Bir insanın bilimsel düşünüp düşünemediğini anlamak için bir test hazırlamak istiyorum. Bu testte işte bir takım sorular veya bir olay örgüsü olup yöneltilecek sorulara vereceği cevaplar aracılığı ile ne kadar bilimsel düşünebildiğini ölçmek amacıyla.
Bu başlık altında bana yardımcı olabilir misiniz? Ne sorulabilir, nasıl sorulabilir veya böyle bir test yapılamaz mı? Ölçütler nasıl belirlenmelidir nasıl değerlendirilmelidir.
Aklınıza ne gelirse işte…
Matematiksel verilerin Duygusal Algılarla/Hislerle Çatıştığı Sorular Sorulabilir…
Meselâ; Dünyayı Pürüzsüz Bir Küre Olarak Varsayıp Üzerine Ekvator Boyunca Esnemeyen Bir İp Gererek Çember Oluşturduğumuzu Düşünelim. Sonra Bu İpi Kesip Kendi Cinsinden 1 Metre Daha İp ilave ederek, Bu Çemberin Dünya Yüzeyinden Eşit Mesafede Bollaşmasını Sağlayalım. Bu Bollaşan İpten-Çember ile Dünya Yüzeyi Arasında Oluşan Boşluktan Yaklaşık Olarak Maksimum Hangi Boyuttaki Canlı Geçebilir..?
Bit, Pire, Sinek, Arı, Hamamböceği, Fare, Kedi, Köpek, Aslan, Fil, Zürafa…
15 cm civarında bir açıklık oluşur, kediye kadar olan hayvanlar geçebilir. Ama allahın izni olursa deve bile geçebilir:) Ama bu soru bilimsel düşünme ile ilgili mi sanmam.
Bilinç düzeyini ölçmek lazım, bilinç düzeyi belli bir standardın üstünde ise bilimsel düşünen biridir. Değilse değildir. Benim için bilinç düzeyi sadece bilimsel düşünerek yükselir.
Bi de iq testi lazım aslında önce. Zira adam gerizekalıysa zaten bilimsel değil zirimsel bile düşünemez.
bi kedi de benden…
sebep sonuç ilişkisine ihanet etmeden,çözmesi gerekli durumlar verilip onlar üzerinden sorular sorulabilir.
mesela hamile kalınması için gerekli şartları bilen biriiyse test uygulanan kişi, hiçbir insanla birlikte olmadığı halde hamile kaldığında ısrar eden bir kadın hakkında neler düşünebileceği sorulabilir..
diit
Aklıma şöyle sorular geliyor.
Mesela;
Milattan önce 5. yüzyıldasınız. Dünyanın yuvarlak olduğunu nasıl bulurdunuz?
Bir dağın yüksekliğini nasıl ölçerdiniz?
Ama bunlar da sonuçta bilgiye dayalı gibi hissediyorum. Yani öncesi, alt yapısı yoksa bu soruları bulması zor. Bilimsel düşünme yetisine sahip olsa bile.
Bu yüzden daha gündelik hayattan belki karşılaşılan sorunlardan bir soru demeti çıkarılabilir.
Yeni bir cihaz aldığınızda aşağıdakilerden hangisini en çok kullanırsınız?
* Kullanma kılavuzunu okurum
* Bir bilene sorarım
* Deneme yanılma yöntemi ile çözerim
* İlgilenmem heves etmem
Gibi seçenekleri olan.
Xenix, sebep sonuç ilişkisine kurup kuramadığını sorgulamalıdır..mö 5.yy dünyanın yuvarlaklığını çıkarabilecek kişi zaten bilim adamıdır..yani bilimsel düşünme yeteneğini aşan bir durum bilakis bilim icrası gibi birşey.
sebep-sonuç ilişkisini bir örnek olay içerisinden çıkarabilir. parça içerisinden problem sorulabilir. Problemin kaynağı, birbirini etkileyen durum ve olaylar, bunların nasıl bir ilişkide bulunduğu gibi. Şu anki ilköğretim fen dersinde ölçme ve değerlendirme yöntemlerinde farklı şeyler bulabilirsin.
