
Troll nedir?
Troll, İngilizce’de Trolling kelimesinden gelir ve anlamı Türkçede aşağı yukarı “Zarf atmak” “yem atmak”‘tır. Trolller, genellikle bulundukları ortamda (diyelim ki forum) genellikle tepki toplayacak, can sıkacak, kızdıracak, güzel ortamı bozacak ya da grubun tamamını hedef alan ve küçük düşürücü bir mesajı normal bir soruya cevap olarak yazarlar.
Yaptıkları şey bu tür mesajlar yazarak tepki toplamak ve dikkat çekmeye çalışmaktır. Genellikle bu tepki çabuk söner zira trollerin genel karakteristikleri tartışmanın ilerlemesine izin vermez. Zaten sonrasında tartışacak bilgileri genelde olmadığı farkedilecektir.
Niye yaparlar ?
Tahminlere göre trollerin büyük bir bölümü hayatlarını güçlü ve başarılı olarak gördükleri insanlarla özdeşleştirmeye çalışan yalnız ve zavallı insanlardır.
Stabil bir ortamı bozmak, onlara güçlü oldukları hissiyatını yaşatır. Tıpkı ünlü birisini takip eden sapığın kendini takip ettiği kişiyle özdeşleştirip güçlü ve başarılı olduğunu düşünmesi gibi. Kendilerinin zeki olduğunu düşünenler de vardır. Onlara göre kendileri dışında çoğu insan gerçeği görememekte bir tek kendileri görebilmektedir.
Troller için herhangi bir cevap bir “tanınma”dır. Yerme ve övme arasındaki farkı göremezler ve kendilerine verilen her cevap, içeriğinden bağımsız olarak egolarını şişirir. Genelde trollerle dalga geçilir ama bunun farkına varmazlar.
Trollerin çoğu, buna karşı çıkarlar ve hepsinin aslında komik olmak adına ya da oyun için yapıldığını söylerler. Bu tür bir hareketten mizah çıkarmak için kişinin hayatının epey zavallı olması gereklidir.
Unutmayınız ki troller genellikle korkaktırlar. Çoğunlukla tartışmayı alevlendirecek kadar mesaj yazar, sonrasında oturup gelen cevapları sayarlar. Tartışmaya devam edenleri ise daha vahimdir.
Troll’lerin karakteristikleri :
Hayalgüçleri zayıftır : Bariz noktaları hedef alırlar – dinle alakalı forumlarda küfür, ya da kadın forumlarında cinsiyetçi yorumlar gibi.
Konu dışı yazarlar : Off topic de denilen konuyla alakasız yazılar yazar, ya da daldan dala atlarlar. Sorularla sıkıştırıldıklarında o konudan uzaklaşmayı tercih ederler.
Tekrar yaparlar : Bir soruyu ya da yorumu tekrarlarlar. Cevaplansa bile. Aksi kanıtlansa bile. Hem de aylarca sürebilir bu tekrarları.
Anonimdirler : Çoğu kez kendi isimleriyle yazmazlar. Zira çekingenlik doğalarında vardır.
Asıl sorunu göremezler : Troller nadiren doğrudan bir soruyu cevaplarlar. Saçmaladıkları zaman (çoğu zaman) dayanaklarını göstermeleri istendiğinde asıl sorunu/soruyu pas geçerler, sorulan soruya cevap ver(e)mezler.
İnançlarının kölesidirler : Kişisel inançlarına ters gelen herhangi bir bilgiyi, sadece ters geldiği için reddeder, bu konuda herhangi bir kanıt, argüman vs’yi okumazlar, okumadıkları için bu kanıtlara dair ya cevap vermezler, ya da kanıtları reddeder, kanıtların güvenilir olmamasıyla ilgili alakasız argümanlar sunarlar.
Aptal ve/veya zavallıdırlar : Yalnız, zayıf sosyal becerileri olan ve çoğu insanın “makul sohbet” diye tanımlandırdığı konuşmayı nadiren becerebilen insanlardır.
Cahildirler : Bu kendi kendini açıklıyor aslında. Bilmedikleri konuda biliyormuş gibi atıp tutarlar. Bilmedikleri ispatlandığında bunu kabul etmek yerine konuyu başka bir yere çekmeye çalışırlar.
