Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil

“Hala anlayamadınız değil mi?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil.
Kavganın kazananı yoktur.
Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz. Einstein and Tagore Berlin 14 July 1930
Önemli olan kalp kırmamak.
Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek.
Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktir.
Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek.
Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.

Albert Einstein”


Yukarıda Albert Einstein’in imzasını taşıyan yazıyı bir çok blog ve internet sitesinde gördüm. Facebook gibi sosyal paylaşım ağlarında da paylaşılıyor. Fakat cümleri okuduğumda bu cümlelerin Einstein’a ait olduğuna dair derin şüpheler duymaktayım.

Bu konuda kaynak nedir acaba duyan bilen var mı?

15 yorum “Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil”

  1. Einstein’inin mi bilmem ama çok doğru 🙂

  2. sonsuz einsteine ait mi değil mi bilmiyorum ama bir de şu var.bu da ait olmayabilir mi?
    “eğer bir adam marşla uyum içinde yürüyorsa o değersiz bir yaratıktır. kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği halde her nasılsa yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun. uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir. emirle gelen kahramanlıktan, bilinçli ve bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nefret ediyorum.ben savaşı ve o soğuk silahları öylesine tiksinti verici ve aşağılayıcı buluyorum ki, böylesine bir eyleme katılmaktansa kendimi parçalayıp yok ederim daha iyi.”
    bu ikisi sanki benzer mantıktan çıkmış gibi.biri onunsa diğerinin de ona ait olması olası.

  3. Rumana, bu yazdığın Einstein’a ait.

    Einstein’ın yazılarından oluşmuş, ince turuncu bi kitap vardı doksanlarda, (şu an ismini hatırlayamıyorum ) orda geçiyor.

    Lakin anafikir aynı kalsa da, sanki biraz oynama yapılmış gibi.

    Sonsuz’un paylaştığı yazının ise Einstein’e ait olduğunu zannetmiyorum.

    Biraz ucuz bir havası var.

    En nefret ettiğim tarz. (melodidaktik)

    Nazım Hikmet’e atfedilen kimi şiirleri hatırlatıyor.

    Mesela;

    Saate sadece saati öğrenmek için bakacaksın
    Ve telefonu sadece telefon olarak kullanacaksın!

    ..filan:)

    Amcam yazmış işte..

    GSM çağında Nazım.

    Akıllı telefon ve alarm.

    Allah akıl fikir versin, ne diyelim:)

  4. haha birini allah allah nidalarıyla,diğerini uykuyla uyanıklık arasında böyle daha bir mayhoş,daha nahoş bir anında sarfetmiş gibi:)) evet nazımlık bir durum yoğun şekilde seziliyor.belki de aynı dönem olunca zaar:D hıı?

  5. Yok Einstenin bile çözemediği soru, yok Einstenin tanrıyı ispatlaması vs. Hani bir zamanlar her şey nasıl Nasrettin Hocaya dayandırılırdı ucundan bunlar da böyle. Her şey Einstein.

    Ee tabi Einstein öyle demiş deyince insanlara kabul ettirmek daha kolay oluyor.

    “Haa.. o demişse tamam,” falan.

  6. “Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktir.
    Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek.”

    Cümlelere bak, hay bin celale…

  7. @Gamaro,
    “melodidaktik” ne demek?
    Aradım, taradım bu kelimeye rastlayamadım hiç bir yerde.
    Yardımın rica.

  8. “karabesk” demek Özcan, “karabesk”:)

  9. Bu konuya farklı açıdan bakma gereği duyuyorum.

    Bu cümleleri kim yazmışsa bravo
    Keşke kendi adıyla yazsa imiş, demek ki tutulmayacağını düşünüp birilerine mal etmiş.

