Neo-Tantra

Neo-Tantra, Batı bilimi ve uygulamalarıyla eski Hint ve Tantra geleneklerinin birleştirilmesi sonucunda sentezi yapılmış yeni uygulamalar ve felsefeler bütünüdür. Bugün Avrupa ve ABD’de binlerce Tantra okulu, eğitim atölyesi ve workshop’ı bulunmaktadır. Neo-Tantra’nın hedefi insanlara bedenleri ve cinsellikleriyle ilgili unutmuş oldukları ve ayırdına varamadıkları bazı unsurları ve hazları hatırlatmak, tekrar yaşatmaktır.

Tantrik cinselliğin temelinde şu öğeler vardır:

* Meditasyon (bilincin ve şu anın ayırdındalığını sağlama, parasempatik ve sempatik otonom sinir sistemleri üzerinde kontrol sağlayabilme)
* Yoga (Hatha Yoga, vücudun kas sistemini ve beyin-vücut bütünlüğünü sağlayabilme)
* Nefes egzersizleri (doğru nefes almayı öğrenmek)
* Doğru yaşamak (kendiyle barışık, tutarlı ve beden/zihin uyumunu sağlayarak yaşamak)
* Cinsel potansiyeli geliştirmek
* Cinselliği ve orgazmı bilinen boyutların çok üzerinde yaşamak
* Cinselliği kutsal bir tören olarak yaşayabilmek<!--break-->

Sanıldığının aksine Tantra kuramlarının temelinde sınırsız ve rastgele seks yaşama yoktur, cinselliği doğru yaşama vardır. Pek çok Tantrist kendi derin felsefelerinin de bir ürünü olarak monogamik (tek eşli) bir yaşam sürmektedirler. Eşlerin birbirlerine karşı son derece saygılı ve verici olması, cinselliği kutsal bir esrime töreni olarak yaşaması, cinsellikte ortaya çıkarılabilecek potansiyellerin ayırdına varmaları Tantrik cinselliğin özünde olan bir gerçekliktir. Tantrik cinsellik veya Neo-Tantra bugün Batı’da gözlemlenen ve insanları daha çok yanlızlaştırıp, depresyona sokan aşırı cinsel yozlaşmaya karşı çıkar. Örneğin eşlerin birbirini aldatması, rastgele cinsellik yaşaması, sürekli partner değiştirmesi Tantra felsefesine aykırıdır.

Neo-Tantra’nın temelinde şunlar vardır:

* Monogamik ve dürüst bir yaşam, cinsellikteki tüm yozlaşmaların önlenmesi.
* Eşlerin birbirini ve vücutlarını çok iyi tanımaları.
* Eşlerin birbirlerine maksimum düzeyde haz vermeyi sağlamaları.
* Eşlerin bütünsel bir uyumu sağlayıp, birbirlerinin cinsel potansiyellerini geliştirmeleri.
* Eşlerin cinselliği uzun, süreğen ve içsel potansiyelerini açığa çıkarcı bir biçimde cinselliği bir esrime yöntemi olarak yaşamaları.
* Aile kurumunun kayıtsız şartsız korunması.

Neo-Tantra sayesinde ulaşılabilen sınırlar şunlardır:

· Cinsellikten bilinen hazların çok daha fazlası alınabilir.

· Erkekler cinsel ilişkiyi Tantrik teknikler sayesinde en az bir kaç saat sürdürebilirler.

· Kadınlar çoğul orgazm olmayı veya çok uzun, güçlü süren orgazmlar olmayı öğrenebilirler.

Doç. Dr. Ümit Sayın – http://www.tantraakademi.com/tr

8 yorum “Neo-Tantra”

  1. NEO-TANTRANIN TEMEL İLKELERİ VE AKSİYOMLARI

    Neo-Tantra yeni yeni şekillenmekte olan bir düşünce ve yaşama biçimidir. Neo-Tantra felsefesi oluşturulurken eski Tantra’daki bazı görüşler ve sistemler, 21. Yüzyıldaki bilimsel bilgiler, Yeni Çağ akımına ve İnsancıl Psikolojiye ait bazı unsurlar, Doğu Gizemciliğine, bazı dinlere ve dünya görüşü belirleyen bazı felsefelere ve Zen’e ait bazı unsurlar kullanılmıştır. Aşağıdaki ilkeler, aksiyomlar ve emirler 42 civarında eski Tantra kitabından derlenen ve yeni görüşlerle güçlendirilen temel Neo-Tantra ilkeleridir.