en önce şüpheden yoksun mu o aranmalı.
bilimsel düşünme en başta şüpheyle düşünme demektir.
sonrasında değerler ve gerçekler arasında gidip gelen sorular sorulmalı.
mesela bir sahaya yıldırım düşüyor karşı takımın 11 oyuncusu ölüyor ama ev sahibi ekibte hiçkimse ölüyor.
bunu sebebi ne olabilir.
a farklı renk yıldırımı çekmiştir.
b karşı takımın kramponları farklı olduğundan
c karşı takım hristiyan olduğundan
d karşı takım yıldırım çarptığında zıplamamıştır
e Kaderlerinde böyle ölmek varmış
sonra şıklara göre numara verirsiniz. benim düşüncem
d-5 b-4 a-3 c-2 e-1 (en yüsek numara en bilimsel düşünce demek)
bu soruları çoğaltarak bilimsel yetisine ulaşılabilir diye düşünüyorum.
sizce?
ee bu konuyu açan kişi. madem öle yazıp gideceksin ne diye konu açıyosun. konu çok iyi ama yoksunuz. ben buralarda çok nadir yorum yapan biri olarak diyorum ki, siz bilen insanlar daha çok egounuza yeniksiniz. ”sonsuz us” hariç 😉
bir idoloji konuyu nasılda tartışırsınız. ama iş gerçeklere dömeye gelince neden susuyor insanlar.
bilim hakkında neden bu kadar az konuşan insan var. gerçeği arama duygunuz nasıl çakışıyor duygularınızla.
cevap verin. lütfen. lütfen…
Buradayım, bir yere gitmedim. Yazılanlardan derliyorum bir test, yakında yayınlıyacağım.
<a href=”http://www.sonsuz.us/users/xenix>
bir düşüncenin bilimsel olup olmadığını anlamak için şunlara bakılabilir:
1- gerçeğe dayalı mı?
2- akla uygun mu?
3- evrensel mi?
4- uygulanabilir mi?
Bence herkesin izlemiş olduğu bir filmde ya da filmlerde bilimsel hataların bulunması ve gerekçeleriye söylenmesi.
Örneğin Terminator 1 filminde çelikten yapılma T-800’ün kullandığı tankerin patlamasının ardından kemikleri hala nasıl pırıl pırıl duruyor.
Tanker içindeki muhtemelen benzinse patladığı andaki sıcaklık iskeleti eritmeye yetermi?
Ayrıca tankerin dolu olduğunu varsayarsak öyle bir patlamada çelikten bir iskelet bile olsa parçalanmadan durabilir mi?
Ya da ne biliyim A takımının filmini izledim geçenlerde. Adam, serbest düşüşteki tankı (3000 metreden falan düşüyo) havada tutmayı ve yere yumuşak indirmeyi başarıyor. Nasıl mı? Düşüş istikametine ateş ederek… Şaka değil.
en önemli faktör, hiçbir ideolojiye sahip olmamaktır.
Uygulanabilirlik bilimden daha çok teknolojiyi ilgilendiren bir konu. Yine akla uygunluk da keza bilimsel bir inanç sadece. Bilimsel olduğu halde akla uygun olmayan bir çok durum olabilir.
<a href=”http://www.sonsuz.us/users/xenix>
bu test hazırlanıp sitede yayınlandı mı? hazırlanmadıysa hala düşünülüyorsa işe yarar mı bilmiyorum ama benim de bazı düşündüklerim var.belki daha değişik şeyler de akla getirir
Yok henüz hazırlanmadı. Varsa önerilerinizi, düşüncelerinizi yazın elbette.
bilimselliğin karşısında metafizik olduğuna göre (umarım yanlış bir şey söylemiyorum?) şöyle sorular sorulabilir:
1)esrarengiz bir olayla karşılaştınız.olayın üzerinden bir süre geçtikten sonra ne düşünürsünüz?
