Paşa bağları/ Kapadokya
Milyonlarca yıl önce Kapadokya içerisinde bulunan doğuda erciyes, batıda hasan dağı ve melendis dağlarının patlaması ile yöreye dağılan lavların soğumasından sonra insan oğlunun ilk ayak bastığı çağlarda kapadokyanın da tarihi başlamış oldu. Kapadokya yöresi, asırlardan beri bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Hititler, frigler, medler, persler ve ok kavminin eğemenliği altında kalan bu bölgede, romalılardan kaçan hristiyanlar da yerleşmiş ve değeri biçilmez bir kültürün zenginliğine sahip bir bölge olmuştur. Halen dünyanın dört bir yanından insanlar buralara gelerek tarihlerinin izlerini arıyorlar. Kapadokya, sadece nevşehir değil, kayseri, konya niğde illerini de kapsayan bir bölgenin adıdır.
Gecenin karanlığında ilerlerken gökyüzündeki yıldızlar ışıktan birer nokta gibi parlıyorlardı. Gökyüzündeki ay’ın etrafındaki hale, gri ve sisli bir pembelikle sarmalanmıştı. Yağmurdan sonra aniden beliriveren renk çümbüşü gökkkuşağı nasıl bir harikulade görüntü sergiliyorsa , Simsiyah gecenin içinde parlayan yıldızların arasında bize gülümseyen ay’ın etrafı da sanki, kendine has gökkuşağıyla sarmalanmıştı. Yolun iki yanında aniden beliren yüksek kayalıkların arasından virajı döndüğümüzde, önümde beliren manzara karşısında şok olmuştum. Sanki büyülü bir dünyanın kapısından içeriye izinsiz atlamıştım. Tavşanın peşinde koşarken, ayağı kayıp çukurun içine düşen ve kendini hiç tanımlayamadığı bambaşka dünyanın içinde bulan harikalar diyarındaki alis, şu anda benden başkası olamazdı. Bilinmez bir sis dalgası beni sarmalarken muazzam bir ruh hali içinde, aynı zamanda da ürkütücü bir güzellik gözlerimin içinde görünmez bir kuvvetle beni kendine çekiyordu.
Ben artık ben değildim. Bilgelikler ülkesinde dervişler, ulemalar ,rahipler , hoppitler ya da agarthalılar arasında idim. İçimde dayanılmaz bir keşfetme dürtüsü ve coşkusu vardı. Her bir peri bacası içinden tarihin sırları fışkırıyordu. Gerçekten isimlerinin peri bacaları olarak konulması hiç anlamsız değildi. Dünyanın başka bir yerinde uçsuz bucaksız denizleri, gökyüzüne uzanan dalların arasından güneşin ışınlarını ve tarihin içinden insanlık izlerini görebilmek mümkün olmasına rağmen burası sanki dünyanın oluşumundan itibaren tüm kainatın sırlarını barındırıyordu

