Denize Yakın Mağaralarda

DENİZE YAKIN MAĞARALARDA

Denize yakın mağaralarda
bir susuzluk duyarsın, bir aşk,
bir coşku
deniz kabukları gibi sert
alır avucuna tutabilirsin.

Denize yakın mağaralarda
günlerce gözlerinin içine baktım,
ne ben seni tanıdım, ne de sen beni.

YORGO SEFERİS

Denize hasretimin depreştiği bu günlerde, karşıma çıktı bu şiir… Yorgo Seferis’in Üç Kırmızı Güvercin kitabından Cevat Çapan çevirisiyle…

14 yorum “Denize Yakın Mağaralarda”

  1. Cevat Çapan çevirilerini beğeniyorum.

    Yannis Ritsos da vardır inşallah sizde Nilay?
    Kitaplarını bulmayı çok isterim.
    En son toplu bir basımını buldum.
    Ama çevirilerini beğenmedim.
    Eski basımları da piyasada yok.
    Ya da ben bulamıyorumdur belki..

  2. Maalesef yok Lilith…

  3. “Ve bir gün buluşacağız ayrı yönlerden gelip…”

    Ritsos

  4. BELKİ BİR GÜN

    Sana bu pembe bulutları göstermek istiyorum gecede.
    Ama görmüyorsun. Gece olmuş -insan neyi görebilir ki?

    Artık senin gözlerinle görmekten öte bir seçeneğim yok,
    diyor,
    demek ki yalnız değilim, yalnız değilsin.
    Gerçekten de
    bir şey yok sana gösterdiğim yerde.

    Sadece bir araya gelmiş yıldızlar, yorgun,
    bir kır eğlencesinden kamyonla dönen insanlar gibi,
    hayal kırıklığına uğramış, aç, hiç biri türkü söylemeyen,
    terli avuçlarında ezik yaban çiçekleri.

    Ama ben direteceğim, diyor, görmekte ve sana göstermekte
    çünkü sen görmezsen, sanki ben de görmemiş olacağım
    hiç değilse senin gözlerinle görmemekte direteceğim
    ve belki bir gün buluşacağız ayrı yönlerden gelip.

    Ritsos (Cevat Çapan çevirisi)

    Not;
    statik özet sorar diye bir dizesini astım önce:) beğenirse okur devamını da 🙂

  5. Teşekkür ederim, düşünülmek çok güzel bir şey. Valla çok hoşuma gitti, ama sen yinede devamının özetini yayınla;)) şaka şaka..

  6. BEN SENİN KRALLIĞIN ÜLKENE YETİŞTİM

    Ben senin krallığın ülkene yetiştim
    Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.
    Her sabah büyüten denizimizi böyle
    Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim.

    Sen o çıktığım sularsın, zencim benim
    Denize bakan evler gibiyim seninle.
    Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle
    Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim.

    Sen gittiğin o ülkesin varılmıyorsun
    Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara
    Güzelliğin balıkları gibi İstanbul’un.

    Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış
    Yankımış denizlere öbür kadınlara
    Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış.

                                               Çivi Yazısı
    

    İlhan BERK

  7. Şiirin başlığı vurdu beni en çok, çok etkileyici. Denizin zaten bir gizemi varken, sen tut buna bir de yine gizem dolu mağaraları ekle. Ve bu mağaralar denizin eteklerinde olsun üstelik.

    Denize yakın mağaralar… Aşk yuvası mağaralar… Özellikle Alanya’da Ulaş civarında çokça olan mağaralar; aşk yuvası mağaralar.

    Bir mağaranın içerisindeyken ve sevgilinizin kollarındayken -ya da o sizin kollarınızdayken-, bu, asla bir başka yerde, bir başka mekandaki birlikteliğe benzemez. Tamamen zamanın dışında olursunuz orada; belki de milyonlarca yıl geride…

    Siz sevişirsiniz denizin eteklerine gizlenmiş mağaralarda ve sizi yalnızca deniz görür, dalgalar görür. Martıların çığlıklarına çığlıklarınız karışır…

  8. “Denize yakın mağaralarda
    günlerce gözlerinin içine baktım,
    ne ben seni tanıdım, ne de sen beni.”

    bi açıklayan olsa.

  9. magara karanlik oldugu icin
    gunlerce gozlerinin icine bakmis ama bir turlu cikaramamis kim oldugunu
    gormuyor iste ne yapsin:)))

    evet siir nasil katledilir 101’i okudunuz:)

  10. bir mevzu bu ama, çevirmen(translate) lazım apple

  11. “Denize yakın mağaralarda
    günlerce gözlerinin içine baktım,
    ne ben seni tanıdım, ne de sen beni”

    apple’ın yorumu tam bana göre ama o yapmış bir kere :).

    Ben de diyorum ki:

    “Her şey güzel, ortam , koşullar , doğa….

    Biz birbirimize yakın bile olsak (fiziksel mesafe olarak)

    birbirimizi anlayamıyorsak…. bu iş yürümez!

    Not: Bir kadını tanımak konusuna dönülebilir:))

  12. bu şiirde deniz var..

    “Oynak ve köpüren dalgaları ile
    mağaraya kadar sokulan,
    günlerce aşıklar gibi bakışan
    karşıdaki DENİZ ile YORGO SEFERİS… “

  13. Tevfik Fikret ne demiş , bilirsin….

    “kadın deniz gibidir” ;))

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.