Şehirler arası otobüslerde bay-bayan sorunu

  • Bay-bayan ayrı oturtulmalı.
  • Bay-bayan özellikle birlikte oturtulmalı.
  • Rastgele oturtulmalı, denk gelirse sorun olmamalı.
  • Bayan, yanına baya izin verirse oturtulabilir.
  • Bence şöyle olmalıdır. (Nasıl?)

29 yorum “Şehirler arası otobüslerde bay-bayan sorunu”

    1. şıkta sanki bayların bu işe çok hevesli olduğu da bayanların istemediği gibi bir anlam çıkabiliyor.

    Amerikan filmlerinde görmüşsünüzdür, şehirlerarası gri otobüsler vardır, adam biner boş bulduğu bir yere oturur bay bayan farketmez.

  1. yer sayısı kadar koltuk numarası olmadan bilet satılmalı.herkes bindiğinde istediği yere oturmalı.ama olmadı,takıntılı insanmı yok kavga çıkar falan gereksiz.3.seçenek diyorum

  2. Gerçek islam yaşanırsa nası olur peki?

    🙂

    Ebubekir, hadi Osho’yu biliyos da, asıl Hüseyin Atay ne diyo bu hususta güzel arkadaşım?

    Deveye birlikte binen var mıymış, ensardan neyim soran olmamış mı hiç?

    Bilet de hurma olur kesin.

    He he:)

  3. Erkeklerin omuz genişliği nedeni ile 2 erkek yanyana rahat edemeyip birinin kolu koridora taşıyor (Buradaki otobüsler eski model dar koltuklar)Bu yüzden özellikle erkeklerin bayan yanına oturmasının pratik rahatlığı var . Ben şahsen sigara kokmaması nedeni ile de bayan yani olarak özellikle tercih yaparım .

  4. yapabileceğim tek kötü savunmam:it’s just a cigarette:( & it can not be that bad (princess chelsea)

  5. Dikkatinizi çektimi bilmiyorum, minübüslerde pek sorun olmuyo bu durum.

    Niye şehirlerarası o zaman?

    🙂

    Gerçi minibüste de oluyo bazen..

    Üniversitedeyken, final dönemiydi sanırım, uykusuzluk had safhada.. ve yorgunluktan bitkin bir halde Batıkent minübüsüne binmiştim bi akşam..

    Sonra bi anda..

    Bir bayanın yanında oturduğumu farkettim!

    Aslında, yorgunluktan kimin yanında oturduğumun farkında bile değildim..

    Lakin nası farkettim?

    Çünkü o kadın, çıngıraklı bi oyuncağı andıran manyak sesiyle;

    -Yaau kardeşşşim!.. topla şu elini ayağını sen naapıyon yaaaaauuueeaaa!!!

    ..diye bağırmıştı da!

    Ondan farkettim..

    Tabi bu psiko-terörik çığlık patladığı anda, 13-14 kişi birden nooluyo lan orda diye size bakınca..

    Aikido filan da yetmiyo tabi.

    Onun için;

    Yok arkadaşım, ben almiim, kadın erkek iyidir ayrı, korkarım:)

  6. gamaro,israil,meksika,japonya da kadinlar icin ayri vagon yada otobüs uygulamasi varmis hem zorlayan mi var istemeyen
    binmez:)

    slm.

  7. Gerçek islam diyosun yani..

    Tam bi sahabi duyarlılığı, gel de takdir etme..

    Hurmaları toplayalım..

    He he:)

  8. Bu konuda nezaket kuralları işlemeli ve bayana sorulmalı diyorum.

  9. Şehirlerarası yolculukta, yalnızsam benim tercihim tekli koltuklarda oturmak olur. Mecburen çift kişilik koltuklar boşsa,yanıma kadın oturmasını tercih ederim. Bu kısa bir yolculuk olmayacağına göre, zaman zaman uyuyup çeşitli hallere gireceğim için yanımda oturan erkek beni tedirgin edebilir. Kısa bir yolculuksa bu tercihim farketmeze dönüşür.

