Genelde çocuk yaşlarda ortaya çıkan bu inatlaşma ve söyleneni yanlış algılama eylemi, önlemi alınmazsa ileriki yaşlarda iletişim sorunları ile karşımıza çıkar.
Sırf bir şeye karşı çıkmak adına yapılan durumlardır.
Anne : aa bak çocuğum jandarma
Çocuk : iiiihhh jandaracam işteee…
Jandar oğlum jandar görecez ilerde jandarma olduğun günleri.
Anne : oğlum gelir misin buraya.
Çocuk: pipiyi kopartır atar ortaya hehe artık kızınım
Bir anlamda ego savaşıdır.
-Ben senden daha ileri işeyebilirim.
-İşe, işedin mi? Ne oldu şimdi ?
Kişisel gelişim açısından baktığımızda, insan psikolojisinin söyleneni olumsuz emir olarak algılama durumudur.
– “Bir daha bu adamı damat diye getirme karşıma.” Gider onunla evlenir 3 tane de çocuk doğurur.
-Derslerine çalışsana evladım…
-Al sana 4 zayıf ohh. Bir daha söyle de 2 tane daha ekleyeyim.
-Hee ne oldu sanki sınıfta kalan ben miyim şaşkın şey…
Zeki olduklarını, o yüzden kendi bildiklerini okuduklarını, bu davranışlarının kendilerine öz güven yoğunluğundan kaynaklandığını söyleyenler ise çoğunluktadır. Bindikleri dalı kesme eğilimi içinde olduklarının farkında lığını göremezler. Nasıl bir zekaysa??? Söyleyip uyarsan dinlemezler.
Sanki hiçbir şey yapmamışlar gibi, sırıtarak insanı sinir etmeleri de cabası
Ne geçer ellerine bilinmemekle birlikte, gel – git sorunsalı yaşar ama söylendiğinde hayır derler. Neden ? Çünkü sen söyledin )
Çocukken önlerine seçim hakkı sunulmamış, genelde emir komuta zinciri edebiyatıyla yetiştirilen çocuklarda inatlaşma en had safhada görülür ve maalesef ileriki yaşlarda bu tavırlar huy şeklinde üzerine yapışır insanların. Ne diyelim kendi hallerine bırakmak epey faydalı bir tutumdur her iki taraf için.
Konuya şu açıdan da bakmak gerekirse, aslında söylenenin tersini yapma eğilimi bir bakıma işine geleni yapma, işine gelmeyeni yapmama olarak da düşünüle bilinir. Oğlum gel dondurma alayım, sinemaya götüreyim seni, sana Liv Taylor’u alayım de, bak tersini yapıyor mu? Tıpış tıpış gelir valla)
Ayşe ÖZEN