Şunun şurasında eğlenme bilgilenme amaçlı bir forum yönetiyoruz. Ve bu forumun örnek olması gereken kişileri sizlersiniz. Problem nedir peki. Nedir alınıp verilemeyen şey? Niye hakaretlere küfürlere varan yorumlar oluşuyor?
Ulusalcılık konusunu kapattım şimdilik. Bakın Gamze (G Milat) de arkadaşım Kenan (Oikos) da arkadaşım. Sangreyi de ben davet ettim.
Sitemizde zaten az sayıda yönetici var.
ned, Oikos, Marsseh, G Milat, Hüseyin Aktaş, gamaro, nanik atak, köyün delisi ve Poetic Edda . Bunların bir kısmı zaten hiç girmiyor siteye.
Gelelim kişisel meselelere. Lütfen rica ediyorum bu başlık altında çözün probleminizi… Ve o konuda ne yapmamız gerektiğini birlikte karar verelim.
Kendi adima konusayim..
Site yonetimi eger konu yonetimse kesinlikle tarafsiz olmalidir. Ki bence Kenan disindaki diger yoneticiler gayet adildir. Simdiye kadar durumu “lehim”de veya cikarima yonelik ASLA kullanmadim.
Bu site disinda 50.000 kusur takipcisi olan yerlerde de yonetimde bulundum. Normal hayatta da bir sirkette yonetim kadrosundayim. Yonetimin amaci, insanlari zorlamak, hizaya sokmak degildir. Yalnizca bazi teknik konulari cozumleyip sitenin asayisinin devamini saglamaktir.
Konular aciliyor ve herkes gibi ben de fikirlerimi beyan ediyorum. Anlasmazliklar, farkli gorusler mutlaka olacaktir. Fakat HIC BIR ZAMAN kimseye orospu cocugu, pic vs gibi agza alinmayacak seyler yazmadim. Yazamam da cunku normal hayatta da bu tip ifadeler kullanan bir kisi degilim.
Kenan’la kisisel herhangi bir sorunum yok.Hatta sevecen birisi oldugunu dusunurdum eskiden… Sorun, onun gorevini kotuye kullanmasi ve sitede yonetici diye surekli herkese kufredebilme hakkini kendinde gormesidir!
Ayrica kendisine karsi olan fikirdeki yorumlari da cogu kez silmistir.
Bizim bir sureligine yayindan aldigimiz fakat silmedigimiz yorumlari da kendi basina silmesi hos olmayan bir durum benim kanaatimce…
Kisisel hakaret etmektense, konu tartismak ve bilgilenmek amacinda olanlarin yorumlari zaten ortada…
Soz konusu olan “Ulusalcilik nedir” basligindan yola cikarsak.. Ilk yorumum olan ve KENDIMCE aciklamaya calistigim milliyetcilik/ulusalcilik kavramlarina karsin, Statik nickli uye direkt kiailogime saldiri yaparak yorumumun alinti oldugunu iddia edip konuyla ilgisiz yorumlar yapti. Sonrasinda, yorumumun alinti olmadigi anlasilinca site yonetimine ve olur,olmaz kisilere kufretmeye basladi.
Benzer sekilde Kenan(oikos) un ilk yorumuna ve akabindeki yorumlara bakarsaniz direkt beni hedef alip hakaret etmeye basladigini gorursunuz. Amaci konuyla ilgili yazmak olmadigindan bu sekilde devam eden yorumlar yapmistir.
Konuya dahil olan diger uyeler de Kenan ile hem fikir olmadiklarini belirtince, onlarin yorumlarini silip ozelden kufur, hakatret ve tehdit dolu iki mesaj atmis…
Simdi bu durumda yapilacak seyin ne oldugunu diger uyelere sormak en iyisi olacaktir diye dusunuyorum.
Statikle ilgili bir açıklama da ben yapayım. Kesinlikle ilk yorumda iftira ile girmiş, üyelerde tükürdüğünü yalatmışlardır. Bu yetmezmiş gibi hem suçlu hem güçlü olmaya çalışıp bir de yüzsüzce beni tehdit etti. Ona yapılan bir çok hakareti kaldırmama rağmen (şimalın yazısından) sildiğim yazısında bütün herkese hakaret etmiştir. Ayrıca hiç alakası olmadığı halde xenix ve sonsuzun aynı kişi vs olduğunu söyleyip aklınca intikam almaya çalışmıştır. Anladımki güvenip sır verdiğiniz insanlar şerefsiz çıkabiliyor. Bir de sonunda küfretmişti.
Ben de bunun üzerine statiki ve ona ait olan bir başka hesabı sildim. Aynı yüzsüz adam yine “suzan” nikiyle üye olmuş bir tek kendini zeki sanıyor. Yeni üyeliğini silmedim. Ebubekir, statike iftira attığında hepimiz statiki savunmuştuk ebubekire karşı. Aynı şekilde statik iftira atarsa bunun için arkadaşım olmasına gerek yok iftira attığı kişiyi savunmam için.
Bütün bunlar bir yana Oikos, bir kadına yazılacak mesaj mı yani o? Aynı mesajı birisi marssehe atsa ne hissedersiniz?
Benzer sekilde Kenan(oikos) un ilk yorumuna ve akabindeki yorumlara bakarsaniz direkt beni hedef alip hakaret etmeye basladigini gorursunuz. Amaci konuyla ilgili yazmak olmadigindan bu sekilde devam eden yorumlar yapmistir.
Sürekli faşist suçlaması yapıp sinirlerimle oynayan şebekeye sinirlenmeyeyim de neye sinirleneyim.
Amacı neymiş bi soralım.
İkincisi… Konuya dahil olan sangre, küfür ve hakaretle dahil olmuştur: Lan oikos…soytarı vb…
Erkek sanıyordum ve yüzüme söylemesi için provoke ettim. Gene ederim. Hala yüzüme söylemesini bekliyorum.
On kere böyle dahil olsun on kere yaparım. Var mı itirazı olan… Ne sanıyorsonuz yahu NE ?
Herkesi hamamoğlanı falan mı ?
Nedir bu şebeke ?
Nerede küfür hakaret var Oikos, sangrenin dahil olduğu yerde.
Senin ilk yorumun şu
Kimleri hedef alıyorsun anlamadım. Bi kere o başlıkta statik çok gerzekçe iftira atarak girdi ve ağzının payını aldı. Sangre hiç bir yerde ağzını bozmadı. Efendi efendi yazıyor kadın. Aynı görüşte değilsiniz diye bu küfürler ne?
Statik kadınlara mal der savunursun, iftira atar savunursun. Tamam sevip savunabilirsin de ağzının payını verdiklerinde niye ağzının payını veriyorlar diyemezsin heralde.
Şebeke diye suçladığın nedle benim sanırım?
Peki sizin statikle olan şebekeniz nedir?
Özür dileyeceksin ki, bundan sonra seni sitenin nefret suçlusu ilan etmeyelim!! Hadi bakalım…
Bu ne yahu, bu ne ? Nasıl bir yargı… Bu şebeke yazısı değil de ne ? Adamı da zaten sildiniz… Niye ? Kim mağdur ? hep mağdur edebiyatı yaparsınız ya…
Ebubekir daha ilk yazısında söze neyle başlamış, baktınız mı ?
Neyse neyse…
Site yonetimi eger konu yonetimse kesinlikle tarafsiz olmalidir. Ki bence Kenan disindaki diger yoneticiler gayet adildir. Simdiye kadar durumu “lehim”de veya cikarima yonelik ASLA kullanmadim.
Ben yazıyı silmedim .. Yönetime aldım. Sana da mesaj attım Ufuk… G milat yazıyı tekrar gündeme alınca sinirlenip sildim. Soru neden tekrar aldığıdır ?
Su anda is yerinde yogun olmama ragmen, girip yazmak istedim. Telefondan yazdigim icin zorlaniyorum ama…
Oncelikle “sebeke” kurmak nedir? Kimmis bu sebekeye dahil olanlar?
Burada da polemik yapacaksak anlamsizca vaktimi kaybetmeyeyim. Oikos tutumun ve saldirganligin hala ayni.. Bu yuzden anlasamiyoruz. Sakin olmalisin..
Bircok baslikta bana attigin laflara sirf sana olan saygimdan dolayi goz yumdum. Ama abarttin!
Mod olarak sen kufredersen cemaat sicinca, digerlerine de sivamak duser..
Kimsenin kimseyi bir “sey” ilan ettigi yok. Yorumlar senin kisiligine degil, yapmis oldugun yorumlara istinaden yazilmistir. Sangre’nin kufur iceren bir yorumu yoktu Ayrca, bir kimseye Kufur edip etmemek onun cinsiyetine mi baglidir? Yani bir kisi gelip sana ozelden o kufurleri yazabilme hakkina sahip midir?
Kulhanbeyligine gerek yok… Kimse kimseyle ayni hayat gorusunu paylasmak durumunda da degil.. Fakat herkes birbirine saygili olmak zorundadir.
Statiki ben engelledim. Çünkü attığı iftiranın arkasında benim de durmamı istemiş durmadıığım için de xenix ve sonsuzun aynı kişi olduğunu ardından da küfür hakaret edecek kadar düştüğü için. Yoksa her yazısı zaten hakaret. Hakaret ettiği için kimseyi silmiyoruz biliyorsun.
Yüzsüz bir de suzan diye üye olup yine gelmiş. Sanki anlamıyoruz ip sinden mail adresinden.
Anlaşılan yalanla bir yere varacağız. Olmuşlarla değil.
Lan oikos, soytarı , faşist vb… demek ki küfür ve hakaret değil… Veya o edince değil öyle mi ?
Ben şimdi ne anlayayım ? Bana faşist yazmak serbest o halde… Hepiniz üstüme geldiniz ya bi ara… Ermeniler dostumdur diyorum (face den bakabilirsin kaç ermeni dostum sadece orada kayıtlı) ona rağmen ermeni düşmanı ve faşist ilan edildim. G milat ve şebekesi! sayesinde… Her saniye bana faşist yazıldı. Ama dur ben yazınca kabahat oluyor. Aslında hedefim hala siz değilsiniz ya… Sizleri sadece Akp ye ve dincilere safça hizmet edenler görüyorum. Hedefim Ebuştur. Kadınlarını kapatıp özgürlüklerden bahseden riyakarlardır. Eee siz onlar gibi korkunç derecede örgütlü bir yapı olmadığınıza göre… (tam burada neyi savunduğunuz da belli olmuyor ya) Burası ayrı konu…Üstelik toplantıda bu konuda konuşmuştuk. Ama forumda üstüme gelmeniz gerçek ve oldu.
Ufuk, neyin ne olduğunu daha leb denmeden anlayacağımı sanırım biliyorsun.
Dikkat etmen gereken nokta: Benim sitede FAŞİST ilan edilmiş olmamdır. Bu yeteri üzücü ve üstelik bir komplodur.
Benim sebekeme kimler dahilmis? Onu bir yaz da sonra beni AKPli ilan etmene sira gelsin..
Kimse seni fasist ilan etmedi.. Hala anlayamiyorsun..senin yazdiklarini baska birisi yazsaydi, ayni tavir ona da alinirdi. Sonra bir ara beni Kurtculukle suclaman dahasi “hepiniz o.. Cocugusunuz” demen(Ermeni basliginda) daha da sayabilirim.. PC ye gecince link de veririm istersen…
Bu baslikta bile hala kendini ustun gorme cabasindasin..oysa ki, yalnizca konusuyoruz..
Simdi kim kimi neyle suclamis acaba??
Az önce sevgili eşim okuduğu bir kitabın birkaç paragrafını paylaştı. O an anladım ki çevrem hırsızlarla dolu, mücadele edilmeyecek kadar kalabalık ve vahşiler…
Bir laz müteahit önce ıhlamur ağacımı çalmıştı, sonra onun arkadaşı elma ağaçlarını, diğer bir kayserili moda’nın tek futbol sahasını, her yeri ve herşeyimi çalmışlardı. Oranın ruhunu…
Sizler ise anılardaki dostlarımı bile çalabilecek o kadem ruha sahipsiniz. O yüzden az bile demişim.
Telefondan bakarken atlamışım!
“Ben yazıyı silmedim .. Yönetime aldım. Sana da mesaj attım Ufuk… G milat yazıyı tekrar gündeme alınca sinirlenip sildim. Soru neden tekrar aldığıdır ?”
Birincisi ben hiç bir yazıyı tekrar yayına falan almadım! Ben başlığa gelip baktığımda, Sangre’nin ve senin yorumlarınız yayından alınmıştı. Hiç bir şey yazmadım. Hatta başlıkla ilgili ikimize de atıldığı söylenen mesaj üzerine, özelden Ufuk’a “ikimizin de abarttığını ve sana cevap vermeyeceğimi konuyu uzatmak niyetinde olmadığımı” yazdım! Seninle bir bir sorunum olmadığını da belirttim. Kendisi hala yaşıyor, sorabilirsin!
Sonra Sangre bir yorum daha yazdı.İlk yorumunun neden silindiğini sordu ve onun dışında ulusalcılıkla ilgili birkaç bir şey daha yazmıştı. Küfür içermeyen bir yorumdu!!!!
Ben yine bir şey demedim. İki dakika sonra yayından alınan yorumlarla birlikte Sangre’nin en son yorumunun da silindiğini gördüm. Toplamda Sangre’nin iki yorumu küfür içermediği halde silindi yani(belki daha fazladır, sormadım).. Sonrasında müdahale ettim.. Bunları silen veya yayından alınmış yorumları yayına alan ben değildim! Böyle bir şeyi de hiç yapmadım!