    Neo-Tantra’nın Temel İlkeleri

    1) Neo-Tantra, insanın kişisel gelişimi ve insanın daha mutlu, huzurlu, eşiyle ve diğer insanlarla daha huzurlu bir birlikteliğinin temellerini atmak için kurulmuştur.

    2) Neo-Tantra, bir din veya inanış sistemi değildir. Sadece insan davranışlarının doğa ve toplum ile daha uyum içinde olmasını sağlayan bir öğretidir. Her dinden insan Neo-Tantrayı benimseyebilir.

    3) Neo-Tantra, insandaki yaratıcılığın temelini teşkil eden cinsel enerjinin ve limbik sistemdeki ruhsal enerjinin açığa çıkarılmasını, geliştirilmesini ve ifade edilmesini amaçlar.

    4) Neo-Tantra bilimin bulgularıyla çelişmez ve bilimi temel alır. Eski Tantra’daki bazı yöntemleri, uygulamaları ve felsefeleri tekrar bilime göre yorumlar.

    5) Neo-Tantra insandaki yaşam enerjisinin ve cinsel enerjinin çok daha fazla arttırılabileceğini varsayar ve bunun için yöntemler üretir geliştirir.

    6) Neo-Tantra kadınlardaki cinsel potansiyelin bilinenden çok daha fazla olduğunu bilir ve bunu açığa çıkarmak için çalışır.

    7) Neo-Tantra erkekteki cinselliğin baskılanmış, regresyona uğratılmış ve hatalı yaşandığını bilir ve buna göre erkeklerdeki cinsel davranışı ve tepkiyi yeniden şekiller. Neo-Tantra’ya göre erkeklerde orgazmın geciktirilmesi ve uzun süreli bir ilişki mümkündür ve daha sağlıklı bir yaşam için gereklidir. Neo-Tantraya göre her erkekte cinsel ilişkiyi en az 30-60 dakika sürdürme yetisi vardır ve bu öğrenilebilir, öğretilebilir. Bu süre saatlere kadar uzatılabilir.

    8) Neo-Tantra bize cinsellik hakkında toplumlar tarafından öğretilen pek çok şeyin yanlış olduğu kanısındadır. İnsanlar cinsellik konusunda Neo-Tantra’ya göre yeniden şekillenmelidir.

    9) Neo-Tantra sadece insanın cinselliği ile ilgilenmez. Neo-Tantranın ilgi alanları ve araştırdığı konular şunlardır:

    a. Kadın cinselliği ve uzatılmış kadın orgazmları.

    b. Erkek cinselliği ve uzatılmış erkek cinselliği.

    c. Hazzın ve haz almanın prensipleri.

    d. Bilinç, insan bilinci, farklı bilinç halleri.

    e. İnsanın kozmostaki yeri.

    f. İnsanın hedefleri ve toplumsal konumu.

    g. Aile ve aile yapısının insanın sağlıklı büyüyebilmesi için korunması.

    h. Cinsel yozlaşmalar ve cinsel yozlaşmalara karşı koyma.

    i. İnsan doğa ilişkisi, hayvanlar alemi-doğa-insan ilişkisi.

    j. İnsan bilincini geliştiren yöntemler: meditasyon, zazen, YOGA, doğru nefes, kontemplasyon, kendiyle barışık yaşama yöntemleri.

    k. İnsan psikolojisi ve psikiyatrik sorunları. Bu psikolojik sorunların vahşi kapitalist sistem içinde nasıl çözülebileceği.

    l. Bilim-insan-felsefe ilişkileri; insan bilinci; insan bilincinin ve ideallerinin nasıl geliştirilebileceği.

    m. İnsan bedeninin sporlar veya diğer Uzak Doğu Sanatları ile (aikido, yoga, tai chi, chi kung, tekvando, kung fu vb.) nasıl geliştirilebileceği.

    Neo-Tantranın Karşı Olduğu İnsan Tutumları:

    Neo-Tantra insan doğasına aykırı olduğu için bazı davranış ve tutumları insanlara yasaklamıştır:

    1) Çokeşlilik, polygamy, polyamory insan doğasına uygun olmadığı için yapılmamalıdır.

    2) Eş değiştirme, grup seksi, cinselliğin yozlaştırılması, sadece cinsellik için cinselliğin sığ ve yetersiz yaşanması.

    3) Bilime aykırı tutumlar. Bağnazlık, dogmatizm.

