Spiritüel alandaki kitaplarıyla tanınan yayınevi yeni bir kitap piyasaya sürmüş. İşin ticari boyutu belirli misyonlarına ne derece etki eder orası tartışılır ama bir şekilde bu okült dünya hakkında bilgiler veriyorlar. Herneyse, kitabın ismi şu:
Ay’ı Kimler Yaptı?
(Christopher Knight,Alan Butler)
Kitabın ismi ilgi çekici, içeriği hakkında yazılanlarsa şöyle:
Ay’ın nasıl oluştuğuna dair bugün için bilimsel olarak kesin bir açıklama getirilememiştir. Çünkü önceden ileri sürülen tezler, daha sonraları geçerliliğini yitirmiş durumdadır. Başta NASA olmak üzere yapılan tüm bilimsel araştırmalar, Ay’ın fiziksel yapısının Dünyamız’dan tamamen farklı olduğunu göstermiş ve bir zamanlar ileri sürüldüğü gibi Ay’ın Dünya’dan kopan bir gök cismi olmadığını ispatlamıştır. NASA yaptığı açıklamada Ay’ın içinin boş olduğunu ve böyle bir durumun hiç bir gök cisminde normal şartlarda olmaması gerektiğini vurgulamıştır. Konunun bir başka ilginç yanı da Ay’ın Güneş’ten kopan bir gök cismi olmadığını da yapılan araştırmalar ortaya koymuştur. Uydumuz Ay adeta evrenin başka bir köşesinden alınıp yörüngemize yerleştirilmiş gibidir!… Eldeki verilere göre Ay içi boş ve yapay bir uydudur!… Dünyamız ve Ay’la ilgili tüm bildiklerinizi sorgulayacak bilimsel kanıtları, olağanüstü ama mantıklı iddialarla bu kitapta bulacaksınız.
Aslında imkansızın olmadığı gerçeklikte bunun sorgulanabilir bir durum olduğunu düşündüm. Hatta kitabı görünce aklıma daha önceden okuduğum bir metin geldi:
“…
Ay’da hayat var mıdır, yok mudur diye sormak
dahi olumsuzdur.
Ay yaratılmıştır.
Belli bir göreve atanmıştır.
Ay yaşayacak, görevini ifa edecek ve yaşatacaktır.
Ay’da insan vardır.
Ay’da bitki fazladır.
Ay’da hayvan vardır.
Ay insanı sizi tanıyor.
Ay insanı tekâmül vetiresini hayli ilerletmiştir.
Diğer gezegenlerden gelen insanlar ve bilgiler,
Ay insanını, dünya insanından önce uyandırmıştır.
Ay insanı, Dünya insanından farklı değildir.
Biçimsel benzeyiş dolayısı ile, dünyanızda yaşayan
Ay’lıları tanımakta güçlük çekiyorsunuz.
Tanısanız, onlar çalışamayacaklar ve sizlere gerekli
bilgiyi aktaramayacaklar, uyandıramayacaklardır.
Zamanı gelince ve her şey anlaşıldığında, Ay’lılar
ile Dünya’lılar bir kardeş olarak birlikte yaşamasını
öğreneceklerdir.
Ay’daki yaşamın farkı şudur:
Ay’da yaşam, Ay üzerinde olmakla beraber, Ay’ın
tabiatı icabı yeraltı şehirleri kurulmuştur.
Krater gibi gördüğünüz delikler, yeraltı şehirlerinin
giriş ve çıkış kapılarıdır.
Fakat, Ay üzerinde de Ay’lıların bir çok yerleşim
alanları vardır. Bu enstelasyonlar sizinkilerden çok
farklıdırlar. Işığı, havayı, kozmik ışınları ve radyasyonu
alır, içeriye şehirlere verir. Ay’lı, dışarıda da yaşıyabilir.
Fakat bunun güçlükleri vardır. Bitkiler de hem içeride
ve hem dışarıda yetişir.
Ay bir enerji deposudur.
Fazla enerji Dünyaya akar.
Yalnız Güneşin ışınlarını yansıtmakla kalmaz. Bizatihi
kendi bünyesinde mevcud enerjiyi de Dünyaya aktarır.
Ay ışığında, dünya insanlarının romantik duygulanımları,
ferahlık hissetmeleri, daha çok sevgi verebilmeleri
bundan dolayıdır. Gelen Ay enerjisi, toprağa ve bitkiye de
hayatî önem taşıyan gıdayı ulaştırır.
Dünya yalnız değildir.
Ay’da da dünya problemi önemlidir.
Ay’ın mevcudiyeti ile Dünya’nın mevcudiyeti birbirine
bağlıdır ve Ay’lılar bunu müdriktirler.
Fakat Dünyalılar henüz bu durumları anlayamıyorlar.”
Günümüzde filmlere, dizilere ve popüler romanlara konu olan dünya dışı gerçeklik yalnızca ticaret ağının bir parçası mı, yoksa bilmediğimiz tarafları da var mıdır?
Sizce?