SEVGİ = TANRI

İHTİYAÇSIZ = KİN

ihtiyaçsız = sevgidir dostum Çünkü var olmak için hiç bir şeye ihtiyaçı olmayan sevgidirki SEVGİ BÖYLECE İLK VE YARATANDIR.

ALLAH YARATANIN ÖZEL ADIDIR.
ÖRNEĞİN BENİM ADIM yusuf

peki ben YUSUFMUYUM
HAYIR BENİM ADIM YUSUF BEN YUSUF DEĞİL İNSANIM
TANRININ yaNİ yaratanın adı ALLAHTIR.
şimdi o ALLAHMI?
hayır ALLAH yaratıcının KURANDAKİ adıdır.
o —————————>SEVGİDİR.

SANA BİR KURAN AYETTİNİ HATIRLATAYIM:

Allahı inkar edenler gerçekte neyi inkar ettiklerini ileride bilecekler.

dikkat et: YARATANI İNKAR EDEREK SEVGİYİ İNKAR EDİYORSUN.

sen bilirsin!

DUR! SEVGİ NEDİR? (bir DÜŞÜN?)

Sevgi nedir?

(bir düşün)

Bizim için bir kavram (kavram= bilgi) evet bir kavram kavramın bize okutuğu öz bilgisi:sevgi=…………………? (sözün özü: kavramsal anlamda bir kavram olan sevginin varlığı öz bilgisi nedirdir sorumuz) eğer bir size sevgi nedir onun tanımını yapınız derse nasıl yapardınız? Sevgi: ……………………….!

Bir şeyin bir şeyi sevmesi midir? Bu sevmek eylemidir sorumuz ise sevgi nedirdir?
Nasıl bir şeydir.

Bir kavramdır ve kavram =bilgidir. İşte bu bilgisi nedir?

(kavramların varlığı bizim için bilgidir ve SEVGİ bir kavramdır.)

Sevgi kavram kavramın açıklığı ve kavramın seçikliği – kavramın çerçevesi varlığı (bilgisi) Evet bir şey bir şeyi seviyorsa bu sevmek eylemidir ve içinde sorumuz olan sevgi vardır.

< şimdi sevginin gerçek sevginin = sevginin ne olduğunu bilgisini varlığını bilmek için kendimize sorular sorup cevap vererek bakalım:

  • sevgi bir kavramsa ve kavramların varlığı olsaydı sevgi nasıl bir şey olurdu?

(Kavramların varlığı- onun bilgisidir kavramın bilgisi kavramın varlığı/ var oluşu- onun bilgisidir.)

Şimdi sorular sorup cevab verelim.

1:

X A yı seviyor
X -A’ yı güzel olduğu için seviyor
X: ben- A yı seviyorum çünkü A güzel, güzel olduğu için a’ yı seviyorum

Sizce bu bir sevgimidir?
peki gerçek bir sevgimidir?

  1. örnek.

ben elmayı seviyorum.
ben elmayı beni doyurduğu için seviyorum.

sizce bu bir sevgimi?
gerçek bir sevgimi?

(-yorum sizin)

(insan kavramları eylemlerle bilen olduğu için eylemle örnek verdim)

Cevabınız neydi sevgi midir sevgi değil midir miydi ?
Kalp çakrası (sevgi merkezi) düzenli sağlıklı olanlar hemen ‘HAYIR’ dedi Mantıksal olarak akıl yürütenler eğer ‘kafalarını çok karıştırmadıysalar’ sevgi değildir dediler aslında

<<APAÇIK>>

sevgi değildiler.

çünkü:

1- a güzel olmasa x ayı sevmeyecekti güzel olduğu için sevdi.
2-onu doyurmasydı onu sevmeyecekti

görüldüğü gibi bu 2 durumdada sevgi değildir ve benzeri bütün durumlarda da böyle bir sevmek sevgi gerçekte bir sevgi = sevgi değildir.

Çünkü: her durumlarda da (ve benzeri bütün durumlarda) karşıdakini sevileni sevmek için bir ihtiyaç ‘ güzel olması yada çirkin olması, var olması yada var olmaması yani = bir İHTİYAÇ gözlendi /gözetlendi

A güzel olmasa x ayı sevmeyecekti
Her hangi bir şey –var- olmasaydı her hangi bir şey onu sevmeyecekti yani sevmek için bir ihtiyaç gözetlendi o var olduğu için ya da var olmadığı için sevdi. (?)

