Sosyolojik Tartışmalar / Seminer: Hapishaneler

Sosyoloji seminerlerinin 6’ncısı 27 Nisan’da Mimarlar Odası’nın Karaköy’deki binasının konferans salonunda düzenlenecek.
Seminerin konusu Hapishaneler olacak.

Seminer programı aşağıdadır:

SOMDER Sosyoloji Seminerleri
Sosyolojik Tartışmalar / Hapishane Semineri

27 Nisan 2013

Açılış Konuşması (11:00-11:15)

Mustafa Eren (SOMDER – MSGSÜ, Sosyoloji)

Türkiye’de Hapishaneler ve Akademi

1. Oturum (11:15-13:15)

Moderatör: Doç. Dr. Sibel Yardımcı (MSGSÜ, Sosyoloji)

C. Metin Şenyurt (MSGSÜ, Sosyoloji, Yüksek Lisans)
“Kent Mekanında İktidarın Yeniden Üretimi – İki ‘Güvenlik’ Mekanı: Kapalı Yerleşimler ve F Tipi Hapishaneler”

Başak Gemici (Koç Üniversitesi, Karşılaştırmalı Tarih ve Toplum, Yüksek Lisans)
Hapishanelerde Mekansal Dönüşüm ve Direniş Kültürü

Sara Caunes (Paris 8 St Denis, Siyaset Bilimi – MSGSÜ, Sosyoloji)
2000 Yılında F Tipi Hapishanelere Karşı Yapılan Açlık Grevleri Döneminde Cezaevi Mimarisi ve Mekan Hakkında Yapılan

Tartışmalar ve Avrupa Referansı

Tartışmacı: Yrd. Doç. Dr. Gültekin Yıldız (İstanbul Üniversitesi, Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı)

Ara: 13:15-14:00

2. Oturum (14:00-16:00)

Moderatör: Dr. İdil Elveriş (İst. Bilgi Üni. İnsan Hakları Merkezi – Hukuk Fakültesi)

Yonca Güneş Yücel (MSGSÜ, Sosyoloji, Doktora)
Bir Mesleğin Hikayesi: Gardiyanlığın Dönüşümü, ‘İtibar’ Arayışı

Hande Gülen (MSGSÜ, Sosyoloji, Yüksek Lisans)
Biyopolitika ve Açlık Grevi İlişkiselliğinde Direngenliğin Mekanı Olarak Beden

Yiğitcan Yirmibeş (TÖDİ) (Marmara Üniversitesi, İnsan Kaynakları, Yüksek Lisans)
Hapishaneden İzlenimler

Tartışmacı: Ar. Gör. Seçil Doğuç (Galatasaray Üniversitesi, Sosyoloji)

Ara 16:00-16:30

3. Oturum: Atölye (16:30-17:30)

Yer: Mimarlar Odası Konferans Salonu
Kemankeş Cad. No: 31 Karaköy/İstanbul

İrtibat: 0542 336 75 67
[email protected]
http://sosyolojiktartismalar.wordpress.com/
http://www.sosyolojimezunlari.org

İnternet dünyasında ben olmak

İnternet dünyası insanlara kendi dünyaları dışında, hislerinden kopmuş bir virtuel dünya yaratıyor. Orada güvenli bir şekilde benliklerini istedikleri gibi şekillendirme olanağı buluyorlar. İstenilmeyen veya saklanması istenilen özellikleri gerçek dünyada gizleyip onların yerine daha pozitif dünya yaratmak mümkün. Gerçek dünyada kendi korkuları ile yüzleşemeyen biri virtüle dünyada çok cesur bir kahraman olabiliyor, çünkü ekranın karşısında güvenli bir yerde kendisini tehlikeye sokmuyor. O ekran başında bastırdığı hisleri değil de özlediği hisleri yaşatmak istiyor.

İnsanlarla normal hayatta olan ilişkilerde iyi anları, kötü anları yaşayamayan yaşatmak istediği sadece o hislerin istenilen bölümleri oluyor. Bu durumda o insan terk edilme, acı çekme gibi hüzünlü anları yaşatmamak için o anları ya yok sayıyor, ya da kopukluk yaşamamak için o olaylara sıkıca sarılıyor. Kendi hislerinin sadece bir bölümünü yaşatmak isteyen hayatını kolaylaştırmak için böyle sanal bir dünyaya kaçıyor.

Evlerde çok fazla dizi izlenmesinin de sanal dünyadan pek farkı yoktur. Orada da insanlar kendi duyguları yerine başkalarının yaşadıklarını emin bir yerden izlemek istiyorlar. Başkalarının acı çekmesi kendilerinde de ona benzer duyguları uyandırmasına rağmen güvenli ortamda olduğu için ve o davranışları öğrenmedikleri için hisleri ile davranışları arasında kopukluk yaşıyorlar. Onlar ikinci el duygularla yaşıyorlar.

Bu kopukluk ne gibi etki yaratıyor? Böyle şahıslar kendilerine yapılan eleştirilere nasıl tepkide bulunuyorlar? Böyle şahıslar görmek istemedikleri özelliklerle karışılaştıklarında kendilerini nasıl hissediyorlar?