(suphecimelek*
ilaveler sonsuz)
Aslında katıldığım noktalar da var katılmadıklarım da tanımda. Bu yüzden sizler de yazarsanız görüşlerinizi biraz düzenleyebiliriz.
Alfred Hickok’un Norman Bates’i oldu.
Benim de katılmadığım noktalar bu tür insanların aptaldır, eziktir gibi sınıflandırılması.
Aksine çok akıllı, bilgili ve kariyerli de olabilirler.Çünkü bu tip insanlar da kendilerindeki bu durumdan habersizlerdir.Mutlaka mantıklı, sabit bir açıklamaları vardır.
Şimdi bu yazıyı okuyan herkes kendisi dışındaki bir kaç isimi düşünmüş olabilir.Ama kendisi dışında 🙂
Bu tip insanlar sadece sanal ortamlarda değil gerçek hayatta da yakınımızdadır biz bunlara psişik vampir diyoruz.Bu insanların kendi enerjileri o kadar sağlıksızdır ki hep başkalarının enerjilerinden beslenmeye ihtiyaç duyarlar.Bunu da dedikodu, huzur bozma, gereksiz tartışma yaratma, gerekli tartışmalarda bile çileden çıkarma vs gibi davranışlarla ne olursa olursun insanları sinirlendirerek, kızdırarak ya da onlara olumsuz herhangi bir duyguyu yaşatarak enerjilerini çalarlar.
Ama farkında değillerdir.
Sizi hipnotize edecek yapıları vardır kendinizi birden o tartışmanın etkisi altında bulursunuz 🙂
Özellikle kurallara uyma konusunda zorluk çekerler.Farklı olma isteği ile yanar tutuşurlar.
Ama bir o kadar da yaklaştıkça yaklaşasasınız ve hatta belki de dost olasınız gelir.
Psişik vampirlik bulaşıcıdır sizin enerjinizi sürekli tüketen kişiler varsa bir süre sonra siz de sağlıksız enerjiniz yüzünden başkalarını tüketmeye başlarsınız.
Sağlıklı olan ise; insanın kendi huzurunu kendi yaratması ve kendi kendine yetebilmesi, başkalarının ne huzursuzluğu ne de mutsuzluğuyla beslenmemesidir.
İnananlar için inançla beslenmek kolay bir yoldur.İnanmayanlar ise; artık kendi enerjilerini sağlıklı tutmanın yolunun kendi özlerinde olduğunu kavrayarak bulabilirler belki.
Trollerde psişik vampirler de siz istediklerini verdiğiniz sürece beslenir ve güçlenir 🙂
Mor ben ilk önce kendimi sorguladım: Ben acaba troll müyüm dedim kendi kendime.
Sonra ben kendi kendime sen busun değilsin desem ne ki, yazayım taksimin arkasına; “Bırak seni sen değil eller methetsin”:) ( Ya da yersin)
Daha sonra şurada takıldım: Bu tip kişileri “yok” hükmünde değerlendirmek gerekirken niye muhatap alıyoruz?…
Neden?…
Bu kişiler sizin anneniz, çocuğunuz ya da eşiniz hatta patronunuz olabilir yani hayatınızdan çıkarmanız mümkün olmayabilir, sanal ortamlarda ise size mutlaka ilginizi çekecek bir yerden seslenirler, enerjinize bir şekilde ulaşmak ve dikkatinizi çekmekte iyidirler.
Kendinizi “yok sayıyorum yav, işim olmaz” diyerek teselli etseniz de onlar genelde amacına ulaşır 🙂
Başetmek zordur, yok etmek de..
Farkına varıp uzak durmak, mümkünse iletişimde olmamak en güzelidir 🙂
Bir de çok kolay yalan söylerler genelde ne olduklarını anlayamazsınız.
Neyseki sitede hic Troll yok , Youtube kayniyor .
Sen trol değil, iyi bir rol modelsin bence.
