Kendisine az bağışlanan, az sever.

Ferisilerʼden biri İsaʼyı yemeğe çağırdı. O da Ferisiʼnin evine gidip sofraya oturdu. O sırada, kentte günahkâr olarak tanınan bir kadın, İsaʼnın, Ferisiʼnin evinde yemek yediğini öğrenince kaymaktaşından bir kap içinde güzel kokulu yağ getirdi. İsanın arkasında, ayaklarının dibinde durup ağlayarak, gözyaşlarıyla Oʼnun ayaklarını ıslatmaya başladı. Saçlarıyla ayaklarını sildi, öptü ve yağı üzerlerine sürdü. İsaʼyı evine çağırmış olan Ferisi bunu görünce kendi kendine, ‹‹Bu adam peygamber olsaydı, kendisine dokunan bu kadının kim ve ne tür bir kadın olduğunu, günahkâr biri olduğunu anlardı›› dedi. Bunun üzerine İsa Ferisiʼye, ‹‹Simun›› dedi, ‹‹Sana bir söyleyeceğim var.›› O da, ‹‹Buyur, öğretmenim›› dedi. ‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu. Borçlarını ödeyecek güçte olmadıklarından, tefeci her ikisinin de borcunu bağışladı. Buna göre, hangisi onu çok sever?›› Simun, ‹‹Sanırım, kendisine daha çok bağışlanan›› diye yanıtladı. İsa ona, ‹‹Doğru söyledin›› dedi.

Sonra kadına bakarak Simunʼa şunları söyledi: ‹‹Bu kadını görüyor musun? Ben senin evine geldim, ayaklarım için bana su vermedin. Bu kadın ise ayaklarımı gözyaşlarıyla ıslatıp saçlarıyla sildi. Sen beni öpmedin, ama bu kadın eve girdiğimden beri ayaklarımı öpüp duruyor. Sen başıma zeytinyağı sürmedin, ama bu kadın ayaklarıma güzel kokulu yağ sürdü. Bu nedenle sana şunu söyleyeyim, kendisinin çok olan günahları bağışlanmıştır.

Çok sevgi göstermesinin nedeni budur. Oysa kendisine az bağışlanan, az sever.›› Sonra kadına, ‹‹Günahların bağışlandı›› dedi. İsaʼyla birlikte sofrada oturanlar kendi aralarında, ‹‹Kim bu adam? Günahları bile bağışlıyor!›› şeklinde konuşmaya
başladılar. İsa ise kadına, ‹‹İmanın seni kurtardı, esenlikle git›› dedi.

Laiklik

Türkiye’de gerçekten laiklik olduğuna inanıyor musunuz? Sizce devlet her dine eşit mesafede mi? Hristiyanlara karşı işlenen misyoner cinayetleri için ne diyeceksiniz? Peki ya eğitimde bazı hristiyanları (süryanileri) hedef gösterecek konuların olması?

Sayılabilecek daha çok şey var. Bütün bunların ışığında Türkiye’de gerçekten laiklik olduğuna inanıyor musunuz, yoksa devlet dini tekelinde tutmaya çalışan sadece bir dini görüşü dayatan bir kurum haline mi gelmiş durumda?

Şarabın Yararları

ŞARABIN YARARLARI

  • Önemli antioksidanlardan biridir.
  • Serbest radikallerin zararlarını engeller.
  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Kandaki kötü kolesterolü azaltır. Bu demektir ki iyi kolesterolü de yükseltiyor.
  • Koroner kalp hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
  • Tümor oluşumunu engeller.
  • Kolesterolün okside olup damar çeperine yapışarak damar sertliği yapmasına engel olur.
  • Kansere karşı vücudunu korur.
  • Bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor

Aşırıya kaçmamak şartıyla müslüman, ateist herkese tavsiye ederim.

Hristiyanlığın İslama Bakışı

Her zaman aşamadığımız bir tartışma konusu var bazı müslüman arkadaşlarla. Bana hep,
– Biz sizin dininizi peygamberinizi kabul ediyoruz, siz bizimkisini niçin etmiyorsunuz?
diye sitemde bulunuyorlar.

Herşeyden önce Rab İsa, bizim peygamberimiz değildir. Tanrının vücud bulmuş halidir. Müslümanlar bunu zaten kabul etmiyorlar. Onların inandıkları, kendi inandıkları peygamber gibi Rab İsa’nında bir insan ve peygamber olduğu. Dolayısı ile sitemlerinin ilk cümlesi geçerliliğini yitirmiş oluyor.

Gelelim ikinci kısma. Şimdi yeryüzünde yeni bir din çıksa ve birileri dese ki müslümanlara.
– Biz sizin peygamberinizi kabul ediyoruz, Allah tarafından gönderildiğini biliyoruz. Bizim dinimizde zaten böyle diyor, böyle yazıyor. Sizde bizim peygamberimizi ve tanrımızı kabul edin.

Ne yapacak müslümanlar? Bizim dinimizi ilahi saydılar, bizde onlarınkini ilahi sayalım. mı diyecekler?

Sanırım ikinci kısmıda anlamışlardır böylece. Elbette bir hristiyan olarak islamın ilahi din olmadığına inanıyorum.