Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılmasını istiyor musunuz?

  • Evet
  • Hayır

18 yorum “Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılmasını istiyor musunuz?”

  1. Avrupa Birliği Türkiye’yi hiç bir zaman üye yapmayacaktır. Politikası oyalama taktiğidir sadece. Türkiye’nin Avrupa kapısından ayrılmasını istemez, her zaman Türkiye’yi etkilemek, yönlendirmek ister ama hiç bir zaman üye yapmayacaktır.

    Hele AKP’nin yönetimde olduğu bir Türkiyeyi hiç bir zaman üye yapmaz! Nitekim AKP hükümetinin bu son açılımları Avrupa’dan ümidin kesildiğinin bir göstergesidir. Yakında büyük bir kriz patlayabilir bu konuda.

    link to geocities.com

  2. Büyük Asya Birliği…daha fazla yitirmeden.

  3. ^^Zaten üye olsak bile şartlı şekilde alacaklar onlar balımızdan kaymağımızdan yararlanacak bizde dumur şekilde izlicez insanların aklına eskiden hep Avrupa Birliği denilince iş kapısı gelirdi Avrupa ülkelerine göç gelirdi sonra anladılarki öyle birşey yok yani vize olayında herhangi bir öncelik falanda olmayacak bence Avrupa birliği değilde Şanghay 5’lisine üye olabilir..

  4. siz
    kendinizi beyin fukaraligindan kuratarin
    büyük düsünün
    degisin
    yeniye talip olun
    risk alin
    tabularinizi yikin
    örnek ve gipta edilebilir bir ülke yaratin
    onlar
    sizin
    kiriterlerinize talip olsun

    dogmalarin gölgesinde olmuyor iste
    anlayin artik..

    slm.

  5. Dogmalarla olmaz, haklısınız. Ama vahiyle hiç olmaz. Bence de tabuları, şartlanmışlıkları yıkmamız gerekir.

    Bu arada vahy de, sizce dogmadır değil mi?

    xenix

  6. Kendine gelmeyi başarabilirse ve yalnız öneminin değil gücünün de farkına varırsa Türkiyenin değil, AB nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğu ortaya çıkar. Zira Türkiye’nin asıl potansiyeli birliklere katılmak değil kendisi birlik yaratacak şekilde etkin olmasıdır. Öncelikle ve öncelikle kendi içinde birlik olacak sonrada savrulan toplumlara birlikler yaratacaktır. Başarabilirse Türkiye için bu hayal değildir. Hangi ülkenin Asya ve Avrupada her yönden etkili olabilecek ayakları vardır ki? İşte tamda burada fasulyeden ulusalcı olan elit(!!) kesimlere karşı duran bir Atatürk gereklidir. İnanıyorum ki kul sıkışmadan Hızır ın yetişmemesi gibi bu ülke bir değil bir çok Atatürkler çıkaracaktır.

  7. Vahiy´den ne anladiginiza bagli..

    Vahiy dogma degildir
    ama mevzu hadisler esliginde bedevi kültürünü insanlara islam diye pazarlayanlarin dini dogmadir..

    Ülkemizde dinin arkasina siginarak Islam´in SAFF ve DURU kaynagi(Vahiy)ile ilgisi bulunmayan ve Islami yozlastiran Islam yorumlari ve inanc bicimleri zihinleri
    istila etmis durumda..(islam cografyasi farkli degil)

    bu konuya temas etmeye basladigim AN
    gelen tepkiler konuyu cok farkli ve ilgisiz noktalara götürdügü icin devamini getirmek uzuyor..

    son gelen tepkilerde
    biz bu sitede ayet,din,Allah,peygamber
    konusulsun yazilsin istemiyoruz türü itirazlar düsündürücü..

    mesela,sayin gamaro arkadas;
    gamaro tarafından 17/11/2009 – 23:14 tarihinde gönderildi.

