Yazar: karia
Öneriler, kimin işine yarıyor?
Bir ülkede, ortasında büyük bir havuzu olan çok güzel ağaçlar ve bitkilerle bezenmiş büyük bir bahçe varmış.Ama bahçe de, havuz da bakımsızlıktan içler acısı durumdaymış. Havuzun çevresi kurbağalarla doluymuş. Bu yaratıklar bütün gün bağırdıkları, ciyakladıkları için, bahçede gürültüden durulmazmış. Kurbağalar ise bu bahçeyi çok severlermiş, çünkü onları kimse rahatsız etmez, onlar da canları ne isterse yaparlarmış. Yalnız kurbağaların tek sıkıntısı varmış.
O da leyleklermiş. Leylekler zaman zaman gelip, havuza dalarlar ve onlardan birini kapıp götürürlermiş. Kurbağalar ne önlem aldılarsa, aklına esen leyleğin gelip aralarından birini kapıp götürmesini engelleyememişler. Sürekli bağırdıkları için de, nereye saklansalar leyleklere yakalanıyorlarmış. Sonunda çaresiz kalmışlar ve havuza yakın bir kenarda sessiz sedasız yaşayan gün görmüş bir kaplumbağaya gitmişler.
- Aman bize bir akıl ver, demişler. Bu leyleklerden bıktık. Gelip uzun gagalarıyla içimizden birini kapıp götürüyorlar. Bir türlü engel olamıyoruz. Kaplumbağa uzun uzun düşünmüş, sonra su nasihatte bulunmuş:
-El ele tutuşun. O zaman leylekler içinizden birini kapıp götüremez. Kurbağalar bu aklı çok beğenmişler, hemen aralarında toplanarak bunu uygulamaya karar vermişler. Artık hiçbir kurbağa kendi başına hareket etmiyormuş. Hep el ele tutuşmuş halde duruyorlarmış. Ama daha ilk gün iri bir leylek havuza dalmış ve kurbağanın bir tanesini kaptığı gibi havalanmış. El ele tutuştukları için, leyleğin peşi sıra kurbağaların hepsi birden uçmaya başlamışlar. Bu manzarayı aşağıdan seyreden kaplumbağaya, korku içinde, seslenmişler,
-Dediğini yaptık ama bak hepimizi birden kaptı götürüyor. Ne yapacağız şimdi? Kaplumbağa hiç umursamadan bağırmış:
-Defolun gidin be. Bana ne… Ne yaparsanız yapın. İyi oldu, senelerden beri kafamı ütüleyip duruyordunuz zaten. Bu hikayeden alınacak dersler:
1- Birlikten doğan kuvvet her zaman yeterli olmayabilir.
2- Size önerilen çözüm, sizden çok, çözümü önerenin işine yarayabilir.
ÖNYARGININ KURBANI OLMAYALIM
kadın tek başına yaşıyormuş. Hamile kadın, dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği, kendisine arkadaş olması için, evine alıp beslemeye başlamış. İkisi de çok iyi anlaşmışlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz olmuş. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça uysallaşmış. Bir kaç ay sonra kadının çocuğunu doğurmuş.
Artık tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve hem yavrusuna hem de gelinciğe bakmak zorundaymış. Günler geçer ve kadın bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde, gelincikle yalnız bırakmak zorunda kalmış. Epey zaman geçtikten sonra, anne eve gelmiş. Gelincik hemen onu karşılamaya çıkmış ama gelinciğin ağzı burnu kan içindeymiş.
Anne, “Eyvah yavrumu yemiş” diyerek çıldırmışçasına gelinciğe saldırmış ve hayvanı oracıkta öldürmüş. O sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulmuş. Anne belki yardım ederim yavruma düşüncesiyle odaya koşmuş ve odada beşiği, beşiğin içindeki bebeğini görüp rahatlamış. Biraz sonra, beşiğin yanında parçalanmış bir yılan görür. Gelincik bebeği yılandan korumuş ama kendisini “önyargıdan” koruyamamıştır. Einstein’in söylediği rivayet edilen bir söz var: “İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor oluyor!”
Can Aksın/Bugün Gazetesi
İnsanları gözünden tanıyor musunuz?
Aşağıdaki sitede size gösterilecek olan resimlere dikkatlice bakın ve karar verin. Resimdeki kişi seri katil mi yoksa programcı mı?
Aşağıdaki linkte tıklayın açılan sitede starta basın ve kararınızı verin.
Ders Çıkarılacak Kısa Yazılar
Ders 1 :
Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi X’tir.
Kadin daha selam veremeden x “havlunuzu üzerinizden yere düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm” der. Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:
“Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal” der.
Önce saskin, fakat daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri döner. Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar.
“Arkadasin x” diye cevap verir kadin.
“Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro’yu getirecegini söylemisti, onu getirdi o zaman.”
1. hikayeden çikartilacak ders :
Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.
Ders 2 :
Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der :
“Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?”
Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar. Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir :
“Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?”
Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve “afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor” der.
Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak
için 129. ayet söyle demektedir :
Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz.
2. hikayeden çikartilacak ders :
Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatlari kaçirabilirsiniz.
Ders 3:
Pazarlamaci, sef sekreter ve Patron bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin
çikar.
“Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim” der cin.
Sef sekreter arsizca atilarak “önce ben” diyerek siranin önüne yerlesir.
“Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin” diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.
Simdi de pazarlamaci atilir ve “simdi sira bende” der.
“Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum” der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
“Simdi sira sende” der cin digerlerinin patronuna.
“Bu iki salağı da ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum” der patron.
3. hikayeden çikartilacak ders :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin verin.
Kaynak: bilinmiyor
Duvar resmi
Bu duvar resmi 216 ressam tarafindan
yapilmis.Resimin her karesi ayri bir ressam tarafindan yapildi.
Her karenin ustunu tiklayip o karenin alindigi resmin
butununu gorebilirsiniz.
Hic bir karedeki resim aslinda buyuk resimle
alakasi yok,kareler yerlerine ( renk,sekil,ton..) olarak
yerlestirilmis.Mesela at’in gozune bir bakin..
http://www.muralmosaic.com/Cochrane.html