Aynen yazdığın gibi: “Anlaşılan yalanla bir yere varacağız. Olmuşlarla değil.”
Geçiniz..
Şimdi şuradaki konuşmalarda Ebuş ne alaka? haa yani utanmasan Ebuş da G Milat şebekesi(!)ne mensup diyeceksin. Konuyu karıştırmaya çalışmaya gerek yok.
Benim şebekeme dahil olanları da yaz ki ben de bileyim adamlarım kimlermiş.
Sorduğun sorulara gayet açık ve net cevaplar veriyorum. Fakat benim sorduğum soruların hiç birine elle tutulur bir cevap vermemişsin..
“Özür dileyeceksin ki, bundan sonra seni sitenin nefret suçlusu ilan etmeyelim!! Hadi bakalım…
Bu ne yahu, bu ne ? Nasıl bir yargı… Bu şebeke yazısı değil de ne ? Adamı da zaten sildiniz… Niye ? Kim mağdur ? hep mağdur edebiyatı yaparsınız ya…”
Yukarıda alıntıladığın yazımda, Statik’in iftiraları üzerine yazılmıştı. Özür dilemesi gerekirken senin gibi küfretmeyi tercih ettiği için hak ettiğini buldu. Aslına bakarsan, Statik’in atılmasını istemezdim. Kendi halince yazıp duruyordu.Bana sataşması beni gocundurmaz. Karşıt görüşlere tahammüllüyümdür. Kolay sinirlenmem, sinirlensem de kimsenin anasına, bacısına küfretmem. Oysa ki hiç de zor değil.Hepi topu iki kelime, değil mi!!
Sizler ise anılardaki dostlarımı bile çalabilecek o kadem ruha sahipsiniz. O yüzden az bile demişim.
Kim kimi çalıyor yahu.. Satılık mı bu ruhlar veya çalınmalık mı?
Hala da küfürlerini az bile demişim şeklinde savunabilmen parmak ısırtan cinsten. Bunu kendi açından düşünmeni öneririm.Birisi senin eşine sırf fikirlerinden dolayı küfrediyor ve bunun üzerine az bile dedim diyor… Takdir senin…
Bir de sürekli olarak eşim izliyor, eşim yazıyor demek olayları çözümlemiyor maalesef. Birçok kişinin eşi, sevgilisi, ablası abisi yazıyor… Bu, kimsenin namusuna laf uzatabileceğin anlamına gelmez. Kimse bu siteye koca aramaya da gelmiyor. (Bunun imasını yaptığın için söylüyorum)
Benim mesajım Ufuk’da duruyor. Kim aldı o halde tekrar geriye ? Kim geri aldıysa hemen söylesin.
Yukarıda alıntıladığın yazımda, Statik’in iftiraları üzerine yazılmıştı. Özür dilemesi gerekirken senin gibi küfretmeyi tercih ettiği için hak ettiğini buldu.
Evet senin dışındaki herkes HAKEDER. Diğerlerinin layığı “ölüm” bile olabilir.
“Fırsatçılık” suçu sabit bulundu. Yeni adı “özgürlük” olmuş da haberimiz yok.
Marsseh Haliç Üniversitesinde yapılan bir sempozyuma “Sarkis” ile ilgili bildiriyle katıldı. Bildiğiniz üzere Sarkis bir ermeni ve sempozyum bildirileri matbu kitap haline getirilildi. İlk fırsatta Ufuk’a göstermeyi düşünüyoruz. Hani faşistiz ya… Olduğumuzun ispatı! bile var.
Diyorum; birileri ruhumuzu çalmak gayretinde ama kime diyorum. Sadece hırsıza adres gösteriyorum.
Küfrünü örtbas için mi konuyu dağıtıyorsun?
Şebeke iftiranın da arkasında dur ve isim ver!
Ermeni başlığında orospu çocukları diye bahsettiğin kişiler arasında ned ve sonsuz da vardı. Onlar da bizimle aynı görüşte olduğundan dolayı, sana karşıt olan herkes senin için orospu çocuğuysa, sen nesin?
Fırsatçıymışşş…
Sorduğum sorulara neden cevap alamıyorum acaba…
Faşistim ya ondandır canım…
Üstelik senin gibi yalanlarla örtbas etmiyorum. Yaftacılara küfür borcumdur.
Neymiş yalan.. Yahu bir tane de argümanın birbirini tutsun.. Artık senin yalanlarını dolanları iftiralarını ifşa etmekten ben bıktım..
Dürüstçe sorulara cevap ver. Küfretmeden ve hakaret etmeden yazabilirsen tabii..
Yaw bu sitede ebubekir iftira attığında bin kişi adamın üzerine çullanıyor en başta da sen oluyorsun oikos. Şimdi statik iftira attığında herkes üstüne çullandı diye adamı korumaya çalışıyorsun.
Bütün bunlar bir yana atılmasının tek sebebi, ona güvenipde verdiğim bir sırrı hiç alakasız bir yerde sırf kendi kişisel hırsları yüzünden ortada söylemesi. (Gerçi onun kuyruk acısı da kadınlara mal dediğinde ve ne dediğimizi anlamadığında düştüğü durumdu. )
Kenan senin kuyruk acın nedir?
Yok hayır ikide bir gerizekalı, yalancı, fırsatçı, bilmem neyin neyi, Kürtçü şu bu diye iftira atmakla olmaz.
Mesela nerede yalancılık yaptığımı ıspatlaman gerek. Şebeke kurmakla suçladın, isim vereceksin.
Ben şimdilik uyuyorum müsadenizle..
oikos’un on geri bir ileri gibi cevap verebileceği yok.. Sabaha kadar bekleyecek değilim.
iyi geceler.
Ben “iftira” sözcüğünü kullanmam Ufuk…Kullananlara da kızarım. Ortaya yazılan bir yerde “iftira” geçekleşmez. İstesen de atamazsın. Sadece “yalan yanlış” yazarsın. Ayrıca Statik’i bu kadar kızdıran neydi acaba ? Provoke edenler suçsuz…
Bir de “Yazılanı” anlamak önemlidir. Anlamadan hatta okumadan yazan çok var. Ben anlamadan asla yazmam.
Şebeke sen ve arkadaşların G Milat… Ruh hırsızları şebekesi… Yaftalayıcı şebekesi daha ne olsun yahu… Ak kaşık olduğunu mu sanıyorsun ?
Ya statikin verdiği tepki doğru mu yani o başlıkta… Bir harf unutulmuş, bunlar kopyala yapıştır falan…
Aynı şeyi ebubekir de yapmıştı statik için. Statik allaha kitaba küfretti yazmıştı. Hem de ortada. Eee statik bunu demediği halde ebubekiri proveke mi etmiş oldu.
Yani statik değil de ebubekir söylemiş olsa g milata o zaman problem yok herkesin çullanmasında. Ama statik yazınca mı haklı oluyor..
Statiki kızdıran şey kuyruk acısı ve söyleyecek savunacak bir şeyinin olmaması. Cinsellik konusunda kadını mal gibi görüp ardından da bundan dolayı kınanmasını getirip başka bir başlıkta benim kimliğimi açıklamaya varacak kadar andaval olması.
Seni faşist ilan etmeleri üzüce de g milatı pkk lı ilan etmeleri sevindirici mi? O zaman niye g milatın yanında değildin?
Burada konuşuyor gibisiniz…
Peki forumda niye aynı çabayı sarf etmiyordunuz?
Şimdilik bir şey demeyeceğim. Siteyi panayıra çevirenler bir özeleştiri versin önce…
Bir de bu sitede ne zamandan beri kolektif bir yönetim vardı? Bunu da sonsuz bir anlatsın bize.
G Milat ne zamandan beri yönetici? Çok daha ciddi yönetim tartışmaları sırasında G Milat neredeydi?
Diğer arkadaşlar nereye gitti? Örneğin Efsunn, levinstein?…
Statik’i hangi “yönetim kararı” ile attınız? Ya da attık?…
Site yönetiminden bahsediyorsanız “üye silme” oybirliği ile olmalı. Yok işiniz yöneti-m-cilik oynamaksa bunca insanın emeği ile oynamayın.
Bu sitede kollektif yönetim hiç bir zaman olmadı. Çünkü yönetici arkadaşlarımızın çoğu kendini ilgilendiren sorunlarda müdahil olmaya diğer konularda uzak durmaya çabalama halindeler. Yönetim bölümü her zaman mevcuttu. Ama kimsenin bir başlık açmadığını da görüyorum.
G milat 7-8 aydan beri yönetici.
Diğer arkadaşlar kendi istekleriyle veya görevlerini yapmadığı için gittiler. Statik de bir zamanlar yöneticiydi üstelik. Statik atılma sebebini yazdım. Hakaret etmesi, iftira atması değil sebep. Konunun benimle hiç bir alakası olmadığı halde xenix ve sonsuzun aynı kişi olduğunu yazması, ona verilen bir sırrı ifşa etmesi.
Eğer siz birine güvenip evinizin adresini verirseniz ve ilk kavganızda bunu uluorta size zarar verecek bir biçimde yazarsa oybirliğini beklemeye gerek yok bunun için.
Arkadaşlar bu gerilimden kendi adıma çok rahatsız oldum. Şahsen tanıdığım iki değerli insanın gerilimi beni daha da çok üzdü. Olaya farklı açılardan bakmamız doğal. Ve hatta tartışma platformuna yakışır bir durum. Ancak yaftalamalar çok kolay yapılır olmuş, bu üzücü. Olağan bir durum ama yine de üzücü. Birbirimize, farklı fikirlerimize vereceğimiz karşılıklar da fikirlerle olmalı. Yaftayı yapıştıran yaftayı kendisi de yer ne yazık ki. Artık kimin ilk ne yaptığı, söylediği çok önemli değil. Ama şu platformda ne küfür, ne hakaret, ne aşağılama kimseye yakışmıyor. Özellikle sitenin, editörlerine hiç yakışmıyor. Bu durum fazlasıyla uzadı, lütfen daha fazla da uzatılmasın.
Oikos,
“Şebeke sen ve arkadaşların G Milat… Ruh hırsızları şebekesi… Yaftalayıcı şebekesi daha ne olsun yahu… Ak kaşık olduğunu mu sanıyorsun ?”
Kimmiş bu arkadaşlarım.. İsim ver. Senin ruhun olsaydı, inan hemen gelip çalardık. Şebekeyiz ne de olsa.
Aklında tut.. Sana ve bir kişiye daha küfür etmek boyun borcum olsun, çiçeklisinden… Bakalım sana orospu çocuğu, piç vs denildiğinde ne hissedeceksin! Sonrasında yine böyle toplanıp herkes bana karşı seni savunurken, yüzüm kızarıp özür dilemek yerine -senin az yukarıda dediğin gibi- aynen şöyle diyeceğim “Az bile demişim!!!”
Nasıl olsa sitede sonsuz=xenix demedikten sonra atılmak yok. Ana bacı küfretmenin herhangi bir cezai yaptırımı yok… G Milat’a küfretmek serbest. Ne de olsa karşılık olarak size küfretmiyor. Veya kendime karşıt görüşlülerin yorumlarını sırra kadem bastırıp silmiyorum.
Buyrun!
Bir de siteye gelen kızları etkilemek var ki.. Ona hiç girmeyeceğim bile.. Biz sitelere koca bulmaya giriyoruz.Elalemin oğlu bizi etkilesin de iki kırıtıp sırıtalım diye zaman kolluyoruz. Ahhh biz bayanlar..
Statik provoke edilmişmiş… Ben taa Avrupa’nın gözünden Türkiye adlı başlığı açtığımdan beri, Statik sürekli laf vurup duruyordu. Yorumlar hala sitede, akabindeki başlıkları gösterebilirim. Aynı şekilde sen de, Kürt başlığındn sonra birçok yerde saldırmaya çalıştın.Alttan aldığım için başaramadın… Görmüyorum, okumuyorum, anlamıyorum sanma! Provake etmek sizin yaptığınızdır. Kürtçü, Ermni sözcüsü, Amerikancı/ABDli, PKKlı her şey ilan ettiniz beni.. Kime küfrettim. Yahu zensen gelip bana küfrettiğinde bile moderatörlük yetkimi kullanmadım!!! Ki o da apayrı bir konu..