    “..Ebu Hureyre’nin kim olup ne yaptığının “sonsuz us” içerisinde bir forum konusu olarak tartışılmaya açılmasını anlayamıyorum ..” diyebilmistir!

    sasirdim dogrusu..

    halbuki bu kubbe altinda hersey konusulabilmeli aksi taktirde insan nasil aydinlanir,beyinler nasil kurtulur bilgi fukaraligindan..

    insanlari,ortacagin bunaltici baski ortamindan özgürlügün rahatlatici iklimine ulastiranlar “beyin firtinasi”nin
    önemini fark ettikleri ve geregini yaptiklari icin bugün
    Bati uygarligi gipta edilen mevkiye yükseldi..

    insanlarin düsüncelerine pranga vurmak istiyen zihniyet insanlarin aklini kiraya almak ve “konusturmayin vurun” despotlugunu devam ettirmek istiyenlerdir..

    mesela
    spinoza´nin su tespitini paylasiyorum;
    o doganin akla uygunlugunu bir tür din (benim tabirimle ilke/yasa)gibi görür..
    ve gercek dindarligin(Vahiy/ilke) akla uygunluk oldugunu söyler..
    yani akli olanin zaten dini(ilke/yasa) vardir ve akilsizca batil sacmaliklarla ugrasanlar-örnegin kilise-
    (bizde gelenek/mevzu hadis/tasavvuf) ne kadar dindar görünse de aslinda dinsizdir..

    beni belli bir kaliba oturtamayan arkadaslarin tepkileri de
    belki bu nedenle orantisiz oluyor..

    imkan verilirse Vahiy ile ilgili farkli acilimlari paylasacagim..

    slm.

  8. a. 1. Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi. 2. fel. Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan sav, nas, inak: “Dogmaların en geçerli olduğu alan din alanıdır, burada yalnızca inanılır.” -M. C. Anday.
    Güncel Türkçe Sözlük dogma Fr.dogme

    1. Bir felsefe okulunda benimsenen, doğru diye ileri sürülen öğreti. 2. Doğruluğu sınanmadan benimsenen ve bir öğretinin ya da ideolojinin temeli yapılan sav.
      BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975

    Şimdi yukarıda “dogma” nın tanımlarını yazdım. Kastettiğiniz Vahy bunların hangisi ile çelişiyor öğrenebilir miyim?

    Vahy sorgulanabilir mi? Tartışılabilir, her kafadan vahy hakkında farklı yorumlar farklı düşünceler çıkabilir mi? Vahy kendini yanlışlayabilir mi? Tutarlı ve sabit olmak zorundamıdır, yoksa yaşanılan topluma zamana göre anlamları, doğruları ve içeriği değişebilir mi?

    Siz ya dogma’nın anlamını bilmiyorsunuz, ya da “akla uygunluğun” ne kadar kaygan ve değişken bir zeminde oturduğunun farkında değilsiniz.

    xenix

  9. seyh ve rituelleri sorgulanmaz
    tasavvuf ve ögretileri sorgulanmaz
    önder ve ilkeleri sorgulanmaz
    mezhep ve fetvalri sorgulanmaz
    mezhep ve imamlari sorgulanmaz (vs.)iste size nur topu gibi bir DOGMA..

    Allah,Qur´an,Peygamber sorgulaniyor sorgulanan DOGMA degildir..
    1-siz dahil herkes sorguluyor ve tartisiyor..
    2-farkli ve taklitci yorumlarin(kutadbilig versiyonu)
    cirit attigi cografyada yasiyoruz.. örnegin;cebriye,kaderiye,mürcie,mutezile(vs.)gibi itikadi ekollerin kendi dönemlerindeki fikri zenginlik ve zihinsel mücadale maalesef devam ettiril/e/medi ve Bati her alanda
    bu boslugu doldurdu..
    3-Vahiy, kendisini tarif ederken “iste sana o kitap!kusku celisme,tutarsizlik yok onda”diyor var diyen ispatlamali kaldi ki inanmak mecburiyetinde degil insanoglu..
    4-anlamlar zamanin ve insanin ihtiyacina göre elbette degisir ve degismek zorundadir ve buna Vahiy engel degildir farkli FIKIH(ictihad) mekteplerinin varligida bunu ispatliyor..

    Vahiy,
    bos bir pazarda yeni bir ürün sunmak degil dolu bir pazarda birinci sinif olanla ilgili bilgilendirme ve uyarmadir..

    Vahiy sadece bir tekliftir dolayisiyla DOGMA degildir..

    slm.

