illaki 25 kelime zorunluluğundan dolayı soruyu uzatma imkanım olmadığından…anladınız işte;)
soru; kuzeye doğru 90 Km/sa hızla giden bir elektrikli trenin, kuzeye doğru 90 Km/sa hızla esen rüzgar karşısında dumanı hangi yöne eser?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil
“Hala anlayamadınız değil mi?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil.
Kavganın kazananı yoktur.
Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz.
Önemli olan kalp kırmamak.
Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek.
Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktir.
Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek.
Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.Albert Einstein”
Yukarıda Albert Einstein’in imzasını taşıyan yazıyı bir çok blog ve internet sitesinde gördüm. Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarında da paylaşılıyor. Fakat cümleri okuduğumda bu cümlelerin Einstein’a ait olduğuna dair derin şüpheler duymaktayım.
Bu konuda kaynak nedir acaba duyan bilen var mı?
Arap harfleri ve Latin harfleri karşılaştırması
- Latin harflerine geçiş önemli ölçüde olumlu sonuçlar doğurmuştur
- Arap harflerinde kalınsaydı önemli ölçüde olumlu sonuçlar alırdık
- Latin harfleri çok az bir ölçüde yarar sağlamıştır
- Arap harflerinde kalsaydık az da olsa bir yarar sağlanırdı
- Latin harflerine geçilmeseydi de hiç bir fark olmazdı
Oyun ve Anlam
İnsanın kendini -bu derece- kandırmasına dayanan varlığı dehşete düşürücü. Yine de bunu unutmakta yarar var.sa
-
Ayten A bütün bir öznellikler / anlamlandırmalar diyarı bir derecede ve bir biçimde “kendini kandırma” değil mi Sibel? Dehşet verici de olabiliyor, eğlenceli, oyuncaklı ve “hayat kurtarıcı” da ve fakat…
-
Sibel Atasoy Varlık diyarı hepten kendini kandırmaya dayanıyor evet yine de güzelTuran Erdal Bir kisiye oyun oynadigini gösterdigimiz zaman o kisi oyun oynamaya devam edebilir mi?Sibel Atasoy Önce “artık oyun oynamayı reddediyor” çünkü oyun kelimesinden dolayı yaptığı bu önemli iş değer kaybına uğruyor. Bu süreç depresyon hatta intihara bile sürükleyebilir insanı. Ancak sonunda kişi denetimli deliliği benimseyerek oyun olduğunu bile bile oynamaya yani yaşamaya başşlıyor ve hatta bundan zevk de alabiliyor )Turan Erdal Anlamin yitmesinden sonra tekrar anlamlandirmak gerektigini söylüyorsun galiba.Sibel Atasoy Yitirilen anlam zaten senin değildi çoğunluk itibariyle, öğrenilmiş anlamlardı. Bu kez anlam topu kendi eline geçmiş oluyor, oynamıyacağım işte diye sızlanıp depresyona girebilirsin, oyundan çıkabilirsin, ya da kendi anlamlarını yaratmaya ve gerçekliği eğip bükmeye başlarsın ve yaratımın ortağı olursun.*Sonradan ilave edilen NOT: Bu yazıyı yayınladığımın ertesi günü kalp krizi geçirdim, çok şaşırtıcı oldu çünkü böyle bi şeyin olabilirliğine dair bi ipucu belirti vermemişti 🙂Son yazının oyun ve anlam üzerine oluşu oldukça manidar geliyor şu an. 22.04.2013
Şefkatin sömürülmesi
Doğaları çok duyarlı, şefkatli insanları -bilmeden- sınırsızca sömürmemizin sonuçları berbat oluyor. Bu tip insanlar kendilerini -bilinçsizce- korumaya çalışarak son derece soğuk hatta duyarsız bir persona geliştiriyorlar. Bunların çoğunu hayvan -ya da doğa- düşkünlüklerinden tanımanız olasıdır. İçlerine hapsolmuş tüm şefkati onlara akıtıyorlar ve herhalde haklıdırlar, ne de olsa hayvanların talep edeceği şeyler sınırlıdır, asla insanlarınkiyle kıyaslanamaz 🙁
*
Eski psikoloji zihne dayalıdır. Zihne dayalı ve belli bir dereceye kadar da geçmişin dar olan bakış açısına dayalıdır. Geçmiş hayatları dikkate almakta başarısızdır. Evet, eski Psikoloji, ruhu dikkate almakta başarılı değildir. Bunu yapacağını da beklemiyorum zaten. Olayların, durumların çok dar haline bakar ve çok, çok da zihinseldir. Bu yüzden çok da iyi çalışmıyor ve bu bizi düş konusuna geri götürüyor.