    4) Rastgele partner değiştirme ve partneri aldatma, eşi aldatma, sadece haz almak için yalanlar söyleme, eşi veya diğer insanları haz ilkelerini tatmin etmek için aldatma.

    5) Sadece hazza bağlı kalma.

    6) Hedonizm ve haz tutkunluğu, haz için tüm değerleri yitirme, alt üst etme.

    7) Aşırı alkol tüketimi ve alkolizm.

    8) Uyuşturucu (narkotik analzejik) ve uyarıcı (stimulan) kullanımı.

    9) Bilincin aktif hali ve hür iradeyle çelişebilecek bilinç hali oluşturabilecek tüm psikoaktif maddeler (psikiyatrik ilaçların zorunlu olmadıkça bazılarının kullanımı da dahil).

    10) Cinsel sapışlar ve cinselliğin yozlaşması.

    11) İnsan doğasına aykırı olan homoseksüelite.

    12) Çocukları ve kadınları taciz.

    13) İnsanlara acı ve mutsuzluk oluşturacak durumlar oluşturma, insanlara acı çektirme, psikolojik veya fizyolojik işkence yapma.

    14) Erkek egemen toplumun macho ve ataerkil yaptırımları.

    15) Seksizm. Feminizmdeki veya ataerkil yapılardaki macho seksizm de buna dahildir. Belli bir cinsi yüceltme (erkek veya kadın)

    16) İnsanları mutsuz kılacak biçimde insanları olumsuz duruma sokmaya yol açacak davranışlar. Neo-Tantra humaniterien bir yaklaşıma sahiptir ve insancıldır.

    17) Faşizm, komünizm, vahşi kapitalizm, totaliterizm, din devleti gibi insanların özgürlüğünü kısıtlayacak tüm yönetim şekilleri ve politik sistemler. Neo-Tantra orta yoldan gider, ekstremlere kaymaz.

    18) Aşksız ve sevgisiz ilişkiler. Sadece seks için seks yapılması; günü birlik ilişkiler, sevgisizlik.

    Neo-Tantra’nın 50 Etik Emri:

    1) Öldürmeyeceksin.

    2) Eziyet etmeyeceksin.

    3) İntikam almayacaksın.

    4) Açgözlülük etmeyeceksin, hırslarını frenleyeceksin.

    5) Hırsızlık yapmayacaksın.

    6) Hoş göreceksin.

    7) Karşına sevgi vereceksin.

    8) İnsanlara çiçeklerle yaklaşacaksın; insan ilişkilerinde çiçek açtıracaksın.

    9) Eylemsiz kalman gerektiğin yerlerde eylemsiz kalacaksın.

    10) Eylemsizliğin bilgeliğine inanacaksın.

    11) İmpulsif (dürtüsel) davranmayacaksın.

    12) Bilincini araştıracaksın.

    13) Bilincini aşacaksın.

    14) Kendini aşacaksın.

    15) İradeni yoktan yaratacaksın.

    16) Dogmatik olmayacaksın.

    17) Çok çalışacaksın, tembel olmayacaksın.

    18) Kimseye karşı düşman olmayacaksın.

    19) İnsanlara olgunlukla yaklaşacaksın.

    20) İnsanlara saygılı olacaksın.

    21) İnsanların inançlarına ve dinlere karşı saygılı olacaksın.

    22) İnsanları kandırmayacaksın, kazıklamayacaksın.

    23) İnsanların emeklerini sömürmeyeceksin.

    24) İnsanları seveceksin.

    25) Doğayı ve Evreni seveceksin.

    26) Doğanı ve kendini keşfedeceksin.

    27) Doğana uygun davranacaksın.

    28) Neo-Tantranın erdemine inanacaksın.

    29) Neo-Tantrayı hayatının her deminde uygulayacaksın.

    30) Kendini arayıp, bulacaksın.

    31) Dünyadaki cennete veya dünyadaki cehenneme aldırmayacaksın.

    32) Yaşamı seveceksin.

    33) Yaşamdan haz almayı başarabileceksin.

    34) Hazlarını bileyeceksin.

    35) Ölümü özlemeyeceksin.

    36) Çevrene uyum sağlayacaksın.

    37) Akan suyu takip edeceksin.

    38) Su olacaksın.

    39) Doğaya karşı yokuş yukarı tırmanmayacaksın.

    40) Sürekli yeşerecek, öğrenecek; sürekli gelişeceksin.