Konuyla ilgisiz ama sizlere elim değimişken onu da açıklayayım.(ned ve sonsuz aslını biliyorlar) İstemeyen bu bölümü okumayabilir. Sitede böyle bir kavga olmasını istemezdim.Öncelikle sizden özür dilerim. Sorun bir yıl öncesine benim admin olduğum bir grupta zensenle tecavüzlerle ilgili bir başlıkta patlak verdi.O, dinlerin tecavüzleri engellediğini savunuyordu , ben de arttırdığını. Derken kavga çıktı. Sevgilisi grubun sahibiydi. Beni kıskandığını ve adminlikten atmasını emrettiğini söylemiş adama.O da bana söyleyemediği için, bir arkadaşa bokunu yiyeyim zensen çok dırdır ediyor, başka kimliklerle gelip bakıyor Gamze’ye söyle de bir süre ona bulaşmasın demiş.Bu yazılar bende var şu anda.. Neyse ben de madem öyle ben gruptan ayrılayım da araları bozulmasın dedim ve ayrıldım.Bununla yetinmeyen zensen beni din düşmanı vs vs ilan etti her yerde.Seslenmedim. Sonrasında buraya gelip laf vurmaya başlayınca artı-eksi olayından kaynaklı, o eski olaylar patlak verdi. Sonra beni sevgilisinin bana sarktığını iddia etmekle suçladı. Konuyu dağıtıp sevgilisnde gözüm varmış gibi gösterdi. Yazılar hala duruyor.İnanmayana verebilirim.Kesinlikle öyle bir şey iddia etmedim o yazılarda.Kimsenin günahına asla girmem. Adam gayet efendi adamdır.Abim gibiydi zaten.. Sonsuz ve ned gayet iyi tanır beni.Kimseye iftira atmayacak kadar edepli ve saygılı olduğumu bilirler… Ama işte herkes bilmiyor.. Olay günü, burada gece olduğundan dolayı ben uyudum, sabah da işe gittim.Aksam okul vardı.Siteye falan bakmadım.Sonra baktığımda küfürler havada uçuşmuş. İftira atıldı diye ajitasyonlar yapılmış. Dehri olayın asslını bilmesine rağmen doğal olarak inkar etmiş. Bir sürü laflar edilmiş. O arada sitenin adminleri de ellerinde pop cornlarla küfürleri izlemiş. Sonsuz gelip başlığı ÜS’e almış. Arkadaşlarım da girip yazmışlar. Arkadaşım olmayanlar da yazmış gerçi. Yemin ederim benim kimsenin sevgilisine nişanlısına yafta yapıştırdığım yok. Aile konusunda hassasım! Ne birinin ailesine(annesine orospu diyerek) ne de bacısına kardeşine laf atmam… Yalnızca zensenin egosundan ve laf cambazlığından kaynaklı ve benim gece-gündüz farkından dolayı olaya müdahalede geç kalmam durumun rengini değiştirmiş. Bir dönem baro başkanlığı yapan kuzenim, bir avukat arkadaşım ve şu anda Ank. adliyesinde yetkili olan arkadaşım(Mensars) olayı adli boyuta taşıyınca avukat da hiç bir yazıyı yayınlamamamı söyleyince olay üzerime kaldı.. Hiç bir şey açıklayamadım… Kötü kadın olduğumla kaldım. Şu anda celb ellerine ulaştı veya ulaşmak üzere.. O yüzden yine gelip sitede bana laf vurup duruyor. Ama artık susacak değilim…
Bunu size açıkladım, çünkü oikos bir yazsısında bu olayı başıma kakmıştı. Hiç ilgisi olmadığı halde gelip o olay hakkında ulusalcılık başlığında yorum yapmıştı.Sırf bana belden aşağıvurmak için… Konu güncellenmesin diye o kısım editlendi ve çıkarıldı…
Şimdi hani provake etmek dedin ya oikos.. Sence neden burada sana karşı hiç iyi niyetim kalmamış olabilir?
Bir düşün bakalım…
Arkadaşlar neler oluyor?…
İkimizin de yorumunu yayından kaldırdım Aktaş
Sinirliyiz. Sakinleşince yazmak en iyisi..
İkimizin de yorumunu yayından kaldırdım Aktaş
Sinirliyiz. Sakinleşince yazmak en iyisi..
İyimiş…
Sabır… Ya sabır…
Başlığı askılı halde olmaktan serbest bıraktım. Umarım kişisel problemlerinizi bu başlıkta çözersiniz.
Günaydın!
Sizlerden beklediğim yanıtları alamadım.
Görülüyor ki yönetimsiz olmuyor. Her hangi bir yapılanmanın yönetim organı olmadan yürüyebilmesi , kafasız bir insanın (kellesiz başsız, beyinsiz) yaşaması kadar zor ve olanaksız bir durumdur…
Site hakkında ciddi endişelerim doğdu…
“Arkadaşlar neler oluyor?”diye sormuştum, hiç birinizden ses çıkmadı!
Soruyu sorma nedenim şuydu:
Statik adına bir yazı yazıldı. Yazı bir süre yayında kaldıktan sonra silindi. Yazı “statik” adıyla yazıldı ama, bu arkadaşın normal yollardan kendisinin yazdığı bir yazı değildi. Editörlerden birinin onayı olmadan yazı yayına giremezdi. Yazıyı hangi editör yayına koydu ve hangi editör yayından kaldırdıysa ne söylediğimi gayet iyi bilen en az bir kişi daha var aramızda. Yani yayınlayan ve kaldıran aynı kişi ise bir, ayrı kişilerse iki kişi daha bu durumu biliyor. Aranızdan kaç kişinin bunu okuduğunu bilmiyorum ama ben okudum…
Bu konuda mutlak bir açıklama bekliyorum. Söz konusu yazıda statik sonsuz arkadaşa bir takım suçlamalar getiriyordu. Bu suçlamalarında sonsuz’un “siteyi bir karıya sattığını” söylüyordu. “Karı da karı olsa bari” diye de ekliyordu. Yazıdan anlaşılan hala öfkeliydi. Ama öfkesi daha önceki olaydan kaynaklı bir öfkeden ziyade, sanki sonsuz ile arasında yeni bir tartışma olmuş gibiydi…
Bu durum hakkında açıklama bekliyorum!
Sonsuz arkadaşım,
Bir gün edebiyat öğretmenime “Hocam sır nedir?” diye sorduğumda önce güldü ve sonra ekledi: “Herkesin bilmesi gereken bir şeydir yavrucuğum” dedi. Bu sefer de ben güldüm. Ama daha sonraki yıllarda bu espirinin gerçek olduğunu anladım yaşadıklarımla… O günden beri ben sırlarımı söyleyerek saklarım!…
“TEK KİŞİLİK SIRLAR” adlı bir yazım var.Şu bağdan okuyabilirsin: link to aktashuseyin.blogcu.com
Almanların bir atasözü var: “İki kişinin bildiğini tüm köy bilir”
Bu nedenle her sırrın eninde sonunda açığa çıktığını, bunlardan yok denecek kadar çok azının saklı kalabildiğini söylemeliyim. Daha doğrusu her sırrın bir gizlilik süresi vardır, kimi uzun kimi ise kısadır. Sonuç olarak hepsi açığa çıkar…
Bu nedenle statik konusundaki savunmanı sır temelinde kurmamanı salık veririm. “Güvenmek güzeldir ama kontrol etmek daha iyidir” der yine Almanlar! Güven gerçekten güzeldir ama bilimsel bir dayanak değildir! Bizlerin 12 eylül 1980 darbesi karşısında örgütsel yenilgimizin nedenlerinden biri de, örgütlenmelerimizin “güvene dayalı ilişkiler” üzerinde yükselmesidir. Güveni reddetmeyen ama güvensizliğe dayalı örgütlenseydik, cuntaya karşı daha donanımlı olurduk.
Diyeceğim odur ki, sen birisine bir sır verdiysen, bunun bir gün açığa çıkacağını göze almışsın demektir. “Sır açığa çıktığında ne yaparım?” sorusunun yanıtını önceden düşünmüşsün demektir. Bu durumda ise sırrı saklamaya çalışmaktan ziyade, gerçeği gerekçeleriyle birlikte savunmak daha doğru bir davranış olur!
Sen “sonsuz” ve “xenix” olarak aynı kişi isen, bunu neden yaptığını anlatmalısın. Sitenin gelişim döneminde bir gereklilik olabilir bu davranış. Psikolojik bir taktik unsur olarak bu yönteme başvurduğunu ya da her ne ise gerekçen bunu açıklayarak savunmanı sürdürmeliydin. Bu nedenle statik arkadaşın üyeliğine son vermeni doğru bulmuyorum. Bu davranışı, sizin ikiniz arasındaki bir sorun yüzünden siteye ve arkadaşa yapılmış bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Statik yaptığı küfürler nedeniyle bir cezayı hak eder ama bu cezanın üyelikten atılmak şeklinde gerçekleşmesi adaleti adaletsizliğe dönüştüren bir davranıştır. Ayrıca onun savunma hakkına da tecavüzdür.
Bu sitenin kuruluşunda senin teknik, düşünsel, ve her konuda özverili emeklerini kimse inkar edemez. Halen de bunu sürdürdüğünü herkes kabul eder. Ancak bu sitenin varlığı asıl olarak katılımcıların emeğine dayalıdır! Yoksa kendine ait bir blok kur ve düşüncelerini yaz. Bu denli büyüyüp büyümediğini gör. Bu olası değildir. Siteye emek verenlerden biri ise statik arkadaştır. Sitenin bu denli büyümesinde onun da emekleri vardır ve şimdi bu emeklerin üstüne yatılmış durumdadır. Onun sitedeki yazılarını silip atsan bile -ki bunu asla yapma- haksızlığı gidermiş olamazsın. Yapılan, eleştirdiğiniz soykırım düşüncesinden farksızdır; bu da emek-kırımıdır dersek yanlış olmaz!
Sitenin yıllık masrafları olduğu doğrudur! Bu konuda katılımcıların başta ben olmak üzere yeterince maddi katkılarının olmadığı da doğrudur. Site varlığını teknik anlamda sürdürmekte zorlanıyor olabilir. Ne denli güçlük çektiğinizi kaç yıldır cebimde gezdirdiğim hesaptan biliyorum: Ufuk Aksoy- Garanti Bankası- Beşiktaş Şubesi/ 399-6674462… IBAN: TR4300062000399000006674462………….
Ben yoksul bir insanım. 30 yaşına kadar cüzdan taşımayan, daha sonra da para kazanıp ama para “kullanmayan”, özel mülkiyet edinmemeye söz vermiş ve bu sözünü bu yaşa kadar tutmuş bir insanım. Maddi zenginliklerden alabildiğine kaçtım. Zenginliğim beynimdir ve şu anda da beynimi satarak yaşayan bir kafa emekçisiyim. Çocuklarıma da bırakacağım tek zenginlik budur; beynim! Zorunluluklardan dolayı para kazanan bir konumda olunca zorunlu gereksinimlerin dışında harcayacak param da olmuyor. Bu nedenle sizlere para yollayamadım. Ancak eğer site para yüzünden işlemez bir duruma düşecekse, bu sorunun çözümüne katkı sağlamayı başat sorun yaptığımda, payıma düşeni ödeyeceğimden emin olabilirsiniz. Ben sizlere para yollamayı düşünmekle birlikte, yazdığım yazıların size bir katkı olduğunu düşünmekteyim. Keza diğer sitede yazdığım “Başlangıç Düzey Satranç Dersleri” bugün itibariyle 45.979 kişi tarafından okunmuş ve googleaki taramada ilk sırada çıkıyor. Kalemime olan güvenimin bana verdiği şımarıklıktan olsa gerek, bu güne kadar size para yollayamadım…
Ancak eğer sitenin teknik anlamda varlığını sürdürmesi zora girmiş ve sen statik adıyla yazılan yazıda savlandığı gibi “siteyi satmak” zorunda kaldıysan bunu bizlerle paylaşmalısın. Biz de payımıza düşeni yerine getirelim.
“minnet ile kokma gülü al eline suseni,
geçme namerd köprüsünden ko aparsun su seni.”…
Sitenin büyüdükçe yanı başında biten sorunlar yalnızca maddi değildir. Yanı sıra hukuki sorunlar da gelişmektedir. Metin Demirtaş Che Guevara adlı şiiri için şöyle der;
“Kimi şiirler vardır, şairini gölgede bırakır, bu şiir de beni aşmıştır…”
Bazen bir eylem yaparsınız, eylemin kendisi kastınızı aşar, büyür, kontrol edilemez hale gelir. Bir sanat eserinin ünü yaratıcısının kontrolünden çıkarsa bu sanat ve sanatçı için iyi bir şeydir. Ama bu durum her alanda geçerli değildir. Söyleyeceğiniz bir acı sözün yaratacağı kavga cinayetle sonuçlanırsa, sözünüz kastını aşmış olur. Böylesi büyümeler ve büyütmeler doğru bir davranış denklemi değildir!
Site büyümüştür ve bu nedenle de sancılıdır. “Büyüme ağrıları” çekmektedir. Bu nedenle sitede bir yönetim sorunu vardır.
“Şunun şurasında eğlenme bilgilenme amaçlı bir forum yönetiyoruz.” demişsin konuyu açarken. Sitede zaman zaman eğlendiğimiz de doğrudur ama ben bu sitede eğlenme amaçlı bulunmadığımı söylemeliyim. Amacımı gerçekleştirirken zaman zaman eğlenceli konuların çıkması, benim “geçerken aldığım” bir durum olabilir. Ancak eğlenme amacım değildir. Bilgilenme amacına evet, ama amaç olarak eğlenme amacına hayır derim. Çünkü bu sitede yazdıklarımız toplumu etkiliyor. Bazen burada yazdığımız bir satırın siyasilerin diline dolandığına tanık oldum. Yani onlara yön verdiğini düşündüm. Bu bir raslantı da olabilir, aynı koşullarda aynı şeyleri düşünme olayı da olabilir. Ancak site kendini aşmaktadır. Bu bir gerçektir. Böyle olması da sevindiricidir. Ancak bunun bizlere yüklediği yeni sorumluluklar da vardır!