    1. Maddede ki ayeti örnek verip nasıl sorgulama yapabiliyorsunuz? Kuşku, çelişme, tutarsızlık yoksa (iddia ediyorsa) neyi sorgulayacağız pardon?

    verdiğiniz örneklere gelirsek, seyhler belki sorgulanmaz onlarınki de sizinki gibi tekliftir sadece, tasavvufu sorgulayan çok gördüm, hatta yöntem vs farklılıkları bile gösterir, tasavvuf zaten islamın sorgulanışından ortaya çıkmıştır, önderler ve ilkeleride sorgulanır, sorgulanıyorda, mezhepler de aynı şekilde sorgular sonucu farklılıklar gösterdikleri için sorgulanmış dogmalardır. Yani dogmalaşmış hale gelmişlerdir.

    Vahiy bir yöntemdir demek istiyorsunuz ama bunun bir yöntem olmadığını da görüyoruz. Hangi alanda kullandınız bu yöntemi, kişisel deneyimleriniz varsa ben dinlemeyi çok isterim.

    xenix

  10. ^^Dogmaların gölgesinde olmaya hiçbir ülke meraklı değil ama 2009 yılında dünyada ayakta durabilecek bir ülke olmak için bazı ülkelerin desteğini almamız şart en azında bir süre tabi bu süre bizim kalkınma sürecimize bağlı.Ama ben bu desteğin AB olmasına karşıyım..

  11. Bir asker komutanının karşısında esas duruşta bekler.Bir öğretmenin kaymakam karşısındaki duruşu da ciddi ve saygılıdır, ama daha bir değişiktir, en azından esas duruş gibi değildir.

    Eğer öğretmen kaymakamın önünde esas duruşa geçerse, bu fazlasıyla komik kaçar ve abartılı bulunur.Ve yine bir asker de komutanının karşısında esas duruşda beklemek yerine, öğretmenin kaymakam önünde durduğu gibi dikilirse, bu da laubalilik ve disiplin zaafiyeti gibi algılanır..

    Evet ,ben “Ebu Hureyre’nin kim olup ne yaptığının “sonsuz us” içerisinde bir forum konusu olarak tartışılmaya açılmasını anlayamıyorum” dedim.

    Ama bu tartışılmaması gereken bir meseledir demedim, sadece konunun “burada” tartışılmaya açılmasını anlayamadığımı dile getirdim..Ve ayrıca bu durumu anlayamamış olmamdan dolayı forumun kapatılması ya da yasaklanması gerektiği gibi bir iddeada (veya ilgili konunun değersiz olduğu gibi bir savda) da bulunmadım..Sizce bunların arasında fark yok mu?

    Örneğin başka yazılarımda da, güncel siyasi gelişmeler ve aktif politikaya ait malzemelerin de forum benzeri ortamlarda tartışılmaya açılmasını çok verimli ve doğru bulmadığımı ifade etmiştim..

    Tartışmaya açılan konuların ve açılış şekillerinin, tartışmanın seyrine ve bu seyir sonunda kendisinden elde edilecek VERİM üzerinde belirleyici etkileri olduğuna inanıyorum..Söylemek istediğimin özü budur.

  12. “siz
    ebubekir tarafından Per, 19/11/2009 – 16:43 tarihinde gönderildi.
    siz
    kendinizi beyin fukaraligindan kuratarin
    büyük düsünün
    degisin
    yeniye talip olun
    risk alin
    tabularinizi yikin
    örnek ve gipta edilebilir bir ülke yaratin
    onlar
    sizin
    kiriterlerinize talip olsun

    dogmalarin gölgesinde olmuyor iste
    anlayin artik..”

    İşinize gelince lafta türk vatandaşısınız, ama bu ülkeye hizmete gelince başkalarından beklersiniz.
    -Neden bu yaratımda elinizi taşın altına koymuyorsunuz?
    -Neden Bundesrepublik Deutschland’ı savunuyorsunuz?
    -Neden madem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunuz halde burada yatırımlarınızı değerlendirip Türkye’de İşsizlere istihdam sağlamadınız da Almanya gibi bir yerde yatırımlarınızı yapmayı tercih ettiniz?

    İşte bu soruların altında yukarıda alıntılanan yazınızda, vatandaşlığın sadece kağıt üzerinde yazılandan ibaret olmadığının kanıtı.

  13. Herşey tartışılabilir elbette, ama bu herşeyin her yerde ve her istenilen şekilde tartışılabileceği anlamına gelmez..Ben kendimce çekincelerimi ilettim sadece, bu da bir katkı olarak değerlendirilmelidir diye düşünüyorum.