Neden sevgi değildir ( neden sevgi değildiler?)

Çünkü: SEVGİ ihtiyaçsızdır SEVGİnin varlığının ihtiyacı yoktur.
Sevginin tanımı bilgisi: sevgi = ihtiyaçsız olandır ( ihtiyaçsızdır)

Sevgi:

Sevgi= bir kavram = kavram bizim için kavramın varlığı var oluşu= kavramın çerçevesi (bilgisi) = varlığı var oluşu = bilgisi = ihtiyaçsız akıl: İHTİYAÇSIZ OLAN İHTİYAÇSIZ (yani HAK) OLARAK VARDIR!

=

Kavramsal Varlığı- ihtiyaçsız.
—ihtiyaçsız bir kavram olan sevgini varlığı (=bizim için bilgisi) ihtiyaçsızdır.

1- sevgi ihtiyaçsızdır!
( ihtiyaç var olan için söz konusudur) ve sevgi ihtiyaçsızdır. Şimdi bir an için onun var olduğunu düşünün çünkü sevginin ihtiyaçı yoktur ve hiç bir şeye ihtiyaçı olmayan şey doğal olarak ihtiyaçsız olarak zaten var olacaktır.

İşte İHTİYAÇSIZ OLARAK düşündüğünüz o sevgiydi sevginin kendisiydi.

X ve objeye bakalım

sonsuz olasılık(önerme)

var olan

<———————————————————— her hangi bir şey: X

  1. X= sevgi 2. X= sevgi 3. X=- sevgi

  2. x =–>ihtiyaçlı 2,x= – ihtiyaçlı 3 = ihtyaçlı

1,x-=->sevgi olmaz 2,x-= sevgi olmaz 3.x=–>sevgi olamaz

1.x= sevgi değil x2= sevgi değil 3,x=–>sevgi değil

ihtiyaçlı olan hiç bir şey (ki var olan her şey ihtiyaçlıdır ben varım diyorsanız var olmaya ihtiyaçlısınıdır) sevgi değildir

sonsuz x olasılığı. çünkü sevginin ihtiyaçı yok tur eğer ihtiyaçı varsa o sevgi değildir sevgi olamaz.

( şu an düşünsel bir boyuta düşünüyoruz kavramakta zorlanıyorsanız bile sevginin ihtiyaçı olmadığı düşünsel ve somut olarak denenip sınana bilinir pozitif bir bilgidir.demiştik ki biz düşünürken bazı olmaza olmaz ilkelere göre = mantık= akıl = neosa göre düşünürüz ve bize sevgi SEVGİNİN VARLIĞI ihtiyaçsızdır diyen işte bu olmaza olmaz ilkeler kuralar bütünü neostur.)

  • sorun sevginin var olup olmadığı değil ihtiyaçsız olduğudur.
    kesin olarak biliyoruz ki sevginin varlığının ihtiyaçı yoktur (ihtiyaçsızdır) ihtiyaç varsa o sevgi değildir.(ihtiyaçsız derken her şeye her şeye olabilecek öne sürüle bilecek aklımıza gelen ve ya gelmeyen bildiğimiz ya da bilmediğimiz her şeye tam ve sonsuz <— bir ihtiyaçsızlıktan bahsediyoruz.)

varlığı ihtiyaçsız her şeye ihtiyaçsız olan bir şey ( kavram vb) var olabilir mi ? eğer hiç bir şeye ihtiyaçı yoksa o ihtiyaçsız olarak zaten vardır çünkü—>bir şeyin olmasına ihtiyaçı yok ki o var olmasın /lakin varlık (var olmak) ihtiyaç isterçünkü varlık—>ihtiyaçlı ihtiyaçı karşılanarak var oluna bilinir var olmayada ihtiyaçsız bir şekilde – ( her şeye ihtiyaçsılıkla) vardır kendisine ulaşılamaz (ve bu onun bilgisidir)

hz şuayp=

  • ELBETE O SEVENDİR.

inkar edenler: biziz senin ne demek istediğini anlamıyoruz bizden uzaklaş – yoksa seni taşa tutarız.

-SEVEN SEVGİNİN EYLEMSIFATIDIR. SEVEN SEVGİDİR.