Aklından geçeni, hiç kıvırtmadan mertçe ortaya koyuyorsun. Ancak bir zaafiyetin var, sinirlendiğin zaman yazmaya devam ediyorsun. Öfkelenmek bence çok güzel, kaçınılmaz birşey insan duygularını bastırmamalı bu konuda, aynı şekilde yazılarını da bastırmamalı ;-))
Kızdığın zaman benim gibi bir müddet mola al, inan bana o mola zamanında kızdığın şeyler sana komik gelmeye başlıyacak ve çok daha güzel ve yaratıcı şeyler yazacaksın. En azından öfkeli anlarda yazdığın yazıları kendine sakla, birkaçgün sünra öfken geçince bak, o zaman işte sen bile diyeceksin ki ” Bu abuzuttinler için kızmaya, sinirlenmeye değmez yahu, Kambur Kerim haklıymış.”
Şafak yeğenime şifresiz, şaibesiz bir YGS dilerken, tüm sonsuz takipçileri arasında YGS’ye girecek olanlara da başarılar dilerim. Kendi kızıma da ;-))
Off bu gece heyecandan uyku yok bana…
Hüseyin siz vampir değilsiniz ama vampirler ve troller için iyi bir avsınız 🙂
Galiba öyleyim. Ama bu beni tam da bu nedenle onlardan biri mi yapıyor diye kendi kendime kuşkuya düştüm:)
Çünkü birbirine silah çeken iki insandan birinin diğeri karşısında haklı olması, ikisinin de birbirine karşı silah çekmiş iki insan görüntüsünü değiştirmiyor…
“Troll ayrıntıda gizlidir” demekgerek…
Peki sizce ben neden iyi bir avım?
Bir süre sonra siz de öyle olursunuz, belki de bazı alanlarda öylesinizdir.Siz iyi bir avsınız çünkü çabuk tuzağa düşüyorsunuz 🙂
Tam bir ziyafet olur. 🙂
mor yazdi;”Hüseyin siz vampir değilsiniz ama vampirler…………………..”
vampir ? tabi ya bir ara gazete mansetlerini süslüyordu bu ifade..
cagdas,ilerici,ulusalci yargitay baskani vural savas´in kemalist olmayanlara yakistirdigi bir “sifat” ki ulusalcilar´in dilin de sakiz olmustu:)
“…..Avukat Ramazan Toprak, Eski yargıtay başkanı Vural Savaş,”Adeta KANDAN BA?KA BİR?EYLE BESLENMEYEN VAMPİRLER GİBİ VE METASTAZ YAPAN HABİS BİR UR GİBİ!” ifadelerinden dolayı soruşturma açılması için Yargıtay’a başvurdu……”(gazeteler)
ulusalci savas,vesayetçi yargi sisteminde kafasina göre takiliyordu lakin referandum sartlari degistirdi hesap verme zamani..:)
slm.
Aha geldi biri.:)
Ama vazgeçtim şimdi, sabaha kalsın…
Yukarıdaki yazıyı okudum.
Burada kastedilenin ben olduğumun da farkındayım, üstelik bu yazıyı orijinal yerinde de okumuştum yani Şüpheci Melek te’ sahi neden kapandı blogu. ?
Çünkü şablonlar hayatınıza o kadar sıkı bir şekilde yapışır ki onlar olmadan düşünemeyeceğiniz hatta var olamayacağınızı düşünürsünüz.
Ben mesela, yapılan hakaret içerikli ve olumsuz yazıları üzerime almam.. Bu konuda sevdiğim bir sözü ilke olarak benimsemişimdir.
Genel olarak insanlara saygı duyarım ve severim. Kendimi tatmin etmek gibi bir niyetim olduğunu düşünmüyorum.
Ama tabi bu benim söyleyebileceğim bir şey değil, başka insanların söylemesi gerekne bir şeydir. belkide bu konuda haklı da olabilirsiniz.
Zihinsel egzersizleri ve sıra dışı düşünmeyi severim.
Sürekli olarak zihinsel egzersizler yaparak, farklı sonuçlara ulaşmak hobimdir.
Başka insanlarla da bunun için tartışma yapmayı bu anlamda bir tatmin duygusu yaşamayı istiyor olabilirim.
Ama zaten , tek düze ve monoton zihinsel bir dünyayı kim ister ki ?
Başka insanların paradigmalarını yıkmayı severim.
