Diyelim ki şu an bu yazıyı okuduktan sonra ölmek üzeresiniz ve bilinciniz bir kaç cümle söyleyebilecek şekilde açık. Peki ne olurdu ağzınızdan dökülen son sözcükler?
Veya susmayı mı tercih ederdiniz?
Bütün hayatınızın deneyimini nasıl yansıtırdınız son sözcüklerinize…
son söz mihenk degildir..
“…Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir…” (karl marx)
slm.
herkes gibi ölmekten korkuyorum ve bunun 2 nedeni var.hayata doymamışlık hissi ve ölümün doğasını bilmemek.ölürken gördüğüm duyduğum hissettiğim bir şey varsa bunu söylerdim eğer yapabilseydim.hiçbir şey yoksa onu da söylemeye çalışırdım.pek düşünmesekte insanın en merak ettiği şeylerden biri ölüm anıdır sanıyorumki.deneyim aktarmak iyi bir fikir gibi görünüyor.
Sessizlik ve huzur icinde sonsuzluga karismak isterim . Son soz soylemezdim sanirim .
öldükten sonrası şu sıralar benimde sık sık kafamda dönen sorulardan ve açıkcası kaybedecek hiçbir şeyim olmamasına rağmen öldükten sonra ne olacağına ilişkin belirsizlik korkutuyor…o anın heyecan ve stresinden birşeyler söylemeyi hatta düşünmeyi başaracağımı sanmıyorum..
öldükten sonrası sonsuz bir hiçliiğe karışıp ‘hiç’ olmak ise yazıklar olsun yaşadığım ömre…ama bir şekilde bilinç devam edecekse işte bu aklımı bir süreliğine durduracak kadar heyecanlanmama sebep olacaktır.
“kaybedecek hiçbir şeyim olmamasına rağmen öldükten sonra ne olacağına ilişkin belirsizlik korkutuyor.” ölmeden bilirmiyiz kaybedecek bir şeyimiz olup olmadığını? aslında ölünce de bilemeyeceğiz belkide.
hadi bu başlıkta ruh çağıralım da anlatsın bize:)
” Bugün ölmek için güzel bir gün”
olurdu herhalde.
Yalnız bir şey dikkat ettim, kimse eşine dostuna bir şey söylemiyor.
“Son sözümüz söylenmedi, kavga yeni başlayacak”.:)
sevgili Baal,”..öldükten sonrası sonsuz bir hiçliiğe karışıp ‘hiç’ olmak ise yazıklar olsun yaşadığım ömre…”ifadeni okuyunca sana yazdigim bir yorumda “putperestler dindar insanlar” dedigimi hatirladim..
🙂
slm.
Çok yorulmuştum zaten, belki biraz dinlenirim.
o an gelene dek bunu bilemeyiz. Şimdi ne söylersek söyleyelim, değersiz bir tahminden öteye gitmez . Yine de bir şeyler söylemek gerekirse, biz Nefes aldığımız sürece ölmemiş oluruz bu kesin!…Ha , verildikten sonra bir daha alınamayacak o son nefesi soruyorsanız , işte o nefes kelimelerle tüketilmemeli, huzurla salıverilmelidir bence…Zaten o son nefes verildikten sonra bir daha nefes de alınmayacağına göre zurnanın zırt dediği yere gelinmiş demektir ve tam da boyut değiştirecekken boş lakırdılara da yer yoktur kanımca…
tabi ki putperestler dindar insanlardır…putperestliği hafife alma birbirinin içinden çıkan ibrahimi dinlerle rahatlıkla kıyaslanacak dindarlığı bütün putperestlerde de görebilirsin…zaten tevrat öncesi ibranileri de çok putperesttirler… bana göre değişim putların sayısında ve niteliğinde dğeişiklikten ibarettir. 🙂
ama girmeyelim o konulara bu başlığın konusu daha güzel!