<< Buraya kadar genel sonuç>>

biz kainat (= madde) varız. ve her şeyinde kesin olarak var olması için bir şeye ihtiyaçı vardır (ve bunu bize söyleeyen beynin kımıldanışlarında başka bir şey olmaya düşünce değil(düşünce okuyucudur) olgunun kainatın kendisidir. ve düşünce mantık bunu onaylar (1 = 1 evet) bu varlık için olmaza olmaz kendi kendini (İLKle) yazan bir kural bir ilke bir ihtiyaçtır(kuralsal bağlamda neosu yazan ihtiyaçtır!) ve biz ihtiyaçlı olarak(bir şeylere ihtiyaçı olarak) varız( << 2 durumda APAÇIK ve kesin>> o beynin kımıldanışlarında başka hiç bir şey olmayan düşünce ne oluyor ki bize bu tertipi sunuyor derken en kesini en gerçeği bilmek isityordu ‘ bunu bileceğiz’ ) varlığı ihtiyaçlı olan ihtiyaç <başlangıçta nihayete ilk> var olamaz ki yaratsın! ilk varlık başlangıç ihtiyaçsızdır bu şüphe götürmez apaçıktır ve ihtiyaçsız olan kaynak (ilk) programcı << sevgidir>> varlığı ihtiyaçsız olan sevgi= ALLAH.

bir kuran ayetti:
O (ALLAH) HİÇ BİR ŞEYE İHTİYAÇI OLMAYANDIR.

ne demek istiyor BİR DÜŞÜN?

   : SEVGİ YARATTI!

SEVGİ YARATANDIR.

KADER dedikleri ve GERÇEK

KADER

             ***

O GÜN inkarcılar şöyle diyecekler:

-Eğer Allah dilesiydi biz onu inkar etmezdik.

Ve Allahta O GÜN cevap olarak onlara şöyle der:

             -HAYIR!!!

Sizin bundan (kaderden) yana bir ilminiz (bilginiz) yoktur.
Siz sadece zanederek yalan söylüyorsunuz!

KADERCİLİK

Kader hakkında toplumda revaçta olan fikir şudurki;
İnsan Tanrı tarafından kendisi için yazılmış
kaderi YAŞARKİ insan bütün özgür iradesine rağmen
bu yazgının dışına asla çıkamaz.

Kaderlerimizi TANRI çok önceden dilediği gibi yazdıki
böylece BÜTÜN ÖZGÜR İRADEMİZE RAĞMEN KAÇINILMAZ OLAN kaderimizden yaşantımızdan dolayı
sorumlu olan biz değil dolaysıyla sorumlu olan kaderimizi yazandırki
Tanrının daha evel yazdığını kukla gibi yaşıyan insan yaptıklarından dolayı cezalandıralamaz.

Eğer yukarıda geçen gibi ‘TANRI YAZMIŞTIR’ gibi bir kader inanışınız varsa
bu KURANLA hiç bir ilişkisi olmayan batıl bir kader inanışınız var demektir.

-KADERLERİMİZİ (GELECEĞİMİZİ) TANRI YAZMAMIŞTIR.

Tanrı sadece geleceğimizi yani kaderimizi bilmektedirki bunuda kuranın
söylediği gibi: HAK OLARAK BİLMEKTEDİR.

-GELECEĞİMİZİ (KADERİMİZİ) KİM YAZDI VE KİM YAZIYOR?

<KADERİN (GELECEĞİN) KURANDAKİ BİLGİSİ>

Kuran ayetindede görüldüğü gibi inkarcılar İNKARLARININ
ALLAH dilemesiyle (KADERLERİYLE) ilgili bir şey olduğunu söylerlerki
Allah HAYIR sizin kader YAZGI hakında bir İLMİNİZ (bilginiz) yoktur. Siz sadece zanederek YALAN
söylüyorsunuz demektedirki onların YAZGI hakkında bilmediği bu bilgi (ilim) NE?

KADERE ‘geleceğe’ DÜŞÜNSEL BAKIŞ:

TANRI karar kılıp yaratmadan evvel evren ve dolaysıyla onun GELECEĞİ nasıl bir haldeydi ve o EVREN ve onun GELECEĞİ (kader) yaratılmadan evvel SİZCE nasıl bir halde vardı?

CEVAB: evren ve dolaysıyla onun geleceği (kader) yaratılmadan evel gelecek (kader)

yaratılmadan evel onun geleceğin varolmak için ihtiyaçı vardıki o (onun varlığı) var olmak için
ihtiyaça çökmüştü ve onun yani geleceğin varoluşunun çöktüğü bu ihtiyaç ( VARLIK ALTI BİR VAROLUŞLA VAR OLDUĞU) bu İHTİYAÇ –> ihtiyaçsızdı ve ihtiyaçsız HAKTI!: Tanrı evreni yaratmadan evvel kainat dolaysıyla
onun geleceği: GELECEK/KADER varolmak için İHTİYAÇA çökmüş bir (varlık altı varoluşla VARDI) ki onun VARLIĞININ çöktüğü bu ihtiyaç ——> (sevgi)——-> İHTİYAÇSIZ yani HAKTI!