Bu keşif gezisine çıkmak gibidir , benim ve onlar için,
Alıştığı çevreden çıkmak istemiyorsa savunduğu fikri kimseye söylemez olur biter.
Ya da kendi ile aynı düşünen insanların olduğu yerde konuşur, kendileri söyleyip kendileri dinler ve mutlu olurlar.
Ebubekir; vampir değil “psişik vampir” ya da troll herneyse tanımını aşağıda yapmıştım.
Ve şimdi sizin bu yorumunuzla ne alakası var?
Sizin düşüncelerinizi bol bol yazmanıza yetecek kadar konu var değil mi?
Bence var.
Neden bu konuyu da onlara dönüştüresiniz ki?
Bakın ben siyaset, din konularında tartışmalara genelde katılmıyorum seçimim böyle.
Bırakın da aynı pilavların pişmediği farklı lezzetler de olsun.
ve slm.
Çabuk tuzağa düşen av, iyi bir av değildir.
Av avcıyı uğraştırırsa iyi bir avdır…
“Tanrım düşmanımı güçlü kıl ki, kazandığım zaferden onur duyabileyim.”
Güzel bir düşünce…
”…siz kendiniz kulübünüzde mutlu ve mesut ama sıkıcı hayatlar yaşıyorsunuz”
İyi ki geldin be Xınt, sıkıntımız geçti.
Yahu sen şu yazdığın tümceden ne anlıyorsun? Bir insan hem mutlu ve mesut (ikisi arasında ne fark var?) hem de sıkıcı yaşıyor ha.
Hem mutluyuz hem de sıkılıyoruz, hah haaa bravo be. Bana bak Xınt burada alkol alıp yazmak yasak ona göre, bak Allah çarpar adamı sonra. Ayrıca islam dininde asla hiç değişmeyecek kurallar ve dogmalar yok değil mi? Bu yüzden dindarlık hiç sıkıcı değil. Sahi sen Kuran’ın hangi versiyonunu down load ettin. Ben Jack Daniels Black Label versiyonu kullanıyorum da.
sayin mor,”…ama vampirler ve troller için iyi bir avsınız..” sözünüzden esinlenerek yakin tarihimizde ki bir yasanmisligi gündeme getirdim peki siz niye üzerinize alindiniz ?
slm.
Trolleri anlatacağım derken, çok gıcık olduğun birini anlatmış olmayasın.
Ama ne olursa olsun, yazdığın tipte adamlar etrafımızda oldukça çoklar. Troll olmaları gerekmez, bence de bunlar enerji vampiri.
“Hiç kimse siz izin vermediğiniz sürece, sizi küçük düşüremez”
Sözünün aslı;
“Siz kendi elinizle teslim etmedikçe,
kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz.” Mahatma Gandi.
Diğer türlü, sizin küçük düşürülmeniz, her ne kadar geçici olsa bile mümkündür ve sizin izninize bağlı değildir…
Konu güzel hoşuma gitti; ama burda da diğer konulardaki uzayıp giden tartışmalarınızı okumak istemediğim için üzerime alındım..
Burda kimse hedef gösterilmemeli herkes kendine dönüp bakmalı ki bir arpa boyu yol gidelim kendimize doğru 🙂
Üzerine alınan mı var?
Her yeri pisletmek zorunda değilsin diyor.
Pisliğini tuvalete yap diyor.
Evet, sonsuz ben de şu dünyada bir söz söylemiş olayım da sonsuz’unafaorizmaları arasına koyuver: “Salaklık evrensel bir değerdir, bu yüzden akıl kadar saygıyı hak eder”…
Hüseyin yoldas,düsmanlik yok sadece düsüncelerimizi paylasiyoruz..
hem
sözü de var;
“Kardeşim sen düşünceden ibaretsin.
Geriye kalan et ve kemiksin. Gül düşünür gülistan olursun. Diken düşünür dikenlik olursun.” (Mevlana Rumi)
“Herkes, insanlığın genel iyilik halini artırmak için küçük de olsa hatta küçücük de olsa çaba sarfetmelidir.” (Leo Tolstoy)
**
“Barikâ-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar” /Gerçeğin ışığı fikirlerin çatışmasından doğar/ (Namık Kemal)
**
“Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” (Yunus Emre)
slm.