Tüm bunlardan sonra “yönetim” sorununun bir an önce masaya yatırılması gerekmektedir! Bugüne kadar gittiği şekliyle bu iş yürümez. Yöneticiler listesinden çıkardığın arkadaşlar, soktuğun arkadaşlar bir elemeye tabi olmalıdır. Bunun kıstasları olmalıdır. Bir çok arkadaş çekip gitmiş durumdadır. Neden?…
Şu an sitede bir yönetim olduğu da söylenemez. Yönetim olayı bir süredir sonsuz arkadaşın üstündedir ve gelişen sorunlar ile ilgili olarak, zaman zaman danışarak zaman zaman tek başına karar vermektedir. Bu durumun kaçınılmaz olarak bir yanlışı doğuracağı içindir ki, gelinen noktada yanlışlar peydah olmuştur. Bu yanlışlardan birisi de statik arkadaşın atılmasıdır.
Sonsuz olarak sana şunu sorayım: Statik senin değil de benim bir sırrımı açıklasaydı onu yine atacak mıydın?
Hayır atmayacaktın!
“Bu sizin kişisel sorununuz” diyecektin.
Bu durumda bizim de sana statik ile arandaki sır olayı senin kişisel sorunundur deme hakkına sahibiz.
Burada sonsuz olarak bir kaç kimliğin var. Bunlardan biri üye sonsuz’dur; düşünce açıklar, tartışır vesaire… Diğeri siteyi kuran ve “yönetici” sonsuz’dur. Siteyi kurmuş olan ve yönetici olan olsan da, site seni aşmış durumdadır. Sitenin seni aştığı alanlarda yalnızca “üye sonsuz” olabilirsin. statik ile arandaki sorun ise “üye sonsuz” alanında değerlendirilmelidir. Ona sır vermen siteyi ne ilgilendirir? Onun bunu açıklaması siteyi ne ilgilendirir? Vermeseydin sırrını! Sırrın açıklanınca buna vereceğin yanıtı ve yaptırımı “site sahibi” olma konumu üzerinden kullanman doğru değildir.
Statik arkadaşı ilk olarak engellediğinde seninle konuşmuştuk. Bu engellemenin geçici olduğunu söylemiştin. Onun seni arayacağını, aradıktan sonra konuşup sakinleşince tekrar engeli kaldıracağını söylemiştin. Yani engellemeyi onu sakinleştirmek adına yaptığını söylemiştin. Yani bir tür kavga eden iki arkadaşı ayırmak ve kollarından tutup oturtmak idi yaptığın ama daha sonra deyim yerindeyse onu öldürdün! Bu “cinayeti” ben kabul edemem! Ne oldu da konuşmanızda sakinleşeceği yerde olay bu boyuta geldi? En azından burada, ÜS bölümünde ona söz hakkı vermeden hiç kabul edemem bu durumu! Hatta bu benim için bu sitedeki sonum olur! Bu son ve bu tarz bir yaklaşım, sonsuz.us’un da sonunu getirecek bir yaklaşımdır! Bu nedenle bir an önce yapılan hatanın düzeltilmesi gerekir.
Hata nasıl düzelecek?
Önerim:
1-) Statik arkadaşı geçici olarak, yalnızca bu bölüme(ÜS’se) buyur edelim. Ona savunma hakkı verelim.
2-) Küfreden herkes hiç olmaz ise burada özür dilesin! Küfür etmek kınansın ve etmemek teşvik edilsin. ( Bu arada küfür nedeniyle üye atılması olmasın. İsteyen küfür nedeniyle mahkemede ya da kendilerinin karar vereceği bir yerde hesaplaşsın! Site yalnızca kendisini zora sokacak küfürleri kaldırsın. Bu nedenle ve gerekçe ile bir hukuk komisyonu da kurulsun!) Küfre karşı ceza ya da mücadele yöntemi küfredeni kınama ve utandırma olmalıdır…
3-) Eğer sitede üyelere uygulanacak bir cezalandırma politikası olacaksa, bu bir kişinin tekelinden çıkmalı, bir kurula devredilmelidir.
4-) Birbirine bağlı 3 maddenin asıl sorunu yönetim organı olmadan bu sorunların çözülemeyeceğidir. Bir yönetici organın oluşması zorunludur! Sitede geçici bir yönetim organı oluşturalım. Bu organdaki kişiler daha sonra asıl organ içine de girebilir. Ama organın görevi kalıcı yönetimi ve yönetim ilkelerini oluşturmak olsun.
5-) Geçici organı seçelim ancak bu organa şimdilik (statik sorunu çözülünceye değin) statik, Hüseyin Aktaş ve G Milat ve OikOs girmesin!
6-) Açıkladığım bu nedenlerle şu anki tüm yöneticiler istifa etmiş olsun.
7-) Geçici organ nasıl bir yönetim olması gerektiğini tüm üyelere açık olarak tartışsın. Tartışmaları sonuca bağlama yetkisi geçici organ üyelerinin oyuna tabi olsun. Geçici organ 7 kişiden az olmasın!
😎 Geçici organ yolu ile Yönetici organların oluşturulmasına değin geçen sürede, “geciken adalet adaletsizliktir” ilkesi gereği, gecikmeden doğacak haksızlığı gidermek ve önlemek için bir an önce şu anki yöneticiler statik sorununu çözmelidir. Bu nedenle önerimin 1. maddesi derhal işletilmelidir!
Düşünceleriniz bekliyorum. Saygılarımla…
Sonsuz.us üyelerinin en büyük sorunu, kendisi istediği gibi hakaret etme hakkını dilerken, kendisine hakaret edildiğinde yönetime dert yanmasıdır.
Statik olayını daha kaç kez anlatacağım bilmiyorum. Ulusalcılık başlığı orada duruyor. Hiç alakasız bir şekilde kin tuttuğu G milata iftira atmış, hakaret etmiştir. Üyeler de tepkilerini vermişler ve onlarda statike hakaret etmişlerdir.
Buraya kadar her şey normal. Zaten hakaret etmeden yazan üye bulmak neredeyse imkansız bir hale geldi. (Buna yönetici arkadaşlarda dahil, hatta belki üzerinize alınmazsın ama sen de dahilsin sevgili Aktaş)
Anormal olan kısım, statik beni tehdit etmesi ve ona yapılan hakaretleri silmemi istemesi, “eğer silmezsem de sonsuz ve xenixin aynı kişi olduğunu yazmakla” tehdit etmesi. Aslında bu tehdit bile uzaklaştırma sebebi olabilir. Çünkü senin anlayamadığın şey şu. Sonsuzun kimliğinin açık olması. Sitenin domain kaydının ev adresimden telefon numaralarıma kadar her şeyin ulaşılabilir olması.
link to whois.domaintools.com
Bu linkteki bilgilere her hangi bir kişi, kurum, dinci, pkklı vs herkes ulaşabilir.
Oysa xenix’in kim olduğunu güvendiğim kişiler biliyor sadece. Ve yine dikkat ettiysen (ki mutlaka etmişsindir) sonsuzla ne din konusunda ne de siyasi konularda tartışmalara girmiyorum. Ben bilgilerimi, düşüncelerimi, fikirlerimi xenixle paylaşıyorum. Sonsuz ise benim Ufuk Aksoy olarak sadece site yönetimi olarak kullandığım açık adresli kullanıcı adım.
Şimdi varsayalım ki; golemin, oikosun, gamaronun, iüdex in veya bir başka kişinin adres bilgilerini ifşa etmeye kalkan, ifşa etmekle tehdit eden, eğer şu şu şu yorumları silmezsem bununla tehdit eden biri olsa ve sen de bu adamı fikir özgürlüğü kapsamında savunsan!? bu mudur yani? Ben onu düşüncleri, fikirleri veya hakaretleri hatta küfürleri için engellemedim. Ben kendisiyle ilgili çok öncelerden başka sorunlar yaşanmış olsa da (bakın ben ona hiç bir zaman bunları anlatmakla tehdit etmedim, anlatmadım da) sitede yazmasına bir şey demiyordum. Hatta yazması bir yana, dilediğine hakaret etme hakkı da vardı. (Gördüğünüz gibi) O başlıkta bana da hakaret ediyor, bakın o yorumları da duruyor hala.
Bunu bırak tekrar üye oldu siteye suzan nikiyle. IP den vs her şeyi belli statik olduğu, ona da ses çıkarmadım. Ama yine dayanamadı yine aynı şekilde hakaretler, tehditler, adresleri açık etmeler vs.
Ben bütün kullanıcıların hatta misafirlerin IP lerini bilsem de adreslerini bulabilsem de istediğim kadar gıcık olayım o kişiye veya öfkeleneyim onun adresini açık ettim mi? Veya eder miyim? Veya tehdit mi edeyim bak şunu yazmazsan şöyle yapmazsan adresini veririm falan diye?
statik hakkında daha ne yazayım? daha açık nasıl yazayım?
Gelelim şu karıya satma meselesine… Bakın en başta yazdım. Gamze benim de eşimin de arkadaşıdır. Siteyi kimseye sattığım falan yok. Eğer siz kendi görüşlerinizin dışında bir görüş yazıldığında mesele siteyi satmama gelecekse herkesten aynı suçlamayı alıyorum. Siteye kimsenin para verdiği falan yok merak etmeyin. Ama işin gerçeği satıp rahat rahat yazmayı çok isterdim.
Gelelim şu yönetim meselesine. Bir çoğunuz yorum yayınlama, yorum editleme, forum düzenleme, yayından kaldırma, linkini düzenleme, resimlerini düzenleme, içeriği düzenleme yetkiniz varken nedense bu işlerle hep ben uğraşıyorum.
Bazen yönetici arkadaşlar saatlerce forumdayken yayınlanmamış 4-5 tane yorum oluyor? Gazete yazılarından bire bir kopyala yapıştır yorumlar yayında kalıyor? Peş peşe yanlışlıka yapılmış 3-4 yorum yayında kalıyor? İçeriğinde bozukluk olan ana sayfayı tamamen bozmuş yazılar yayında kalıyor?
Bütün bunlar bir yana insanların birbirine kişisel küfürlü tartışmaları yayında kaldığı gibi seyretmekten haz aldığınız oluyor? (Evet g milat – zensen olayını kastediyorum) g milat o zamanda yöneticiydi ve yorumları silme yetkisine sahipti. Ama kendi müdahale etmek istemedi tartışmanın içinde olduğu için. Ama saatlerce o yorumlar ortada durdu ben görene kadar?
Sonsuz.us beni aştı haklısınız ama elinizi sadece kendinizi ilgilendiren konularda taşın altına koyacaksanız nasıl çözülecek sorunlar? O yorumları yayından kaldırmak, düzenlemek hiç mi aklınıza gelmedi.
Birisi size gelse Hüseyin Aktaş orospu çocuğudur dese ve o sırada G milat, ned, oikos ve ben de müdahale etmediğimiz gibi elimizde pop corn alıp seyredelim diye espri yapsak iyi mi yönetmiş olacağız?
Beyler hanımlar. Ben size yöneticilik verirken sadece size hakaret edildiğinde o yorumu silersiniz diye vermiyorum elbette. Burayı birlikte yönetelim diye veriyorum. Ama sitenin hangi sorunuyla ilgili yönetime bir başlık açtınız veya yukarıda saydığım yardımlardan hangisini yaptınız? Biraz da özeleştiri yapalım kendimize.
Sonsuz,
Şu linke bakarsan bana karşı haksızlık yaptığını görürsün:
link to sonsuz.us
Yönetim konusundaki daha önce yaptığım önerilere yanıt gelmedi. Ondan sonra da sürünceme içerisinde bu günlere geldik.
Şimdi daha da katmerleşmeden bu sorun çözülmelidir.
Diğer taraftan statik konusunda ikna olmadığımı söylemeliyim şimdilik… Yalnızca ÜS bölümüne çağrılarak kendisine söz ve savunma hakkı verilmelidir. Sonrasına yine hep birlikte karar verelim.
Diğer “yönetici” arkadaşlardan da görüş bekliyorum. Yazmayacaklarsa da bunu bildirsinler. Selamlar.
Statik konusunun neyine ikna olmadın anlayamadım??
Yani neyi savunduğunu anlayamadım.
Etik kurulu denemiştik evet. Çok yavaş işlediğinden bi işe yaramamıştı. Küfürlerde günlerce etik kurulun toplanıp karar alması beklendi vs..
Ayrıca teknik konuların yardımından da bahsediyorum. Mesela efrayim bilgisayarındaki bir aksaklıktan dolayı sanırım bazen aynı yorumu 3-4 kez tekrar gönderiyor. Bunların neden birini bırakıp diğerlerini temizlemiyorsunuz? Veya bazen birinin anasayfaya koyduğu yazı bütün siteyi bozuyor, buna hiç müdahale edeni, düzeltmeye çalışanı görmedim.
Mesela hala ÜS ü etik kurula veya yönetim bölümüne has bir durum sanıyorsunuz, oysa “ÜS” bir yıldan uzun süredir üyelere açık devam ediyor. Yani etik kurulla, yönetimle vs bir ilgisi yok. Yöneticiler için sadece Yönetim bölümü vardır.