ALLAH işte böylece HAK olan geleceğe HAKLA BAKTI! VE BÖYLECE GELECEĞİ HAKLA MÜŞAHADELE EDİP bildi.

                  basit olarak tekrar söyleyelim:

Gelecek yaratılmadan evel var olmak için ihtiyaça çökmüş bir halde vardı ve onun varlığının var olmak için çöktüğ bu ihtiyaç (onun o zamanki varlığı)İHTİYAÇSIZ YANİ ‘ihtiyaçsız olan = HAKTIR’ HAKTI.

kuranı kerimin ALLAHIN GELECEĞİ (KADERİMİZİ) HAK OLARAK BİLDİĞİ SÖYLEMİNİ altyapısıyla umarım
anladık.

Şimdi gelecek adlı kader kitabını kim yazıyor ve ona kim müdahale ediyor?

geleceği İHTİYAÇ (=sevgi) YAZIYORKİ
bu ihtiyaç İHTİYAÇSIZ
ve ihtiyaçsız = HAKTIRKİ
GELECEĞİ dolaysıyla KADERİMİZİ gerçekte HAK YAZIYOR.

                        !VE HAK!

şimdi dikkat edelim: Hakkın yaratılmış bu sistemde evrende bilgisi şudurki
o: İHTİYAÇI VERİLİP İHTİYAÇSIZ YAPILAN ŞEYDİR.

YANİKİ geleceği ve geleceğimizi İHTİYAÇI VERİLİP İHTİYAÇSIZ YAPILAN ŞEY (HAK) yazıyor.

ŞUNU bilelimki GELECEĞE ve gelecek adlı kitaba KADERE Allahta dahil olmak üsere hiç kimse ama hiç kimse müdehale edemez (MÜDAHELE EDEN SONUÇLARINA KATLANIR)
Ama müdahele edibilen var ve KİTABA (geleceğe müdahele edip onu yazan) HAKTIR.

kader kitabını (hak) yazdığı gibi hak yazdığı bu kitaba müdahelede ediyor.

şöyleki:

                EYLEM ---->= SONUÇ, SONUÇ= HAK

örneğin:

           ben çalıştım ve zengin oldum.
           çalışmak EYLEM zengin olmak SONUÇTUR.

Ben çalıştım çalışarak zangin olmanın ihtiyaçını verdim ve onu
zengin olmayı ihtiyaçını verdiğimden dolayı İHTİYAÇSIZ yani hak ettim.

bu olay = ben geleceğime HAKLA müdahale ettim ve onu hakla YAZDIM.

Bu düşünceyi şöyle sürdürelim.

eylem = sonuç (fakirlik)= HAK
eylem= sonuç (cehenem) = hak
eylem= sonuç (cennet) = hak

BİZ geleceğimizi işte böyle bazı sonuçların ihtiyaçlarını verip İHTİYAÇSIZ yani hak ederek yazıyoruz
geleceğimizi biz yazıyoruz çünkü onu yazan ihtiyaç bizim elimizde ve bizim kontürülümüzde.

sonuçmu : geleceği biz ‘hakla’ yazıyoruz.

Lakin ALLAHIN daha evvel gördüğü GELECEK kader bütün özgür irademize rağmen kaçınılmazdır. ama O YAZMADI!

ŞUNU KESİNLİKLE BELİRTELİMKİ TANRI yaratmadan evel geleçeğe(KADERE)baktığında onun ihtiyaça çökmüş bir halde var olduğunu gördükki onu GELEÇEĞİ O AN (yani geleceğin o an gelecekteki varlığını) İHTİYAÇ YAZIYORDUKİ O İHTİYAÇ O anda yani dolaysıyla o an = bu anda bizim elerimizde. yani yaratış anından evvelde geleceği (KADERİMİZİ) GERÇEKTE BİZ YAZIYORDUK!