Haklı olabilirsiniz ve teşekkürler Sayın Hüseyin AKTAŞ;
Benim kastettiğim sözü sanırım ingiltere kraliçesi söylemiş içeriğini tam bilmiyoum ama benim dediğim gibi bir şeydi.
biliyorsanız nakledebilirsiniz aslını…
Ama yukarıda Gandi ‘den alıntıladığınız söz , küçük düşmeye de engel olur.
Çünkü bu konuda önemli olan, başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü değil, sizin kendi hakkınızda ne düşündüğünüzdür.
Yani aynı kapıya çıkar.
ha Ali veli , ha veli ALİ…
Sayın Kambur Kerim ,
🙂
Yoksa sizde mi ???
Sizde mi bir bilgisayar programı mısınız ? Son derece mantıksal çalışıyorsunuz.
Mutlu ve mesut bir tamlamadır , Türkçede bazen beraberce deyim gibi kullanılır,
“ama”kelimesi kendinden önceki kısmı olumsuzlar yerine sonraki kısmı koyar.
yani sonraki cümlenin anlamını…
Anlaşılabildi mi , acaba ? :)))))))))
Yanlış düşünüyorsun.
Mutlu, mesut ve ongun hepsi aynı anlama gelir. Bu yüzden mutlu ve mesut diye oluşan bir tümce yanlıştır. Hadi hoşça kal, Allah sana Türkçe öğretsin. Amiin.
Bana “herkes” demeyi o öğretmişti mesela. Daha önce “herkez” diye kullanıyordum. Allah razı olsun. O günden beri doğrusunu kullanıyorum.
Senin de öğreneceğin şeyler var.
“Keza şimdi Rusya’da yaşıyan bir matematikçi de onlarca yıldır ispatlanamıyan bir teoremi ispatladı, ancak para ödülünü red ettiği gibi kapısına gelenlerle bile konuşmadı.
Yukarıda bold yazılmış kelimeleri yanlış yazmışsın. Onların doğrusu “yaşayan” ve “ispatlanamayan” olacak.
Kusurları örtmede gece gibi ol sözüne aykırı hareket ediyorum. Bir yandan da kabaladaki alma/verme ilkesine uygun hareket etmiş oluyorum. Allah hepimizden razı olsun, amin. 🙂
Bazı şeyler, sürekli osuran birinin yanında oturmak gibi… Kalkıp gideceğim lakin garson hala hesabı getirmedi. Üstelik birisi için “o sevgili” uzun süredir kayıp… Aslında bugün fordçunun günü yarın yeniden düşünmeli ve o’nu görünce uzaklaşan sevgiliyi azad etmeli…
Uğultunun zıpır saygınlığı!
oik0s: Trol hakkında yazmadığımı düşünenler aldanır.
Trollü bir enerji vampiri olarak değerlendirebilirsiniz ama her enerji vampiri troll değildir. Enerji vampirliği her yerde. Trollerin daha karakteristik özellikleri var.
İhtiyarlık böyle birşey işte, sözüklerin içinde harf hatası yapmakla başlıyor bir yerde.
Bazen bir harf atlarsın, bazen yanlış yazarsın, bazen de harf eklersin.
Tekrar teşekkürler Tomruk.
Sağlıcakla kal. ;-))
Yazıdaki tanımlar bir trollden çok bir dincinin tanımı gibi. Halbuki bir sürü ateist troll de olabilir. Neredeyse her maddeyi yeniden değerlendirmek veya değiştirmek gerekiyor.
Rica ederim Kamber. 🙂
Bu maddelerin hepsini kapsıyor olması şartı aranıyor mu?
Yani trollere imanın şartları diye bir şey var mı? 🙂
Çok gıcık olduğum birisini anlatmadım, kendim de bir zamanlar öyleydim çünkü enerji vampiri bir annem vardı ondan öğrendim 🙂
Her yorum yapanın diğer konulardan gelen bir “gıcık” olma uzantısı var.
Burda pencereyi kapatmakla durumdan çıkılamıyor, o yüzden diyorum ki troller de enerji vampiridir bence, inananı da inanmayanı da cahili de akıllısı da yapabilir bunu yapıyor da.