Nereden başlasam acaba…
İlk önce “o karıya(!) site satmak” bu ne demektir? Karı kelimesini şimdilik geçelim. Siteye beş kuruş emeğim geçmedi.Buna ister inanın ister inanmayın. Ayrıca zaten domainden de sitenin hala Sonsuz’un üzerinde olduğunu görebilirsiniz. Hiç bir şey bulamayınca iftira atmak en kolay şeydir.Ki bunu yapanların sayısı da hayli fazla… zensen, statik, oikos, aktaş ve daha sayamadıklarım farklı farklı şekillerde iftira atma yoluna başvurdular. Hepsinin de foyasını meydana çıkardık…
Site benim değildir! Sitede “şebeke” kurmadım, oikosun dediği gibi “sitelere koca aramaya” da gelmedim, kimsenin sevgilisine göz dikmedim(ki en komiği buydu.LAde yaşıyorum biliyorsunuz ve beni görenler de gayet elim yüzümün düzgün ve alımlı olduğumu bilirler.Sevgili istesem hiç zorluk çekmeyeceğim de aşikardır.kaldı ki bu uğurda yanıp tutşanların sayısı hiç de az değil. Fakat kimsenin ne kara kaşına ne güzel sözüne kanacak değilim.Ailemden böyle görmedim ben!! Neyse… )
Yöenetim konusuna gelince, mümkün olduğunca yorumların hepsini okuyorum. Küfür görünce girip editlediğim ve üyeye özelden editlediğime dair msj atığım da olmuştur. Resimler büyükse, sayfayı kasıyorsa girip küçültüyorum, yeni gelen üyelere mümkün mertebe formatı anlatmaya çalışıyorum ki bazen bunu chat log’da da görürsünüz.Veya özelden msj atıyorum vs Fakat gece-gündüz farkından dolayı ben PC başında siteye girdiğimde TR’de sabaha karşı bir zaman denk geliyor ve sitede hala yayınlanmayan yorumların, açılmayan videoların olduğunu görüyorum. O videolar/resimlerden sonra herhangi bir mod’un da onun altında yorum yaptığını görmek ve o açılmayan videoyu görmezden geldiğini görmek üzücü.. (Şimdi bile iki mod online ama ben girdim ve yayınlanmayan üç yorum yayınladım.. neyse uzatmayayım)
Kaldı ki, yönetimde olan bazı mod’ların da video açmak, resim düzeltmek, yazı editlemek gibi konulardan haberdar olmadıklarını gördüm. Mesela, Aktaş bir video ekliyorsa link atıyor ve gidiyor. Bir kaç kez ben açtım o linkleri… Hiç de sorun değil açıkçası. Bir görev verildiyse, bunu ciddiye alırım.Profesyonel iş hayatında da diğer modluk/editörlük yaptığım sitelerde de bu böyledir.
Aktaş, 25 yaşındayım diye aşağılamaya çalışmanızı da tam da bu noktada anlamsız buluyorum. 18 yaşımdan beri ailemden tek kuruş almadım, burada kendi çabalarımla 3.üniyi okuyorum.Başıma tatsız birçok olay geldi.Haksızlığa uğradığım da çok oldu.Ama her zaman susmam gereken yeri bildim, saygıyı hak edene saygı gösterdim. Hayatımın her döneminde de kendi ayaklarımın üzerinde durmayı becerdim.. Belki de bu yüzden 65 yaşındaki 21 yıllık şirket sahibi Joshkun Bey, koca şirketin yönetimini 25 yaşındaki bir çocuğa(!) bıraktı… Yani 25 yaş hiç de fena değildir.
Statik, misafir yorumuyla yorum yapmış, yayınlanmış ve silinmiş.. Bunların hiç birinden haberim yok. Benim uyuduğum bir zaman zarfına denk gelmiş olmalı…
Aktaş,
Çok haklı noktalara değinmişsiniz. Bunlardan bir kaçına göz atalım isterseniz.
“Statik yaptığı küfürler nedeniyle bir cezayı hak eder”
Keşke aynı özveriyi oikos, zensen ve diğerleri küfrettiğinde de gösterseydiniz. Onların hepsini örtbas etmek yerine, “haksızlığa dayanamayan Aktaş” çıkıp da arkadaşlar ayıp değil mi, herkesin anasına bacısına küfürler yağdırıyorsunuz diyemedi nedense…
Ama aynı şekilde, Ebubekir bir kez küfredince (sanırım statik’in açtığı bir başlıkta *maraş, sivas veya desim katliamıyla ilgiliydi) hemencecik silmiştiniz.Ardından da siz küfrü basmıştınız Aktaş..
Hani adalet istiyorsunuz ya.. Şöyle söyleyeyim, ben ne zensen’in ne oikos ne ebubekir ne de statik’in siteden atılmasını istemem.Benim kişisel bir sorunum olursa bunu siteye de yansıtmam, zensen olayındaki gibi yargıya intikal eder durum. Sonrasında da bu konunun sitenin ismini kirletmemesi için zensen’in sonrasında yaptığı hiç bir imaya karşılık vermedim.Onca artıyı kendi kendine verdiğini biliyor ve bunu hala yapıyor olduğunu bilmeme rağmen sustum… Yalnızca geçenlerde cidden son noktama kadar geldim ve bir şeyler yazdım.. Neyse.
Bunca sorundan sonra bile, birisi size orospu çucuğu derse Aktaş veya oikos buna göz yumamam. Kalkıp noluyor burada derim veya gidip yorumu editlerim(ki Şimal isimli üye ulusalcılık başlığında statik’e küfretmemiş ama çok ağır hakaretler ettiği için yorumunun büyük bölümü editlenmişti)… Yapı meselesi.
Daha ne sayayım bilmiyorum ki..
Mesela, bu statik’in ilk nanesi değilmiş..
Elveda Statik başlığını kendisi 2008’de açmış ve küfürlerinden dolayı milletten özür dilemiş.
Sır konusuna gelince, dirayet sahibi olan insan düşmanının sırrını bile vermez! Bende de kavgaya tutuştuğum bazı insanların sırrı var! Ne yapayım bana küfretti diye sırrını mı söyleyeyim? Şu anda bile en kötü kavgada bile ağzımdan tek kelime alamayacağınız sırlar var beynimin bir yerlerinde… Dediğim gibi bu, dirayet ve kişisel ahlak meselesi… Kaldi ki Ufuk ne statik’e küfretmiş ne de ben küfretmişim. O kişisel saldırı dediği başlıkta da ilk önce kendisi gelip saldırmış -tıpkı oikos gibi- amacının fikir paylaşmak olmadığını açıkça belli etmiş. Bana karşı alınan tavır kendi cinayetine sebep olmuş.
Kendi kişisel meselelerim için yetkimi asla kullanmadım! Ve hala da kullanmam…
Yönetim dediğiniz şey, hangi alanda olursa olsun kişisellikten uzak yapılması gereken bir görevdir.
Bu görevi kişisel çıkarları için kullananların yetkisinin alınması en uygun şeydir.
Adam komşusunun tavuğunu kesip bir güzel yemiş. Çocuğunu da tembihlemiş; “Aman çocuğum sakın kimseye bu tavuğu bizim yediğimizi söyleme” demiş…
Çocuk bu ya, ertesi gün sokakta tavuğunu yedikleri komşunun çocuğu ile oynarken bir bir rekabet çıkmış olmalı ki aralarında, hırsızın çocuğu diğerine üstün gelmek üzere çıkışmış: “Sizin ak tavuğu biz yemedik ki!”…
İnkar ederken itiraf etmek!…
“karı” ne demek? Karı denmiş. Denmişse tırnak içine alınmış. Benim sözüm değil yani. İşim gerçeği yansıtmak!
Peki bu “karı” kimmiş?
“Bu karı G Milat’tır” mı denmiş?
“Yazıyı yazan statik’tir” mi denmiş?
“Statik adına bir yazı yazıldı.” denmemiş mi? Konuyla ilgili paragraf, “Bu durum hakkında açıklama bekliyorum!” diye bitmemiş mi?
Burada “karı” şudur, kastedilen şahıs G Milat’tır, diye bir suçlama var mı? Niye bir başka kadın arkadaş üstüne alınmıyor da G Milat üstüne alınıyor? Örneğin sonsuz “siteye para veren yok” diyerek bunu herhangi bir şahıs olarak değerlendirirken, G Milat üstüne alınıp savunma kuruyor??
G Milat adımı yazmayı öğrenmiş. “Aktaş” diyor şimdi. Bu da bir gelişmedir ne de olsa. Eğiliyorum önünde bu gelişme trendinin… Gerçekten 25 yaş iyiymiş; yeterliymiş bir kimsenin adını öğrenebilmesi için. Ben de 24 diyerek yaşı hakkında yanıldığım için özeleştiri veriyorum…
Biliyordum yazının “yaş bölümüne” takılacağını. Hala takılmış gidiyor oraya. Öğreneceği çok şey var daha bu küçük hanımın… Bunlardan birisi de özür dilemek!… Onu da öğrenince daha çok şey anlatacağım ben ona!…
Sonsuz,
Dün söylemeyi unuttum. Daha doğrusu derse gidiyordum zamanım yoktu. Sitede “online” göründüğüm her zaman ben bilgisayar başında değilim. Bizim evde bu site yalnızca benim tarafımdan okunmuyor. Ama okuyan herkes benim “girişimle” okuyor. Siteden çok fazla “çıkış” yapmadığım için, ben olmadığım zamanlarda da online göründüğüm olur… Bu nedenle size müdahale etmiyor göründüğüm olmuştur. Çünkü evdeki diğer okuyucularımın müdahale hakkı yoktur… Buna karşın müdahale etmediğim tartışmalar da olmuştur. Bu da bırakın benim tasarrufum olsun.
Bana küfür suçlaması getiremezsiniz! Yoruma göre hakaret suçlaması getirebilirsiniz. Çünkü hakaretin kantarı, terazisi yoktur ya da bu terazi- kantar özneldir. Örneğin biraz önce G Milat’a yazdığım satırları da isterseniz hakarete sokabilirsiniz. Ya da kimi zaman bir övgüyü de hakarete sokabilirsiniz. Bu konuda öznellik ağır basar. Nesnel değerlendirme yapmak çok zordur ve beyin ve kültür ve dil ve psikoloji ve edebiyat bilmek gerektirir. Ben kendime saydığım bu alanlarda çok güvenirim örneğin. Bu nedenle kimseye küfür etmediğimi söyleyebilirim. En azından adi küfür etmediğimi söyleyebilirim. Bir kere “soros’pu çocukları” dedim, onda da düzelttim durumu. Hakaret etmişsem de bu artık “hodri meydan” aşamasıdır. Kimse benden Eyüp Peygamber olmamı beklemesin. Çünkü sitede ayaklar altına alınan benim bir çok değerim karşısında küfürden başka yolun kalmadığı çok olmuştur. Hala da var. Ancak buna rağmen küfre karşı en çok mücadele eden, bu konuda başlık açan, sitenin küfürbazlarından Hola ile en çok tartışan benim. İşte bak: link to sonsuz.us
Kimi konulara müdahale etmedim. Doğru. Ama çoğu zaman bu konuda sana telefon etmişimdir. Kararsız kaldığım durumlar olmuştur. Kararım yoksa adım atmam ben. Varsa da ölümüne savunur ve gereğini yaparım. Bunlardan biri zensen ve G Milat tartışmasıdır. Sizin düşündüğünüz gibi popkorn yiyerek tartışma izleyenlerden değilim. Hayretler içinde izledim. Taraf da olmadım. Yalnızca sitenin sol tarafındaki sohbet panosunda G Milat’ın “mahkeme” sözüne bir taş attım. [(Aslında bu da dolaylı bir uyarı sayılabilir. Sulh Hukuk Mahkemesini ilgilendiren bir davanın daha üst bir mahkemede görüleceğini söylemek işi biraz sulandırıyordu. Bu durumu hukuk açısından “ya G Milat yanlış biliyor ya da yalan söylüyor” izlenimi doğuyordu. Başka olasılık yoktu ve durumu düzeltmesi yönünde; “Bu arada hangi davaların hangi mahkemede görüleceğini de öğrenmiş bulunuyoruz” mealinde bir taş attım. (Sözcükleri tam olarak anımsamıyorum) Burada aslında amacım G Milat’a dolaylı bir uyarı yapmaktı. Doğrudan uyarıyı daha önce yapmıştım!)]. Bu tartışmada ses çıkarmayışımın nedeni, insan denen canlının hangi boyutlarda neler için “çatışmaya” girebileceğine dair bazı ilginçlikler görmüş olmamdır. Olay benim açımdan bir eğlence değil, sosyolojik, psikolojik yönden canlı canlı bir inceleme alanıdır. İnsanın hırsları uğruna neler yapacağına dair çok iyi örnekler sergilenmişti o tartışmada. Bu tartışmada sitenin gördüğü zarar var mıdır? Vardır! Tartışanların gördüğü zarar var mıdır? Vardır? Ama yarar var mıdır? O da vardır! Yararın mı zararın mı daha çok olduğunu ölçme ve değerlendirme herkesin kendisine aittir ve bu iş için de 25 Yaş yeterlidir!…
Müdahale etmediğim bir tartışma da Statik, oikOs, G Milat arasındaki küfürleşmedir! OikOs da G Milat da yöneticidir bu tartışmada. Hak açısından eşitler arasında bir tartışmadır. (Bu anlamda müdahale beklediğiniz ben de eşitlerden biriydim.) Yukarıda vurguladığım öznellik devrededir! G Milat’a göre “orospu çocuğu” küfürken, oikOs’a göre “soykırım savı” küfürdür! Herkes bulunduğu yerden dünyayı ve olayları değerlendirirken, karşıt insanların arasındaki bir şeyin en az iki yüzü vardır! Bir yüzü bir tarafa bakar diğer yüzü diğer tarafa bakar! Birisi yazı der diğeri tura! Herkes kendi tarafından gördüğünü o şey diye tanımlarsa böyle tartışmaların doğması doğaldır! Tüm bunlara rağmen oikOs ve statik arkadaşın küfürlerini onaylamadığımı söylemeliyim. G Milat’ın da ağzı pek geri durmuş değildir. Bana “zenne” yakıştırması yapmıştır örneğin. “Milliyetçi damarın” demiştir. “Araya sosyalist çeşniler” demiştir. “pardon Ak!taş da sen kim oluyorsun” demiştir! Bunlar da bana göre küfürdür! Ne yapacağız şimdi? Ben kime, hanginize adi küfür yapmışım? Gösterin!