  10. yok..

    konjüktürel,zaruret veya bir ihtiyactan kaynaklanmis olabilir diyorum bak peyote cekincelerini bir bir siralamis..

    sankim sahabe duyarligi:))

    slm.

  11. Ben de diyorum ki;

    Herkes kendinden bahsediyor, lakin bi tek sen sürekli başkasından/diğerinden/ötekinden bahsediyosun.

    Yaa…

    O “öteki” olmasa, sahabiden geriye ne kalır?

    Slm:)

  12. gamaro,

    öteki derken ?

    sanirim,”konjüktürel,zaruret veya bir ihtiyactan” kaynaklanmis olabilir”yorumumu onaylayan peyote´den yaptigim alintiyi kast ediyorsun onun icin mi bu rahatsizlik ?

    halbuse o “öteki” olsaydi basardi yaygarayi laiklik elden gidiyor,seriat geliyor deyu:))

    hurmalar afiyet seker olsun..

    slm.

  13. Öteki derken hocam?

    Neyse:)

    Ebubekir, bişeyi açıklığa kavuşturayım izninle.

    Hani bazen “dinci” diye, giydiriyoruz ya birilerine burda..

    Ver allaam ver..

    🙂

    Ama bilmeni isterim ki, sen onlardan değilsin.

    Daha doğrusu, benim kanaatime göre yani, sen “dinci” değilsin.

    Asla..

    Sen anasının gözüsün:)

  14. Bu sorulari yazan arkadasi merak ettim. Kadinlar erkekleri rahatsiz mi ediyorlarmis ???
    En fazla yer degistirirsiniz.

  15. Şehirlerarası otobüs ayrı konu da, en azından şehiriçi araçlarda (otobüs, minibüs, servis), başka boş yerler varken gidip karşı cinsin yanına oturan hakkında “acaba neden?” diye düşünmeyi bıraksak nasıl olur?

    Koltukların darlığı, erkeklerin omuz genişliği, oturma şekli (V), hacimleri, aynı cinsiz diye yayılmaları karşısında 10 kat bir dişinin yanına oturmayı tercih ederim. Ama bunu doğru anlayabilecek dişi sayısı da epey az olduğu için, maalesef bu doğal ve mantıklı seçim bile yapay bir hale geliyor.

  16. neyseki bunu doğru anlayabilecek dişi sayısının azlığından şikayetçisiniz sayın rnd.ya şikayetçi olduğunuz konu taciz olsaydı? düşünsenize ne kadar kötü olurdu

  17. Aslında tam anlamadım söylediğinizi. Birilerinin gerçekten taciz edilmesindense anlaşılmama sorunu yeğdir mi demek istiyorsunuz?

    Bir de şunu düşünüyorum. Bir yönden haklısınız. Mesela anket sonuçlarına bakıyorum da, aslında her erkek diğer erkekleri kendisi gibi, her dişi de diğerlerini kendisi gibi varsayıyor. Burası ülke ortalamasına göre fazla kültürlü ve nezih kalacağı için anket sonuçlarının aslen uygulanabilirliği yok. Ki ayrıca şöyle de olsa daha iyi olurdu sanırım seçenekler. Seçenek sayısını iki katına çıkarıp, “ben erkeğim ve ayrı oturmalı, birlikte oturmalı, rastgele” falan, bir de bunun “ben bayanım ve ayrı oturmalı, birlikte oturmalı, rastgele” falan gibi. Yani o zaman herkesin bakışı daha net çıkardı ortaya sanırım. Gerçi çıksa da bu kitle geneli temsil etmediği için ancak kendi aralarında anlaşmış olacaklar.

    Ki garip bir durum da şu, taciz edilmesi en az olası olanlar, en çok taciz edilme korkusu duyanlar oluyor genelde. Taciz edilmesi olasılığı fazla olanlar tarafından erkeklerin taciz edildiği de hiç de az bir vaka değil. Kadınlar da taciz ediyorlar yani. Sadece erkekler kadar ısrarcı değiller.

