Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulubü

Sabah gazetesi – haber

Fantastik edebiyatta gönüllülerin kulübü

Romanlar ve filmlerle bütün dünyada fırtınalar estiren fantastik edebiyatta Türk yazarlar, yayınevlerinden üvey evlat muamelesi görüyor. Onlar kitaplarını kendileri basıyor.

Okul filmi genç bir yazarın, Doğu Yücel’in kitabından senaryolaştırıldı. Ancak bu genç yazar daha birkaç yıl önce yayınevlerinin kapısından geri çevriliyordu. Çünkü fantastik edebiyatta yayınevlerinin önyargıları yüzünden sadece yabancı yazarların romanları basılıyor.

KLÜPTEN YAYINEVİNE
Oysa Türk yazarlar da bu alanda kendilerini ispat etmiş durumda. Bir araya gelip oluşturdukları “Ölümsüz Öyküler Kulübü” ile kendi kitaplarını kendileri yayınlıyorlar.

 

***

Fantastik edebiyatın yükselişi

Bütün dünyada filmler, kitaplar ve bilgisayar oyunlarıyla yükselen fantastik edebiyatta sayıları giderek artan Türk yazarlar yayınevlerinden hala üvey evlat muamelesi görüyor

Ölümsüz Öyküler Kulübü fantastik edebiyata gönül veren yazarları bir araya getirdi. Ve yayınevlerinin basmadığı Türk fantastik edebiyatı ürünlerinin raflarda yerini almasını sağladı
Bütün dünyada yükselen fantastik edebiyat, Türkiye’de de okuyucuların gözdesi. Kitapçı raflarını artık daha çok fantastik edebiyat ürünü doldururken yıllardan beri yabancı yazarlarla idare eden okuyucular artık Türk yazarların eserleriyle de besleniyor. Fantastik edebiyat dergiler, internet siteleri, filmler ve FRP oyunlarıyla beslenen farklı bir dünyanın parçası olarak her geçen gün gelişiyor. Fantastik edebiyatın genç yazarı Doğu Yücel’in Hayalet Kitap adlı kitabından senaryolaştırılan Okul, bu gelişmeyi gösteriyor. Ancak fantastik edebiyat ürünlerini basan çok fazla yayınevi de yok. Mevcutlar da daha çok yabancı yazarların eserlerini çevirmeyi tercih ediyor. Yaklaşık iki yıldan beri kitap yayınlayan Xasiork yayınevi ise sadece Türk yazarlarının kitaplarını basıyor. Bu yayınevinin bünyesinde bir de Ölümsüz Öyküler Kulübü var ki, bu kulübün tek amacı fantastik edebiyatı yaygınlaştırmak ve tutkunlarını bir araya getirmek. Xasiork yayınevinin oldukça ilginç bir kuruluş öyküsü de var. Kurucuları kendi kitaplarını bastırmak için yayınevlerini dolaşan, ancak bir türlü yayınlatamayan yazarlar. Daha doğrusu bu yazarların yayınevlerinden duyduğu “Türk yazar basmıyoruz” yanıtı bir araya gelip, kendi kitaplarını yayınlamalarını sağlamış. Xasiork yayınevi kurucusu Sibel Atasoy ve Orkun Uçar fantastik edebiyat türünde en az ikişer kitapları olan, belirli bir okuyucuya sahip önemli yazarlar. Onlar aslında basım, dağıtım, matbaa, çek gibi işlerle ilgilenmek istemeyen sadece kitap yazmak isteyen iki edebiyat aşığı. Ancak yayınevlerinin Türk yazarlarına karşı tutumları onları böyle bir misyon edinmeye itmiş.

