Seri Katil

1954 yılında ABD’de doğuyor. Vietnam savaşından dönen babası alkolik olunca annesinden boşanıyor. Katil, kolej eğitiminden sonra American Chemical Society’den (dünyanın en geniş Kimya ve Kimya Mühendisliği ile ilgili bilimsel topluluklarından biri) ödül alıyor. Daha sonra ABD’de …. School of…’den kendi sınıfından bir yıl gecikmeli olarak, …. ünvanı ile mezun oluyor.

Sarışın, mavi gözlü, yakışıklı, zeki, karizmatik ve sportif bir tip.
1983 yılında mesleği ile ilgili görev yaparken en az 5 kişinin ölümünü yakından izlemek ona çok cazibeli geliyor.

Birtakım adli soruşturmalar geçirse de 1984 yılında beraat ediyor. Çalışma arkadaşlarına ne zaman içecek veya yiyecek bir şeyler ısmarlasa, her seferinde bu arkadaşları ciddi olarak rahatsızlanıyor.

İkinci Dikkat nedir?

“olağan burası ve orasını algısı yerine, burası ve burasını algısı“
Aynı anda farklı mekANları algılamak sanırım astral ogusundan farklı bi şey. Yani bu uygulama ikinci bedeni gereksinmiyor sanki, ne dersiniz?

Halkların Demokratik Kongresi (HDK)

Halkaların Demokratik Kongresi nedir?

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun ardından Ekim 2011’de birçok sol partinin de katılımıyla resmi kuruluşu gerçekleştirilen Halkların Demokratik Kongresi (HDK), tüzük tartışmalarının sonlanmasından sonra kurulmuş oldu. BDP, EDP, EMEP, ESP, SDP ve Yeşiller Partisi gibi partilerin yanı sıra, bazı yerel kuruluş, örgüt ve halkevlerinin de desteğini alan HDK, hızla büyümeye ve halk arasında kabül görmeye başladı bile… Mayıs 2012’de partileşme kararı alan Kongre hareketinin tüzüğünde ezilen etnik gruplardan feminist, eşcinsel haklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan maddelere yer verilmiştir. Üzerinde durulan bazı başlıklar şöyle; demokratik açılımlar, emek mücadelesi, azınlık hakları ve etnik kimlikler, toplumsal cinsiyet ve kadın mücadelesi, ekoloji, toplumsal yaşam ve gençlik. Aşağıda tüzüğünün tamamını aktaracağım. Öncelikle amaçlar doğrultusunda biraz bilgi vereyim.

Ne Harika Yaratılmışız

BAZI hayvanların çarpıcı becerilerini düşününce onlara imrendiğiniz oluyor mu? Belki bir albatros gibi gökyüzünde süzülebilmek, bir yunus gibi yüzebilmek, bir kartal gibi görebilmek ya da bir çita gibi koşabilmek isterdiniz.

Evet hayvanların muhteşem becerileri var. Ama bizim de öyle! Hatta bazıları insan bedenini kusursuz bir makine olarak tanımlıyor. Tabii ki biz bir makineden çok daha üstünüz. Zekiyiz, meraklıyız, hayal gücümüz var ve yaratıcıyız. Bu sayede neredeyse aklımıza koyduğumuz her şeyi yapabilecek makineler icat edebiliyoruz. Ses hızından bile daha hızlı uçabiliyoruz, suyun altında ya da üstünde giderek engin okyanusları aşabiliyoruz, uzayda yaklaşık 14 milyar ışık yılı uzaklığı görebiliyoruz, canlı hücrenin içini inceleyebiliyoruz ve hastalıkları teşhis ve tedavi etmemize yardım edecek ilaçlar, tedaviler ve teknolojiler geliştirebiliyoruz.

Sağlıklı insanlar herhangi bir araç gereç kullanmadan, sırf bedenlerini eğiterek bile muhteşem şeyler yapabiliyor. Örneğin Olimpiyat Oyunlarında jimnastikçiler, yüksekten dalış yapanlar, patenciler, kayakçılar ve başka sporcular izleyenleri büyüleyen bir çeviklik, zarafet, yaratıcılık ve estetikle olağanüstü bir performans sergiliyorlar.
Bir insan olarak sahip olduğunuz eşsiz armağanları takdir ediyor musunuz? Olimpiyat Oyunlarında yarışan bir atlet olmayabilirsiniz, ama minnettar olabileceğiniz birçok özelliğiniz var. Kutsal Kitabı kaleme alanlardan biri olan Davut, Tanrı’ya duyduğu takdiri şöyle dile getirmişti: “Seni yüceltirim; ne muhteşem, ne harika yaratılmışım!” (Mezmur 139:14). Sonraki makaleleri okurken lütfen bu sözler üzerinde düşünün. Makalelerde insan bedeninin bazı “harikaları” ve bizi gerçekten eşsiz kılan çok daha önemli özelliklerimiz ele alınıyor.