Nerdesin ? dedi kulaklarımda ki ses ;
-Kayalık bir tepeden ,aşağı inen patikadan yürüyorum .
Kimsin sen ?
-Bilmiyorum ?
Kaç yaşındasın ?
-Çok genç hissediyorum .Ama ,ama ellerim niye bu kadar yaşlı , yüzüm…. yüzümde ..
Evet duydum .. 97 yaşındayım ben.
Nereye gidiyorsun ?
-Hep gittiğim yol bu , biliyorum .Evet kapıdayız.
Ne kapısı ?
-Çok önemli bir yer olmalı . Ben varım burada , ben izin veriyorum geçişlere…
Ne izni ,ne kapısı ?
-Tören hazırlığı var ; genç bir kız var ,herkesin aksine . Herkes 80 yaş üstü görünüyor.
Sor ben kimim diye ?
-Biliyorum ben , kapıcıyım ben burada , artık devrediyorum bu görevi. Yüce Mahinga yanımda duruyor. Genç kızın yanında Yüce Mahitma var.
Ne kapısı ?
-Ülkemizin giriş kapılarından birisi.
Ne ülkesi ?
-İyiliğin ,saflığın ülkesi.Yüce Brahitma ‘da burada .Hükümdarımız ..
Ne ülkesi ,ne hükümdarı?
-Agarta !
Zilin sesiyle açtım gözlerimi. Evet buymuş dedim .O zamanda şimdi de görev aynı . Geçişlere yardım etmek . Bu da nerden girdi şimdi hayatıma diye , defalarca sorguladığım insanların ;yerlerin ; koşulların neden beni bulduğunun cevabı. Ve birden neden hayatımdan çıktıkları.
Geçişlerine yardım etmek. Yeni mezun eşimin ; öğrencilikten ,adamlığa ,babalığa geçişi.
Yeni ayrılmış birçok arkadaşımın , yeni hayatlarına geçişi ve benzer birçok konuda , gönüllü yüklendiğim rehberlik. Yeryüzünün taşlı topraklı yollarından geçip , kalplerinin kapısını bulmaları ve huzura varmaları için rehberlik.
Her birimizin farkında olup yada olmayıp ;birilerine yaptığımız rehberlik. Kimin hangi düğmesine ne zaman bastınız ,ya da kim sizin düğmenize bastı. Fark ettiniz mi ? Yoksa hala düşünüyor musunuz ? Nasıl oldu diye.Yada egolar zirvede , hadi gel sana anlatayım ,tavrında mısınız?
Bütün bunları ben mi çekiyorum ? Yarım kalan tören blokajıyla mı yaşıyorum bütün bunları? Bu emeklilik hastalığı gibi bişey mi ? Bittiğini kabul etmemek ,hala geçmişte ki ben ; olmak istemek .Hayır hayır geçmişi sevgiyle bırakıyorum…
Ey Yüce Mahinga ,Yüce Brahitma ;Yüce Mahitma
Geçmişte ;şimdi ve gelecekte olan her şeyi ve herkesi ,tüm kalbimle kabul ediyor ,onaylıyor ve seviyorum .
Ama birde yıpranmadan nasıl başa çıkacağımı bilsem . Her uyanışta ve uyandırma da ,bu kadar üzülmesem. Her geçen iz bırakmasa ; gelen akarken ,eski izlere dolup akmasa ;çatlaklardan ,çöküntülerden sızıp ,azalmasa . Sallan ,yuvarlan gidiyoruz dedim ama bu çöküntülere takılıp ,yuvarlanamıyorum .Yolumdan geri kalıyorum . Yol tek , gidecek olan ben ama zaman durup beklemiyor ki . Zamanım geçiyor .Aslında zamanım bitiyor gibi geliyor.
Bir acelem var son zamanlarda . Yarın yok gibi ,her şeyi bugün yapasım var .
Bir telaş bir heves , her şeyi sığdırıyorum ,tek zamana . Sonra bir bunalım ;her şeyi bırakıyorum bir anda. Ya dört kolla sarılıyorum ; ya boş veriyorum. Ya gideyim , her şeyden ,herkesten ; yada kalayım ,hep kalayım .
İşte tam şimdi ,bugün ,tutundum tekrar ve başladım …..
Yadırgadım , öfkelendim , çöktüm , pazarlık yaptım , kabullendim , yeniden yarattım ve yeni hayattayım…..
ASUDE MAKBULE
28.05.2010