    41) Kendini yenileyeceksin, ta ki yenileyecek bir şey kalmayana kadar.

    42) Her konuda evrimleşeceksin.

    43) Akılcılıktan ve bilimin ilkelerinden ayrılmayacaksın.

    44) Dünyayı yaşayacaksın.

    45) Meditasyon yapacaksın.

    46) Nirvanayı arayacaksın.

    47) Nirvanayı bulacaksın.

    48) Kozmosu kavrayacaksın.

    49) Yenileklere açık olacaksın, yenilikler keşfedeceksin.

    50) Ölümü gülümseyerek karşılayacaksın.

    NEO-TANTRANIN CİNSELLİKLE

    İLGİLİ 25 EMRİ

    1) Kendi vücudunu tanıyacaksın.

    2) Eşinin vücudunu tanıyacaksın.

    3) Kendine haz vermeyi öğrenecek, hazlarını bileyeceksin.

    4) Eşine haz vermeyi öğrenecek, onun hazlarını bileyeceksin.

    5) Cinsellikte yenilikler ve farklılıklar keşfetmeyi öğreneceksin.

    6) Kendini cinsellikte yenileyeceksin.

    7) Aldatmayacaksın.

    8) Monogamik (tek eşli) yaşayacaksın.

    9) Eşine en fazla hazzı vermeye çalışacaksın.

    10) Haz için insanlara ve eşine yalan söylemeyeceksin.

    11) Cinsel sapmalara yönelmeyeceksin.

    12) Cinsellikte doğayı ve suyu takip edeceksin.

    13) Daha fazla haz için insanlara zarar vermeyeceksin.

    14) Daha fazla haz için eşine zarar vermeyeceksin.

    15) Aşk ve sevgiyle cinsellik yaşayacaksın.

    16) Aşksız, rastgele ilişkilerden ve cinsellikten kaçacaksın.

    17) Sevişirken senfoni yazacaksın.

    18) Sevişirken dans edeceksin.

    19) Sevişmeyi bir tören, esrime haline getireceksin.

    20) Doğayı ve evreni sevip, onu eşinde bulacaksın.

    21) Önce ben değil, önce sen.

    22) Cinselliği uzatacaksın.

    23) Cinselliğin farklı boyutlarını keşfedeceksin.

    24) Cinselliği aşacaksın.

    25) Holistik bir dünya görüşüyle cinselliği keşfedecek ve yaşayacaksın.

  2. Sanki Musa’ya inen 10 Emir’in arttırılmışı gibi maddeler.

    “1) Çokeşlilik, polygamy, polyamory insan doğasına uygun olmadığı için yapılmamalıdır.”

    Bu ne?! yüce FSM aşkına. Şu insan doğasını herkes çözmüş, bir ben çözemedim.

    Yaa diğer maddelere bir göz attım da, hepsine bir yorum yapasım geldi.

    xenix: Takiplerim

  3. Hiç de basit bir felsefe değilmiş.

    Özellikle de ”tantra neye karşıdır” ın içeriği.

    Mesela; 6) Hedonizm ve haz tutkunluğu, haz için tüm değerleri yitirme, alt üst etme. Bu kadarı bile yeterlidir derinliğini kavramak için.

  4. TANTRA VE CİNSEL ETİK

    Tantra ve Tantrik Felsefe cinsel etiğe ve bazı temel cinsel, kültürel ve insani değerlerin korunmasına büyük önem verir. Tantra’nın temelinde monogamik (tekeşli) ve eşiyle aşk, sevgi içinde cinselliği keşfetmek vardır. Neo-Tantra ve Tantrik felsefe şu unsurlara büyük önem verir:

