İnsan evreni tam olarak anlayabilir mi?

  • Akıl, mantık ve mevcut donanımı ile ve gelişen bilgi – teknoloji sistemleriyle bir gün mutlaka anlayacaktır.
  • İnsanın mevcut donanımı ve beyin yapısından dolayı asla anlayamayacaktır.

10 yorum “İnsan evreni tam olarak anlayabilir mi?”

  1. Deli, neden böyle bir soru sordun? Bu soruyu aklına getiren nedir?

  2. Tartışmaları takip ederken, insanı evren karşısında ne durumda gördüğünüzü merak ettim.

  3. Rastlantı(tesadüfler) ve bunlara bağlı korelasyonlar biz GÖZLEMCİLERİN çevresinde ve evrende her an cereyan eder. Buna rağmen olan biten hem hiçbirşeydir hem de herşeydir. Önemli olan gözlemcinin izlenimleri ve hayatta kalma becerisidir.

    İnsanın önündeki en büyük engel zamandır. İnsan zamanın yıkıcı gerçeğiyle başedemez. Hertürlü din, tasavvuf, spritüel öğreti zamanı aşmaya yöneliktir ve bu tür öğretilerin bilime sarılmalarının da nedenidir. (Bigbang, kuantum gibi)

  4. “Tartışmaları takip ederken, insanı evren karşısında ne durumda gördüğünüzü merak ettim.”

    Son zamanlarda benim de çok sık aklıma gelen bir soru olduğu için merak ettim. Özellikle karanlık madde’nin varlığının anlaşılması, benim bunları okumam falan filan ister istemez böyle düşündürüyor beni; Karanlık madde klasik maddeyle sadece kütleçekimsel etkileşime giriyor ve bu sayede farkedilebiliyor. Peki ya maddeyle hiçbir etkileşime girmeyen bazı oluşumlar da gerçekten varsa evrende bunları keşfetmenin bir yolu var mıdır? Eğer varsa bu maddeyle hiçbir şekilde etkileşmeyen oluşumların(ateşten bahsetmiyorum) uyduğu fizik her mertebede organize olmalarına izin veriyor mudur(mesela madde en küçük olan protondan galaksilere ve galaksi kümelerine kadar bu 4 temel etkileşim ve bunların uyduğu fizik sayesinde kararlı bir şekilde varolabiliyor). Yeni kozmolojik keşifler materyalizmi yetersiz bırakabilir mi, revizyon gerekebilir mi?

    Belki günün birinde evren tanımı bile dğeiştirilmek zorunda kalır, “varolan ve etkileştiğimiz her şey” gibi, ne bielyim. Belki multiverse, paralel evrenelr gibi kavramlara üstüste binmiş evrenler gibi kavramalr eklenir.

    Tabii bu soruyu bana düşündürten sadece karanlık madde değil, modern fizikteki keşifler de her geçen gün idrakımızın daha da ötesine taşınıyor, sadece ve sadece matematik hesaplara güveniyor fizikçiler. Her keşif algımızın çok çok ötesinde bir evrenin(etkileşimde olduğumuz evren) varlığına işaret ediyor.

    Düşüncelerimi şöyle özetleyeyim. İnsan beyninin bir evren modeli var, bu belki evrimsel yollarla kazanılmış belki bazı öğretilerle o kısma girmiyor ama bir model var. Ama bu model oluşurken gerçekte ne olduğu pek dikkate alınmamış fakat pratik davranılmış. Örneğin cisimlerin üzerine düşen ışığın hangi dalga boyunu yansıttığı aslıdna onların çok önemsiz bir özelliğiyken bizim için çok faydalı bulunduğu için böyle bir algı arayüzü diyeyim, böyle bir şey eklenmiş. Bunu örnek verdim çünkü galiba ilkokul 5. sınıf kitaplarında yazıyordu bu renk algısının nasıl oluştuğu, ben bunu öğrendiğimde nasıl yani bütün dünya şimdi tek bir tonda mı, diye şaşırmıştım, beynim beni hayalkıırklığına uğratmıştı :). Herşey ama herşey tek bir tonda, bu bir renk dğeil ve beynim bunu algılamamı engelliyor. Ben dış dünyayı renkli görmeye mahkumum.

    Gözlem araçlarımız var bilimsel yöntemin önemli bir ayağını oluşturuyorlar, belki beynimizin sınırlarının ötesinde şeyler gösteriyorlar bize. Fakat gerçekten onların da bir limiti var mı? Tamam daha geniş bir algı kapısı ama ne kadar, ya onun ötesindeki gerçeklik?

    Evet, ikinci şıkkı işaretledim ben. Komple spekülasyon yaptığım için bu kadar rahat yazdım.

  5. Düalizm sahte bir kategoridir.

  6. Kaptana katılıyorum. Ben de benzer düşünüyorum.

    Hani kişisel gelişim kitaplarında falan der ya beynin sonsuz potansiyeli falan. Her şey sanki sadece bilgiyi organize etme meselesiymiş gibi. Halbuki donanım yetersiz.

    Fakat anket sonuçlarına baktığımızda insanı epey yüksek noktaya koyan üye sayımız çoğunluktaymış.

  7. Bunu ilk elden Rıdvana sormak lazım o en doğrusunu o bilir.

    Şu andaki yüklenmiş programıyla insanın bunu algılaması zor.

    Maddeselliğin var olduğunu zannedenlerin bunu anlaması imkansızdan öte birşey.
    Bizler neyiz dersek en kısa yoldan cevabı evrimleşen zeki enerjiyiz türü
    bir cevap doğru olur.

    İdrak yükselmedikçe maddesellik kapanına takılıp kalınır.
    Başkalarının doğru budur dediklerine ve buna inanabilirsin dediklerine
    inanılır.

    Özgur irade hiç olmaz ve başka bilinçlerin etkinliği altına girilir ve kolayca
    hükmedilir.

    Total zeki enerji veya total zeka yahutta nasıl isimlendirirseniz isimlendirin,
    Yani yaratıcının cezalandırma gibi bir huyu yoktur.

    Oyun sürüp gider ve büyük döngüde bir zerre olarak ayrılan varlık bir nehir
    olarak ayrıldığı enerjiye bir miktar evrimleşmiş olarak döner ve
    yaratıcının değerliliğini bir miktar arttırır.

    Sizlerin anlattığınız filmlerde gördüğünüz gibi bir şeytan da gerçekte yoktur.
    sizlere böyledir denilen şeylere inanarak hükmediliyorsunuz.
    Yaratıcı herşeydir ve yaratıcıya hem aydınlıktan hemde karanlıktan gidilebilir.

    Sevgiler ve saygılar.

  8. “Bilgiye bir kuşak tarafından dikilen sözümona aşılması imkânsız engeller, bir sonraki kuşak tarafından yerle bir edilir ve asırlar boyu bu böyle devam eder. Geçmiş deneyimlerin tümü bizlere, insanın bilgisinin bu diyalektik ilerleyiş sürecinin evrenin kendisi kadar sonsuz olduğuna inanmamız için her türlü nedeni sunmaktadır.”

  9. akılla anlıyamaz ama sezgiyle anlıyabılır

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.