Bu iki tartışma dışında müdahil olmadığım bir tartışma yoktur! Bunlara müdahil olmadım diye de hiç birinizin beni suçlama hakkı yoktur! Müdahil olmam iyi olabilirdi, olmadığım zaman suçlanmam ise deyim yerindeyse mekruhtur!…
Bir diğer eksikliğim de ben bilgisayar ile 45 yaşında tanıştım. Teknik anlamda donanımlı değilim. Bir çok zaman senden bu konuda yardım talep etmişliğim vardır. Öğrenemeyeceğim bir şey değil, ama benim buna gerçekten zamanım yok. Yalnızca gereksinim duyduğum konuları öğreniyorum. Bu nedenle de örneğin bir video, bir fotoğraf nasıl konur bilmiyorum. Bazen fotoğraflı yazılar da yazmak isteğim olmasına rağmen… Aynı zamanda bir fotoğraf ustası da olmama rağmen… Dolayısıyla teknik alanlarda bir yöneticiden beklediğiniz görevlerde eksikliğim vardır. Olmuştur. Bundan sonra düzelteceğim de demiyorum. Bu konuya başka biri baksın. Ben yetersizim! Yeterli olabilmek için de gerekli çalışma için zamanım yok.
Statik konusunda niye ikna olmadım?
Bahsettiğin sorun hala kişiseldir bana göre. Çünkü o senin sırdaşın olabilecek kadar arkadaşın idi…
Güvenlik konusunda bana göre “kargadan korkan ovaya darı ekmez” ama kaygılanmana saygı duyarım. Ama tam da bu nedenle düşünmen gereken aklıselim yol şudur: Statik’le barışmak! Bahsettiğin kaygı doğrultusunda o sana bir düşmanlık yapacaksa bunu her türlü gerçekleştirebilir. Düşmanı yenmenin en kolay yolu, onu bağışlamaktır! (Buradaki “düşman” sözü de bir imgedir!) Eğer sen statik ile barışırsan onu kontrol altında tutabilirsin. Ama “düşmanlığınız” devam ederse bu ikiniz için de çok ağır bir yük olur. İkiniz de ezilirsiniz bu yükün altında. Bu nedenle size arabuluculuk teklif ediyor ve diğer söylediklerimde ısrar ediyorum. Yani onun üyelik hakkında söylediklerimde ısrar ediyorum…
Evet G Milat,
Kenardan kenardan bana bakıyorsun. Tüm tırnaklarını çıkarıp üstüme atılmaya hazır bir kedi gibi beni izliyorsun! Beni “kaale almadığın” gerçek değil. Sana söyleyeceğim şudur: Egonu yendiğin gün beni anlayacaksın! Başı göklere değdiğini sandığın egon yerlerde sürünüyor! Bu nedenle herkes onu çiğniyor! Sende çiğnediğin gün çiğ yanların pişmiş olacak ve egon ile boyun aynı hizada seyredecek! Sana “okumanı” tavsiye edeceğim kitap, Yaşar Kemal’in Çakırcalı Efe’sidir! Hoşça Kal!…
Ah Aktas ah..
Yine telefondan yaziyorum, uzatmak niyetinde de degilim.
Cidden de tavuk ornegi gulumsetti beni… O tartismayi takip etmis olsaydiniz statik’in o yorumu icinde G Milat diyerek hakaretler savurdugunu ve akabinde -ayni yorumda- “o kari….” diyerek sitenin bana satildigini soyledigini bariz bir sekilde gorurdunuz. Dedigim gibi iftira atmak kolay. Devam ediniz…
Size karsi “saygisizlik” da yaptigimin farkindayim fakat bunun icin beni ne kadar zorladiginizin siz farkinda degilsiniz.
Statik ve oikos’la kavga etmemek icin ne kadar cabaladigimin ve bircok imalarini gormezden geldigimi de teget gecmissiniz ya.. Hak ve adalet bu olsa gerek. Hala duruyor yorumlar.
Kufur meselesinde hala savunulacak bir katre aramaniz ayrica “adalet”liliginizden geliyor olmali. Daha neler var yazacak neler…
Lakin simdilik agzimdan yalnizca : “Ah Aktas ahhh… ” cikiyor..
“ah” etmek “ah” almak… Can yanginini, ic buruklugunu ve haksiz yere suclanmanin agirligini umarim hic bir zaman ogrenmezsiniz -hic biriniz-
Ben hiç kimseye iftira atmadım. İkide bir de bunu dilinize doladınız.
Kimsenin küfrünü onaylamadım. Değinmediğim konular olabilir, onlara değinmiyor oluşum adaletsizliğimden midir ille de? O konulara değinmiş de adaletsiz bir şey mi savunmuşum?
OiKOs yazsana kardeşim, sizinle özel yazışırken de küfür etmenizi eleştirdiğimi.
Nereden çıkarıyorsunuz benim küfürde savunulacak katre aradığımı? Siz okuduğunuzu anlamaz olmuşsunuz artık. Bu kadar mı döndü gözünüz?
Siz fersah fersah açın ağzınızı, yumun gözünüzü, edin ediyi dikin kediyi, bir de benim üstüme yıkın, olacak şey değil…
Bir ben mi varım burada?…
“açılın kapılar şaha gidelim”…
Hüseyin,
Küfür ederim, edersin, ederler. Sorun bu değil zaten… Küfür etsen, derim kızdı etti. En azından dürüst bir tepki olduğunda hemfikirimdir. Ki biz kendi aramızda zaman zaman kavga ediyoruz. Tepkiler, yanlış anlamalar, savunduklarımız bu noktaya gelişe sebep verebiliyor, veya her ne sebepse en azından bir müddet sonra unutup üstünde durmuyor, Kindar bir hırsla çirkefliğe varacak noktaya asla getirmiyorduk.
Ben şahsen burada üye olan birileriyle telefonla veya özelden mailleşip “üstüne gidelim” şeklinde bir birlik içinde asla olmadım. Tek yandaşım eşimdir. Bir grup burada yandaştır. Meselenin özünü oluşturan da bu birliktir… Ben de yeni bir birlik kurmak üzere harekete geçeceğim. Sonuçlarına katlanırsınız.
Olup biten ve ince ince yapılan şey çirkefliktir. İnsan oluştan bahsedip bahsedip diğerlerine “beyinsiz” diye hakaret etmedir.
Bu bence iğrençliğin en üst seviyesidir. Benim gözümde küfürden bin kat daha kötü ve daha niteliksizdir; Zira kişinin asla olmadığı/olamadığı, hiç gelmediği bir noktayla; kişinin tüm karakterini ve kişiliğini eleştirmesidir. (illa Gamze için söylemiyorum.)
Hele “iftira” oldukça kompleks bir kelime (yazmıştım) Tekrar yazayım. Tam orada “statik” için gerizekalı yazabilirsiniz fakat iftiracı yazmak abestir.
Ebubekir bin defa yalan yanlış bilgiyle karşımıza gelimiştir. Yanlışını anlayıp, sustuktan sonra adamın üstüne gittiğimi hatırlamıyorum. Çirkefler grubu hala Hüseyin’in hata bile olmayan argümanının üzerine gitmekte ve HAKARET etmekte bir sakınca görmüyorlar.
Adam soykırımı tanımadı diye LİNÇ ediliyor. Asla olmamıştı… Yeni başladı.
Başka birşey demeyeceğim.
Örnek vereyim:
Bir zaman matbaa Balat/Fener’deydi. Çingenelerim mesken edindiği bir mahalleydi. Sokaklar arasında mecburi geçişlerin neredeyse her defasında iki komşunun karşılıklı bağırtısına tanık olurduk:
(Orada olmayan komşuları için) Leyla var ya donunu asmış dün… Sanki gacısı(kocası) o şişko karıyı pilavdan yiyor… Gülüşmeler… Leyla az öteden pencereyi açıyor ; Yarraksız kalasınız inşallah…
Mağaza ve grafik bölümü Tahtakale’deydi. Hanın çaycısı koyu Fenerbahçe’liydi, yolun karşısındaki Kirkor ise Beşiktaş taraftarı rulman satan esnaf… Laleli’de okuduğum için zaman zaman mağazaya iner oradan vapurla moda’ya geçerdim.
Çaycı, (yolun karşısına bağırarak)
Lan gö..nü sittiğiminin ermeni soyu bursalıları gene dövmüşsünüz.
Kirkor,
Hakkettiler oğlum, anan da ordaydı…
Çaycı,
Benim anam bursalı değil olm sizi siten erzurumlu…
Kirkor
Unuttum 13 numarada di mi ?
Çaycı,
Yarına kadar 1000 lira versene
Kirkor
Ertesi gün ver…
Hüseyin,
Adam xenixin ev adresini yazıp hedef gösteriyor diyorum sen hala senin sorunun kişiseldir diyorsun?? İyi beni kızdırdığınızda, hoşuma gitmeyen yorum yaptığınızda, bana verdiğiniz bütün sırları, ev adreslerini ortaya dökeyim? Sen de sorarsan naaptın diye “güvenmeseydin kardeşim” diyeyim.
Ben statike düşman falan değilim, küs de değilim. Çocuk muyuz yahu küsecek. Ona yapılan yorumları silmemi istedi, silmezsem de adresimi ifşa etmekle tehdit etti. Şantaj yaptı. Hakaret etti. Atmadım. Engellemedim. Bunu yaptıktan sonra engelledim.
Sonra yeni üyelik aldı geldi. Bildiğim halde engellemedim. Yaptıktan sonra engelledim.
Sen neyin arabuluculuğunu teklif ediyorsun. Bütün yönetici ve üye arkadaşların ev adreslerini yayınlıyayım istiyorsan. Buna mı aracılık ediyorsun?
Senin statik sevdandan dolayı can güvenliğimi mi riske atayım anlamadım ki?
Sanırım “can senin canın, bizi ilgilendirmez” diyorsun…
Yaş önemlidir.
Ardında yatanları bilmek önemlidir.
Ned’i gerçekten çok seviyorum. Eleştirmek içinn söylemiyorum. Geçenlerde “Ohannes” yazmıştı.
Ohannes ve karısı Suzi mahallemiz insanlarıydı. Suzi gençlik rüyalarını süsleyecek kadar vamp bir kadındı. Ohannes ise Weider vücut geliştirme’nin sahibiydi. 2 metrelik bir devdi ve aynı zamanda vücutçuydu. Ermeniydiler.
Ohannes öldü. Karısı Suzi hala öz be öz halamın kankisidir. Yedikleri içtikleri ayrı gitmez. Annemlerle gün yaparlardı biz onların onlar bizim eve girer çıkardı. Bizden biriydiler…
Mahallemiz insanı ve komedyeni(Cem Yılmaz kadar esprili) Şükrü bir gün Ohannes geçerken ki aslında neredeyse hergün gördüğü adam için;
“Abi Oha ya bu nasıl bir dev ya” – Ohannes – demişti…
O gün bugündür “Oha” rafa kalkmış ve “Ohannes” olmuştur.
Yaş bence de önemlidir.
Bazen sunulan bilginin genel doğruluğu veya olumlu tabiatından öte, ortak olmaya kalkınca sırıtabilir.
Gerek yok yani.
Yahudi hahamların fırlattığı taşlara inat, Hypatia, Spinoza ve bizler yazmaya devam edeceğiz filan..
Tuhaf geliyor.
Neyse.
Ben şahsen, kimin ne dediğinden çok, sözün nasıl söylendiğine bakıyorum.
Ve bu da kervanın yürümesiyle yolda düzülmesi arasındaki fark oluyor sanırım.
G Milat tarafından Cum, 03/02/2012 – 09:33 tarihinde gönderildi.
İkimizin de yorumunu yayından kaldırdım Aktaş
Sinirliyiz. Sakinleşince yazmak en iyisi..
oik0s tarafından Cts, 04/02/2012 – 01:23 tarihinde gönderildi.
İkimizin de yorumunu yayından kaldırdım Aktaş
Sinirliyiz. Sakinleşince yazmak en iyisi..
İyimiş…
G Milat tarafından Cts, 04/02/2012 – 10:55 tarihinde gönderildi.
Sabır… Ya sabır…
Yukarıda alıntıladığım yorumlardan sonra ben ilgili sayfaya baktığımda, her iki yorumun da yayında olduğunu görmüştüm.
Daha sonraları tekrar baktığımda yine yayında görmüş ve bu “kaldırdım-indirdim” tartışmasına girmeyi gereksiz bulmuştum. Sanmıştım ki G Milat kaldırdı, sonsuz tekrar yayına soktu, ikisi arasında bir tartışma ve teatiden sonra yayında kalmasına karar verildi. Ancak bu gün bir vesile ile o yorumu aradığımda bulamadım. G Milat yine kaldırmış olmalı. Yoksa sonsuz mu kaldırdı? Ya da her ikisi birden mi kaldırdı? Kim kimi ikna etti kaldırmaya?