ALLAHIN KİTABA MÜDAHELSİ DURUMUNDA KAÇINILMAZ OLARAK HAKSIZLIK ORTAYA ÇIKARKİ BU HAKKIN YANİ ( DÖNENİN ) İHTİYAÇSIZIN (sevginin) İHTİYAÇA (nefrete) ÇEVRİLMESİ OLURKİ EĞER O İHTİYAÇA ÇEVRİLİRSE HERŞEYİ İHTİYAÇA ÇEVİRİRKİ HERŞEY ÇIKTIĞI YERE CEHENEME GERİ DÖNER!

ALLAH YERİ VE GÖĞÜ HERKES HAK ETTİĞİNİ ALSIN DİYE YARATTI ONLARA KADERLERİYLE NASIL BİR HAKSIZLIK EDEBİLİRKİ…….

maddenin varlığın ardındaki PROGRAM!

4

MADDENİN BİLİMSEL YAPISI

madde düşünsel olarak neydi? – ihtiyaçlıydı ilk için = ihityaçtı ve varlığı ihtiyaçlı olan bir şey kendi kendine var olmaz yaratamazdı maddenin varlığı = ihtiyaçsız vardı. bu maddenin düşünsel varlığı ve onun düşünsel olarak kesin çıkarımıydı.

şimdi maddenin bilimsel yapısına bakalım.

günümüzden 100 -200 yıl önce madde nedir? diye sorsaydık birer teori olan bilgilerin dışında onun hakında pratik kesin bir bilig elde edemez ve teorilerin dışında kesin bir cevap veremezdik.

düşünsel oalrak onun varlığının ihityaçlı olduğunu ve bundan dolayaı onu birliğe (tekliğe) indirgediğimizde kaynağın /ARKE/NİN yani ilkin <ihtiyaçsız olduğu çıkarımına bilgisine <iç ve dış sistem için> mutlak bir kesinlikle varabilirdik= varırdık.

/tanrının ihtiyaçı varmıdır sorusunu – tanrı inançına sahip hangi insana sorarasak soralşım vereçeği cevap hiç terettüttsüz şu olaçaktır: – tanrının ihtiyaçı yoktur olacaktır.

-sizce inandığınız tanrının ihtiyaçı varmıdır?

çünkü: o biliyor ki her şeyin bir şeye ihtiyaçı vardır ve ilk için ihityaçlı olan ihitiyaç olan başlangıç olarak var olamaz ve ama o var olduğu için ; bir yaratan bir ilk vardır ve ona inanmaktadır ve o < İLK/ TANRI ihityaçsız olma durumundadır İHTİYAÇSIZDIR.

ONUN HİÇ BİR ŞEYE İHİTAÇI YOKTUR ÇÜNKÜ İHTİYAÇI OLSA VAR OLAMAZ VE YARATILAN BİR TANRI TANRI ( =YARATAN) DEĞİLDİR)

şimdi herşeyden habersiz bir insan gibi düşünelim ( günümüzde böyle düşünen milyonlarca insan var) onun için taş –> taştır su –> sudur toprak –> topraktır beton –> betondur vb. bunlar = MADDEDİR.

SORU ÇOK AÇIK : MADDE NEDİR?

—> kainatı oluşturan kütlelerin birliği.

/ günümüz insanı olarak artık biliyoruz ki taş –> taş değil su –> su değil beton —> beton değildir!

maddeye sırf madde olarak bakan görüş günümüz için < mutlak bir bilgi> olarak çökmüştür.

-ve zaten insan maddenin değil enerjinin okuyucusudur.

  • evet suyun üstünde maddedir ama ya suyun altında

/// etrafımızda gördüğümüz dokunduğumuz his ettiğimiz düşüncemiz bakışımız gördüğümüz görüntü, ses vb. herşey kısacası kainat bir bütün olarak bütün bu kainat saf ve tek orjinli (kaynaklı) parçalanamaz ayrılamaz< yok edilemez sadece başka enerjilere çevrilebilen > bir bütünlük birlik arz eden > ENERJİDEN oluşmuştur ———–> enerjidir.

bizim onları farklı algılamazın tek sebebi enerjinin titreşim düzeyi.