Ama siz o uzantıların tümünü koparıp dışardan bakabilecek misiniz pencereye?
Troll: Varoluşsal fiyaskoların yoğun bakımdaki hayatlarının suratındaki oksijen maskelerinin en çok kullanılan markasının adıdır. Çıkarırsanız ölür.
Ben önce acaba ben de trol olabilir miyim diye düşündüm. Doğal olarak, bir etki yaratmak ve beğenilmek isterim. Üstelik damdan düşer gibi girişler yaparım. Herhalde bir trolden en önemli farkım hiçbir sorudan kaçmamak.
Benim fazla internet deneyimim yok. Bu yazıyı okuyunca yıllar önce bir sohbete katıldığımı ve hiçkimsenin bana cevap vermediğini, öyle kendi kendime bir süre konuşup kalakaldığımı hatırladım.
Yukarıdaki yazı çok güzel. Ama yargılardan uzak durmak gerek. Trol mü değil mi hemen karar vermemek gerek derim kendi tecrübem ışığında.
:)))
Seni cevapsız bırakmamaya çalışacağım.
Sağol. :))
Çok kötü bir insan kategorisi tanımladığın şekliyle. Hiç mi umut yok bunlar için? Her insan içten ve sağlıklı tepkiler karşısında frene basmaz mı?
Uykusuz Kapak
Ne yalan söylim, Bende troll olabilir miyim diye sordum kendime;
Bu arada, tüm bu üyeler-yazarlar nerde?
Bu başlıktaki ya da forumdaki diğer başlıklardaki bi çok üye;
Bi çok içeriği geziyorum ve bi çok değerli üye ve tartışma; Bazen bazılarını okumak bile keyifli;
Bu başlıkları, eski forum başlıklarını okurken, en çok istediğim-düşündüğüm şey, fikirlerini ya da ifadelerini, değerli-önemli-düzenli-özenli bulduğum bi çok üyenin burada olmasını istediğimi farkediyorum; Neden terkettiler forumu ya da neden aktif değiller; Kendilerine çağrı yapılamaz mı? acaba? ya da bu yanlış bi öneriyse bilmiyorum;
Tükenme sendromu, verememe, anlaşılamama, grup ve katılım ruhu oluşturamama; sürdürememe; benimseme-benimsenme, kırılmalar, neler var neler oldu, merak ettim aslında;
İlginç bi şekilde forum içeriğine/ruhuna başka şeyler yükselmiş, Siyaset,vb. başlıkları aktif sadece; Sayfalarca laf atma,vb. Kimse üzerine alınmasın; Kendime de söylense ben alınırdım;
Bu arada anonim olma üzerine konu içerdiği için bi şeyler söyleyecektim, vazgeçtim, her neyse, gerek yok bence;
Yazmaya küsmek, bi alana küsmek, birilerine küsmek-diğerlerine küsmek, iletişime küsmek diye şeyler var, ben hak veriyorum, herkesin haklı nedenleri olmalı, olabilir, ama Kendim, kendi adıma forumun ziyaret ediliyor ve okunuyor olabileceğini düşünerek davet etmek istiyorum; Sessizliğe bi ses sadece benimkisi, Daha açık olursam, forumu okuyan ve aktif olmayan, yazmayan üyeleri ve hatta sesim boşluktan gidiyorsa diğerlerinide uğramaya- yazmaya davet ediyorum; etmeliyim;
Ben trol müyüm soruyorum kendime, neden?