TÜRK YAZARLARI OKUNMAZ!
Yayınevlerinin fantastik edebiyat alanında Türk yazarlarına şans tanımayan tutumları ise hem yazarı hem de okuyucuyu dışlayan bir önyargıya dayanıyor. Büyük yayınevi editörlerinin çoğu bu önyargıyı “Türkler fantastik edebiyat türünde eser veremez. Çok başarılı bir eser dahi olsa okuyucu yabancı öğelere alışık olduğu için Türk yazarlarını okumaz” sözleriyle dillendiriyorlar. Bu konuda yayınevi editörleriyle çeşitli platformlarda tartışan Orkun Uçar; “Kültürel sömürgeciliğe karşıyız. Türk yazarlarının okunmaması demek insanın kendi geleceğini yok etmesi demektir. Böylece batının hayal ettiği ve dayattığı geleceğe mahkumuz. Korku en temel içgüdülerimiz arasında. Hayal gücünün sınırları ülke sınırları kadar önemlidir. Batılı gibi düşünüp batılı gibi korkarsan gelecekte var olamazsın. Biz bunun davasındayız” diyor Orkun Uçar. Yayınevi editörlerinin kolaycılıktan, bu tür kitap projelerini kabul etmediklerini çünkü bu türün okunma/düzeltilme aşamasının biraz daha eziyetli olduğunu söylüyor. Uçar bir kaç yıl önce bu alanda öyküler yayınlayan www.xasiork. org adresinde internet sitesi kurduğunda yayınevlerinin onu kendiliğinden keşfedeceklerini ve kitaplarının basılması için arkasından koşacaklarını düşünüyormuş. Ancak yayınevleriyle ilgili Türkiye gerçeğini öğrendiği zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşamış. Aslında gazeteci olan Orkun Uçar kurduğu site üzerinden tanıştığı finans doktoru Sibel Atasoy ile bir yayınevi kurmaya karar vermiş. Bu arada internet sitesi sayesinde bir de kulüp kurulmuş ve üye sayısı çığ gibi artmaya başlamış. İki yıldır varlığını sürdüren kulüp ve yayınevi yaklaşık 10 tane kitap basmış. “Türkler yapamaz” denilen alana el atan Xasiork-Ölümsüz Öyküler Kulübü üyeleri, fantastik edebiyat kendine yayınevi bulamazsa geleceğimizin tehlikede kalmaya devam edeceğini söylüyorlar. Batı dünyasının hayallerimizi yönlendirdiği, esir aldığını ve batılı gibi hayal kurup batılı gibi düşünmeye devam edersek gelecekte yok olmaya mahkum olacağımızı hatırlatıyorlar.Kulübün tüm Türkiye’den yaklaşık 300 üyesi var. Üyelerin çoğu üniversite öğrencisi veya mezunu. www.xasiork.org sitesi üzerinden haberleşen üyeler arasında İngiltere, Amerika veya Afrika’dan katılan fantastik edebiyat tutkunları dahi bulunuyor. Bu sitede hem Xasiork Yayınevi’ndençıkan kitapların tümüne hem de bu alanda farklı yayınevlerinden basılmış diğer Türk yazarlarının kitaplarına ulaşmak ve bilgi almak mümkün. Site üzerinde bir de “sohbet divanı” isimli bir oda bulunuyor. Bu odada her hafta çeşitli münazaralar düzenleniyor. Kulüp bu yönüyle aynı zamanda bir okul görevi görüyor. Sibel Atasoy ve Orkun Uçar, genç yazarları bu konuda yüreklendiriyor ve yönlendiriyor. İstanbul’da düzenli olarak bir araya gelen kulüp üyeleri dışında farklı illerdeki üyeler de kendi aralarında düzenli toplantılar yapıyor, etkinlikler düzenliyor.

KENDİLERİ YAYINLIYOR
Yayınevi, kulüp üyelerinin yazdığı “Ölümsüzler” isimli bir de öykü kitabı yayınladı. Burada öyküleri olan çok genç yazarlar da var. Örneğin Sara Demirel 14 yaşında ve henüz lise öğrencisi. Sara gibi kulübün çok sayıda kadın üyesi ve yazarı var. Düzenli aralıklarla paneller düzenleyen kulüp geçtiğimiz aylarda Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’nda “Türkiye’de fantastik edebiyat ve yeni yazarlar” isimli bir panel düzenledi. Bu panelde “Edebiyatın türü fantastik ve bilimkurgu olunca Elf’lere cin derseniz ben okumam” diyenlerden, “Bunun türünü nasıl belirleyeceğiz?” diyenlere “Hangi öğeler kullanılabilir tartışmasından” “Dili nasıl kullanacağız?” sorusuna kadar pek çok konu tartışıldı. Sibel Atasoy, Türkiye’nin bağrından çıkmış, Türkiye’nin sorunlarını ve kültürünü anlatan bu tarz edebi kitaplara ihtiyaç olduğunu, bunun film endüstrisini de etkileyeceğini söylüyor. Fantastik edebiyat geleneğinin bizde de zamanla oluşacağını belirten Orkun Uçar, Yüzüklerin Efendisi serisinin ve bir ev kadının yazdığı Harry Potter kitaplarının ülkelere kazandıklarını hatırlatıyor. Uçar, “Tüm bunların hayal olduğunu kim söyleyebilir? Milyon hatta milyar dolarlık projelerden ve bunların ülkelerine kazandırdıklarından bahsediyoruz” diyor. Türk yazarların bu alanda sınavı başarıyla geçtiğini belirten Uçar ve Atasoy, sıranın Türk okurlarının kendilerini kanıtlamalarına geldiğini söylüyorlar.

Aynur Erdem

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/02/22/cp/gnc106-20040207-101.html

xasiork Fantastik öykü kulubü

Hürriyet gazetesi – 14.06.2003

Fantastik öykü kulübü

Şermin SARIBAŞ

Xasiork bir bilimkurgu ve fantezi öykü kulübü. Yurtdışında Arthur C. Clark, Asimov gibi ünlü yazarlar adına kurulan öykü kulüplerine benziyor. Fikir sahibi Orkun Uçar’a esin veren Jules Verne ve H.G.Wells’in bugün klasikleşen eserlerini ilk kez üyelerle paylaştığı edebiyat kulüpleri.

