Birden fazla seçenek işaretleyebilirsiniz. Düzenli olarak okuduğunuz veya her gün aldığınız gazeteleri de işaretleyebilirsiniz.
Birden fazla seçenek işaretleyebilirsiniz. Düzenli olarak okuduğunuz veya her gün aldığınız gazeteleri de işaretleyebilirsiniz.
Bahsi geçen gazetelerin ideolojilerini de bilmekte fayda var.. Şöyle bir liste çıkarabilirim; (Posta, Milliyet, Hürriyet ve Habertürk gibi daha apolitik, boşbeleş ve sermayenin yönüne daha hızlı yanıt veren gazeteleri yazmıyorum.. Bunların içinden Hürriyet diğerlerine nazaran daha milliyetçi ve neoliberal bir çizgiye sahip)
Cumhuriyet; Sosyal demokrat, Milliyetçilik/Devletçilik (Kemalizm).. Türkiye’ye göre Merkez sol, evrensel anlamda (seküler) Merkez sağ.. CHP çizgisine yakın.. Muhalif
Taraf; Liberalizm, Liberal-sol.. Merkez/Merkez sol.. 2010 referandumuna kadar iktidara yakın, daha sonra -kısmen- muhalif
Radikal; Liberal-sol.. Merkez/Merkez sol.. Liberal sol yazarlar referandumdan sonra muhalif, Merkez/Merkez sağ yazarlar iktidar yandaşı
Sabah/Star/Bugün; Muhafazakar Liberal.. Merkez sağ.. İktidar yandaşı
Yeni Şafak/Zaman; İslamcı, Muhafazakar Liberal.. Merkez sağ/Sağ.. İktidar yandaşı
Türkiye; Milliyétçi, Muhafazakar Libéral.. Sağ.. İktidar yandaşı
Yéni Akit; İslamofaşist.. Aşırı sağ.. İktidar yandaşı
Sözcü; Milliyetçilik/Devletçilik (Kemalizm).. Sağ.. Sekülerlik anlamında CHP’ye yakın, milliyetçiliğin ırkçılığa dönüştüğü durumlarda MHP çizgisinde.. Muhalif
Aydınlık; Milliyetçilik (Kemalizm), Devletçi Sosyalist.. Türkiye solu tarafından aforoz edilmiştir, ancak evrensel anlamda Mao dönemindeki Çin ve Kuzey Kore modeline yakın (Türkiye’de, Cumhuriyet Güç Birliği adı altında ayrı bir örgütlenme).. Muhalif
Sol; Devletçi Sosyalist, Stalinist.. Sol.. SSCB yanlısı dünya komünist partilerinin Türkiye şubesi (TKP).. Muhalif
Birgün; Özgürlükçü Sosyalist, zaman zaman Devletçi Sosyalist.. Sol.. (ÖDP).. Muhalif
Evrensel; Sosyalist.. Sol.. Emep bünyesinde, HDK çatısı altında.. Muhalif
Özgür Gündem; Sosyal demokrat.. Merkez sol/Sol.. HDK çatısı altında.. Muhalif
Yeni Çağ; Milliyetçilik, Ülkücülük.. Sağ.. MHP çizgisine yakın.. Muhalif
Yeni Asır; Milliyetçilik (Kemalizm).. Sağ.. CHP çizgisine yakın.. Muhalif
Yeni Asya; İslamcı, Muhafazakar.. Sağ.. Muhalif
Milli Gazete; İslamcı.. Sağ.. Milli Görüş çizgisinde.. Muhalif
Yeni Mesaj; İslamcı, Milliyetçi Muhafazakar.. Sağ.. İş, aş, Haydar Baş!.. Muhalif
Ortadoğu; Milliyetçilik, Ülkücülük.. Sağ.. MHP’ye yakın.. Muhalif
Hatalı olan yer varsa, düzeltirim.
böylesi çok daha güzel olmuş. bir de birgün gazetesi de ankette yer alabilirdi sanki… gerçi “diğer” seçeneği var ama okuyan kitlesi fena değil onların da.
Vaay canına! Piyasada “sol” pek satılmıyor gösterimesine karşın, sonsuzda 2. sırada yerini almış!