  18. kadınlar gerçekten sanılandan çok daha fazla tacize uğruyor.neredeyse tacize uğramamış kadın yok türkiyede.hatta bu ülkede taciz resmen sıradan günlük bir şey halinde.bu nedenle şikayetçi olduğunuz konunun çok çok büyük bir nedeni var.yani taciz bu kadar ileri aşamada olmasa kadınlar böyle paranoyak gibi davranmaz.bu nedenle suçlanacak şey kadındaki bu zihniyet olmamalı.sizcede tacize uğramamış kadının olmadığı bir ülkede bu durum inanılmaz bir hal almamışmıdır? yani erkekler masum olsada kadın böyle hinlik yapıyor olsa haklısınız diyeceğim ama her kadın mutlaka tacize uğruyor toplu taşımada.bu yüzden kadınlarda iyi niyetli düşünmüyor ilk etapta.zaten taciz potansiyeli olan insan belli ediyor kendini.hareketleri,bakışı,duruş şekli,kabalığı,eğitim seviyesinin düşük oluşundaki barizlik.daha bunun gibi bir çok şey.
    bu arada 2 durumu kıyaslayacak kadar gözlem yapmadım ama “tacize uğrama korkusu” dediğiniz şey bir paranoya şeklinde olabilir.veya bazı kadınlar o kadar tatminsizki bir çok konuda böyle iğrenç bir şekilde ego doyurma yolunu seçiyor olabilirler belkide.bu sizin söylediğiniz şeye benziyor sanırım.düşünsenize “bende arzulanan kadınım” imajı vermek için böyle bir yol seçiyor.inanılır gibi değil ama gerçekten var böyle insanlar.işin ilginci her insanı zan altında bırakıyorlar ve normalde bir insan ne kadar tacize uğrayabilir yahu diye düşündürüyorlar.hastalıklı bir zihniyet bu.onları konu dışı tuttum.başka bir konu gibi çünkü.kliniklik bir durum bence

  19. Bir şey ne kadar baskılanırsa o kadar güç kazanır. Tıpkı yasaklanan şeylerin istenirliğinin artması gibi. Ee insanın hayatında oldukça önemli bir rolü olan cinsellik gibi bir konu da, bu kadar yokmuş gibi ele alınınca (ayıp, günah, konuşulmaz, birçok sorunu vardır ama çözüm yolu aranmaz) toplumlar tarafından (sadece bizim ülke için demiyorum) sonuçta birçok yerden patlak vermesi kaçınılmaz. Taciz olsun, tecavüz olsun…

    Burada kadınların tacize uğruyor erkeklerin ediyor olması büyük oranda erkeğin yang/aktif, dişinin yin/pasif olmasından kaynaklanıyor gibi. Normal bir ilişkiyi ele alın. Oradaki ilişki için girişimi başlatan aktif ilke, tacizde de erkeğe girişimci/etken rol veriyor. Kadının taciz edişi bile birşekilde pasif, yani ‘taciz edilme’ isteği şeklinde daha çok, yani yaklaşmaya çalışmaktan çok kendisine yaklaşılmasına yol açmak şeklinde.

    Yani bu konu ‘kadınlar bu konuda sorunsuz, erkeklerin gözü dönmüş’ şeklinde olmaktan çok, iki tarafta aynı oranda sorunlu çünkü toplumsal yapının kuruluşu sorunlu bu konuda. Sadece erkek, olayın göze çarpan/görünen tarafı.

  20. geniş perspektiften bakınca işler değişiyor.birçok bilimsel alan olaya dahil oluyor ve pek bilgim yok bu konuda.ama şu şekilde düşünelim.erkek toplu taşımanın kalabalığından faydalanarak taciz ediyor kadını.bireysel bazda ele alınca bu manzarada kadının yanlışı nedir? ve şunuda soralım:kadın ne yapmalıdır?

  21. Sorunlar ortaya çıktıkları çerçevelerde çözümlenemezler zaten. O sorunun o çerçevede sorun olmasının sebebi zaten çerçevenin darlığıdır. Aslında sorun ve çözüm bir bütündür, ama çerçeve dar ise, sorun ve çözüm diye ikiye bölünmüş olur ve çözüm kısmı çerçevenin dışında kalan olur.

    Hani “ülkeler/halklar hakettikleri şekilde yönetilirler” diye bir söz vardır. Bana sorarsanız ben birşey yapmadım. Başkasına sorarsanız onlar da yapmadı. Ama durum bu.

