ruhsallık

yaşadıgımız günlük gercekler ile dile ya da yazıya gelen bilgiler arasındaki hezeyanlar kadar ruhsal bilgiye sahip gibiyiz.konusulanlara bakarsak en cahilimiz yuksek duzeyde ruhsal bilgi sahibi gibi.yorgan altinda aglayan insanoglu sabah olunca tüm benligiyle oyle bir ortaya cıkıyor ki sanki harf harf bilginin kaynagına vakıf olmus.bu aradaki acıklık ise ne derece tekamul ettigimizi gosteriyor.topyekun bir sekilde cıglık cıglıga bagırsakta caresizliğimizi yine de anlatım dilimiz de buyuk bir ustat gibiyiz.kabullenememe ile baslayan kırılmalar sonunda nereye varırsak varalım,ifade tarzımız cok baska oluyor.kimse kaybetmiş degil,kimse basarısız degil hepimiz mukemmeliz.aslında incelenirse dogrudur insan kusurdan muaf olandır ama bunu kul bilmez yaratan bilir.biz demek ki hep o olmusuz hemde bu olmusuz.temelde ikilik icinde sayılırız ki;ne o olabilmişiz demek ki ne de bu.takdir sizin…………..

realist ruhsallık olmaz

bir ömür boyu calısarak edindigimiz bilgilerin insan nefsini aşamaması ne kadar yıpratıcı ve uzucu.tum ruhsal bilgi ve yasam tarzımızın insanlar uzerinde edindigi etki sadece deli saçması gibi gozukuyor cok garip.ucube gibi gorulerek gercekliği anlatmaya calısmak cok komik duruyor aslında.her birey kendi bekasını gözetiyor.genel hümanizm ya da toplumsal deger yargıları ile hareket etmek sadece korkaklara mahsus gibi.bireyler neden tek basına bir hedefe gidemez neden insanlar vizyonlarını gerceklestiremez,anlamıyorum anlayamıyorum.bilgi sahibi olmak bile zaten bencillik degil mi?biliyorum diyen benliğe dusuyor zaten.işte bu beden ve kılıflanmıs ruhumuz ne derece tekamül etsede sonucta aciz bir bedene gomülü oldugundan sadece en ust duzeyde nefes alır ve verir dogası geregi de hictir.zaman gecirme ya da kendini ifade alanı olarak gorulen bir yerde,basta ben,neyin pesindeyiz acaba,merak ediyorum.
sosyal olmak adına,ya da ses olmak,seda olmak tarzında acizliğimize kılıc cekene kadar,bir cocugun gözlerinden aslımıza dönsek ne olur.her satırda kah suphe,kah bilgiyle saldırdıgımız arkadaslar kendimizdir.ben artık anladım ki bu yolcok cetindir ki 15 yıl sonra bile adama haddini bildirirken yazıya da döktürüyor.

Tasavvuf ve Teşhir

Tasavvuf bilincinin ulasılamaz, kul icin imkansız basamakları arasında keyfince gezen ve bu basamakları deneyimlemiş gibi davranan bazı insanlara cevaben yazmak istediklerim var bugun. Tasavvuf bilincinin en temel deger yargısı uygulamadır. Uygulama ve tecrube etmeksizin yasanan tasavvuf sadece hayaldir. Bugun ruhsal yolda ilerlemek icin tasavvufu seçen bir insan asla sırları ifşa etmez, yolun esaslarını anlatamaz, ısrarla bilinmelidir ki ruhsal bilgi cıkar icin kullanılamaz. Bazı ilkeleri ogrenen herkes yattıgı yerden kavramları tartısmaya baslarsa bu yolun sonu asla hayırlı bir noktaya varamaz. Zemini olmayan sahsi dusuncelerle ilerlemek istediginiz alan ruhsallık olmamalıdır, verilen bir cevap olursa konuyu devam ettirmeye kararlı oldugumuda bilinmesini isterim.

amaç

cıkan her ses susturuluyorsa kim neden konussun?her ses seda sayılır da sahibine mızraklar atılırsa kim neden konussun?

ruhsal bilgi

Sürekli bilgi karmaşası ve ve hatta uygulanması ile ilgili ilkeler icinde yaşıyoruz bence,hayatın tüm kollarında, degisik algılama seviyelerinde olusan, temelde bir, ama ifade de cok farklı görülen bu bilgilerin bireysel olarak tecrube ediliş farklılıklarının, toplamını düşündügümüzde ortaya belki binlerce farklı yol ve bilgi sekli cıkmaktadır.

