” En sessiz kelimelerdir fırtınayı getiren, güvercin ayaklarıyla gelen düşünceler yönetir dünyayı.” (NietzsCHE)
İnsanların en az %90’lık kısmının dini inancı olduğunu hemen hepimiz kabül ederiz. Sonsuza da yeni üye olanların en az yarısının teist olduğunu göz önüne almak doğru olabilir.
Bu yeni üyeler içinde teist olanlar kendilerince güzel ve doğru olduğunu düşündüğü üzere ilk mesajlarını yazarlar. Din, iman, ezan, kuran, Allah, Muhammed sözcükleri ile dolu bir ajitasyon metni gelir hemen. Veya Mevlana’dan güzel sözler de duyabiliriz.
Yine bu yeni üyeler içinde ırkçı, etnik kökenci bir iletiyle ilk yorumlarına başlıyanlarda çıkabilir.
Şimdi bunlara karşı, tecrübeli üyeler nasıl davranmalı? Bu sorumun altında yatan fikir ise; bu insanları kazanmak için, en azından ateistlerin kibar, bilgili, hoşgörülü insanlar olduğu fikrini bu yeni üyelere kabul ettirmek.
Aynı şekilde yeni üyelerden gelen ırkçı, cinsiyetçi söylemlere de son derece kibar bir şekilde karşılık verilmeli diye düşünüyorum.
Her ay bu şekilde bir yeni üyenin fikrini tamamen değiştiremesek bile onun bilincinde kesinlikle çok daha yüksek bir yerde olacağımıza eminim. En azından yeni üyeleri kaçırmamış oluruz, bizi izlemeye devam ederler, hayalet gibi yalnızca okusalar, hiç yorum yapmasalar bile bu, kazanç hanesine yazılabilecek bir değerdir.
Bu şekilde düşünmüyorsanız, burası için ” Körler sağırlar birbirini ağırlar” özdeyişindeki bir ortam istiyorsunuz demektir.
Benim önerim bu konuda bir karar alalım ve uygulayalım. Misafirlerimize bir ay boyunca çok iyi bir ev sahipliği yapalım diyorum.