Sevgili okuyucular,
Son aylarda GDO’lu gidalar konusu gündemi işgal etmiş ve tartışmalara yol açmıştı. Daha bu tartışmalar çıkmadan, GDO’lu ürünler gündeme gelmeden önce, Oktay Sinanoğlu aşağıdaki programa çıkarak Türk halkını, her konuda çok daha önceden uyardığı gibi, uyarmıştı.
Sağlığımızı ilgilendiren ve uluslararası tekel konumundaki bazı şirketlerin ve şer odaklarının Dünya insanlığı için neler yaptığını, ‘ölüm tohumları’nı merak ediyorsanız bu videoları mutlaka izleyiniz.
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
Benmi göremiyorum yoksa görüntüler çıkmıyormu ? Anlaşılmıyor .
@bobo videolar youtube videoları. Hotspotshield.com adresinden hotspot shield programını bilgisayarınıza yüklerseniz youtube’a erişim sağlayabilirsiniz. Programı indirmek çok kolay ve kısa sürüyor. Masaüstündeki kısayoluna tıklayıp aktif ettiğinizde ekranın sağ alt köşesindeki ikonu yeşil oluyor. Ondan sonra youtube videolarını izleyebilirsiniz.
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
link to geocities.com
“Domuz gribi aşısı da GDO’lu”
Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanı’ndan ilginç iddia.
20.12.2009 16:35
Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akçelik, domuz gribi aşısının genetiği değiştirilmiş organizma olduğunu belirterek, “Düşük risk grubuna giren bu tür GDO’lu ürünlerin kullanımı sonucunda ortaya çıkacak sonuçların da ne olacağı bilinmiyor” dedi.
KÜLTURÇEV tarafından “GDO’muz” başlığı altında düzenlenen panelde konuşan Ankara Üniversitesi Biyoteknoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Akçelik, GDO’lu ürünlerin yüksek risk içeren ve düşük risk içeren adı altında iki gruba ayrıldığını, gıda ve tarımsal ürünlerin yüksek risk içeren grupta bulunduğunu belirtti. Ağırlıklı olarak da bu grubun kamuoyunun gündeminde tutulduğunu fakat düşük risk adı altında toplanan ve risk olduğu kabul edilmeyen grupta ise alkoller, renklendiriciler, aromalar, antibiyotikler, insilin birçok ilaç, peynir ve yoğurt mayalarının genetik olarak düzenlenmiş organizmaları olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akçelik, “Üretilen ilaçların yüzde 80’i genetiği düzenlenmiş organizmalardan üretilmekte. Ayrıca domuz gribi aşısı da genetiği düzenlenmiş organizma. Düşük risk taşıyan grupta bulunanların kullanımı sonucunda ortaya çıkacak sonuçların ne olacağı da bilinmiyor” dedi.
Dünyayı doyuracak kadar gıdanın fazlasıyla mevcut olduğunu ancak adil olmayan dağıtım yüzünden açlık sorunun yaşandığını belirten Prof. Dr. Akçelik şöyle devam etti: “Evrimin ana teorisi, aynı zamanda, aynı mekanda canlıların birlikte verimleşmesidir. Oysa genetiği değiştirilmiş organizmalar bir milyon yılda yapacakları evrimi birkaç ayda yapmaktadır, bu da evrim üzerimde olumsuz sonuçlar doğuracaktır. İnsanını genetik yapısı da kök hücre çalışmalarıyla bozulmaktadır. Tüm canlıların birlikte evrim geçirmesi zaruridir.”
ANKA
link to geocities.com
Domuz gribinin kendisi de GDO zaten. 🙂
Bu arada Prof. Dr. Akçelik, Harun Yahya okumuyor galiba, baksanıza evrim falan demiş :))
xenix
beyler gdo lu gıdalar herkezin beyninde negatif bir etki bırakmış ama çok yararlı olabiliyor.
peki biz neden yararlanamıyoruz?
bazı yaptığını bilen genetik mühendisleri meyvelere protein – karbonhidrat – yağ ve çok çeşitli vitamin ekleyebiliyor aynı zamanda tadınıda gözülleştiriyor ancak bunlar çok pahalı olduğundan otellerde ve yurt dışında bulunuyor
bilenler vardır belki eski yunanda tanrıların yiyeceği diye adlandırılan efsanevi bir yiyecek vardır adı ambrossia sihirli bir yiyecektir 1 insan yerse 10 boğa gücüne erişebilir ve bütün yaralarını iyileştirebilir bu olay gelecek yüzyılda olabilir 1 meyve yiyip doyulabiliyorsa bu neden olmasın ?ü
gelelim bizim yediğimiz gdo lu gıdalara
bunun 1. nedeni çifçilerdir
devlet desteği faizsiz uzun vadeli krediler ve gübre yardımı bunlar devletin çifçilere sağladığı destekler ancak çifçiler armut piş ağzıma düş istiyor hala bu yüzden ekinleri ğüçlendirmek için bir yeni yetme genetik mühendisine başvuruyorlar (anlatmak istediğim genetiği değiştirilmiş tohum alıyorlar) tabiyikide çifçilerin umrunda değil insan sağlığı bu tamamen insanların aç gözlülüğünden oluyor
eğer namusuyla çalışan çifçilerimiz varsa çzür diliyorum ama bizi zehirleyen varsa allah belasını versin diyorum
(genetik mühendisi adayı) okuduğunuz iöin teşekkürler biraz uzun kaçtı :))