Örneğin şimdi bunu yazmak istiyorum ama
yazarsam üstteki mesajımın okunmayacağını
konuyu açanın direkt son mesajın başına bakacağını
ve içeriği sevmeyip/sevmezse terkedeceğini düşünüyorum ve yazamıyorum bile;
Yüzüne bakıp gidiyoruz çünkü; Bende yapıyorum bunu, Çok az kişi birbirini okuyor;
Birbirimizi okumuyoruz ya da dinlemiyoruz
ama birbirimizi anlatmıyoruz da bazen, Ne söylediğimizi ve ne söyleyeceğimizi de bilmiyoruz;
Cevap yapıştırıp gidiyoruz, Buna güdülenmiş gibiyiz;
Çünkü orada yukarıda bi davet yaptım örneğin;
ve ayrı bir başlık açmalıyım belki ama bu daveti, içimden geldi oradan yaptım;
çünkü bu trol olgusu her neyse ve varsa forum benzeri yerlerin iletişim yapısını dağıtan şeylerden biri de bu olmalı;
Örneğin bu daveti oradan yaptım çünkü, Web de bile örneğin trol ifadesi aranıp bulunsa; benzer bi çağrışımın-iç dökümün bu sayfada bulunmasınıve herhangi okuyucu tarafından taranmasını/okunmasını istedim;
Yazmayı okuyanlara borçluyuz, İletişimi dinleyenlere borçluyuz, Trollere küsülmüş biz mahrum kalmışız hissi uyandı bende;
Dinlediklerimiz ve okuduklarımız var, İletişim kurmak istediklerimiz var, Onların gelemsini yazmasını ve burada olmasını, aslında her yerde olmasını istiyoruz,
Fikirlerine ve düşüncelerine değer verdiklerimizin bi yerlerde olmasını istiyoruz, Onlarla buluşmayı umuyoruz, Bu nedenlerle buradayız, Biz vaaz vermeye ya davaz dinlemee gelmedik, VE böyle yaptıysak ya da böyle bi izlenim uyandırdıysakta özür dileriz;
NEden trol müyüm?
Forum forum gezen biri değildim ama neredeyse oldum olacak;
Şimdi ben bi edebiyat ya da felsefe forumuna gitsem,
edebiyat/felsefe yapmayı istiyorum ve yazmayı seviyorum diye oradaki tüm içeriği bombalasam, tüm içeriğe yazsam, herşeye cevap yetiştirsem, orayı mesaj yığını yapsam daha yazmayı bilmeden öğrenmeden ne olur? Aynı şey felsefe içinde geçerli,
Bu sitenin seviyesi düştü der birileri, BEnim gibi üç kişi olsa orayı yığan tıkayan çeker gider, Onlar bunu dememeli, Benim kulaklarımı çekmeli, Biz bunu öğrenemdik, Kulak çekmenin acıtmayan yolları olmalı;
Ben sustum, davet var, davet davettir, biz burdayız;
Konu başlığına takıldım.
Galiba ben de Trol üm..
Oikos nerde veriyorlar o 4000 i.? ver adresi..
Ciddiyim ben. Tanımlamaların %80 i bana uyuyor valla billa…
orada bahsedilen sanırım; dünyayada da benzer örnekleri olan devlet ya da başka kurumlar tarafından çalıştırılan görevlendirilen propaganda (ya da benzeri ) -malum-amaçlı insanlar;
bknz.google;
“bizim trollere söyle bizim tt kampanyamıza destek versinler”
“ak troll”;
ya da haber kaynakları;
link to taraf.com.tr
link to sozcu.com.tr
link to sozcu.com.tr
siracinin sahidi bozaci..
😉
slm.
slm.
ne demek istediğiniz açıklar mısınız?
ben benim mesajlarıma cevap olarak yazıldığında/sunulduğunda üzerime alınıyorum da , üzerinize afiyet;
kardeşim bnce troll hakkında çok boş konuşuyon. bnce eğlenceli biraz gülmek içindir sen de bnce yapmalısın böle giderse sen arkadaşsız kalırısn eğlenmene bak ^^
Bende diyorum lisede bizim sınıf niye öyle oldu……liseye başladığımda herkesin kendine has bir havası vardı ama lise sonda bir baktım herkes farkında olsa da olmasa da benim hareketlerimi tekrarlıyor benim yapacağım tarzda yorum yapıyor buruk bir sevinç yaşadım(belki ben onlara benzemiş de olabilirim başka bir bakış açısından olaya bakarsak)sonuçta on kişilik bir sınıfta on tane eleştirmen var ve hepside başkalarını zor durumlara sokacak sorular soruyor yorumlar yapıyor etrafta başkalarının acısından zevk alan insanlar görürseniz bizim sınıftan olabilirler olaylardan ötürü kendimi çok ama çok üzgüüü..değilim son derece zevkli dünyayı kendi renklerine boyamak ve insanların algılarını değiştirip hayatı sorgulatmak…