    * Cinselliği aşk ve sevgi ile yaşamak.
    * Monogamik (tekeşli) ve uzun süreli, eşlerin birbirininin kişiliklerini ve vücutlarını, cinsel tepkilerini çok iyi tanıdıkları bir ilişki.
    * Kişilerin başka, çeşitli ve fazla partner arayışına girmeden cinsellikten istenilen hazzı alabilmelerinin sağlanması.
    * Aile kurumunun korunması.
    * Eşlerin uzun süreli ve aşk dolu bir ilişkide birbirlerinin cinsel potansiyellerini geliştirmelerinin sağlanması.
    * Eşlerin birbirlerine cinsellikte çok hoşgörülü, destek olucu ve birbirlerinin cinsel kişiliklerini tatmin edici hale gelmeleri
    * Eşlerin birbirlerinin cinsel potansiyellerini keşfetmelerini sağlaması.
    * Erkeğin cinselliği uzatmasının ve erken boşalmasının denetim altına almasının sağlanması.
    * Erkeğin boşalmadan uzun süreli sevişmeyi ve Taocu Seksi öğrenmesi.
    * Kadının erkeğe daha fazla haz vermesinin kadına öğretilmesi.
    * Erkeğin kadına daha fazla haz vermesinin erkeğe öğretilmesi.
    * Kadının doğru orgazm olmayı öğrenmesi
    * Kadının orgazm kapasitesini arttırmayı, çoğul (multiple) orgazm olmayı öğrenmesi
    * Hem kadının, hem de erkeğin cinsel potansiyellerini geliştirmesini öğrenmeleri.
    * Meditasyon, Yoga gibi tekniklerle insanların vücutlarını ve beden/zihin uyumunu geliştirip, sağlıklı bir hayat yaşayabilmeleri.
    * Erkek ve kadında cinsel beynin geliştirilmesi
    

    Tantra felsefesinin karşı çıktığı ve bugün vahşi kapitalist kültürün etkisiyle Batı’da yaşanmakta olan ve cinsellikte yozlaşmaya yol açan şu olgulara Neo-Tantra felsefesi ve uygulama teknikleri kesinlikle karşıdır:

    * Cinsel tatminsizlik nedeniyle eşini aldatma.
    * Cinsellik ve yeni haz arayışı nedeniyle eşine yalan söyleme, eşini kandırma.
    * Cinsel haz arayışı içinde aile kurumunu yıkmaya girişme.
    * Rastgele partnerle yapılan sıradan ve gelişmemiş, ilkel cinsellik.
    * Sevgi ve aşk olmadan rastgele yeni insanlarla yapılan sıradan cinsellik.
    * Eğitimsiz, partneri tanımadan, partnerle uzun  bir cinsel uyum arayışında olmadan günü birlik, sadece seks için  yapılan rastgele cinsellik.
    * Cinselliği partneriyle geliştirecek yerde, başka yerlerde partner arama.
    * Neo-Tantra felsefesi eş değiştirme partilerine karşıdır.
    * Neo-Tantra felsefesi grup seksine ve rastgele cinselliği yaşamaya karşıdır.
    * Neo Tantra felsefesi cinsel sapışlarla, tatminsiz yapılan cinselliğe karşıdır.
    * Neo-Tantra felsefesi vahşi kapitalizmin geliştirdiği tüm cinsel yozlaşmalara karşıdır.
    

    İlhan Güngören’in bu konudaki kitaplarında tasvir edilen Guru’nun öğretiminde çok kişinin katıldığı Maithuna törenleri pek çok Tantra okulunda ve felsefesinde mevcut değildir. Tantra’da Guru aslında çiftlere ön cinsel teorik bilgiyi verir. Maithuna’nın nasıl yapılacağını öğretir. Sonra çiftleri ilişkinin gelişmesi yanlız bırakır.

    Amerika’daki istatistiklere göre erkeklerin % 50-60’i karılarını veya sevgililerini aldatmaktadırlar, evli kadınların ise % 35-40’ı kocalarını veya sevgililerini aldatmaktadırlar[1]. Türkiye’de ise Kadınca ve Hülya Raporlarına (2300 kadın) göre kadınların yaklaşık % 30’u sevgililerini veya kocalarını aldatmaktadırlar[2], bu oran her geçen gün artmaktadır. Amerika’da yapılan başka istatistiklere göre de şu gerçekler ortaya çıkmıştır:

    * Evli erkeklerin %  22’si  en az bir kez karılarını aldatmıştır.
    * Evli kadınların % 14’ü en az bir kez kocalarını aldatmıştır.
    * Evlilikle birlikte sevgiliyi veya partneri aldatma olasılığı düşmektedir. Evlilik kurumu aldatma oranlarını azaltmaktadır.
    * Gençlerde bu oran çok daha yüksektir.
    * Evli kadınların % 70’i, evli erkeklerin ise % 54’ü eşlerinin evlilik dışı ilişkisinden hiç haberdar olmamıştır.
    * Amerikalıların % 90’ı aldatmanın ahlaksızca ve çok yanlış bir şey olduğuna inanmaktadır.
    

    KADINLAR NEDEN ALDATIR?