••Hayat bitti. Biten hayat, nefesim sıkışıyor… Bir şey eziyor beni!.. -Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
••Çok zamandır şampanya içmemiştim. – Anton Çehov
••İçeri girmeliyim, sis yükseliyor. – Emily Dickinson
••Her şey bitti, artık çok geç. – George Gordon Byron
••Biraz daha ışık!.. (Mehr Licht!) – Goethe
••İşte bu iyi. Immanuel Kant
••Aşklarım, elveda, benim beyazımsılarım… – İvan Sergeyeviç Turgenyev
••Ölmek dışında hiçbir şey istemiyorum. – Jane Austen
••Kimse anlamıyor mu? – James Joyce
••Allah korusun, Allah kahretsin. – James Thurber
••Durdu(kendi nabzını ölçerken)-Joseph Henry Green
••Komedi Bitti. – Ludwig van Beethoven
••Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim. – Leonardo da Vinci
••Bu menenjit değil mi? – Louisa May Alcott
••Kimse bana inanmayacağı için, gördüklerimin yarısını bile anlatmadım. – Marco Polo
••Demek böyle ölünürmüş… – Necip Fazıl Kısakürek
••Biraz dinleneyim. – Namık Kemal
••Bir merdiven çabuk bir merdiven getirin. – Nikolay Gogol
••Yakın ışıkları. Eve karanlıkta gitmek istemiyorum. – O’ Henry
••Ya duvar kâğıdı gidiyor ya da ben. – Oscar Wilde
••İşte bu fena. Peyami Safa
••At! At! Bir ata krallığımı veririm! – III. Richard
••Lanet olsun, bu labirentten nasıl çıkacağım! (Simón Bolívar)
••Siyah bir ışık görüyorum. – Victor Hugo
••Ölümün tadı, dilimin ucunda. Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum. – Wolfgang Amadeus Mozart
••Herkes ölür ama bana bir ayrıcalık tanınır sanıyorum. Ne olacak şimdi? – William Saroyan
Her doğan Ölür..
Ne söylense yersiz.
bilmiyorum; yani ne söyleyeceğimi;
ama ölmek gibi fiilim (yani bitmek son bulmak anlamına bağlı bi yapım) ve anlayışım yok; ölüm ölmek değil ve kalım kalmak;
olum olmak;
her doğan batar da; (gözlemciye göre yani-güneş kendine göre hiç batmadı;)
link to tr.m.wikipedia.org
güneş aslında her an batıyor. yani kendine göre de batıyor. insan da öyle aslında. sadece bedensel yaşlılığı kasdetmiyorum. farkındalıklı organizmalarız ama anlarımız onun pek hakkını verememekle geçer genelde. dolayısıyla her an batıyoruz bazen doğuyoruz vs. peki burda bilinçli olarak nerdeyse hiç ilgilenmediğimiz gözlemci statümüzün ölüm esnasında yok olmayacağını nerden biliyoruz? ölüm ölüm değildir demek 1 anlayış benimsendiğini gösterir. bilinmezci sayılmaz.
eğer şu son sözler doğruysa puşkinden çok etkilendim. “1 şey beni eziyor!” demiş. deneyim aktaranları dinlemek okumak ilginç. var mıdır ya böyle tam ölürken anlatanlar videolar yazılar falan. ölüp dönenleri dinlemiştir de herkes…ilginçtir puşkin ne cennetimsi bi tasvirde bulunmuş, ne pişmanlık aktarmış… sadece nasıl olduğunu izlemiş. ve 1 şey beni eziyor…..
mehr licht! ve elbetteki mozartın söyledikleri…bu dünyadan olmayan 1 eser bırakmış biri elbetteki hissedebilirdi ölümün bu dünyadan olmadığını;) eine kleine nacht musik….keşke abuk subuk araba hoparlörlerinden çalmasalar ama
aslında goethe de ilginç. adam orgazm olur gibi ölmüş. biraz daha ışık……hmm demekki yoğun 1 şeyler hissediyordu ölürken. tabi eğer bütün bunlar doğruysa
hmm demek ki; ………………………………………………………..!
:))
Some silence please, Silence….and answers start to come……..
son söz :
şu fişi de takaaalııımmmm…!
Değil tabi değil…
Hele şükür…………………..