(örneğin=titreşim düzeyi= 11212121234354522121=demir

yada titreşim düzeyi= 039484237434628112=taş)

ve onların farklı enerji koridorlarından geçemesidir.!


kelime+kelime

(içiçe giren kilemeler ;koridorları örneğin: oksijen + hidorjen = su vb. gibi

örneğin titreşim düzeyi hızı yuksekse enerji (madde) bizim için görünmez dokunmaz olur

tersi olduğunda ise o bizim için katı görülebilinir dokunur olur v.b.

böylece insan onları farklı farklı şeyler gibi algılar ve öyledirde ama temelinde öyle değildir.

sarı bez yada yeşil bez demir ve hava arasında temelde hiç bir fark yoktur onları farklı renklerde ve farklı farklı algılamamızın tek sebebi onların (enerjijn) titreşim düzeyleri (farklı enerji sistemleri=elementleri içermiş olmasıdır.

temelde aynı şey yani SAF ENERJİDİR!

MADDE= ENERJİDİR

ENERJİ = MADDE ?

/madenin harekteli (titreşime sahib) bir enerji olduğu denenip sınanabilinir bir bilgidir/
şuan bedenimiz düşüncemiz herşey ve herşeyimiz dahil /boşluksuz/ bizi sarıp kuşatan bir enerji okyanusunun (rahman) içindeyiz.

DEDİK Kİ :

kainat(varolan) ———->madde——–>enerjidir.

peki enerji nedir?

<DÜŞÜNSEL VE BİLİMSEL OLARAK ENERJİ>

teorik ve pratik olarak enerji ortaya çıkaraçak onu var edecek şey (ihtiyaçı) nedir

bir diğer bakışla enerji nedir?

Enerji öncelikli <— yani ihityaçlı bir kavram (varlıktır) onun varolabilmek ortaya çıkabilmek için ihityaçı vardır ( kesin olarak böyledir eğer aklınız varsa ve sizde onu kulanıyorsanız) enerjini ihtiyaçı ONU ORTAYA ÇIKARAN VAR EDEN

ŞEY GÜÇTÜR!

ENERJİ = GÜÇTÜR

GÜÇ = ENERJİDİR.

ve güçte tıpkı enerji gibi öncelikli <— ihtiyaçlı bir kavram (varlıktır) güçün(enerjinin) ortaya çıkması için ihtiyaçı olan şey nedir?

güç güçü ortaya çıkarabilir ama ilk <başlangıçsal olarak> onu ortaya çıkaraçak tek şey kaynağı (ihtiyaçı) eylemdir.

eylem <———— güç <———- enerji <———-madde

madde = enerjidir

ama enerji direkt olarak madde değildir.

=

eylem <—- güç <——–enerji = fizik = kimya = maddedir = (kainat)

sizce harhangi bir eylem (bir iş) kendi kendine (önceliksiz) ortaya çıkabilir mi ?

hayır asla çıkamaz çünkü eylem (yapan yada eden özne yada nesneye ihtiyaçlıdır) ihtiyaçı vardır va biz ihityaçın ne olduğunu (=nefret) çok iyi biliyoruz.


şimdiye geldiğimiz nokta maddenin (varolanın) düşünsel ve bilimsel olarak kesin çıkarımı bilgisiydi vu bunu bize söyleyen insan = onun sorgulayan düşüncesi değil onun bağlı olduğu ve kendisinde çok iyi bildiği olamaza olmaz akıl ilkeri kurallar = neostu.


maddenin varlığının ihtiyaçlı olduğunu (ihityaç) gördük ve bu bir önerme yada sunu değil bizzzat madenin var olanın akılsal ve bilimsel olarak gözlemlene bilinir kesin olgusu çıkaraımıydı.

maddeni bilimsel ve düşünsel düzlemde son ihtiaçının eylem olduğunu gördük ki eylem de ihityaçlıdır asla önçeliksiz değildir ve maddenin düşünsel yapısnda görmüştük ki ihtiyaç (bizim için) aynı zamanda ihityaçsızdı .

ve varlığı ihityaçsız olup herşeyin ihtiyaçı olan <SEVGİDİR>

İŞTE BURADA TEKRAR SEVGİYE DÖNELİM:

Aslında siz sevginin ihtyiaçsız olduğunu çok iyi biliyorsunuz sevginin ihityaçsız olduğunu kavramanız sizin için çok hayırlı ve kolay olacaktır. eğer aklınızı (eliniz vicdanınıza koyup kulanırsanız) bu APAÇIK. ama zavalı tanrısını arayıp duran insan her şeyi ihityaçlı gördüğünden ve kendisinde ihityaçlı olarak varolduğu bir yerde apaçık olan ihtiyaçsızı görmez zülüm eder.