Bu bilgilerin buyuk bir çogunlugu son yüzyıla paralel olarak filizlenmiş ve gelişmiştir, burada bizim asıl merak konumuz olan agırlıkla ruhsal bilgilerin ise,temeli insanlık tarihi kadar eskidir.Cok eski mitoloji kitaplarından derme catma bildigim,ruhsal bilgi şekilerlinden şimdiki sahip oldugumuz bilgiye kadar bir genelleme yapacak olsak arada cok ciddi degişimler oldugunu görmemiz zor olmayacaktır.

Aradaki değişimin toplumsal istekler ya da farklılaşmalardan kaynaklandıgını veya yaratıcının bir takdiri mi oldugu, konusunu sizlere bırakmakla beraber ,halihazırda büyük degişim oldugu temelinden hareket etmek istiyorum.

Bu degişim her bir koldan tum dünyaya yansırken her toplum istedigi ruhsal bilgileri kabul etmiştir ya da bir noktada mecbur kalmıstır.İnsanoğlunun yeryüzünde medeniyetler kurmaya baslamasından sonra ki donemde imkanlar geliştikce tüm bu ruhsal bilgiler diger toplumlara da yansımış,ve birtakım bilgiler bircok toplum tarafından kabul görmüs bazıları ise yok olmustur.

Kalıcı olan tum ruhsal bilgilerin amacı insana sahip oldugu ruh ve beden ile dısında kalan eski adıyla madde evreni ,şimdi ise bildigimiz gibi enerji okyanusunda rehberlik etmek,yürüyecegi yolu genel hatları ve kuralları ile izah etmektir.

Bu haliyle ruhsal bilginin dinlerinde ORTAK konumsa dili oldugu noktasından hareketle, yaratıcının farklı milletlere farklı dilde konusmadığı, ruhsal bilginin kaynagının ortak oldugu, sadece bunları deneyimleyen insanların bu bilgileri farklıymıs gibi algıladıklarını düsünüyorum..

Ruhsal bilgiler ışıgında yürüyen insanın farklılıklardan uzak tek ve bir yaratıcının varlıgı ile mutlu olarak yasadığını, hatta daha da ileri giderek onun sevgisinde kaybolduklarını ötesinde yıllarca çile cektiklerini hepimiz biliyoruz.

Bu inancla hareket edersek ruhsal bilginin sahip oldugu birikimin,az öncede dedigimiz gibi cok eski bir tarihi kökleri vardır,değişim gecirerek olgunlaşan bu bilgiden ziyade, tamamına yakını son 100 yılda ortaya cıkan extra bilgilerde vardır.

Uzakdoğu kültürünün batıda tanınmasını müteakip,batı dünyası tarihsel güdüleriyle bu kültüre karsı derhal ticari olarak yaklasmıs ve 50 yıl icinde uzakdoğuluların bile bilmedigi tanrılar ve ruhsal bilgi cesitleri ortaya atmıslardır.Orjinalinden bambaşka bilgileri Avrupa ve Ortadoğuya kadar ulaştıran bu çıkarcı cevreler bozulmus bilgilerle ülkemizde dahil bir cok ülkeye el atmış okullar acmış, sözde ruhsalık adına,resmen şarlatanlık yapmışlardır.

Örnek olarak yerel kültürde cok uzun çabalarla kazanıldığı bilinen,orijinal haliyle Kundalini yoga adını alan bir uygulamalar butunu ve felsefi akımının, kazandırdıgı yüksek bilinçlilik ve enerji seviyelerini İstanbulda 5 yıldızlı otellerde birkac dakika da kazandıran yogiler turemiş yurdum insanı da ne yazık ki bu çıkarcı insanlara ve çevrelere cogunlukla inanmıstır.

Hemen hergün yeni bir öğreti ile acımasız bir sekilde ruhsallıgı katleden bu insanlar sayesinde,ruhsal yolda ilerleyen insanlar bile artık yanlısı dogruyu ayırt edemez hale gelmişlerdir.

Yazdıklarımı şimdilik toparlayacak olursam,ruhsal bilginin her ne şekli ve düzeyi olursa olsun bizlere hemen sonuclar sunmamaktadır.Ruhsal anlamda ilerlemek sadece uygulayanın tasarrufundadır.Ham bilgi ve felsefesi ile uygulamalarıyla,ruhsallık bizlere sadece yön vermek icindir.

Bu bilgileri bilenler degil,uygulayanlar ancak bu yolda ilerleyebilir.Ortak bir dili olan ruhsallık bizlere kariyer imkanı, ya da aşkta mutlu olmanın sırlarını vermez, bunların cok ama cok ötesinde yaradılışın gizemini ve insanın dogasının sırlarını devamında da yaratanla bir olma basamagına kadar giden bir dizi bilgiyi verir.