Taijin Kyofusho – Antrofobi

Çünkü senin yaptığın bir şey başkasını utandırabilir ve bu dünyanın sonu olur.

Kendinizi Sınayın

  • Beden kokunuzla başkasının hayatını dayanılmaz kıldığınızdan kaygılandığınız olur mu?
  • Birinin gözlerine bakmanın onu gücendireceğinden endişe eder misiniz?
  • Yüzünüzün kızarma ve bu yüzden başkasının yüzünün kızarmasına neden olma olasılığı sizi korkutur mu?

İç Ses

En kötüsü metro. Daha kötüsü yok. Küçük metal bir kutunun içine sıkışmış onlarca insan. Taksiye binmeliydin. Çok sıcak ve son duşunun üzerinden saatler geçti. Korkunç kokuyor olmalısın. Şu üzerine abandığın yaşlı kadın iğrenç kokunu almıyordur inşallah. Zavallı kadın. O kadar da hoş bir kadına-
Aman Tanrım! Sana baktı. Dosdoğru sana baktı. Gözlerinin içine. Kadın için çok zor olmuş olmalı, gözlerinin tesadüfen gözlerine kilitlenmesi. Dehşete kapılmış olmalı. Ne yaparsan yap ama yüzünün kızarmasına engel ol – seni utandırdığı için onu utandıracaksın sonra! Bu çok utanç verici olur! Kadın mahvolur. Sonra sen onun mahvolmasına mahvolduğun için mahvolur. Mahvolursunuz.

Tanı

Taijin Kyofusho ilk başta pek çok sıradan sosyal fobiyle benzerlik gösterir. Dört sınıfa ayırırsak, Taijin Kyofisho yüz kızarma korkusu (sosyal kaygı bozukluğunda bulunur), bedensel deformasyon korkusu (beden dismorfik bozukluğunda bulunur), göz teması kurma korkusu (olfaktör referans sendromunda bulunur) oluşur. Peki, bu bozukluklar toplamı karşımıza neden ayrı bir bozukluk olarak çıkıyor? Ve neden kulağa bu kadar egzotik gelen bir adı var? İşte nedeni:
Taijin Kyofusho genellike Japon kültürüne ait bir bozukluk olarak addedilir. Buradaki ayrım, hastanın bu sorunlar yüzünden başkaları tarafından yargılanmaktan korkmakla kalmayıp, başkalarını gücendirmek ya da utandırmaktan da korkması. Kibarlık Japon kültürünün önde gelen erdemlerindendir.
Taijan Kyofusho bozukluğundan muzdarip olanlar başkalarını gücendirmekten ödleri patlayarak dolanırlar. Tahmin edileceği üzere, bu bozukluk kişiyi toplumsal olarak sakatlar; özellikle Japonya gibi her köşede utanabilecek on-on beş kişinin beklediği yoğun nüfusa sahip bir ülkede.

Nedenleri

Nedenleri tam olarak bilinmemekle, fakat araştırmalar belli toplumsal ve nörolojik etkenlerin çakışmasına işaret etmekte (toplu taşıma araçlarını kullanmak bunlardan biri)

Tedavi

Batı standartlarına göre Taijin Kyofusho belirtilerinin en iyi tedavisi, hastanın korkularıyla yüzleşmesini, köklerine inmesini ve yerine yavaş yavaş olumlu düşünceler yerleştirmesini içeren bilişsel davranışçı terapidir. Ya da ilaç tedavisi uygulanabilir. Batılı hekimler ilaç vermeyi severler. Bu duruma uygun bir antidepresan önereceklerdir.
Japon bir doktor ise zorunlu yatak istirahati, günlük tutmak, bedensel çalışma ve olumlu düşünceye dair tartışmalar içeren Zen Budizminin ilkeleri üzerine kurulu Morita terapisi önerebilir. Bu şekilde hasta kaygılarını unutmaktan ziyade onları kabullenmeye yönlendirilir. Kaygı hali sürer fakat hayatına hükmetmez. Sonunda hasta duygularına rağmen yapıcı olmayı öğrenir ve “amaç ağırlıklı” Doğu tarzı bir yaşantı sürer.