    Garip olan şu ki,
    Bu forum da ve diğer forumlarda, sosyal ağlarda hep geçmişte yaşamış bir döneme damgasını vurmuş, bilim adamları, düşünürler, sanatçılar, şairler bila bila insanların özlü sözleri yada hayat tecrübelerinden edindikleri deneyimlerini bir kaç cümleye dökerek bizlere miras bırakmış durumdalar, (nasıl da yuvarlayıp bir noktaya bağlayamadım cümleyi )

    Peki bu dönemde, bu ve benzeri sözler v.s neden çıkmıyor.
    Üreten değerlerimizi yakın zaman da bir bir kaybettik ve kaybediyoruz.
    Aşık VEYSEL, Mahsuni ŞERİF, Neşet ERTAŞ, İlk aklıma gelen değerler,
    Bu değerlerin Türkülerini dinliyoruz hala ve dinlemeye de devam edeceğiz farklı yorumlarla.

    Asıl sorun bence sonsuz,

    Üretememek..
    Yada üreten değerlere fazla önem vermeyip desteklememek..

  10. Teşekkürler Hüseyin Abi, 🙂

  11. Ban karşıt fikirdeyim;

    Ana metinde sunulan yazı-cığın son derece ucuz, bir o kadar döküntü, ve hatta tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Zihnimde bıraktığı tada gelince..

    Hani güzel çiçeklerin peşinden koşarkene, ayağımızın altında fırç fırç ezilen kır çiçeklerini heç farketmeyiz ya güzel kardeşim!

    Vah vah vaaahh..

    Aynen o kıvam işte!

    🙂

    Aslında insanların böylesi metinlerden neden etkilendiklerini (veya ne bulduklarını) anlayabilmiş değilim.

    Melo-didaktik’i sanırım ben uydurdum.

    Ama çoktur böyle metinler, hemen tanırsın.

    Mesela;

    Ey oğul, uçan kuşa şeedeceksin, düşmanın da olsa şaapcaksın, kelebeğe fan, tırtıla fon, zart, zurt..

    Çünkü neden?

    İşte o zaman, insan oldum diyebilirsin biraz!

    ..da ondan:)

    Ay bittim vallaaaaaaaağğğııııııı.. Aman ne süper bi algı eşiği ne süper.. ki sorma.

    Muhahahaha:)

    Üretim meselesine gelince;

    Bir kaç ay önce ben de dahil oldum şu facebook dedikleri şeye.

    Eski arkadaşlar, dostlar, şunlar, bunlar..

    Naaparlar, neederler, nerelerdedirler, vesaire..

    Orta yaş belirtisiymiş ya.. neyse:)

    Buldum da çoğunu.

    Ve sonra dehşetle şahit oldum ki;

    Kardeşim, bak abartmıyorum, herkesin içinde bir peygamber var!

    Harcanmış gitmiş garibim, fırsat bulamamış.

    Ama var!

    O bakımdan;

    Ayet..

    İnecek anadınmı!

    Ordan geliyo bu özlü söz manyaklığı:)

  12. Bu arada Özcan,

    Harbi harbi üretenler de var.

    Lakin..

    Okumuş ama adam olamamışlar.

    Tüh..

    Çok üzülüyo tabi insan, ordan kaybediyolar.

    🙂

  13. Facebuk yada tivitir veyahut hali hazırda olan ve yeni doğacak sosyal ağ diye tabir edilen web sayfaları,

    İnsanlar paylaştıkları özlü söz çerçevesinde yaşıyor zaten bunu gördük hem de dibine kadar..:))
    Çok melayikeler hepsi.. 🙂

    Bu forumda Facebook ile ilgili birden fazla başlık var devam etmeyeceğim yazmaya,

    Sosyal ağlarda gezinildiği kadar zaman, kitap harcanmaya ayrılsa insanlar Hüseyin abinin düşlediği Devrimi yaparlar animallah..:) (Hüseyin abi kızma aklıma geldi birden Devrim.)

    Güzel temenni ama zor…

    Ekrana bağımlı hayatlar yaşıyoruz..
    Altını doldurmadan.. Temel olmadan

    Matrıx vari..

  14. Evet, özlü söz pezevenkliğine karşıyım.

  15. yukarıdaki faşiistlere bunu copy paste yaptım einstein değilmiymiş yoksa?

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.