evet sevgi bir kelimedir ama önemli olan onun vurguladığı şeydir = varlığı ihtiyaçsız yani SEVGİ

hiç bir şeye ihtiyaçı olmyan sevgi (ki hiç bir şeye ihtiyaçı omayan hihtiyasçsız olarak vardır) var olana sevgi ( bir an için SEVGİNİN KENDİSİN VAR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN o sevgi ne yapar hangi eylemde bulunur hangi eyleme sahibtir ne yapar

varlığı ihtiyaçsız olan ihtiyaçsız olarak varolan <–=—-SEVGİ ————-> SEVER

ELBETE: SEVGİ SEVER!

sizce eylemsel sıfatı SEVEN olan nedir? SEVGİDİR!

sevgi = varlığı ihtiyaçsız ve ondan kaynaklı (ihtiyaçlı) olarak var olan her şey için ihtiyaç.

=

sevgi < ihtiyaçsız > < ihtiyaç >

ihtiyaçsız ihtyaç = sevgi


/tanrı ondan kaynaklı var olanlar için ihtiyaçtır onlar tanrısız var olamazalar : çünkü herşeyin bir şeye ihtiyaçı vardır ve ama ihityaçl = ihtiyaç var olamaz yaratamaz ve ama var! anlıyorsun değilmi?/


< ihitaçsız ><ihityaç = sevgi

= ( eylemi gerçekleştiren)

< ihtiyaçsız > < ihtiyaç = sevgi== sevmek eylemi = eylem = güç = enerji = fizik = kimya = madde = kainat!

,işte böyle yaratıldınız

( BEN BEN SEVEREK YARATIM!)


şimdi tamelde bizi sarıp kuşatan kim ? İHTİYAÇSIZ!

elbete ihtiyaç ama asla olamaz = > ihtiyaçsız yani <İHTİYAÇSIZ > İHTİYAÇ SEVGİ = İLKÖNCESİ (ÇÜNKÜ İLK İHTİYAÇLIDIR) = YARATAN = TANRI = ALLAH = SARIP KUŞATAN RAHMAN!


ihtiyaçsız < ihtiyaç < ihtiyaçlı < kainat > ihiyaçlı > ihtiyaç > ihtiyaçsız

4 3 2 <1> 2 3 4

sevmek eylemi ölü doğan bir eylem ölü değildir o diridir

< ihityaçsız > ihityaç sevgi = sevmek (onun kendinde yayılan (varlığı tıpkı kendisi gibi ihtiyaçsız olan) itici gücü = itici güç + his (duygu taşıyan güç) = ENERJİ.

( KAİNAT yumuşaktır ve diridir onunda (madeninde) ihityaçı ihityaçsız ihityaç yani sevgidir sürekli ondan ister ve ona dönderilir.)

geçekten buraya kadar geldiğimiz gördüğümüz bütün bu bilgiler hem bilimsel hem düşünsel olarak denenip sınana bilinir kesin bilgilerdir işte DENE!

SEVGİ ENERJİS; REİKİ

o nihayeteki amaçını h.z isa desteklemiş (kutsal) ruhda bulmuş ve günümüz teknolojisinde yardımıyla kesin bir bilgiyle kavramada anahtar bir rol üstelmiştir. hirstiyan bir rahip olan dr. usio tarafından h.z isanın hastaları nasıl iyileştirdiğini onlara nasıl şifa verdiğini araştıtrken yeniden ortaya çıkarılmıştır ( geşmişin büyük uygarlıklarıda bu enerji iliminden haberdar olmuş ve onu bir çok alanda kulanmışlardır.

bu enerji ruh= düşünde düzetinde çalışmaktadır ; ve ilahi kaynaklı bir bilgi bir /ilimdir/

e-nerji insiyite olmuş her insan çok iyi bilirki (bunu bilim ançak yeni yeni bilmektedir) bütün bu kainat bu tek orjinli enerjiyi içerir ve ondan oluşmuştur ;- enerjidir. ve sezgisel olarak (kesinliğe bağlayamadan bilirki kainatı oluşturan onu var eden enerjinin kaynağı çıkış noktası < sevgidir >(sebebsizlik) (yalnız dediğimiz gibi o sevginin ihityaçsız olduğunu ilk olduğunu bilmez enerjiyle alakadar olduğu için kaynağın SEVGİ olduğunu enerjiden sezer bilir. ‘ sevgi enerjinin kayanağı sahibidir’

kainatı oluşturan enerjinin farklı titreşimlere sahib binlerce sistemi vardır reiki, sakhem, vb

ama kaynak aynıdır.

