Bilmeme üzerine…

Bilmemeye inanıyorum ben. Bugün bilmemenin savunusunu yapacağım. Methiyesi de denebilir. Bilmemezlik şaşırtıcı ve büyülüdür. Bu nedenle bilmekten hep kaçtım sevgili okuyucu. Bana “sen ne bilirsin ki” dediklerinde “bilmem ki” dedim. Mütevazılık yapmıyorum vallaha (tanığım büyük). Düpedüz bilmemekten söz ediyorum.

Oysa çoğumuz o kadar emin, o kadar bilgili ki. Hayır, bazen yaparım ama amacım iğnelemek de değil okuyucu. Ayrıca bilenlere özendiğim de olmuştur desem yalan olmaz. Ama ben bilinemezliği savunuyorum. Bilmediğimi biliyor, ama bildiğimi sandığım şeyden şüphe ediyorum sevgili okuyucu.

Çünkü bilgiler değişiyor, çünkü algılar değişiyor, çünkü dünya düz bir tepsi sanılırken uçurumdan düşmeyeceğine inanarak (dikkat çekerim okuyucu) gitmiş kâşifler vardı. Çünkü varız, çünkü ölüm de var. Çünkü sorularım çok, çünkü sormaktan korkmuyorum. O halde bilmiyorum.