a)büyük ihtimalle paranormal bir durum olabileceğini
b)fiziksel ya da psikolojik bir açıklaması olduğunu ama bilmediğimizi
(aynı soru ilk an için de sorulabilir)
2)bebeğiniz tavana bakarak nedensiz yere gülüyor çünkü
a)melekler güldürüyor.:D
b)bebeklerde bu tip şeyler normal
c)nedenini henüz bilmediğim bir durum ya da sorun olabilir
3)uyandınız ve rüyanızdaki sembolleri tam olarak hatırlıyorsunuz.
a)rüya tabirlerine bakarım.bir anlamı olmalı
b)bilinçaltıyla ilgili bir durumdur önemsemeye gerek yok
4)bermuda şeytan üçgeni
a)doğaüstü güçlerle ilgili
b)fiziksel bir açıklaması var
5)önceden tanıdığınız birinin yanında artık kendinizi çok kötü hissediyorsunuz
a)doğaüstü güçleri bilerek ya da bilmeyerek bana karşı çalıştırıyor.(büyü nazar vs)
b)enerjimiz uymuyor(negatif enerjisi var)
6)bir ortamda kendinizi kötü hissediyorsunuz
a)burada daha önce kötü şeyler yaşanmış olmalı
b)ortamla ilgilidir
c)daha önce kötü şeyler yaşadığım bir ortama benziyor
(ama bazı sorunlar var.bu soruların soruluş şeklinden dolayı amaç çok bariz.sorularımda biraz saçma.üzerinde düşünüp değişik bir tarzda sormak lazım.şıkları olabildiğince saklayıp niyeti gizleyebilmek önemli.yoksa insanların dürüstçe cevap verip vermediğinden emin olamayız.büyük ihtimalle de dürüst cevaplamazlar.şıklar da daha bilimsel yazılır.böyle kabataslak değil.bir de sorular bilinmezden yola çıkarak değil de tersi şekilde sorulur.yani metafizik değil bilimsel bir girişi olur.öyle konular seçilir.ya da bilimselliği açıklanabilen değişik ama tuhaf olaylar kısaca anlatılıp şıklar biraz şaşırtmacalı olabilir.tabi sezdirilmemeli yine.bir de demek istediğiniz şey bilimsel bir konuda o an bilimsel düşünüp düşünememek mi? yani anlaşılmayan olayı o an algılamaya çalışmak ya da bir türlü aklı almamak gibi mi? aklı almamak derken bilimselliğini düşünmekten çok o inanamama haline yapışmak gibimi.öyleyse benimki gibi soruların olduğu bir test yardımcı olmaz.o zaman kurgulaştırarak farklı ve biraz daha uzun sorular şeklinde sormak lazım sanırım.yani olay olmalı içinde)
Daha önce yazmıştım sanırım;
İnsanlar maymunlardan geldiyse şimdiki maymunlar neden insan olmuyor cümlesinden ne anladığını sorarım.
Gayet yeterlidir.
He he:)
Aslında dogmatiklik vardır. Ateist olduğu halde bilimsel olamayan çok insan var.
Bunun dışında sorular güzel.
gamaro sorunun bir alternatifi de şöyle olabilir.
İnsanlar maymunlardan geldiyse şimdiki maymunlar neden hala var.
Bilimselliğin karşısında metafizik yoktur.
Bilimsellik pekala metafizik veya idealist (farklı şeylerdir) tarzda yapılabilir.
Diyalektik olabilir, ama materyalist olmaz.
Materyalist olur, ama diyalektik olmaz.
Üstelik bunları yapan kişi, bi güzel ateist olabilir.
Vardır böyle cahiller.
Gerim gerim..
Her ateiste kanmayın.
🙂
evet bilimin karşısındaki dogmatik düşüncedir.bilimsel bir şekilde bilinen ve bilinmeyen,bilinmeyecek olan ayrımı yapmak istedim aslında.sorulardan da bilinmeyen ve bilinmeyecek olana hangi bakış açısıyla bakacağını düşündüm.dogmatik mi yoksa araştırmacı mı.
*materyalist olur diyalektik olmaz.
*diyalektik olur materyalist olmaz.