    Toprağı bol olsun Ahmet Kaya geldi şimdi aklıma..Bir proğramda sormuşlardı “Efendim siz çıplaklığa karşı mısınız? “diye..”Ne alakası var canım” demişti, “hamamda çıplaksan kim ne diyebilir sana?:-)

  14. rinda sordu;

    1)”..İşinize gelince lafta türk vatandaşısınız, ama bu ülkeye hizmete gelince başkalarından beklersiniz.”

    -nasil vardiniz bu kaniya?

    *

    2)”..Neden bu yaratımda elinizi taşın altına koymuyorsunuz?”

    -nerden biliyorsunuz tasin altinda elimin olmadigini?

    *

    3)”..Neden Bundesrepublik Deutschland’ı savunuyorsunuz?”

    -savunulan almanya degil Bati Uygaliginin evrensel kriterleridir..

    -Atatürk Türk milletine hedef olarak Bati´yi,
    Avrupayi gösterdi ve Bundesrepublik Deutschland(almanya)da bu Uygarligin en önemli devletlerinden(uygarlik) biri
    simdi sizin mantiginiza göre
    Atatürk Almanya´yi savunmus ve yanlis hedef göstermis oluyor öylemi?

    *

    4)”..Neden madem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunuz halde
    burada yatırımlarınızı değerlendirip Türkye’de İşsizlere istihdam sağlamadınız da Almanya gibi bir yerde yatırımlarınızı yapmayı tercih ettiniz?”

    -Türkiyede kücük de olsa bir yatirimim ve bir kac insan da olsa istihdam saglamadigimi nerden biliyorsunuz?

    *

    peki
    bu ülkeye ve insanina rinda olarak sizin katkiniz nedir
    insanlari asagilamak ve sorguya cekmekten baska?

    Almanyayi (BATI UYGARLIGI) kafaniza takmayin
    onlar gelecegi yere gelmis
    siz
    79 yildir bu ülkeye ve vatandasina
    “vatan-millet”
    edebiyatindan ve fasist uygulamalardan baska bir sey veremeyen Türkcüleri,Atatürkcüleri,Ulusalcilari,fasist cilgin Türkleri sorgulayin..

    kahvehane muhabbeti gevezeliklerini birakin da
    bir üniversiteliye yakisir sekilde MANTIKli olun..

    Atatürk´ün hedefini cözemiyenlerin
    fanatik Atatürkcü olmasi da O´nun talihsizligi..

    gülünc oluyorsunuz..

    slm.

  15. Lisedeki felsefe hocam sınavda “din dogmatiktir” yazdığım için notumu kırmıştı Çok şaşırmıştım çünkü felsefe hocamın böyle düşüneceğine hiç ihtimal vermiyordum ve zamanla bu tür şeylerin olbileceğini gördüm şimdi şaşırmıyorum .Şimdi sormak istediğim şu bu “dogmatik” kelimesini çıkaran ilk şahıs(ne zaman çıkmış ve ya böyle bir şahıs var mı bilmiyorum ama en azından varsayalım ) dogmatikliği din için kullanmışmıdır , nedir bu anlam karışıklığı.Anladık sosyal bilimler esnek olmayı gerekitir ama sınırlarda bu kadar zorlanır mı?

  16. Su akar..
    Bence Avrupa Birligi’ne girer miyiz giremez miyiz’den once tartismamiz, cozulmesi gereken konular var;
    1) Bizim Avrupa Birligi ulkelerine girmek icin vize almamiz zorunluyken, onlarin neden bizim ulkemize girerken vize almasi gerekmiyor?(ya da tam tersi)
    Bu cok asagilik bir durum degil mi? Sana boyle bir ikinci sinif vatandas muamelesi yapan bir birligin seni kendi icine almasini mi bekliyorsun?
    2) Incirlik, Kucuk Amerika, Amerikan askerlerinin Incirlik ussu, neden bizim topraklarimizda Amerikan askerleri bu kadar rahat cirit atabiliyor? Amerika, Irak’i rahat isgal etsin diye bu ulkenin topraklarini Amerika’ya peskes cekmeye kimin hakki var?
    Sonra birileri aglar kameralarin onunde, Irak din kardesimiz; hadi canim sen de..

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.