Tanrım doğru insanların olduğu yerde olduğumu biliyorduuuumm:)) şu avarel tavrımı da yapıp gideyim ufaktaaan:))
sangre yazdi;
1,Cumhuriyet;…………………………Muhalif
2,Taraf;………………………………..kısmen- muhalif
3,Radikal;………………………………referandumdan sonra muhalif
4,Sözcü;……………………………….Muhalif
5,Aydınlık;……………………………..Muhalif
6,Sol;…………………………………..Muhalif
7,Birgün;……………………………….Muhalif
8,Evrensel;……………………………..Muhalif
9,Özgür Gündem;………………………Muhalif
10,Yeni Çağ;……………………………Muhalif
11,Yeni Asır;……………………………Muhalif
12,Yeni Asya;…………………………..Muhalif
13,Milli Gazete;…………………………Muhalif
14,Yeni Mesaj; …………………………Muhalif
15,Ortadoğu;……………………………Muhalif
veee..
1,Sabah/Star/Bugün;………………………………………………….İktidar yandaşı
2,Yeni Şafak/Zaman;………………………………………………….İktidar yandaşı
3,Türkiye;………………………………………………………………İktidar yandaşı
4,Yéni Akit;…………………………………………………………….İktidar yandaşı
14 muhalif gazete´ye karsi 7 taraf pardon ama hani basin özgürlügü yoktu? bakin 14 muhalif gazete özgürce bastiriyor iste:)
mesela,”birgün”ün son mansetine iktidar degil yeni yazar kadrosu tepki gösterdi;
“..Yeni yazar kadrosunu anonslayan Birgün, Başbakan Erdoğan’lı manşetinde Erdoğan’ın gözlerine siyah bant çekti.Yazarlar ise manşete tepki gösterdi. Bazıları gazete ile yollarını ayırdı….”(gazeteler)
muhalif yada taraf tadinda birakmak gerek yoksa geri teper..
slm.
hangi yazarlar ayrılmış gazeteden?
özeleştiri diye bir mekanizma var , hiç kullanılmadığı için çoğu bilmez
ayrıca şu muhalif gazete sayısından , basının özgürlüğü sentezine hayran kaldım!
Sevgili toro
lafı ağzımdan aldın. ahada sana + 1
Muhalif gazetelerin çoğu bir biri ile de muhaliftir. Siyaset sadece siyah ve beyazın olduğu ve ikisinden birini seçmeniz gereken bir alan değildir biri şu ebubekir isimli arkadaşa bunu öğretsin.
Gelelim iktidar yandaşı gazetelere. Patronlarını inceleyin asıl alanı gazetecilik olmayan ve devamlı ihalelere giren iş adamları burjuvazisi olduğunu görürsünüz. Bu da neden yandaşlık yaptıklarının bir kanıtı olmaya yeter.
hayranlik karsilikli:)
iddia edildigi gibi basin özgürlügü olmasaydi muhalif gazete yandas gazeteden iki misli olmazdi dimi?
sana uc bir örnek vereyim örnegin sözcü gibi bir gazete basilabiliyorsa t.c.´de basin özgürlügü vardir yok diyenler ancak kendini kandirir..
tabiki bu arada basin özgürlügünden ne anladigini aciklarsan ortak bir nokta buluruz..
slm.
Birgün Gazetesi’nin siyah bantlı reklama gelen tepki yağmuru sonrası gazete yönetimi hem okurlardan hem de transfer edileceği söylenen isimlerden özür diledi.
Bu arada Ece Temelkuran, Nuray Mert, Banu Güven gibi isimlerin bu özüre rağmen ne yapacakları halen belirsiz.
İşte Birgün’ün açıklaması:
“Gazetemizin yeni yazarlarını duyurmak amacıyla hazırladığımız dünkü gazetemizin kapağı geniş yankı uyandırdı ve olumlu olumsuz tepkiler aldı. Tanıtımda isimleri anılan ve gazetemizde yazacak olan değerli yazarların eleştirilerini anlıyoruz.
Sorumluluğu tamamen bize ait olan bir iletişim hatası yüzünden, yayınlanan tanıtım afişini arkadaşlarımız görmedi.
Bunun yanlışlığını kabul ediyor, arkadaşlarımızdan ve okurlarımızdan özür diliyoruz.
O tanıtımın tek amacı,çok sayıda gazeteciyi işsiz bırakan sansürün kaynağına ve gazetecilerin her koşulda seslerini duyurabilecekleri bir mecranın varlığına vurgu yapmaktı.
BirGün’de, hep birlikte, cesur ve özgür bir gazetecilik yapacağımızdan kuşku duymuyoruz. BirGün Gazetesi toplumsal muhalefetin sesi olmaya ve muhalif olan bütün basın emekçileriyle yan yana yürüme kararlılığına devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyururuz…….”
slm.