Hiperekspleski – Abartılı Şaşkınlık Tepkisi, Katılaşmış Adam Sendromu –Kök Hastalığı

Çünkü her şey, her yerde, her zaman şok edicidir.

Kendinizi Sınayın

  • Kolay şaşakalır mısınız?
  • Yüksek sesler sizi gereğinden fazla mı irkiltir?
  • Kaslarınız sizi felç edecek kadar kasılır mı?
  • O ses neydi?

İç Ses

Bu kızı ilk buluşmada Kont Drakula’nın Kanlı Dehşet ve Çılgınlıklar Evi’ne götürmen çok iyi bir fikir. Daha önce denediğin ve hiç de iyi sonuç almadığın Fransız bistrosundan sonra iyi bir değişiklik olacak. Fotoğrafçıda çalışan şu kızıl saçlı hatunu bistroya götürmüştün ve yandaki masada oturan çift şampanya ısmarlamıştı. O şampanya şişelerini açmadan önce garsonların seni uyarması gerekiyor. Tanrım, kızıl saçlıyı gerçekten şoka uğratmıştın. Kuru temizleme faturasını sana ödetmeyi kabul etseydi bari.
Sonra tuvaletten dönerken metrdotel ansızın yanından geçmişti. Bu da ortalığın karışmasına yetmişti. O güne dek hiç kimse bir adamın aniden donup, yanlamasına Grand Marnier soslu suflenin içine düştüğüne tanık olmamıştır.
Sonra escargots’nun (Fransa’da en beğenilen yemeklik salyangoz) ne olduğunu keşfettiğin gün var. Tanrı aşkına, bunu mönünün bir yerinde belirtmeleri gerekir.
Neyse. Kont Drakula’nın Kanlı Dehşet ve Çılgınlıklar Evi müthiş olacak.

Tanı

Ani bir gürültü, birden üzerinize sıçrayan biri, tavanı delip oturma odanıza düşen bir kutup ayısı… Bütün bunlar sizi şaşırtması muhtemel şeyler. Ve tepki gösterirsiniz, doğal olarak. Kaslarınız kasılır, tansiyonunuz yükselir ve çığlık atarsınız: “Ah! Bir kutup ayısı!” Bütün bunlar beklenmedik ve sıra dışı uyarıcılara karşı verilen doğal tepkilerdir.
Fakta ya beklenmedik ve sıra dışı uyarıcılara karşı verdiğiniz tepki biraz… abartılıysa? Ya kapı her çarptığında havaya sıçrayıp deli gibi sallanmaya başlıyorsanız? Ya giyim mağazanızdaki tezgahtar size iyi alışverişler dilemek için giysi rafının arkasından çıktığında aklınızı kaçırmışçasına çığlığı basıyorsanız? Ya karınız ne zaman uzanıp omuzunuza şefkatle dokunduğunda kalas gibi donup servi ağacı gibi yere devriliyorsanız?
İşte o zaman hiperekspleksiniz olabilir. Bu bozukluktan muzdarip olanlar için en küçük bir şok, en ufak bir temas bile inanılmaz abartılı bir tepki doğurur. Nadiren de olsa, uyarıcı, hareket etmenizi olanaksız kılacak denli kasılmanıza neden olabilir. Dengenizi kaybedersiniz. Ardından hafif bir esinti çıkar ve…. Ağaca dikkat!

Nedenleri

Hiperekspleksi, psikolojik bir bozukluk olan hipergrafinin aksine, genetik bir nörolojik bozukluktur. Bu da bir kapının çarptığını duyduğunuz an, DNA’nızın bile üç buçuk atması demektir.

Tedavi

Hiperekspleksinin tedavi yoktur. Ancak belirtiler daha dayanır kılabilmek için kaygı giderici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılabilir. Bir de Kont Drakula’nın Kanlı Dehşet ve Çılgınlıklar Evi gibi mekânlardan uzak durmanızda yarar olabilir.

