Hep aynı karanlık ruhlar denizin içinde boğulmuşlar.hepsini tek tek kurtarmaya çalıştım nefes verdim,umut verdim.
yarısından azı kurtuldu.kurtulamayanlar beni de çektiler.Sürüklediler dalgalara doğru beni de.
kurtardıklarım dönüp bakmadılar bile geri.İntikam alıyorlardı belki benden karanlıkta yitmelerine izin vermediğim için.
Yırtıklardan çıkan herşey için.En azından onları ışığımla kurtardım,kendimi kurtarıcak ışık bulamasamda.
beni kurtarıcak olan cok derinlerde boğulsam diplere doğru gitsem bulurdum belki.
Ama daha fazla bekleyemezdim artık.Anlaşmalarda ihanete uğramış küçük bir kızdım adeta körebe oynuyorduk.
Köre yardım etmek istedim.O bana teşekkür etmedi asla.Körlüğü tattırdı..
Şimdi bende körüm.Kendi ışığımı keşfedemiyecek kadar körüm hem de.
Başkasına sığınmamayı çok kötü öğrendim.Ya da yardımların asla iyilik olamayacağını.
Kurtarıcam derken kendimi kaybettim ben kör karanlıklarda..En az ruhum kadar kör karanlıklarda..
Hatırlamak istemediğim onca şey Tanrı’nın gazabı olarak gelir konar üstüme.
Asla uçamayacak kelebekler gibi konarlar ve gitmezler.
İki gün içinde ölürler ama asla bir günde gitmezler.
Acıyı tattırmadan kanatlarından vazgeçmezler.
Yanımdaki melekler mi ihanet etti bana?Yoksa onları ben mi kör ettim
bir gün daha denizin içinde kaybolarak günü bitiriyoruz,acı ve büyük bir ağrı içinde gözyaşlarımı içime akıtarak…