Koca Kız Olmak!

Koca bir çocuk yüreğim,
Saçları iki melik, umut gözlerde,
Kaygısız, tasasız geziyoruz pazarda,
Evdeki pazar filesine şeftali dolduruyoruz…
Annemin eli sımsıkı elimde,
İp atlıyorum evin bahçesinde, pazardan dönüşte…
Sonra ipi bırakıp, elime taş alıyorum çiziyorum betonu,
Bahçedeki betonda sek sek oynuyorum,
Tek ayak üzerinde zıplıyor hopluyorum,
Sek sek oynuyorum…
Bir, iki, üç, dört ve beş! İşte iki ayağım yerde nefes alıyorum,
Altı, yedi, sekiz, dokuz ve on! Hop tersine dönüyorum.
Zaman, insana vermekte güçlük çektiği,
O masumiyeti istiyor benden geri…
Bir, iki, üç, dört, ritim aynı,
Altı, yedi, sekiz, dokuz, tersine zıpla hamle yap,
Dön hayata yeniden…
Her dönüşte yaşama bir kertik daha,
Her dönüşte hayatta çizikler oluşuyor,
Her sekişte zıplayan göğüslerim acıyor…
Tanrım! Bana ne oluyor!
Sesler var kulağımda çın çın çınlayan…
“çok ayıp, otur artık, koca kız oldun!”
Oysa, daha on üçünde yokum…
On üçünde koca kız!
Artık örgü örüp dikiş dikiyorum.
“Koca kız oldum” desek de,
Aklım hala bahçedeki seksekte…
Masumiyet hep kırmızı renkte!!!
Çocukluğumuz, büyüklerin ellerinde…

Ayşe…

6 yorum “Koca Kız Olmak!”

  1. içimde hiçç susmayan dizginleyemediğim bi çocuk var onu çok seviyorum:)

  2. Hiç Büyümeyeceksin Demişlerdi Bana,
    Uslandım İşte Bak ,
    İnan Ki Değiştim,
    O Deli O Serseri Kız Yok şimdi.
    Oysa Hiç Kimse İnanmamıştı Buna,
    çocuksu Buluyorlardı Yaptıklarımı,
    Bilmiyorlardı;
    Yalnızca Sevgiyi Aradığımı.
    Onlara Göre Hiçbir Anlamı Yoktu Bunların,
    Her Defasında Sorgulayan Gözlerle Bakıyorlardı Bana,
    Oysa; öyle Güzel Bir çocuk Vardı Ki İçimde,
    Nereye Gitse,
    Sürüklerdi Beni De Peşinde.
    Ama Yemin Ederim;
    Hiç Zarar Vermedi Kimselere;
    Bütün İstediği Anlayıştı, Sevgiydi.
    Bilmiyordu Anlamıyordu Bunu Hiç Kimse.
    Bir Hayali Vardı;
    örtecekti Tüm çirkinlikleri Mavi Denizlerle.
    öyle Diyordu Anladım, şimdi Susmuş.
    şimdi Hiç Konuşmuyor.
    Tüm İnsanlara Küsmüş,
    Kendi Doğrularını Unutmuş,
    Artik Benim Doğrularımda Yok.
    O Varken Vardı Bütün Güzellikler ,
    O Ta İçimden Seslenirken Vardı Her şeyin Bir Anlamı.
    şimdi O Yok , Yalnız Ben Varım,
    Tıpkı İnsanların Olmamı İstediği Gibi.
    Artik Onlar Gibiyim.
    Artik Her şeye Onların Baktığı Gibi Bakıyorum.
    Her Sabah Ufukta Parlayan Kızıl Bir Işık Yığını Sadece,
    Başkada Bir Anamı Yok Zaten.
    Oysa Eskiden öylemiydi?
    Güneş Benim İçin Bir Umuttu Hep.
    Her Gün Bir Başka Güzel Doğardı.
    şimdi Bahar Benim İçin Yalnızca Bir Mevsim .
    çiçekler Açarken Ki Sevincim,
    Hayat Dolu şiirlerim Yok şimdi.
    Fazla Bir şey İstememiştim Ki;
    Ben Yalnızca Hayati Seviyordum .
    Hem De Hiç Karşılık Beklemeden .
    Her şeyden Bir Güzellik çıkartıyordum Kendimce.
    Herkes Baharı Severken ,ben Kışı Da Sevmeyi öğreniyordum.
    Herkes Gülü Severken,
    Ben Gelinciği Seviyordum,
    Oysa Hiç Düşünmemiştim,
    Ona Ne Kadarda çok Benzediğimi.
    Tıpkı Onun Gibi Hassas Ve Onun Kadar İncinebilir Olduğumu…

  3. Oysaki ben; yaz kış yeşil yapraklarını dökmeyen bir “malta eriği ağacı” yım:) Kışın ortasında bile çiçek açar, ayaza meydan okuyabilirim… Gözden kaçan bu sanırım.

    Hercai çiçekler uğramasın yüreklerimize:) Her daim gerçek sevgiyle, muhabbetle kalın/kalalım:)

  4. Masumiyet hep kırmızı renkte mi?

    Emin misiniz?

    Onun kadar zilli, onun kadar günaha çağıran başka bir renk var mı başka?

  5. Masumiyet de, bekaret de insan evladının ruhundadır…

    Lakin, geçmiş öğretilmişlikler, takmış kafaya işte masumluğun kırmızı renkte olduğunu. Zilli mi bilmem ! öfkeyi, kızgınlığı ve ölümü çağrıştırdı düşüncesindeyim. Arenaların has rengi, gecelerin ateşli rengi, “kız insan” larına büyüklerin dayattığı korkulu rengi… 🙂 Rengin suçu yok elbet, altını kurcaladığında yine karşımıza insan düşüncesi çıkıyor.

  6. Delişey; afacan ve bu sanal ortamdaki gerçek ruh ikizim, ister koca kız, istersen yüz yaşında kocamış bir nine ol. Ama her zaman çoşkuyla, doya doya seksek oynamayı bırakma.

    Krizantemm senin de, Delişey’le beraber içlerinizdeki afacan çocuk asla ölmesin.

    Sağlıcakla, sevgiyle kalın.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.