SUSTO (Korku Hastalığı, Espanto, Pasmo, Tripa Ida, Perida de Alma)

Çünkü eğer vücuduna bağlı olmasaydı ruhunu kaybederdin.

Kendinizi Sınayın
– Bazen kendinizi huzursuz ya da hüzünlü hissettiğiniz oldu mu?
– İştahınızla ilgili bir sorun yaşıyor musunuz?
– İstençdışı kas tiklerinden ya da ishalden muzdarip misiniz?
– Kolay mı korkarsınız?
– Saat 10:00; ruhunuzun nerede olduğunu biliyor musunuz?

İç Ses

Aman! Ramak kaldı. Yüzüstü kapaklanıyordun az kalsın. Kahrolası çocuklar, biri üzerlerine basıp tökezlesin diye oyuncaklarını koridora bırakıyorlar – bir dakika… Ruhun nerede?
Yerinde mi? Ya da başka bir yerde? Hayır. Ah, Tanrı aşkına! Yine ruhunu kaybettin! Gitti. Harika, bir bu eksikti. Yarınki görüşme için St.Louis’den yöneticiler gelecek ve bütün sunum boyunca uyurgezerden farkın olmayacak. Kas tikleri ve beş dakikada bir tuvalete gitmeler. İyi bir izlenim bırakamazsan pazarlama bölümü san çok kızacak. Tabii ki bu gece buraya bir şifacı getirmek için çok geç. Ev ziyareti yapmayı kabul edecek doğru dürüst bir şaman şifacı bulmak olanaksız günümüzde.
Allah’ın cezası çocuklar!
Hep birşeyler olur zaten, öyle değil mi? Koridorda üzerine basıp tökezleyeceğin oyuncaklar, birden belirip havlayan köpekler, gecenin ortasında ziyarete gelen ölü akrabalar ve püf! Ruhun uçar gider!

Tanı

Sustodan muzdarip olanlar için iyi haber şu ki, ruhunuzun yer değiştirmesi pek mümkün görünmüyor. Kötü habere gelince, değiştirebilir de. Kolay iş değildir ruhun yerini saptamak. Meriam – Webster sözlüğü, ruhu, ‘cisimsiz, öz, can veren ilke ya da bireysel yaşamı eyleme geçiren dürtü’ olarak tanımlıyor. İnternetteki Urban Dictionary ise ‘James Brown’ın vaftiz oğlu ve Aretha Franklin’in prensi’ olarak tanımlıyor. İki tanımın da bu vakada pek işe yaradığı söylenemez.
Sonuç olarak, bir zamanlar bir ruhunuz olduğuna ve şimdi gitmiş olduğuna inanıyorsanız bir sorununuz, hatta büyük ihtimalle sustonuz var demektir.
Araştırmalar ruh kaybının kaygıya, iştah kesilmesine, istençdışı kas tiklerine, ishale, depresyona ve uykusuzluğa neden olabileceğin ortaya koyuyor. Ağır vakalarda susto ölüme bile neden olabilir. Beyniniz sizi gözlerinizin görmediğine ikna edebiliyorsa, bedeninizi hayatta olmadığına neden ikna edemesin?

Nedenleri

Ağırlıklı olarak Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika’da görülen susto hikayeleri genellikle kurbanın ani bir şok ya da travmaya maruz kalmasının akabinde ortaya çıkar. Uyanıp kendilerini yatakta ölü biriyle bulan insanlarda örneğin, fakat nedeni bu kadar aşırı olmayabilir; attan düşmüşseniz ya da dibinizde bir köpek aniden havlamışsa ya da köşedeki dondurmacıda en sevdiğiniz dondurma çeşidi bitmişse ruhunuzu yitirebilirsiniz.

