- Evet, soykırımdır.
- Hayır, soykırım değildir.
Paylaş
- X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
- Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
- Threads'te paylaş (Yeni pencerede açılır) Threads
- LinkedIn'de paylaş (Yeni pencerede açılır) LinkedIn
- Telegram'da paylaş (Yeni pencerede açılır) Telegram
- WhatsApp'ta paylaş (Yeni pencerede açılır) WhatsApp
Başa baş gidiyor ilginç.
Aslında keşke anketi işaretleyenler “soykırımdır, şundan bundan dolayı” veya “değildir, çünkü şöyle böyle düşünüyorum” diye fikir de belirtselerdi.
Sorunun cevabını açıklamak için şu deneyde nasil karar vereceğimizi söylemeniz gerekir:
Bir istasyona freni bozuk bir tren giriyor, müdahale ettiğinizde bir kişi etmediğinizde beş kişi ölüyor. Nasil karar verirdiniz?
Ben benzer bir soruyla psikopatlarla ilgili bir kitapta rastlamıştım. Doktorsunuz ve herbirinin farklı bir organı ölümcül şekilde rahatsız 5 hastanız var. Birgün size muayene olmaya bir kişi geliyor ve hayretle farkına varıyorsunuz ki, organları sizin 5 hastanızla tam uyum içerisinde. Ve bu kişi ortadan kalkarsa ortaya çıkma riski de yok, kimsesiz vs.
Şu soykırım kavramında da bir gariplik var. Farzedin iki grup kıran kırana savaşa girdiler. Soykırmamak için “3-5 tane de kalsın kenarda, soyları devam etsin” demeleri mi gerekiyor? Veya soykırım olmaması için eşit güçte olmaları mı gerekiyor? Savaş zaten kendi başına yeteri kadar büyük bir suç ve ceza, soykırım bunun ötesi değil. Bu sadece, toplumların hep savaş yaptığı için savaşı normal görüp, soykırım denilenler az sayıda olduğu için onu özelleştirip kendilerini haklı çıkarmaya çalışmasına benziyor.
japonları bir çeşit haşere yada maymun olarak görüyorlarmış ciddi ciddi
savaş ile soykırım arasında önemli farklar var.
savaş hukukunda sivilleri hedef almak yok..ama soykırım suçu hiç kimseyi gözetmeden (haklı haksız ayrımı yapmadan) bir grup insanın varlığını ortadan kaldırmaya yönelik saldırıyı tanımlıyor.
japonyaya karşı işlenmiş savaş suçları var sadece atom bombasıyla yapılan değil..
almanyayı yakıp yıktıkları fosfor içerikli yangın bombalarıyla da japonları vurdular..
sonuçlar korkunç oldu çünkü evler genel itibariyle ahşap olduğu için şehirler yandı ve binler insan öldü..
bu saldırı maksat güderek bilerek yaptılar.
”Lamey” diye bir general di yanılmıyorsam almayayı da, japonyayı da silindir gibi dümdüz etmek için kasıtlı bombalattı.
anketi soykırım değildir işaretledim…ama savaş suçu sayılmalıdır.
Askeri hedef harici herkese yönelik olduğu için soykırımdır ,savaş suçu dur da , bu soykırım olmasını dışlamaz.
iyide amerika japonların soyunu kırmak isteseydi kimse elinden alamazdı..o halde tam olarak bir soykırımdan söz edilemez.
amerika kendisiyle çatışmayan japonu ne sürmüş, ne de bombalamış.
Hatırladığım kadarıyla atom bombaları atılmadan önce savaş neredeyse bitmiş durumdaydı zaten. Japonlar yenilgiyi kabul etmişlerdi bir çok noktada. Yani direnen çok az Japon kalmıştı diye hatırlıyorum.
sanıyorum ki soykırım teknik açıdan doğru bir kelime olmaz.ama soykırımsal bir ifadeyi de kimi zaman içinde barındırabilen katliam kavramı daha uygun.
japonların teslim olmaya hazırlandıkları istihbaratını amerikalıların aldığı buna rağmen bombaladıkları söyleniyor böyle iddia var tabi ama doğru mu değil mi bilemeyiz.
doğruluğu ispatlanabilirse soykırım suçu sayılabilir.
“Şu soykırım kavramında da bir gariplik var. Farzedin iki grup kıran kırana savaşa girdiler. Soykırmamak için “3-5 tane de kalsın kenarda, soyları devam etsin” demeleri mi gerekiyor? Veya soykırım olmaması için eşit güçte olmaları mı gerekiyor? Savaş zaten kendi başına yeteri kadar büyük bir suç ve ceza, soykırım bunun ötesi değil. Bu sadece, toplumların hep savaş yaptığı için savaşı normal görüp, soykırım denilenler az sayıda olduğu için onu özelleştirip kendilerini haklı çıkarmaya çalışmasına benziyor.” (rnd)
rnd’in yaklaşımı kayda değer. Hatta “soykırım” sözcüğü etrafında dönen ikiyüzlülükleri deşifre etmek açısından güzel bir tartışmanın kapısını aralıyor. İnsanı içinde bulunduğu kalıpların dışına çıkaran bir yaklaşım…
Kimi kavramlar ortaya atılırken olayların tarihsel nedenlerinden soyutlanarak saptırılması hedeflenmektedir. Bence “soykırım” tanımı da bu amaçlı egemenlerin istediği gibi eğip büktüğü politik bir argüman…
Ben soykırım tanımına göre, atom bombasını “soykırım” olarak işaretledim. Daha önce “fetih amaçlı tüm savaşlar soykırım içerir” demiştim. Aslında tüm savaşlar soykırım içerir. Toplu ölümlere yol açan olayların “soykırım” olarak tanımlanması için ille de bir grup olması mı gerekir? Kırılan insan soyu değil mi?… Eğer tüm halklar kardeş ise ne fark eder ki?!…
Ama aynı tanımı ortaya atan insanların kimi durumlarda işi “savaş suçu” olarak tanımlaması bir iki yüzlülük oluşturmaz mı? Savaşın kendisi insanlık için bir suç olduğu halde bir de bunun içinden savaşı masum gösterecek kavramlar türetmenin anlamı nedir?
