Gece Göz Kırpıyordu Karanlığa

Karanlığın ılık rüzgarlarına boğulduğu puslu bir akşamdı.Kendinden geçmiş,herşeyden vazgeçmişti.Tırnaklarıyla kanattı toprağı ve öylece uzandı.Karanlıktı etraf,ıssız ve buruktu yüreği.Öylece bakındı etrafına gece göz kırpıyordu karanlığa.Aklında yarım kalanlar leş kargaları gibi üşüştü zihnine,dayanamıyordu artık.
Gözlerini açtı şaşkın şaşkın;güneş ışıkları mahmur yüzüyle dans ediyordu etrafta.Sabah olmuştu.Doğruldu;beyaz gülü okşadı,yaprağında kırmızı bir lekesi vardı gülün.Uzandı gülü kokladı ve o lekeyi öptü.Bir iki hıçkırdı son damla yaşta kuru toprağa süzüldü okyanus gözlerinden.Ayağa kalktı kökleri topraktan kurtulmuş yılgın yaşlı bir ağaç gibi öne doğru eğik,Dünyanın yükü altında ezilmekten korkan başını saklarcasına yürüdü.
Bildik bir yolu tutturdu ayakları,küçük dar bir patikaya doğru sürükledi bedenini.Etrafta yer yer küçük,bahçeli,şirin evler ve tanıdık yüzler vardı.Neden sonra patikanın sonunda demir bir kapıyı açtı narin elleri.Onu bir damla su diye yalvaran çiçekleri karşıladı bahçede……….
DİNO

Sevgili dostlar uzun zamandır bu tarz yazmıyordum.Bu aralar çok yoğunum ama vakit buldukça devamını parçalar halinde yazacağım.Doğrusu deneme yazmayı özlemişim aynı zamanda sizinle paylaşmak güzel.Umarım beyenirsiniz görüşmek üzre.İnanın devamını bilmiyorum,artık ilham geldikçe yazacağım.

Sonsuz sevgi ve ışıkla kalın