2132323213 = reiki 9888723429= sak-hem

insanlar düşünceyle ( sizde bunu yapabilirsiniz) japonların reiki arapların sak-hem dediği evrensel yaşam enerjisi olarak bilinen ama özde sevginin olan sevgi enerjisini kulanabiliryönlendirebilir ve başka enerjilere (enerji sistemleriner çevriebilirsiniz) ama insan bu enerjiyi asla yine enerji olan MADDEye madde boyutuna çeviremez çünkü onu maddeye çevireçek bilgi insan düşüncesinde yeterli düzeyde değildir ve + o yeterli ihtiyaçı (sevgiyi) karşılayamaz.

< enerji düşünsel ruh boyutunda çalışır ve hastalığın düşünsel boyuta nedeni bularak < İMKANSIZ YOK SEBEB YOK >=(enerjinin sevgiden kaynaklı sınırsız zihini vardır) diyerek yok eder.

enerji hiç bir zümerinin yada dinin tekelinde değildir evrenseldir kaynağı yoktan yaratan sevgidir ve ihtiyaçsız olan sevgindir.

/ biz enerji ruh boyutundan ihityaçsız=>sevginin Ruhu = düşüncesi (kelimelere arasında enerjisel bağlantı kurarak) sayesinde kulanmaktayız h.z isanın ruhul kudüsle ( sevginin ruhu )yla desteklenmiş olması onun enerji üst düzeyde kulanmasında önemeli bir etkendi.

sonuç olarak/

biz bizide düşüncemize değin sarıp sarmalayan ondan olutuğumuz bu evrensel enerjiyi
kaynağının yaratanının sevginin ruhu =düşüncesi /içimize ruhunu üflemsi/ sayesinde kulanmakta ve yönlendire bilmekteyiz
sonuç alarak kainat enerjiden oluşmuştur enerjidir ve enerjinin kaynağı düşünsel ve bilim /deneysel/ olarak SEVGİDİR.
O RAHMET =(ENERJİ) SAHİBİDİR!

DEĞERLENDİRME

  1. madde = kainat= maddenin birliği vardır
    2.var olmak için bir şeylere ihtiyaçı vardır ; ihtiyaçlıdır.
    (zaten (dilmantığını aklını kulan) VAR <---> OLUNUR.) olunurluğunu–> (ihtiyaçını ister)
  2. ihtiyaçlı bir şey (en nihayet için = İHTİYAÇ) ilk VAR olamaz öncesi yani ihtiyaçı vardır = ihtiyaç vardı.
    4.ve ama kainat biz ihtiyaçlı olarak varız/ ve ihtiyaçlı bir şey =ihtiyaç varolamaz yaratamaz/ biz varsak ilk olarak var olan bir ihtiyaçsızlık =—> ihtiyaçsız kesin olarak (var) vardır.
    5.ihtiyaçsız olan düşünsel olarak <çıkış noktası; kaynak> onun dışında var olan her şeyin var olmaları için ihtiyaçıdır;onlar için= ihtiyaçtır.
    6.ihtiyaçsız olan sevgidir —> sevgi —> sevginin varlığı–>ihtiyaçsız olarak vardır!
    sevgi = (ihtiyaç) hayır sevginin kendisi= (ihtiyaçsız) yaratı. haydi gelinde lanetleşelim!
    < ihtiyaçsız öne sürebileceğiniz herşeye ihtiyaçsızdır>
    ve varlığı ihtiyaçsız olan ihtiyaçsız olarak vardır!
    7.tanrı neden ihtiyaçsızdır çünkü yaratanın ilkin ihtiyaçsız olması bilgisel bir kesinliktir yoksa o yaratan= (ilk var eden) değildir tanrı olamaz!
    8.kainat var olan maddenin bütünlüğüdür ve var olamak için bir şeylere ihtiyaçı vardır = ihtiyaç vardır/ ve madde = enerjidir (bu bilimsel bir kesinliktir) ve enerjide ihtiyaçlıdır bu ilke sistem dizgisinde varılan son ihtiyaç eylemdir ve eylem=—>(=sevmek) ihtiyaçsızdır.
    ve ihtiyaçsız olan eylemin sahibi ihtiyaçsız sevgidir.
    9.ve sevgi sebebsiz ihtiyaçsız(=sevmek)= eylem=güç =(enerji) sahibidir.
  3. bu söylediklerimin hepsi teorik ve pratik olarak denenip sınanabilir olgunun ve düşüncenin kesin çıkaramları bilgisidir