Kim kaldırdıysa bir parmak kaldırsın hele? Niye kaldırılmış benim yorumum? “fikir yoksulu” dediğim için mi? “Yumuşak yerlerde oyna kıçına çöp batmasın” dediğim için mi?
Getirin hele şu yorumumu benim. Koyun ortaya. Nesine karşı koyduğunuzu bir görelim.
Bu arada sorayım, başka kaldırdığınız yazım var mı? Ya da başka bir şeyim var mı söyleyin. İlerde yakalarsam bu kez sizi sitenin kaldırıcıları ilan ederim haberiniz olsun. Demedi demeyin!
Sen neyin arabuluculuğunu teklif ediyorsun. Bütün yönetici ve üye arkadaşların ev adreslerini yayınlıyayım istiyorsan. Buna mı aracılık ediyorsun?
Senin statik sevdandan dolayı can güvenliğimi mi riske atayım anlamadım ki?
Sanırım “can senin canın, bizi ilgilendirmez” diyorsun…
Sonsuz,
Bunları kime yazarsan yaz da, bunların yazılacağı birisi olmadığımı gayet iyi biliyorsun. Niye yorgunu yokuşa sürüyorsun ki?
“Adaletin bir ayağı topaldır, ama er geç varacağı yere varır.”
ve
“Su aka aka çukurunu bulur”
Bu konularda ısrar etmeyeceğim. Ancak bir karar aşamasında olduğumu söylemeliyim. Bir kaç gün düşündükten sonra bunu sizlere bildireceğim…
Ben bi süredir rahatsızdım. İşlerin alevlenmeye başladığı dönemde pek de takip edemedim sanırım yazılanları, kim ne demiş ne olmuş ne bitmiş vs.. Hele hele statik’in şu yukardaki yorumlara konu olan mesajlarını hiç hatırlamıyorum, denk gelmemiş olmalıyım.
Küfür, saygı, bilgi, aktarım, doğruluk, yanlışlık.. Açıkcası şu sıralar pek üzerinde durmuyorum. Tartışılır geçer, küfür de edersin icabında, ne de olsa herkesin bir yumuşak karnı var. Hele ki konu tarihse, iş zaten daha bi griftleşir vs.
Ama iki yıldan fazla bir zamandır sitede olmam itibariyle, benim dikkatimi asıl çeken şey; G miLat’la birlikte başladığı kanısına kapıldığım yeni bir huy. (atıfçılık huyu da diyebiliriz)
Geçmiş zaman içinde hepimiz dönem dönem manyakça tartıştık burda. Bir hayli de sertti çoğu zaman, kimse elini budaktan sakınmadı. Ama herhangi bir gerginlik belirli bir başlık altında sürerken, bu gerginliğin ait olduğu yerde bırakılmayıp başka başlık/başlıklar altında gerekli-gereksiz atıflanması, ya da henüz kimsenin yorum yapmadığı taze başlıklarda bile ille bi atıf nezaretinde yorumlar yazılması gibi bişeyi ben pek hatırlamıyorum yahu.
Hatta genelde bunun tersi olurdu. Bi konuda tartışmanın dozu arttıysa, taraflar cıngarın çıktığı konunun sınırlarına dikkat eder, sağda solda veya başka başlıklar altında yazdıklarının orasına burasına gerekli-gereksiz bişeyler sokuşturmazlardı. Kavga edilen mekanın sınırları dışında bir tür sulh olurdu yani, hatta sessizlik, insanlar buna dikkat ederdi.
İşte ben G Milat’ın bilgisinden, entellektüel birikiminden, veya sunduğu verilerin doğruluğundan yanlışlığından öte, yukarda anlatmaya çalıştığım türde bir çocukluğu hiç de alışık olmadığımız bir biçim ve sıklıkta başlatıp yayan kişi olduğunu düşünüyorum bu sayfalarda. (Zamanla başkaları da eklendi) Taa zensen’le başlayan tartışma sırasında da dikkatimi çekmişti bu aslında. Bi yerde bişey tartışılıyor, ortam gergin.. (e olabilir, tartışma bu nihayetinde) Ama sonra bakıyosun bambaşka bir başlık altında bi yorum ve/ama beraberinde ille bi atıf; efenim sanat işte böyle bişeydir ama şimdi bizi gören şunlar bunlar hemen damlar hadi kaçalım filan.. yok beni takip edenler, yok kuyruk acısı, şimdi çıkar pehlivanlar, bizler kiii… ses edememişler, yılmaz savaşçılar.. (Başlangıçta ha-haayyt modunda bi gülümseyişçik de vardı bunların sonunda, ama zamanla stres yönetimi bozulduğu için tablo daha dramatik bi hal aldı, araya şiirler filan..)
Hakkaten enteresan bulduğumu söylemek zorundayım, çünkü bu sayfalar için asıl “yeni” olan bu olmalı.
Yaş pasta ve panayır. (A film by Atıf Yılmaz)
İkimizin yorumunu da yayından kaldırdım Aktaş derken de aynı şey dikkatimi çekmişti mesela.
Sinirliyiz daha sonra bakalım..
E tamam, hadi güzel, sakinleşelim filan..
Ama daha bunu demenin üzerinden 1 dk. bile geçmemişken aynı yere gelip çaldıran da sıkıntı yarattı diye gülücüklü mesaj yazma daaa..
Ben mi anlamıyorum yoksa?:)
Yorumlar yayından kaldırıldıktan sonra yayına hiç girmedi bir daha. 5 gün falan yayınlanmamış yorumlar arasında bekledi. Sizin görmenizin sebebi yönetici olduğunuz içindi. Ama renklerine dikkat ettiyseniz pembeydiler (yani yayında olmayan yorum.) 5 günün sonunda bende yorumların bir daha yayına alınmama halini kabul ettiğinizi varsayarak tamamen sildim.
Niye bir sıkıntı var acep ?
Bugüne kadar vardı da biz mi görmüyorduk ?
Yoksa yoksa…
Mutlaka kıskanç kişilerizdir. Hatta kişiliksiz falan… Faşistiz ya herşey beklenir bizden hahaha…
Aktif provokasyondan hemen ve derhal vazgeçilmesi, bunun için önlemler alınması gereklidir.
…diğer hususlara gelince, yazmıştım bi ara.
Ki mesele tarih olunca, dincilerin ateizm de bir dindir deyişine benziyor bazen herşey.
Kitabına sokayım veya aklı* kullanmak.
Fettullah da ağlıyormuş üstelik, kanadı kırık bi kelebek gördüğünde.
Tüm samimiyetimle inanıyorum ki samimidir bu hususta.
Ama bana ne.
Yani bazen, bana da ne.
Sonsuz,
Benim ekranın “magenta’sı” düşük olduğundan herhalde, “sizin pembe örtünüzü” fark etmemişim. Biraz daha kırmızı olursa fark edebilirim. (Ekran yıpranmış durumda.)
Şimdi soracağım soru ise şu:
Bu kaldırdığınız yorumlar bir yerde depolanıyor mu? Yani şimdi o yorumu geri istesem tekrar bulabilir misin?
Bulabilirsen ben o yorumu buraya istiyorum! G Milat’ınkini de koyun buraya. Buradaki arkadaşlar (yöneticiler) bana desin ki; “Aktaş, sen burada küfür etmişsin. Bu yorumun kaldırılması haklıdır.” Bir de G Milat’ınkine baksınlar. (Benim o yorumum statik’in açtığı “Sarkozi ve Türk yandaşlarına kapak olsun” başlığı altında, “Basralı Ömer” şiirinden hemen önceki yorum sırasındaydı.
İşin saçmalığı şu ki; ben yazdığım yorumu kaldırma gereği duymuyorum, ama G Milat kendi yazdığını kaldırmaya gerek duyuyor. En azından kendi yaptığı yanlışın farkına varıyor ve kendi yazdığını kaldırmak istiyor. İyi de benimkini niye kaldırıyor? Hangi gerekçe ile? Hangi hakla? Hangi sıfatla? Yani oradan OikOs ya da gamaro deseki “İkinzinkini de kaldırdım, sinirlisiniz, yatışın sonra bakalım, gerekirse yine koyarız” tamam diyeceğim, ama G Milat burada kendisinin taraf olduğu bir yerde nasıl bunu yapar?
Evet, o yorumda zıvanadan çıktım ve “Yumuşak yerlerde oyna da kıçına çöp batmasın. Hadi yürü!” dedim. Bunu diyene kadar onlarca uyarım var kendisine ve biraz düşünse bu ona son insani uyarımdır! Laf dinlediği yok. Ne demek istiyor bu adam diye durup düşündüğü yok. Üstüne üstlük bacak kadar beyni ile bir de çalım satmaya kalkınca, … öfkenin uykusu geliyor ondan sonra… (Tabi uykusu gelmeden önce bir “doyum” yaşıyor öfke…)
Sonsuz,
G Milat hangi hakla ve güçle veyahut kapasite ile bu sitede yönetici olmuştur?
Sonsuz’un ve eşinin arkadaşı olduğu için mi?
Önüne gelen her konuda yarım yamalak anketler açıp, yarım yamalak yazılar yazdığı için mi?
Egosunu okşayanlara gülücük ikonlarıyla ve sitenin patroniçesi, sahibesi, her bir boku pozlarında, “sizi sitemizde daha çok görmek isteriz” deyip, kendisine karşı olanlara her türlü hakareti yağdırdığı için mi?
Kendisi eklektizmin daniskasını sergilediği halde, kendisi için ben “eklektik” eleştirisini getirince, eklektizmi alelacele araştırıp, anında eklektizmi OikOs’a sıvamaya kalktığı için mi?
Bu ne ya Hu?!…
Hala burada yalan söylediği için mi?
Bak ne diyor:
“Site yonetimi eger konu yonetimse kesinlikle tarafsiz olmalidir. Ki bence Kenan disindaki diger yoneticiler gayet adildir. Simdiye kadar durumu “lehim”de veya cikarima yonelik ASLA kullanmadim.”
Yalan!
Kullandı!
Aleyhine olan “misafir yorumları” yayınlanmadan silindiğine tanığım ben!
Yorumdaki eleştiriyi dikkate aldığı halde, yorumu yayınlamamak!
Bu hanginizin işi?
Soruyorum, çünkü burada herkesin yorum yayınlamakla uğraşmadığını biliyorum, sonsuz da bunu doğruluyor zaten.
G Milat için eleştiri içeren ve örneğin ebubekir’e ya da gamaro’ya ya da bana yöneltilmiş olsa yayınlanacak olan bir yorum yayınlanmadı! Ama yorumdaki eleştiri doğrultusunda G Milat’ın kendisine çeki düzen vermeye çalıştığı tarafımdan iz-len-miş ve gö-rül-müş-tür!
“Hiç bir şey bulamayınca iftira atmak en kolay şeydir.Ki bunu yapanların sayısı da hayli fazla… zensen, statik, oikos, aktaş ve daha sayamadıklarım farklı farklı şekillerde iftira atma yoluna başvurdular. Hepsinin de foyasını meydana çıkardık…”
G Milat,
Olsa olsa biraz önceki savım iftira olur, ispatlayamayacağımı sanarak bunu böyle savlayabilirsin! Ama sana son kez önerebileceğim yol şudur; karşındaki insan salak bile olsa onu salak yerine koyma, ondaki tüm akıl yollarını harekete geçirmiş olursun! Bu yüzden sakın beni de salak yerine koymaya kalkma! Ancak, buraya gelmeden önce, başkalarını bir kenara bırakarak söyle;
BEN SANA NEREDE İFTİRA ATTIM?
KANITLA!
Kanıtlayamazsan lütfen burayı terk et! Beni daha fazla öfkelendirmeden terk et!
Ha bir de sen hangi foyadan bahsediyorsun?
“Hepsinin de foyasını meydana çıkardık” derken çıkardığın nedir?
Sen sağa sola dil çıkarmaktan başka ne çıkardın “Allah aşkına”?…
Tabi bir de “çıkardık” var? Teşkilat-ı mahsusa mübarek!
Şu siteye geldim geleli, hep istemediğim tartışmalar içinde buldum kendimi. Bok yiyenin bağını korumak bana düştü sanki dinine yandığım… O kadar geri bir noktada ki bazı şeyler, zorunlu olarak geri argümanları değerlendirmek zorunda kalıyorsun, sonra tutuyor zevat oradan sana “gerici” diyor. Hay senin geri tarafına… Ağzına kadar bokun içinde, çekip çıkarmak için elini uzatıyorsun ve çıkıyor oradan adam ilk söylediği hemen şu oluyor: “Öf senin üstün başın boklu yaWfff”… Hay senin bokuna da boklu yerine de Abdülhamit’in Saz heyeti girsin!
“Mındar baskı tutmaz oğlum” derdi anacığım… Daha ağırını da dayım söylerdi, terbiyem varmıyor ama bu kez bağışlayın; “Gizli gizli sikişen, eşkere buza’lar”…
“Sabahın bir sahibi vardır, gün her daim bulutta kalmaz” diyelim en iyisi!…
Hayır sevgili Hüseyin. Silinen yorumlar gidiyor tamamen. Yorumun kaldırıldığı söylenmesine rağmen senden hiç tepki gelmeyince karşılıklı kaldırma fikrine sıcak baktığını düşündüm. Özür dilerim sildiğim için.