Tedavi

Susto yaşarsanız ilk fırsatta bir curandero’ya (şifacı) başvurup ondan bir limpia (temizlik) uygulaması istemenizde yarar var. Şifacı sizi alüminyum folyodan bir hacın üzerine yatırır, bedeninizi otlarla ovar, bazı dualar okur, sonra üzerinizden sıçrar. Ruhunuz uçarak geri gelir, ancak ruhunuz çok uzaklaşmışsa şamanın üzerinizden birkaç kez sıçraması gerekebilir.
Şayet, herhangi bir nedenden ötürü, bir şifacı bulamazsanız diplomalı bir uzmanın denetimi altında bilişsel davranışçı terapi görmenizde yarar olabilir.

SKRUPULOSİTE *(Dini Tip Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Çünkü Tanrı yaptığımız her şeyi gözler…

Kendinizi Sınayın
– Dindar mısınız?
– Gerçekten dindar mısınız?
– Biraz daha muhafazakâr giyinmeniz gerekmez mi?
– Cehenneme gideceğiniz kesin mi?
İç Ses
İsa’yı kalbinde taşımayı unutma. Lütfen, iyi ve kutsal olan her şeyin adına, İsa’yı kalbinde taşı! Dikkatinin dağılmasına izin verme. Bu dünya tam bir günah ve kötülük batağı. Şeytan her köşe başında seni çelmelemek için bekliyor. Şeytandan söz açılmışken, köşeden gelen şu kıza bak. Bu kadar kısa bir etek giyecek kadar ahlaksız olduğuna inanabiliyor musun? Utanılacak şey. İşte bu tür şeylerden kaçınmalısın. Baksana, üzerinde sanki hiçbir şey yok gibi…
Ah, hayır. Yargılıyor muydun, yoksa sadece bakıyor muydun? Kalbinden şehvet duyguları geçti mi? Pekala, şehvete kapılmış gibi görünmüyorsun. Antipati duygusu sadece. Fakat bekle – antipati Hristiyan erdemlerinden biri değil. Antipati şeytanın araçlarından biri! Kalbinin, o fazlasıyla kısa eteği giymiş ve yanlış yola sapmış genç kıza duyduğun sevgiyle dolup taşmalı, şehvetle değil.
Şu haline bak. Beş dakikalığına bile şehvet duygusunu kafandan atamazken kalbinde İsa’yı taşıdığını nasıl iddia edebilirsin? İsa ne düşünecek? Sen olsaydın kendin hakkında ne düşünürdün? Dur, kendini İsa’yla, Efendinle, Kurtarıcınla mı kıyaslıyorsun? O mini etekli ve harikulade bacaklı bahtsız kızdan bin kez daha kötüsün! Hemen günah çıkarmaya gitsen iyi edersin. Oradan geliyor olman bir şey değiştirmez. Dön ve tekrar git. İsa senin korkunç, o çok korkunç günahların için çarmıhta can verirken zahmete girme kaygısı taşıdı mı sence?
Tanı
Skrupulosite esasen aşırı dindar davranışlarla tezahür eden bir obsesif Kompulsif bozukluk tipidir. Kendinizi, Tanrının sizi günahkâr olarak yargıladığı, her hareketinizi gözlemlediği ve cehenneme biletinizi kesmek için tökezlemenizi beklediği korkusuyla boğuşurken bulursunuz.
Skrupulositeden mustarip olanlar Tanrıyı çeşitli şekillerde gücendirdikleri sanısına kapılırlar, dindar eylemleri gerçekleştirirken bile. Daha mı çok mum yakmalıydın? Muhtemelen. Az önce İncil dükkanında çalışan güzel tezgahtara dair pis bir düşünce mi geçti içinden? İsa’nın senin günahların için çarmıha gerildiğinde çektiği acıyı hissedebilmek için elinden geleni yapmana rağmen? İşin bitti senin. İsa’ya kendini nasıl affettireceksin? Daha çok mum yakarak mı? Mumlar yeterli olacak mı? O dükkana bir kez daha gitmeyi göze alabilir misin?
Skrupulosite genellikle suçluluk konusunda uzmanlaşmış olan Katoliklerin bir sorunu olarak algılanır, ancak yiyeceklerin kaşer (Yahudilikte din esaslarına göre hazırlanmış yiyecekler) olmasına özen gösteren dindar Yahudilerin bu konuda birinciliği kimseye kaptırmayacaklarını da eklemek gerekir.
Nedenleri
Sanılanın aksine, çoğu skrupulosite vakası dine aşırı düşkünlükten kaynaklanmaz; saplantılı kişiliklerden kaynaklanır. Zihniniz fena halde size işkence edebileceği bir şeyler bulmak ister ve dindarsanız bu gayet iyi iş görür. Belki hepsinden daha da iyi. Din binlerce yıldır psikolojik işkence aracı olarak kullanıldığına göre.
Diğer obsesif Kompulsif bozukluklar gibi skrupulosite, ruh halini, uykuyu, iştahı ve diğer işlevleri düzenleyen bir nöro-transmitter olan serotonin dengesizliğinden kaynaklanır.
Tedavi
Skrupulosite eğilimlerinin belli antidepresan ilaçlara yanıt verdiği biliniyor. Hastaya, saplantılı düşüncelerini bozukluğun bir işlevi olarak kabullenmeyi, nedeninin anlamayı ve geçmesini beklemeyi öğreten maruziyet ve yanıt önleme terapisi de olumlu sonuçlar vermekte.
Hiçbir ciddi dini örgüt skrupulositeyi sağlıklı bir dinsel ifade olarak kabul etmez. Bu yüzden kiliseler, sinagoglar, aşramlar, zendonlar ve Scientology dernekleri bu konuda rehberlik hizmeti sunar. Her büyük inancın özünde merhamet felsefesini yattığını unutmamak gerekir.
Ya da bütün yüreğinizle dua edip Tanrının sizinle ilgili fikrini değiştirip değiştirmeyeceğini kendiniz görebilirsiniz.