*bu ikisi yapan ateist olamaz.
bilimselliği materyalist yürütüyorsa diyalektik,diyalektik yürütecekse,diyalektik açıklamalar getirecekse materyalist yürütemez.ve yürütüyorsa da ateistim diyemez.mi?
yani böyle düşünen ateist adam ne yapmış oluyor? birkaç kuram oluşturuyor kendince diyelim ki var olma durumunu yanılsama da olabilmesi üzerinden anlatıyor.ama aynı zamanda materyalizmi kabul ediyor.diyor ki ama varlık var,işte bak var.bu mudur olayları? ateizm materyalizmi baz alıyor.paradokslar oluşturarak bir şeylerin yokluğunu varlığını kanıtlama çabasına girmiyor.bak işte yok.görmüyoruz öyleyse yok derken bu kişi diyalektikle de aynı zamanda aslında varlığı yokluğa indirgemiş oluyor.ama sadece varlık felsefesi için geçerli oluyor bu çelişik kısım sanırım.diyalektiğin antitez önermesi barındırmasından ötürü böyle düşünülüyor yani değil mi? bu yüzden bazı ateistlerdeki yanlışlık.
Hayır, hayır..
Yazı dilinin azizliğine uğradık sanırım.
Diyalektik ve materyalizmin biraraya gelmesi her zaman çok kolay değildir (kafa ister:) demek istemiştim ben.
Ve bu anlamda, (yani bu birlikteliği yakalamak anlamında) kişinin “ateist” olması öyle hayati veya kilit bir işleve sahip değildir.
Adam atesittir, ama bilimsel olduğunu düşünerek bal gibi metafizik diyalektik yapabilir.
Ya da ateisttir, ama kaba materyalist olup, yine bilimsellik naraları içinde diyalektik’e rahmet okutabilir.
Ve bunların hepsini, ben ateistim diyerek gerine gerine anlatabilir.
Sitemizde bile örnekleri var:)
Bilim felsefesi bunun için önemlidir.
ama gamaro yine de sanırım hegel diyalektiği ile materyalizmide bir arada birebir örtüştürmek sakatlık doğuruyor.diyalektik antitez ister.materyalizm diyalektiğin bir yönünden bunu sunamıyorken diğer yönünden sunabiliyor.ama elbetteki marxın diyalektik materyalizmi ile marx diyalektiği bambaşka bir noktaya taşır,tersine döndürür ki bir ateistin diyalektik materyalizmi savunması bu noktada başlamalı.diyalektik işte yapıştır neden-sonuç ilişkisi.olmaz.hani antitez? sen materyalistsen aynı zamanda tersinden olaya bakacaksın.diyalektiğin iki şıkkından da yola çıkarsan materyalizmi anlatışın çöküyor.hegelin diyalektiği çift yönlü neden-sonuçtan ibarette değil çünkü.diyalektikteki tez-antitez-sentezi hazmetmiş,neden sonucu hangi yönden uygulayacağını bilen ateist güzel ateist temiz ateist.ateizmdeki o sunulan ortayol bakış açısı diyalektik materyalizmde kendini güzel bir şekilde ortaya çıkarabiliyor.bahsedilen ateistler bu noktada bir kavram kargaşası yaşıyor olabilir.
gamaro sorun benim algımda. kelimeleri tam anlamlarıyla algılıyorum.imaları zor algılıyorum. sizdede göndermeli dolaylı anlatım bol maşallah:) asperger sendromundan şüpheleniyorum.hayırlısı.konuyu daha fazla sabote etmeyeyim ben
“Bilimin en olmazsa olmaz kuralı iç tutarlılıktır. Birbirini nakseden ifadelerin birliğinden oluşan bir küme bilgi olamaz, bunlardan oluşan bir düşünce sistemi de bilim olmaz. Bu nedenle Kurt Gödel’den (1906-1978) beri örneğin matematik bilim değildir, aynı şekilde birbirini nakseden ifadelerin bir sentezinin yapılabileceğini iddia eden diyalektik de ne bir mantık kuralı olabilir ne de bilimsel yöntem.” (A. M. Celal Şengör, Tutarsızlıklarla Yaşama Hürriyetinin Şartları, CBT, 1094/5, 7 Mart 2008)
Bu konuda ne dersiniz?
