Hastalıkların değerlendirilmesi

Hem tıp hem de alternatif tıp olsun hastalıkların çözümü ile ilgileniyor. Bunun yerine hastalığın oluşum nedeni ile çoğu fazla ilgilenmiyor. Dolayısıyla hastalığın tedavisi yapılsa bile sebep yok edilmediğinden bir başka şekilde yeniden nüksedebiliyor. Bu konuda bazı doktorlar hem bilimsel tıbba hem de alternatif tıp veya muadillerine aynı eleştiriyi getiriyorlar. Peki bunun için ne yapılabilir yani tedavi sürecini destekleyici olarak hastalığın oluşum sebeplerini, alışkanlıkları veya bedenin kendini bir şekilde ifade edişini nasıl değiştirebiliriz. Hastalığın kökenine nasıl inebiliriz?

4 yorum “Hastalıkların değerlendirilmesi”

  1. benim bildiğim ve öyle sanıyorum ki en aşina olduğumuz; beslenme alışkanlıkları, genetik deformasyona uğramış bitkiler, çağımızın koşulları falan…ve yine kanaatim birçok sorunun pazardan alınacak birkaç kilo organik domatesle çözülemeyeceği…yaşama alışkanlıklarımızı ve konformizm anlayışımızı değiştirmediğimiz sürece hastalıklarda köken arayışı biraz sıkıntılı…pagan bir köyde yaşasaydık, başımızda çiçek taçlarımız kırlarda gezinseydik de köyde ortaya çıkan bir hastalığın kökenini arasaydık hayli gizemli olurdu diye düşünüyorum…çağımız içinse hastalıkların kaynakları bence fena halde bilindik.

  2. Ben biraz komlocu yaklaşıyorum bu olaya. Hep dillendirilir ya, milyon dolarlık ilaç endüstrisi izin vermiyor diye. Ben de katılıyorum. Bir söylemin popüler olması inandırıcılığından birşey kaybettirmez.

    Bunun aksini iddia eden arkadaşları da ellerindeki somut verilerle dikkatle dinlemeye hazırım. Yeterli kanıtlarla fikrim de değişebilir yani ..

  3. Son zamanlar türeyen hastalıklar (kuş gribi, domuz gribi, deli dana vs gibi) insanda aynı kuşkuyu uyandırıyor wallace.

  4. kanserle ilgili bunlar çok söylenir.

    gamaro konuyu daha güzel aydınlatacaktır fakat ne kastettiğimin anlaşılması açısından küçük bir açıklama yapmaya çalışayım

    mesela vucudun bağışıklık sistemi dışardan gelen mikroplara karşı olduğu gibi, aynı zamanda kendi dokularımızda değişik sebeplerle kanserleşen hücrelere karşı da bir mücadele yürütür sürekli ayıklar onları yok eder..fakat bağışıklık sistemi düzgün çalışamazsa kanserleşebilecek hücrelerin yokedilme işlemi eskisi gibi başarıyla yürümez ve olay kontrolden çıkabilir.

    artık vucud kendi imkanlarıyla kanserleşme süreciyle baş edemez ve önce o dokularda tümörleşir sonra vucudun başka yerlerine yayılır vs..

    dolayısıyla kanseri tümör seviyesinde tedavi etmeye çalışmanın anlamsız olduğu esasında bağışıklık sistemindeki sorunların çözmesi gerektiği bazıları tarafından dillendirilir.

    gayet mantıklı görünen bir düşünce.

    ama ayrıntılarına çok vakıf olduğum bir konu değil onu da belirteyim.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.