    Kadınlar erkeklerden daha zor aldatırlar. Kadınların kocalarını veya sevgililerini aldatma nedeninin temelinde cinsel doyumsuzluk yatmaktadır. Bu doyumsuzluk hem erkeklerin, hem de kadınların cinselliği yeterli bilmemelerinden ve cinsellik konusunda doğru dürüst bir eğitimden geçmemiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Farklı partner arayışının temel nedeni pek çok kadının orgazm olamamasıdır. Amerika’daki istatistiklere göre Amerikalı kadınların sadece % 30-34’ü cinsel ilişkiyle orgazm olabilmektedir[3]; Türk kadınlarının ise sadece ortalama % 15-20’si cinsel ilişkiyle orgazm olabilmektedirler[4]. Bu durum erkeklerin cinselliği bilmemelerinden, doğru yaşyamamalarından ve yaşatamamalarından kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında Amerikan Devleti cinsel eğitimin yaygınlaştırılması ve Tantra workshopları gibi eğitimlerin toplum içinde yayılması desteklemektedir. Amerikalıların % 90’ı aldatma eylemine karşıyken, büyük bir çelişkiyle erkeklerin % 50-60’i karılarını ve sevgililerini, kadınların ise % 35-40’ı sevgililerini aldatmaya yönelmektedir. Normalde eşiyle tatmin olan kadınlar arasında sevgilisini veya kocasını aldatma oranı % 3’ten düşüktür. Burada Neo-Tantra felsefesinin hedeflediği amaçların önemi ortaya çıkmaktadır. Neo-Tantra felsefesi ve uygulamaları ‘yeni bir cinsel etik’ yaratma arayışı içindedir. Bu da ancak eşlere cinselliği çok iyi öğreterek ve bazı insani değerlerini korumayı işleyerek sağlanabilir. Bu konunun detayları için ‘Tantrik Cinselliğin Sırları’ isimli kitaba bakınız.


    ERKEKLER NEDEN ALDATIR?

    Yapılan çalışmalar erkeklerin uzun süreli bir ilişkinin monotonlaşmasından ve yeni hazlar, farklılıklar arayışından eşlerini veya sevgililerini aldattığını ortaya koymuştur. Bu oranlar ABD’de % 50-60 arasında, Avrupa’da ise biraz daha fazladır. Erkeklerin kadınlardan daha rahat olmaları ve yüzyılların ata-erkil sistemi, erkeklere kadınlardan çok daha büyük bir rahatlık vermektedir. Erkeklerin kadınları daha fazla aldatma riski karşısında kadınlar da huzursuz, güvensiz ve eşini kaybetme korkusu dolu bir ilişki yaşamaktadırlar; Seymour Fisher’ın yaptığı çalışmalara göre kadınlarda orgazmın ve cinselliğin kötü yaşanmasının en önemli nedeni ‘eşini kaybetme korkusudur’[5]. Eşini kaybetme korkusu olan kadınlarda orgazmın şiddeti, sıklığı ve rahatlatıcı etkisi azalmaktadır. Neo-Tantra felsefesi ve uygulamalarının amacı eşlere cinselliği daha iyi öğretmek ve başka partnerlere gereksinim duymadan cinselliği sevgi dolu ve aşkla, olabilecek en engin boyutlarda yaşatabilmektir.


    TÜRKİYE’DE DURUM NEDİR?

    Türkiye’de eğitimli kadınların % 30’u eşlerini veya kocalarını aldatır duruma gelmişlerdir. Bu istatistik toplumun geneline yayılamaz, küçük bir zümreyi içermektedir, ama bu konuda yapılan başka ciddi istatistiklere rastlayamadık. Erkeklerde oranın % 50-60’lar civarında olduğu tahmin edilmektedir.

    Bu konuda Cinsel Tıp Derneği başkanı Cem Keçe’nin açıklamalarına göre[6] erkeklerin ve kadınların aldatma nedenleri şöyledir:

    Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, “Aldatma belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesidir ve son yıllarda sosyal bir yara haline gelmiştir” dedi.

