Çerez Kırıntılarından Ruh Haritası: İnternet Seni Senden Önce Nasıl Tanıyor?

Eskiden insanı tanımak için birlikte yolculuk etmek, aynı sofraya oturmak, bir kriz anında yüzüne bakmak gerekirdi. Şimdi birkaç tıklama, üç beğeni, yarım bırakılmış bir alışveriş sepeti ve gece 02.13’te aratılan tuhaf bir soru yeterli. Veri madenciliği çağında kişilik, büyük itiraflardan değil, küçük sızıntılardan okunuyor. Sen kendini anlatmadığını sanırken, tarayıcın kenarda sessizce günlük tutuyor.

Buradaki sihir, tek bir verinin anlamlı olmasında değil; verilerin yan yana geldiğinde dedikodu yapmaya başlamasında. Bir kişinin spor ayakkabı bakması sıradan olabilir. Aynı kişinin pazartesi sabahları motivasyon videoları izlemesi, cuma geceleri yemek siparişi vermesi, maaş gününden sonra pahalı kulaklıklara göz atması ve sağlık forumlarında uykusuzluk araması ise başka bir hikâye anlatır. Algoritma bu hikâyeyi roman gibi okumaz; örüntü gibi çözer. Ama sonuç bazen bir romandan daha mahremdir.