    Diğer başlıklarda halk/ırk/dil/din ayrımları üzerinden kavgalar sürüyor. Oysa hertür birleşme, dışarıda bıraktığı için bir bölünme değil midir? Birşey bizi bölüyorsa, bize nasıl bir katkısı olabilir? Üstelik kim doğarken ülkesini, ırkını, dilini, dinini seçmiş/seçebilmiş ki, bunlar korumak zorunda olduğumuz değerler olsun. İnsan takım tutarken bile daha fazla seçme özgürlüğüne sahip. O halde bölecek olana değil birleştirecek olana değer vermek gerekmez mi? Hepimiz insansak, insan gibi yaşamak istiyorsak bunda birleşelim, olsun bitsin. Bizi bölen hiçbirşeyi korumak gibi bir kaygım yok.

    Bütün konular bunun gibi. Tek tek münferit olaylarda haklı haksız arayarak çözülebilecek bir durum değil bu.

  22. oturtamazsınız…
    çünkü açlar.
    kadını da aç, adamı da.
    abaza yani.
    sadece yan yana oturttuklarınız değil…
    arka arkaya otursalar da açlar…
    yani biri diğerinin yaptığına bulaşır aynı zamanda…
    açlıktan geberesiye hem…
    gözleri dönmüş seviyede…

    bakın burası TR nin en kozmopolit, sözüm ona en rahat sokaklarından biri;

    İSTİKLAL CADDESİ;

    bu video size bir fikir vermedi mi?
    youtube sayfasında bu videonun altındaki yorumları okuyun…

    açlığın ötesi!

  23. Hola’ya katılıyorum:)

    Eee..

    Boş koltuk dururken gidip dişi! yanına oturmak gibisi yok ama, ülke şartları işte naapcan..

    Bizim dişiler de heç annamıyo canım, erkeğin ince düşüneninden.

    Yazık oluyo tabi..

    Vah doğal seleksiyon vah.

    Sen boş koltuk dururken git dişi!* yanına kurul..

    Bir diğer başlığa ithafen: Sessizlik için mi acaba?

    Neyse ama..

    Memleket şartlarının götü sağolsun.

    Devlet yardım etsin len size.

  24. “yarım saat önce” diye cevaplayan pizzacının mutluluktan ağzı kulaklarına varmış.
    Türkiye neden mutsuz…
    çok açık belli değil mi?

  25. Boş koltuk derken erkek yanı boş koltuk anlamında.
    Yoksa iki tarafı da boş olan ve boş kalacak olan koltuk en iyisi tabii.
    Zaten yukarıda sebepler söylenmiş ama böyle anlamak isteyen de böyle anlasın.
    Buradakiler bile böyle düşünürken otobüste karşılatığın bir kızın da böyle düşünmesine şaşmamak gerek zaten.
    Böyle düşünen (düşündüğünü belli eden) biri de zaten yanına oturulmak isteme tercihinde sonda olur (hatta ayakta durmak bile daha iyi olabilir). Böylece bir sorun doğmaz.

    Aslında herkes kendi koltuk sınırları dahilinde kaldığı sürece yan tarafta kimin olduğu hiç farketmez. Bir yere oturunca yan tarafı da mı sahipleniyoruz ki.

  26. Ben size katılmıyorum:)

    Rocco seyrettikten sonra 4 adet Sartre kitabı alıp hatun yanına oturmak caizdir.

  27. “Türkiyede yaşayan herkes şehirler arası otobüslerde bay-bayanın eğer yabancıysa yanyana oturtulmayacağını, oturtulduğunda ise türlü kavgaların çıkacağını bilir. ”

    :))))) Eğer yabancıysa ben yanyana seyahat edebilirim!

  28. ”Yabancı olma” durumu ve seyahat ilişkisi çok farklı perspektiflerden açıklanabilir lakin ilk söyleyeceğim şu olurdu: yanında kendimi yabancı hissetmediğimle seyahat etmekten aldığım hazzı dinsel düşünce dahi tanımlayamaz:)

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.