    Keçe, erkeklerin cinsel açıdan değişik tecrübe yaşama ihtiyacından, kadınların ise duygusal gerekçelerle aldatma yoluna gittiğini kaydetti. Keçe, genel olarak temelde var olan bir ilişkiyi geliştirebilmek, üretebilmek ve yaşamı paylaşabilmek becerisini geliştirememiş kişilerin kendilerini yeniden ifade etme, dürtüsellikteki anlık hazların sürekliliğini sağlama ve sonsuz bağlanma arayışlarına ‘aldatma’ olarak nitelendirildiğini ifade etti. Aldatmanın belki de insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana değişmeyen bir gündem maddesi olduğunu ve son yıllarda sosyal bir yara haline geldiğini anlatan Dr. Keçe, kadın ve erkeğin aldatma nedenlerinin farklılıklar gösterdiğini söyledi. Keçe, “Yasak aşklara özgü heyecanın tadının yanı sıra erkeklerin fiziksel yani cinsel açıdan değişik tecrübeler yaşamaya ihtiyaçlarından ve cinsel dürtülerini kontrol etmekte zorlandıkları için, kadınların ise duygusal gerekçelerle yani yaşadıkları umutsuzluk ve mutsuzluk nedeniyle aldatma yoluna gittikleri görülmektedir” diye konuştu.
    Konu aldatma olduğunda, önce erkeklerin potansiyel suçlu kabul edildiğinin altını çizen Keçe, şöyle devam etti:

    “Çünkü nikah yüzüğünü takan erkeğin testosteronu düşmüştür ve kendini ispatlamak zorundadır. Bu nedenle erkekler daha çok aldatır. Aldatma duygusallığa dönüşmeden sadece cinselliğe dayalı yaşanırsa bu durum bazı erkekler için evliliklerini kurtarma şekli de olabilir. Erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim yada egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. ‘Yaşandı ve bitti hesapsızca’ psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur yada hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister. Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında sürtüşme ve çatışma süreci yaşar. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır.”

    ERKEKLER VE KADINLAR NEDEN ALDATIR?

    Çocukluktan gelen iç çatışmaları olan erkeğin aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu ifade eden Keçe, aslında erkeklerin aldatmak için çok önemli bir nedene de ihtiyaçları olmadığını vurguladı. Erkeklerin, “Maksat heyecan olsun, skor olsun” mantığıyla eşini aldattığını söyleyen Keçe, çünkü çok sayıda kadınla ilişkiye girmenin erkek için arkadaş çevresinde bir takdir göstergesi olarak algılandığını kaydetti. Keçe, erkeklerin aldatma gerekçelerini şöyle sıraladı:

    “Her erkek yapar, heyecan olsun diye, arkadaşlarımı etkilemek için, başka bir kadına aşık oldum, sarhoş olduğum için, eşimle sorunlarımız var, ortam öyle gerektirdi, olaylar öyle geliştiği için, karım benimle ilgilenmiyor, ona acıdığım için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, canım seks istiyordu, onu öylece eve yollayamazdım, karım kendisine eskisi gibi bakmıyor, cinsel isteğim fazla.”

    Mutsuz olan kadının aldatma olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyen Keçe, kadının eğitiminin artması ve iş yaşamında daha aktif rol almasının, aldatma konusunda erkek egemenliğinin kırılmasına yol açtığını vurguladı. Kadınların kişilik yapısına göre aldatma konusunda farklı tutumlar gösterdiğini anlatan Keçe, “Bir grup kadın duracağı yeri bilirken, bir grup kadın ise belirli bir çizgide ilişkisini devam ettirebilir. Bu, tamamen ilişkinin gidişatı ve kadının ruh durumuyla bağlantılıdır. Kadın aşıksa ve aldatılmak çok avam ve aşağılayıcı şekilde gerçekleşmemiş ise çok daha az vicdan azabı duyar” diye konuştu.
    Keçe, kadınların aldatma gerekçelerini ise şöyle sıraladı:

    “Mutsuzum, çok zekiydi, tatmin olamıyorum, bir filmdeki erotizminden etkilendim, aşık oldum, beni çok ihmal etti, yeniden bir erkeğe ihtiyaç duyduğum için, yakınlık ve şefkat özlemi çektiğim için, kendimi yalnız ve terkedilmiş hissettiğim için, aylardır seks yapmadığım için, onu kendime daha fazla bağlayabilmek için, baştan çıkarmanın zevkinden, çok uğraştı, peşinde koşulan nüfuzlu biri olduğu için, istediğimi elde edebileceğimi kendime kanıtlamak istiyordum, ona aşık olduğum ve benimle ciddi olduğu için, kocam beni aldattığı için intikam almak istedim, cazibesi ve esprisi olduğu için, sesi çok seksi olduğu için, kendimi tümüyle teslim etmek istediğimden, beni sekse zorladığı için, kariyer yapmamda bana yardımcı olsun diye.”