Gelelim G milatın hangi hak ve güçle editör olduğuna. O da diğer arkadaşlar gibi birilerinin seçimiyle gelmedi. O da diğer arkadaşlar gibi yazdığı yazılar veya düşünceler yüzünden de gelmedi. O da diğer arkadaşlar gibi siteye davet ettiği kişi sayısı yüzünden gelmedi. O da diğer arkadaşlar gibi siteye yaptığı çeviriler, teknik konulara yardım etmesi yüzünden de gelmedi. Hayır o da diğer arkadaşlar gibi arkadaşımız olduğu için de gelmedi.
Sadece sonsuz.us a harcadığı ve harcayacağı EMEK için editör oldu. Diğer arkadaşlar gibi…
Hani hep emeği savunurdunuzya, demekki hoşunuza gitmeyen bir tarz olduğunda veya karşı fikirden birileri olduğunda bu emeğin hiç bir değeri kalmaz hemen hangi hak ve güçle geldi diye sorarmışsınız.
Asıl çirkeflik ve iftira nedir biliyor musunuz? Bu “sitenin bir karıya satıldığını” söylemektir, bunu düşünebilmektir. Bunu dile getirebilmektir. Her işine gelmeyen kişi üstüme bu iftirayı çirkefçe atacaksa ben bu yöneticilik olayını kaldırmayı düşünüyorum. Böylece kimse ne satıldığını düşünecektir ne de başka bir şekilde başım ağrıyacaktır.
Sitede şu an hiç yönetici olmasa ne olur? Ben söyliyeyim hiç bir iş aksamaz… Herkes özgürce yazsın. Sitenin kurallarını oluştururuz ve bu kurallar uygulanır. Kimseye de bir şeyi satmakla suçlanmamış olurum.
Ya nedir bu sitenin bi karıya satılması hikayesi?
Sonsuz,
Ben size “karıya satmak” suçlaması getirmedim. Yazdıklarım orada duruyor.
Dedimki; “statik adına bir yazı yazıldı”
Ne demek bu?
Statik’in yazıp yazmadığını bilmiyorum demek her şeyden önce!
Sonra ne demek?
Yok, en iyisi ben o bölümü tekrar buraya alayım.
gamaro da okumuş olur:
“Arkadaşlar neler oluyor?”diye sormuştum, hiç birinizden ses çıkmadı!
Soruyu sorma nedenim şuydu:
Statik adına bir yazı yazıldı. Yazı bir süre yayında kaldıktan sonra silindi. Yazı “statik” adıyla yazıldı ama, bu arkadaşın normal yollardan kendisinin yazdığı bir yazı değildi. Editörlerden birinin onayı olmadan yazı yayına giremezdi. Yazıyı hangi editör yayına koydu ve hangi editör yayından kaldırdıysa ne söylediğimi gayet iyi bilen en az bir kişi daha var aramızda. Yani yayınlayan ve kaldıran aynı kişi ise bir, ayrı kişilerse iki kişi daha bu durumu biliyor. Aranızdan kaç kişinin bunu okuduğunu bilmiyorum ama ben okudum…
Bu konuda mutlak bir açıklama bekliyorum. Söz konusu yazıda statik sonsuz arkadaşa bir takım suçlamalar getiriyordu. Bu suçlamalarında sonsuz’un “siteyi bir karıya sattığını” söylüyordu. “Karı da karı olsa bari” diye de ekliyordu. Yazıdan anlaşılan hala öfkeliydi. Ama öfkesi daha önceki olaydan kaynaklı bir öfkeden ziyade, sanki sonsuz ile arasında yeni bir tartışma olmuş gibiydi…
Bu durum hakkında açıklama bekliyorum!”
Şimdi burada sana bir suçlama var mı? Yani benim tarafımdan sana yöneltilmiş bir suçlama var mı?
Sen buradaki “satma” olayını “siteye para veren yok” diye yanıtlarken, G Milat kendini savunmaya kalktı! İşte G Milat’ın savunması:
“İlk önce “o karıya(!) site satmak” bu ne demektir? Karı kelimesini şimdilik geçelim. Siteye beş kuruş emeğim geçmedi.Buna ister inanın ister inanmayın. Ayrıca zaten domainden de sitenin hala Sonsuz’un üzerinde olduğunu görebilirsiniz. Hiç bir şey bulamayınca iftira atmak en kolay şeydir.Ki bunu yapanların sayısı da hayli fazla… zensen, statik, oikos, aktaş ve daha sayamadıklarım farklı farklı şekillerde iftira atma yoluna başvurdular. Hepsinin de foyasını meydana çıkardık…
Site benim değildir! Sitede “şebeke” kurmadım, oikosun dediği gibi “sitelere koca aramaya” da gelmedim, kimsenin sevgilisine göz dikmedim(ki en komiği buydu.LAde yaşıyorum biliyorsunuz ve beni görenler de gayet elim yüzümün düzgün ve alımlı olduğumu bilirler.Sevgili istesem hiç zorluk çekmeyeceğim de aşikardır.kaldı ki bu uğurda yanıp tutşanların sayısı hiç de az değil. Fakat kimsenin ne kara kaşına ne güzel sözüne kanacak değilim.Ailemden böyle görmedim ben!! Neyse… )”
Sonra ben “sen niye üstüne alınıyorsun?” diye G Milat’a sorunca da; ” O tartismayi takip etmis olsaydiniz statik’in o yorumu icinde G Milat diyerek hakaretler savurdugunu ve akabinde -ayni yorumda- “o kari….” diyerek sitenin bana satildigini soyledigini bariz bir sekilde gorurdunuz. Dedigim gibi iftira atmak kolay. Devam ediniz…” diyerek yanıt verdi.
Yani ne derler? “Çevirin kazlar yanmasın”! (O tartışmayı izledim ben! O tartışmada statik “ayaklar baş olmuş” diye bir laf etti, ama “siteyi bir karıya satmışsın” diye bir suçlama getirmedi! Ama yanılan benim belleğim olsun, buna sevinirim!)
Ben ne sana ne G Milat’a bırak bir iftirayı, bir suçlama dahi getirmedim!
Ama ben “Arkadaşlar neler oluyor?” diye tek tümcelik yorum ile sorduğumda sizden hiç ses çıkmadı! Oysa bilmiyor muydunuz neler olduğunu?
Sonra dedim ki, statik’i hiç olmazsa ÜS’se buyur edelim! Niye?
Çünkü soralım; – Lan oğlum Statik, senin adına bir yorum yazıldı, bunu yazan sen miydin? Sen isen ne demek istiyorsun? Açıkla geçmişini diktiğimin oğlu, ne demek istiyorsun sen?
Statik de desin diyeceğini! “Evet bendim” desin, “Siktirin gidin lan, o kadar da adişleşmedim ben, benden bunu nasıl beklersiniz? “desin.
Gelsin de desin bir şeyler! Ama yok! Siz güvenliğinizi gerekçe gösterdiniz! Sanki tuttuğunuz bu yolla güvenliğiniz sağlanmış oldu. Statik de varsa bir bildiği ardına koyacak artık…
Bakın “isak” diye bir ucubenin yorumu yayınlandı! Kim yayınladı? isak kim? Bunların hepsi meçhul ama gamaro’nun da görüp altını çizdiği gibi, G Milat oradaki okuyucunun anlayamayacağı buradaki tartışmamıza atıf yaparak hem de, beni kışkırtmaya ve bu ucubeyi savunmaya zorluyor. Ama “Yorumu yayınlayan editör arkadaş, bu yorumdan umduğu toplumsal yararı açıklasın…” diyorum tıs yok! Hangi arkadaş yayınladı yorumu? Bari burada yanıt verin! Ben yayınlamadım!
Statik adına yazılan yorumun statik olup olmadığını bilmiyorum!
Siz biliyor musunuz?
Sizin o yorumu silmiş olmanız, hatta öyle bir yorumun yazılmamış olması bile bu yorumun içeriğini gerçek yaşamdan yok edemiyor, bunu anlıyor musunuz?
Statik adına bir yığın konuşma yapıyoruz, ona söz hakkı veriyor muyuz? Hem de onun açtığı başlık altında bunu yapıyoruz! Bu doğru mu? Yani ne olurdu statik yalnızca buraya gelip burada hep berber konuşsaydık? Bu zor mu? Teknik açıdan olanaksız mı? Sonsuz yarın bana kafası bozulunca beni de atacak mı buradan? Diyebilir ki sen de statik gibi küfür edersen, sen de benim sırlarımı açık edersen seni de atarım.
Yok, bu savunma bana pek sağlam gelmiyor.
Duygusallığı duyguların bile affetmediğini göreceksiniz bir gün!…
Not: Dünyada ne kadar yöneten ve yönetilen varsa hepsini gamaro’ya bırakıyorum. O nereye sokacağını çok iyi bilir!
Hüseyin
Ben, sen dedin demedim. Böyle bir şey dendiğine göre ve sen de bunu buraya taşıdığına göre böyle bir şey düşünülüp konuşuluyor… Evet o yorumu yazan statikti. isak dediğin ucube de statik bu arada. ip si aynı. Birini üs’e davet ettiğimizde yazdıklarını herkes görür. Eğer kastettiğin şey onu yönetime davet etmekse yönetici yetkileri (forumları, yorumları silme değiştirme vs) vermemiz gerekir. Bu yüzden kimseyi bir yere davet etmeyeceğim. Statikin mail adresini vereyim, sen kendisiyle dilediğin kadar sohbet et, savunmasını al.
[email protected]
Beni baydı bu muhabbet artık. Karıdan kimin kastedildiğini hepimiz biliyoruz, burada forumdaki gibi laf cambazlıkları yetmiyor.
Bana ne hakaretler edildi neler yazıldı. Kimseyi bunun için atmadım. Yorumunu tarzını sevmediğim kişileri de atmadım, küfretmedim, yorumlarını silmedim. Ama işi adresimi açık açık vermeye kadar gidip bunu da savunursanız daha ne diyeyim?
Evet Hüseyin, sen bir gün benim veya gamaronun veya oikosun ev adresini açık açık yazarsan foruma seni de silerim. Aynı şey oikos için de gamaro için de hatta eşim için de geçerli.
Tamam, şu “ÜS alanı” ile “yönetim alanını” karıştırdığım doğru. Özür dilerim. Sen açıkladığın halde açıklamana da dikkat etmedim. Söylemek istediğim, yalnızca yöneticilerin olduğu bir grup içine çağırmaktı. Bunun için bir oda tanımlanabilir, ya da yönetim bölümüne gelirken statik’in görevleri sınırlanabilir. Üyenin hak ve ödevleri sınırlanamıyor mu?
Hatta böyle bir oda gelecekte de gerekli olacaktır. Bir tür disiplin toplantısı yapılabilen. Sitede diğer üyelere kapalı, yalnızca sorunlu üye ve üyelerin çağrılabildiği, yani tıpkı burada duyumsadığımız gibi ayrı bir yerde tartışma gereksinimi doğduğunda devreye konabilecek bir bölüm.
Ama sonsuz için böyle bir odaya da gerek yok görünüyor. Gerekirse siteyi tek başına yönetebileceğinin postasını koydu:
“Sitede şu an hiç yönetici olmasa ne olur? Ben söyliyeyim hiç bir iş aksamaz… Herkes özgürce yazsın. Sitenin kurallarını oluştururuz ve bu kurallar uygulanır. Kimseye de bir şeyi satmakla suçlanmamış olurum.”
Bizi ne uğraştırıyorsun o zaman sonsuz? Bu kadar mı gereksiz mahlukatız biz? Hiç mi bunaldığında sana soluk olmadık? Olmuşsak eğer, olmadığımızda ne yapardın düşündün mü hiç? Ama anlıyorum ben seni hiç merak etme!
Bir de demişsin ki; “Evet Hüseyin, sen bir gün benim veya gamaronun veya oikosun ev adresini açık açık yazarsan foruma seni de silerim. Aynı şey oikos için de gamaro için de hatta eşim için de geçerli.”
Büyüksün be birader. Ne etsek neylesek şimdi. Senin sözünden dışarı çıkmasak mı ne?
Site bir hayli büyüdü artık. Bizim gibi her yere burnunu sokan yazarlara gerek yok. Bizler kuruluş aşamasında pi-yasaya sürülecek “kutu piyonlarıydık” demek?
(Bu arada kutu piyonu ne demek bilmiyorum ama G Milat benim “kutu piyonu” olduğumu söylemişti. Sanırım ona da sen söylemişsindir; “Hüseyin Abi benim kutu piyonumdur” diye. “Dara düşünce onun bir yazısını bulurum koyarım siteye falan.” Hı?! Yoksa onun kutusu böyle bir lafı def edecek çapta değil! Çünkü zensen ile olan tartışmalarında iyice ölçtüm onun kutusunu ben.)
Bana adres falan verme!
Benim söylediğimin özü gayet net ve anlamadığını sanmıyorum!
Son kez yapacağım öneri şu:
Statik’i yalnızca yöneticilerin olduğu bir odaya çağırmak.
Sen teknik olarak bunu yapabilecek kapasiteye sahipsin! İstersen neler yapmazsın sen.
Niye bayıyormuş bu muhabbet seni? Başka ne işin var senin? Hamile misin? Sen seversin tartışmayı. Tartışıyoruz işte ne var?
Önerim üç gün geçerlidir. Üç gün içinde yürürlüğe konmazsa geri çekmiş sayın.
Diğer arkadaşlar da bu konuda bir şey söylesin!
“Beni baydı artık bu muhabbet”:))
Beni de aydı!…