Peki, savaş gerçekten insanlık suçu mudur?
Yoksa savaş insanlık için kaçınılmaz ve aynı zamanda gereklilik midir?
Sanırım bu noktayı tartışmamız gerekiyor…
Bu noktada bir soru sormak istiyorum.
Soykırım seçeneğini işaretleyenler, Dersim’de yapılanları da soykırım olarak kabul ediyor mu?
Etmiyorsa farkı ne?
genelde;
yenilen, mahrumiyet çeken veya zorda kalan birey, toplum kendini haklı çıkarmak için yaygara yapar, bir
kesim de bunların yaygarasına çanak tutarak, galip gelen tarafı darı ağacına asmak ister.
İnsanoğlu, yenik tarafın yanında yer alma özelliğini nereden ve nasıl elde etmiştir? Önce bunu çözmek lazım.
Savaşa girmesen yenilmezsin. Belliki bir takım menfaatler sağlamak için bir oluşumun yanında yer almışsın..
ee.. o zaman sonucuna neden katlanmıyorsun?
yok soykırım da bilmem ne de, savaşlar soykırım olsun diye yapılmaz.
Savaşlar, kendini idame ettirebilmek için yapılır. İnsanlık suçumu dur? işte bu tartışılır, soykırım olup olmadığı değil.
yahudi soykırımını düşünün mesela şimdi bu olaya savaş suçu diyebilir misiniz?
söylemek istediğim soykırım yapmak için illa savaş halinde olmak gerekmiyor…ama birde savaşan tarafların kendileri için uygun koşullar oluşturmak adına kasıtlı olarak sivil kayıplar içerecek ihmalleri,görmezden gelmeleri olabilir….iki durum birbirinden farklıdır.
Bence soykırım değildir çünkü savaşta çıkarların doğrultusunda yapılması gereken şeyler vardır. Zaten savaşa da çıkarlarımız yüzünden girmez miyiz? Amerika’da çıkarlarını göz önüne alarak; Japonya’nın direncini en kısa sürede kırarak pes etmesini ve kendi kaybını en aza indirmeyi başarabileceği bir yol –atom bombasını- bulmuştur.
Atom bombasını bir hava üssüne atmıştır fakat atom bombasının müthiş gücü daha büyük bir alana etki etmiştir. Amerika’da bunu bildiği için Japonya’nın en çok kayıp vereceği saatte atom bombasını atmış ve böylece Japonya’nın gözünü korkutarak en kısa sürede savaştan çekilmesini amaçlamıştır. 2. bombayla ise bu süreci hızlandırmayı ve herhangi bir karşı koyma çabasını engellemeyi amaçlamıştır. Gayette başarılı olmuştur.
Bu olayı bir örnekle daha da açmak gerekirse; silahın ilk bulunduğu zamanlara gidelim. Bir ülke ilk kez silah denen müthiş bir savaş aracını bulmuştur. Bu ülke başka bir ülkeyle savaş yaptığında onun silahlı ordusu düşmanın kılıçlı ordusunun tamamını ihmal edilebilecek kadar az bir kayıpla yok eder. Burada teknoloji farkından kaynaklanan büyük bir güç farkı olmuştur ki sizce silahlı ülke bu kaybı düşünerek savaşta silah kullanmamak gibi bir saçmalık yapar mıydı? Tabi ki kendi çıkarını düşünerek savaşı en az kayıpta bitirebilmek için silahı bu ve daha sonraki bütün savaşlar da kullanacaktır.
Yani teknolojisi olan ülke kendi çıkarı doğrultusunda düşman ülkede oluşacak sorunları göz ardı ederek teknolojisini kullanmalıdır ve bu günümüzde de geçerlidir. Atom bombası olan bir ülke atom bombasını kullanmalıdır ve atom bombası olan bir ülkeyle savaşa girmek isteyen ülke teknolojisini geliştirerek atom bombasının etkisini yok edebilecek bir teknolojiye sahip olmalıdır. Yoksa atom bombasının sonuçlarına katlanmayı bilerek soykırıma başvurmamalıdır.
Belirli bir zümre, grup baz alınarak sivil halka da yapılan her zorbalık soykırıma girer. Öldürmek zorunda değilsiniz, fiziki veya psikolojik soykırımlar da var.