Herkes Kazanabilir mi? Barışı Bir Dilekten Sisteme Dönüştürmek

Hayatı dev bir pasta gibi düşünmeye alıştık: Dilimin büyürse benimki küçülür. Maaş, itibar, siyasi güç, hatta sevgi bile sanki sınırlı bir depodan dağıtılıyormuş gibi davranıyoruz. Bu zihinsel modelin adı sıfır toplamlı oyundur; bir tarafın kazancı diğer tarafın kaybına eşittir. Satrançta doğrudur, kupayı yalnızca bir takım kaldırır. Fakat toplumu sürekli final maçı gibi kurarsak, komşumuzu yurttaş değil rakip, farklılığı da tehdit olarak görmeye başlarız.

Her rekabet savaş değildir

Sıfır toplamlı oyunlar bütünüyle kötü değildir. Seçimler, spor müsabakaları ve sınırlı görevler için yapılan yarışmalar kaçınılmaz biçimde kazananlar ile kaybedenler üretir. Sorun, bu mantığın hayatın tamamına sızmasıdır. Bilgi paylaşılınca azalmaz; çoğalır. Aşılanan bir kişi yalnızca kendisini değil çevresini de korur. Güvenli sokak, temiz hava ve iyi eğitim tek bir grubun kasasına kilitlenemez. Bunlar, doğru tasarlandığında ortak kazanç üreten pozitif toplamlı alanlardır.