Bir insanın bilimsel düşünmedeki kastı anlayamadım. Düşünce tüm ögelerden sıyrılmış bağımsız bir olgu değil ki…Düşünceyi etkileyen unsurlar olmadan neyi nasıl düşüneceksin?
“İnancın olduğu yerde bilimsellik zırvadır”
Bilimsel düşünce, mahalle baskısından uzakta oluşur.
yorumu reddetmemekle birlikte şimdilik katılmıyorum sonsuz.hegel bilincin özgür olmadığını savunur bu yüzden aslında hegelin varlık felsefesi çıkış noktasını oluşturuyor.yani varlığı bilinçsel anlamda var kabul ederken ekstradan bambaşka anlamlar da katıyor ona.kendine dönüş,özünü buluş,keşfedişten bahsediyor.bu noktada maddeleri salt form olarak kabul etmez.oysa bu yazıda bunun kabulu çok net.bu kabul edilmeli diyor bilimsellik için diyor sanırım.salt maddelerin formları kabul edilmeli? bilimi bu kadar fazla sınırlandırmak olası mı? bilim bilinmeyene yanıt ararken bilinemeyenide içine almaz mı gerçeklik adına? bu söylem aşırı materyalist görünüyor.ve hegel diyalektiğini böyle acımasızca ötelemek neyin nesi? o zaman kuantum fiziği ne oluyor? üfürük mü? bu noktada hala bilemiyoruz hegel diyalektiği mi işliyor yoksa marx diyalektiği mi yoksa salt materyalizmmi? hegel diyalektiği çift yönlü ve marx diyalektiğinden çok daha kapsamlı.belki de bambaşka şeyler var.yaşamı aşma yeteneği derken bile hegelin söylemlerinin altında yatan derin ve farklı düşünceler var.aslında çok küçük bir ayrıntı gibi görünse de sanıyorum ki olayın çözümlemmesi için bu gibi şeyleri bilmekte gerekli.hegel diyalektiğine metafizik alan o ya da bu şekilde çözümlenmeden bilimsel değildir demek olası görünmüyor.aristocu bir mantıktan çıkmış yorumlara benziyor.muhtemelen yüzeysel değerlendirmiş diğer kısmı.oysa aristocu mantık çok daha anlaşılır ve basit.ama daha doğru daha gerçeğin peşindeyse bilim aristocu mantığın kesinlikle doğru olduğu savunulmamalı.hele de bilimi bunun üzerinden ilerleteceğiz.yanlış üzerine yanlış.bilim çelişik mi değilmiyemi bakmalı,gerçekse çelişik durumları kabullenişe mi? önkabul olarak ötelemek çok absürt görünüyor.diyalektik inciğine kadar sorgulatır ve bu bilim açısından da olması gerekendir
Valla ben daha genel bişey söyleyeyim;
Efenim işte Marx da geldi Hegel’in başaşağı duran diyalektiğini tekrar ayakları üzerine dikti… lafını kullananları (ve sık sık kullananları) hiç sevmem naçizane.
Felsefeye hatrı sayılır zaman ayırmış biri olarak, yukardaki cümleyi edişimin sebeplerine şimdilik girmek istemiyorum.
Galileo durumları:)
Ama felsefeyle “acemice” ilginenleri hemen tanırım.
Ateizmin felsefi kategoriler içinde “anlamlı” olarak kullanıldığı örnekler çok nadir ve azdır. (örneğin ateist varoluşçuluk)
Onun dışındakiler vakit kaybıdır.
Sonsuz, sözümün hükmü ne orandaysa, o oranda söylüyorum: Ben Celal Hoca’yla tartışabilirim.
Yani gerçekten tartışabilirim.
Çağır siteye tartışalım:)
Buradaki “nakseden” ne demektir? “Yalanlayan”, “aksini söyleyen” gibi bir anlamı mı var?
Ben de tam bilmiyorum, ama birbirine karşıt ve birbiriyle uzlaşmaz görünen demek istiyor sanırım.Yani cümlenin (paragrafın) bütününden bunu anladım.