    Aldatma konusunda daha önce yapılan bilimsel çalışmalara bakıldığında duygusal aldatma ve cinsel aldatma ayrımı yapıldığının görüldüğünü ifade eden Keçe, “Var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına aşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yanadır. Ayrıca duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre daha zor bir durumdur ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açabilir ve asıl aldatma budur” dedi.

    Görüldüğü gibi Türkiye’de de aldatma ve eşine yalan söyleme ciddi bir biçimde yaygınlaşmaktadır. Kadınlar biraz özgürleştikçe ve entellektüelleşip, bilgi düzeylerini arttırdıkça daha farklı şeyler yaşanabileceğini de görüp bu konuda farklı erkeklere yönelmektedirler. Özellikle ENTEL-DANTEL zümre içindeki kadınlarda aldatma oranının yaklaşık olarak tahmini % 60-70’lere vardığı görülmektedir. Konservatif kadınlar arasında ise bu oran çok daha düşüktür. Türkiye’de kadınlar eğitimlileşip, özgürlüğünü hissettikçe sanki özgürleşmenin en önemli göstergesini cinsellikteki yozlaşmalarmış gibi algılayıp, cinsel serbestiyi ön plana alarak, aldatma oranlarını arttırmaktadırlar. Bu ENTEL-DANTEL kadınlar için çoğunlukla da aldatmak bir kişilik, ego tatmini olarak kendini göstermektedir.

    Türkiye’de Aldatma konusunda son zamanlarda çok kitap yazılmaya başlanmıştır. Aldatma üzerine yazılan kitaplar son yıllarda yok satmaktadır. Kocasını 300 erkekle aldatan nemfoman bir kadın sanki yaptığı büyük bir marifetmiş gibi, en ufak erotizm özelliği bile olmayan kitaplar yayınlamakta, bu kitaplar da kapış kapış gitmektedir. Türkiye’de cinsellik herşeyde olduğu gibi yamuk ve yozlaşmış olarak yaşanmaya başlanmıştır. Bu konuda hiç bir etik değer göz önüne alınmamaktadır. Neo-Tantra felsefesini, tekniklerini yaymayı düşünen Tantra Akademi ve eğitimi bu etik değerlerin ve eşler arasındaki dürüstlüğün, dostluğun, karşılıklı güvenin, aşkın ve sevginin, birbirine sınırsız haz vermenin korunması için çalışmalar yapmayı planlamaktadır.

    [1] link to infidelitytoday.com ve link to menstuff.org

    [2] Ümit Sayın, Derin Seks: Cinsellikte Farklı Boyutlar, Yeni Açılımlar, İst.: Klan Yayınları, 2010, sayfa: 158

    [3] Cosmo Raporu (1983) ve Hite Raporu (1976)

    [4] Ümit Sayın, Derin Seks: Cinsellikte Farklı Boyutlar, Yeni Açılımlar, İst.: Klan Yayınları, 2010, sayfa: 133-178.

    [5] Seymour Fisher, Understanding the Female Orgasm, London: Penguin Books, 1973; Seymour Fisher, Female Orgasm, N.Y.:Basic Books, 1972.

    [6] link to habervitrini.com

  5. Tantranın aile kurumu ile uğraşacağını hiç sanmıyorum.

    Aile kurumunu korumaya kalkan her kişi ve kurum “ahlakçıdır” benim gözümde.

    xenix: Takiplerim

  6. Bende bunu diyorum işte sevişmekten gayrı anlamı yok hayatın demi xenix. 🙂

    Gençler sevişsin tabi, gençlikte sevişilir de bunu ahlakçılığın alternatifi göstermek ve bir yaşam biçimi, en sağlıklı yol gibi göstermek için neye inanılıyor onu tartışalım.

    Sevgili gamaro ben hepsinden bi parça alıp bir bütün elde edeceğim. 🙂

  7. Yabancı.

    Sorun sevişmek değil, “sevişememek”.

    Ne demişti oikos. Sorun cinsellik değil, “CİNSELSİZLİK”

    Sevişemeyince durum, “rıza” nın durumuna döner 🙂

    xenix: Takiplerim

  8. Xenix haklı yabancı.

    Seviştin mi ne olur? Bişi olmaz aslında, ne kamil insan olursun ne başın arşa değer, normalin içinde bi normaldir hepi topu.

    Sevişemezsen ama feci, allah göstermesin şair felan olursun hani:))

    (kankim xenix güneşte fazla kalmış tabi o ayrı mevzu 🙂

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.