyse davet ettiği arkadaşlarında bu ustalıktan eser dahi yoktu. Bir tanesi merhaba der demez baş parmağını kızlardan birisine gösterdi. “İşte Mercedes’in kapısına sıkışan parmağım bu” “Ayy yazııık” sesleri arasında herifin bütün bayağılığına rağmen kazandığı popülariteyi izleyip kıskanmakla meşgulken fazla geniş açılı yorumlar yapmamıştım. Bir şey bu kadar mı etkili ve kullanışlı olur! Nedir yani, dört tane lastiğin üzerinde hareket eden bir ulaşım aracı altı üstü. Yok, etkili oluyor her türlü. Hiç bir zaman da etkisi yadsınamayacak herhalde.

    Şimdi, bu hikayeyi anlatarak din karşıtlığını popülarite kazanmak için bir araç olarak kullandığınızı ima etmeye çalışmıyorum. Bir araç olarak kullandığınızı ima etmeye çalışıyorum. Acaba nasıl bir araç ve ne için kullanılıyor!? Bunu hiç kendinize sordunuz mu?

  17. Nasıl birşeyler yazasım, nasıl konuşasım, nasıl gevezelik yapasım geldi anlatamam. Ama hiç basmadı kafam ne yalan söyliyim. 😀 Ben otobüs alacam. Bağışlar için yakın zamanda bir vakıf kurup, belli bir ücret karşılığında üye yapacam sizleride, akabinde saadet, refah ve hür bir şekilde düşüncelerinizi sunabileceğiniz toplantılar düzenliycem. Anadolunun unutulmuş köşelerine hizmet götürürücem. Tabii ne kadar bağış o kadar iyi. Canlı tutalım bu sistemi. Otobüs ü alınca mangal, rakı sohbeti için kırlara götürücem kaynaşalım diye. ama tabii ki üyelere açık olucak o tahsis etmiş olduğumuz ormanlık arazi:D:D:D

  18. Toruk Makto yazdi; “…Her meseleyi dine ve din karşıtlığına bağlamak yaşam biçimi mi oldu? Yoksa bir yerlerde bir şeyin eksikliğini hissettiğiniz için mi her konuyu dine bağlıyorsunuz?…”

    “ic ses” yokmu su ic ses neyin nesiyse rahat birakmiyo kardasim kurcaliyo duruyo ne yapsinlar? ya karsit oluyo yada taraf:) itiraf etmesi zor bilirim lakin eksikligin kisa tarifi “tanri özlemi” bence..

    “din” denilince aklina sadece kilise/cami/havra (vd.) ve ritüel gelenlerde nedense “tanri özlemi” daha bi fazla:) yoksa sonsuzus dahil Ateist sitelerde ayet/hadis enfilasyonu nicin yasansin dimi ?

    örnegin

    philosof ronald dwarkin “tanri/inanc” özlem´ini söyle ifade etmis;

    “Ich Glaube nicht an Gott,aber ich vermisse ihn..” mealen, tanriya inanMiyorum ancak onu özlüyorum..”

    (tercüme yanlissa gamaro bi zahmet düzeltiversin:)

    hem

    insan yoksa tanri/inanc (hayvanin ihtiyaci yok) gereksiz o nedenle insan (Ate dahil) sürekli bir tanri/inac “özlem”i duyar..

    slm.

  19. Din, dinleştikçe misyonu bitmiştir. Geride kalan tortudur.

  20. Konuya sıçrama biçiminden, belirtilen akımlar hakkında süregelen sistemde bilgi aktarımına ihtiyaç hasıl olduğu anlaşılıyor. Açılması gerekliyse tüm tortuları irdeleyebiliriz. Gerekliyse elbet !

    Memnuniyet çerçevesinde turlar düzenlemek de mümkün konu ile ilgili:D

    Dünyanın ve alemin kabul edemediği ve bu yüzden gereksiz sıçramalar yaptığı konu şu: gerek övgü gerek sövgü düzeyinde insanı klışeleştiren her akım tortulaşmaya mahkümdur. İnsan özgür iradesini kullanamadığı, kullandırılmadığı bir yapı içinde sadece tortudur.

    alykmslm

  21. yiyin birbirinizi yiyin.

  22. Nasıl yaşadığına bağlı aslında.. 2 bin yıl önce Antik Yunan’da yaşayıp da, felsefeyle hiç ilgisi olmayan bir köle olmak da var.. Veya 0rtaçağ’da cadı avları sırasında binlerce kadınla birlikte yakılmak.. Veya günümüzde asgari ücretle çalışan bir işçisinin 4-5 çocuğundan biri olmak var.

    Fakat başlıkta belirtildiği gibi ‘iyi bir yaşam’ sunulsa, en çok ilgimi çeken yerlerde yaşamak isterim heralde.. Antik Yunan’da, Samuraylar döneminde Japonya’da, Kızılderililerle birlikte yeni kıtada olabilir.. Avrupa’da ise Roma, Venedik, Viyana gibi şehirlerin en güzel dönemlerinde yaşamak isterdim.

    Bir de İrlanda ve İskoçya çok güzel yerler.. Günümüzde ise orada yaşamak isterim.

  23. .

    . Toruk Makto
    “Tanrı ve din olmayan her yer mükemmel yani öyle mi? :)”

    kesinlikle evet 😉

  24. sayin d.evrim,dinlesmeyi sadece “din” ile SINIRlamadigin anlasiliyor emin olmak icin soruyorum, bu kategoriye “Dünyanın ve alemin kabul edemediği” KAMALizm dahil mi ?

    merak iste:)

    slm.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.