Uçar önce internette bir öykü sitesi açtı. İsteyen herkesin bilimkurgu ve fantezi öykülerini yayımlamaya başladı. Ardından kulübü bir yayınevi haline dönüştürdü. Ölümsüz Öyküler Kulübü Xasiork bugüne dek beş kitap yayımladı. Xasiork nasıl okunur diye sorarsanız, yardımcı olalım: ‘‘İksasiork.’’ Ne demek mi? Cevabı yazıda…

Yayınladıkları bazı kitaplara ‘‘Nitumur in vetito’’ notunu yazıyorlar. Yasaklanmış olana erişmektir amacımız, anlamını taşıyor. Nietzsche’nin ‘‘İyiliğin ve Kötülüğün Ötesinde’’ adlı kitabında geçiyor. Xasiork’un içindeki asi yapıyı iyi anlattığını düşündükleri için bunu kullanıyorlar.

Yaş sınırı olmaksızın, bilimkurgu, korku, fantastik, polisiye konularında iyi yazan herkesin öyküsünü yayınlıyorlar.

En küçük öykü yazarları 14 yaşında. Çoğunluğunu öğrenciler oluşturuyor, ama çocuklu ev kadınlarından tiyatroculara kadar geniş yelpazeleri var.

Orkun Uçar, Peter Straub’un ‘‘Gece’’ romanını okuduğunda, yaşlı adamların toplanıp birbirlerine öykü anlattığı bir kulüple karşılaşmış. Daha sonra bu tür bir kulüpten bahsedildiğini, Stephen King’in ‘‘Kuşku Mevsimi’’ romanında da okuyunca kendisinin de buna benzer bir öykü kulübü kurabileceğini düşünmüş. Hele hele Frankenstein’ın yaratıldığı gecenin de hikayesini öğrenince bu düşüncesi iyice pekişmiş:

1816 yılının Temmuz ayında Cenevre Gölü kıyısında beş kişi biraya gelmiş, ama fırtına nedeniyle eve kapanmak zorunda kalmışlardı. Birbirlerine korku öyküleri anlatarak vakit geçirmeye çalışırken ortaya çıkan öykülerden biri de Frankenstein’dı.

LİSE ÖĞRENCİSİYDİ

Orkun Uçar, Türkiye’de bilimkurgu, fantezi ve korku türü öykü yazacak kişileri biraraya toplayan bir kulüp ortamı oluşturmaya karar verdiğinde henüz lise öğrencisiydi. Ve onun liseyi okuduğu yıllarda TRT akşam yayına başlıyordu, özel kanal yoktu, video furyasının başlamasına ise daha çok vardı. Tabi İnternetin ise esamisi bile okunmuyordu.

Bir öykü kulübü kurmanın yolunu yordamını bilmediği için projeyi oluşturdu ama ne şekilde ilerleyeceğini sonraki yıllara bıraktı. Kulübün adı ‘‘Ölümsüz Öyküler Kulübü’’ydü. Sembol olarak Xasiork kelimesini seçmişti.

2001 yılında işinden kovulunca sahip olduğu külüstür bilgisayarıyla amatör bir site hazırladı, her gün bir öykü yazıp siteye koymaya başladı. Bir çağrı yapmamıştı ama siteye bir okur öykü gönderdi ve Uçar o öyküyü de yayınladı. Arkası geldi ve bilim kurgu, fantastik, polisiye, korku, gotik alanında yazan herkesin öykülerini yayınlamaya başladı. Bir süre sonra da interaktif bir öykü yazmaya karar verdi. İlk bölümünü Orkun yazdı, sonraki bölümler öykü yazıp gönderenlerce tamamlandı. Daha sonra kendi aralarında küçük bir öykü yarışması düzenlediler ve bir barda ödül töreni bile yaptılar. Hediyesi birkaç kitaptı.

Yarışmaya katılanlardan birinin, ‘‘internet üzerinden bir dergi niye yapmıyoruz’’ fikriyle harekete geçtiler. O gün bu gündür, bilimkurgu, fantezi, korku, gerilim, polisiye, gotik, yeraltı konularını kapsayan yazılardan beğenilenler derginin sitesinde yayınlanıyor.

KAFEDE YAYINEVİ KURDULAR

Xasiork Ölümsüz Öyküler Kulübü’nü, sadece bir internet sitesi olmaktan çıkarıp, yayınevine dönüştüren süreç, Sibel Atasoy’un gönderdiği mail ile başladı. ‘‘İnternette gezerken siteyi buldum. Fantastik resimlerin, labirentlerin olduğu karmaraşık bir siteydi. Bana çok uygundu, çünkü ben düzeni sevmiyorum. Ne güzel bir yer, diye düşündüm. Mesaj atıp kutladım. Baktım cevap geldi. Sonra, geçen mayısta bir kafede Orkun’la buluştuk. Kafeden kalkarken yayınevini kurmaya karar vermiştik. O hafta düşüncemizi gerçekleştirdik. Orkun’un ve benim kitabım hazırdı. Ertesi ay ikimizin de kitabı çıkmıştı.’’ Orkun Uçar ve Sibel Atasoy’un kurduğu yayınevinin bir ofisi yok. Matbaayı, dizgiyi hep tanıdıklarıyla halletmişler. Paraları olur olmaz, yayınevlerini kurumsallaştırmak istiyorlar. Çeviri eser basmayıp, sadece yayınevinin konseptine uygun kitapları basacaklar.

http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2003/06/14/303486.asp