* Skupulosite : Bu rahatsızlık kitapta tek bir din üzerinden örneklenmekte, ancak tüm dinlerde görülebilmektedir. (y.n)

Paranoyak – Ruh Sağlığından Şüphe Duyanların El Kitabı

Pek çoğumuz, kendine itiraf edemese bile, ortaya çıkmak içni fırsat kollayan bir deliliği olduğuna inanır. Kimi kötü ruhlu ikizinin şerrinden korkar, kiminin penisi çalınacak diye ödü kopar. Kimi annesinin gizil bir robot olduğundan şüphelenirken, kime güne Fransız aksanıyla başlar. Bazıları akşam yemeğini İngiltere Kraliçesiyle yediğine yemin ederken, bazıları çoktan ölmüş olduğuna yürekten inanır. Bazısı elma tadındaki perdelerin masmavi bir Çarşambaya çok yakıştığını düşünürken, bazısı ilgi görebilmek için kolunu kesmeyi göze alır. Bazılarının ruhu bedenine sığmazken, bazılarının elleri arabaya sığmayacak kadar kocamandır.

Sadece o kadar mı? Peki ya fırından yeni çıkmış nefis bir turta yerine tebeşir yemeği tercih eden Pikkalar? Ya da karısını lezzetli bir biftek gibi gören Windigolar?
Paranoyak kitabı, en yersiz obsesyonlardan en imansız psikozlara kadar nedenleri ve tedavi önerileriyle, birbirinden tuhaf 45 ruhsal bozukluğu tanıtıyor. Aslında “İç Ses”lere bakacak olursanız, her hastalık kendini anlatıyor.

Dünyaca ünlü tıp yayıncısı Elseiver’in editörü, aynı zamanda mizah yazarı ve komedyen Dennis DiClaudio, aynadan her gün size bakan hergelenin çok da kötü niyetli olmadığını, herkesin herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, herhangi biri olabileceğini söylüyor. Hem zaten Nabokov A harfinin “yıllanmış tahta renginde” olduğunu söylüyorsa, köşe yazarı Ja’far Abbas penis – eritici robot tarağına karşı okurlarını uyarıyorsa, insanlar seçimlerde kitleler halinde folie a plusieurs (çoklu çılgınlık) yaşıyorsa, korkacak bir şey yok.
Niye mi? Çünkü “hayat kaygısız geçirilemeyecek denli kısa”.

(arka kapak)