Son haftanın gazété trajları da şu şékildé oluşmuş;
link to gazeteciler.com
Muhafazakar liberal nasıl oluyor? Reformist müslüman gibi birşey mi?
Bu arada sürekli olarak hiçbirini okumamakla birlikte içlerinde en fazla Taraf’ı okuyorum diyebilirim. Ve onu işaretledim.
Türkçé viki iyi açıklamış;
Burada dikkat édilmési gérékén nokta halkın gélénék vé kültürél déğérlériné yönélik vurgu, déğérlérin muhafaza édilmésindén dolayı déğişimin topyékün déğil ‘tédrici’ olarak kabul édilmési, fakat halkın déğérlériylé çatışan déğişimlérin réddédilmési gibi konulardır.. Ayrıca ‘akla’ yönélik Edmund Burké‘un Batı’daki sağ akımları étkiléyén önémli çalışmaları vardır.. Kéndisi muhafazakarlığın babası olarak kabul édilir. (Burada söz konusu olan muhafazakarlık, dindén étkilénméklé birlikté dindén ayrı bir idéolojidir.)
Bilgilendirme için teşekkür ederim.
Yanlız bu tanımdan yola çıkınca Zaman ve Yeni Şafak gazetelerini şahsen liberal muhafazakar saymayı doğru bulmuyorum.Çünkü onların toplumun değişmesi yönünde bir istekleri olduğunu düşünmüyorum.
Bence takiyyecilik denilen şey tamda onların halini tarif ediyor.
Birgün gazetesi sanırsın başbakandan veya akp yandaşlarından özür dilemiş. Basını susturanın kim olduğu konusunda herkes hemfikir.
ebubekir
ahmet altan taraftan istifa etmiş acaba nie sen biliyosundur şimdi
“……..Çok değik 3 yıl önce Taraf Gazetesi’nin sahibi Başar Arslan,
Hürriyet’e verdiği röportajda, Ahmet Altan için, “Bir Budist için Buda neyse benim için de Ahmet Altan odur” demişti.
Bugün anlaşıldı ki, Taraf’ın patronu “tapındığı” heykeli kırdı attı.
röportaj: ezgi Basaran;
“…..Yok gazeteci filan olmak istemedim, çok net söylüyorum, gazete sahibi olmak istedim.
Ama Taraf gibi bir gazetenin sahibi olmak. Ahmet Altan’ın siyasi yazılarını yazabileceği bir gazetenin sahibi olmak.”
“….Bir Budist için Buda neyse, Ahmet Altan da benim için odur. Sadece yazar kimliği değil hayranlık duyduğum, siyasi fikirleri de bana yakın çünkü özgürlükten yana, demokrat bir insan. Onunla çalışmaya başladığımda ne kadar gerçek ve samimi bir adam olduğunu daha iyi gördüm.
Beni en çok etkileyen romanı Kılıç Yarası’dır. Son romanı En Uzun Gece’yi de elime aldım, okumaya başladım, yattım uyudum, uyandım tekrar elime aldım. Yani bir solukta okudum. Sonunda da çok etkilendiğimi anımsıyorum…”
*Gazete çıkarma hayalinizi onunla nasıl paylaştınız?
-Kitabı çıktı, ilk 250 binlik baskı aynı gün bitti. Ona gittim ve ben gazete çıkarmak istiyorum dedim. Bu işin hiç de kolay olmayacağını, sıkıntılar çekeceğimizi söyledi bana. Ben de biliyorum, yine de yapalım dedim.
*Peki Ahmet Altan “Bırak ben romanlarımı yazayım, keyfimi bozma, medya mahallesine beni sokma” deseydi, yine de bu gazeteyi çıkarır mıydınız?
-Ahmet Altan olmadan girmezdim bu işe tabii ki.
*Aranızda nasıl bir ilişki var? İyi birer arkadaş mısınız, içmeye filan gider misiniz?
-Elbette onunla konuşurum, içmeye de giderim ama sonuçta o Ahmet Altan’dır.
*E siz de onun patronusunuz…
-Ahmet Altan’ın patronu olmaz!”
3 yıl sonra gelinen nokta hakkaten “Nereden nereye?” dedirtti. Demek ki kimse vazgeçilmez değilmiş. Taraf’ın patronu da bundan böyle öyle büyük lokma yer büyük laf etmez…..”
slm.
az ekmeği yenmedi(yemediniz) ayran içip ayrımı düşmüşler(düştünüz)
Meğer işin içyüzü başkaymış. Ergenekon bitti taraf gitti diyorlar. Ergenekon için kurulmuş taraf görevini tamamladı.
)kapaparantez