Psikolojik sorunlarda, hepsi zihin odaklı olduğundan, bir sürü zihinsel işlem oluyor, düşünebiliyor musunuz? Zihin, bir dereceye kadar çok akıllıdır. Aynı şeyin etrafında daireler halinde döner, döner ve adımlar attığını, bir şeyler üzerinde çalıştığını ve gelişme kaydettiğini hisseder,
Ama bu süre zarfında, gülerek “ Evlat, Ben onları aptallaştırdım. Onları aynı şeyin etrafında döndürüp, durdurdum” der. Zihin faaliyeti sever. Neden? Bu onu canlı tutar. Daima aynı şeyi, sakız gibi mekanik bir şekilde çiğneyip durur. Eğer düşünce ve duygulara saplanıp kalmışsa, işini yapmış hisseder.
Şimdi uygulanmakta olan, tüm bu psikoloji oyunu, son derece zihinseldir. Biz, bunun ötesine “kendinizden” başlayarak gidebiliriz. Bu daima kendinizle başlar çünkü böyle başladığınızda dışarı çıkıp, bir kürsünün önünde durup, öğütler vermek zorunda kalmazsınız. Yalnızca onu ışıtır ve ışığı saçarsınız. Yeni Psikoloji, ben ona- trompet çalsın lütfen (izleyiciler ayaklarını yere vurmaya başlarlar) teşekkür ederim, teşekkür ederim.–Şefkat Psikolojisi diyorum. Şefkat Psikolojisi.
Şefkat Psikolojisi, şimdi olduğunuz Ben-im den, sekiz yaşınıza ziyarete gider. Sekiz yaşınızdaki kendinizi ziyaret edersiniz. Bu sekiz yaşındaki size, hiçbir şey söylemek zorunda değilsiniz. Sadece orada olursunuz. Hiç bir şeyi onarmaya çabalamak zorunda değilsiniz. Sahte umut ya da sözler vermek zorunda değilsiniz. Sadece orada olursunuz.
Ama hiçbir şeyi değiştirmeye çalışmıyorsunuz. İşte bu, arkadaşlarım, şefkattir. Şefkat, orada kendiniz için olmaktır.
Şefkat, her ne oluyorsa, devam etmesine izin vermenizdir. Şefkat, doğru ya da yanlış diye hiç bir şeyi yargılamamanızdır. Sadece oradasınız.
Şefkat,sadece kendini kabul etmektir.
Şimdi, bazı komik şeyler oluyor. Şimdi orada 8 yaşındaki siz – sizin sekiz yaşınızda, hayatında bir şeylerden geçmekte olan siz- birdenbire bir varlık hissediyor. Birdenbire şefkat ve sevgi denen bir şey hissediyor, birdenbire bir umudu oluyor.(A)
İşte bu zamanda seyahat değilse nedir? Zaman yolculuklarının kuralını hatırlayın! Hiç bi şeye karışıp değiştirmeyin, sadece neler olduğunu seyredin, sevgiyle ve anlayışla seyredin. Ve bu aynı zamanda Toltec “özetleme” işlemi.
