… avuç dolusu kelimeler,

eyy, avuç dolusu uyuz kelimeler nerdesiniz?

berraklığı uzaktan görünen yüreğim!!!

ne oldu da bulandın?

bana kalırsa o güzelim umudum,

taş yığınlarının arasından

filizlenmeye çabalayan o yeşilimsi fidanın

sonsuza dek ağaç olamayacağını

toprakta doğamayacağını

kimsenin yüreğinde kök salamayacağını

çok iyi biliyor…

o sadece küçücük bir umudun uzantısı

insanı heyecanlandıran kalp atışlarının

yavaşlayan ritmi

duygulara kafa tutamayan zaaflı yanımdı…

hepsi bu kadardı…

yabancı bir sertlikti

acısını hissedemediğim

benim kronik kanserim…

delişey,

4 yorum “… avuç dolusu kelimeler,”

  1. Aysel git başımdan ben sana göre değilim
    Ölümüm birden olacak seziyorum.
    Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
    Aysel git başımdan istemiyorum.

    Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
    Dağıtır gecelerim sarışınlığını
    Uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Benim için kirletme aydınlığını,
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

    Islığımı denesen hemen düşürürsün,
    gözlerim hızlandırır tenhalığını
    Yanlış şehirlere götürür trenlerim.
    Ya ölmek ustalığını kazanırsın,
    ya korku biriktirmek yetisini.
    Acılarım iyice bol gelir sana,
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim.
    Ümitsizliğimi olsun anlasana
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.

    Sevindiğim anda sen üzülürsün.
    Sonbahar uğultusu duymamışsın ki
    içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
    uzak yalnızlık limanlarına.
    Aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
    Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
    Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
    Sakın başka bir şey getirme aklına.
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim,
    ölümüm birden olacak seziyorum,
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
    Aysel git başımdan seni seviyorum…:

    ATTİLA İLHAN

    “Aysel git başımdan seni seviyorum…:”

    yaa tamam sorun yapmaa, sevdiğini biliyorumm:P

  2. Belki acıttığımızı sandıklarımız

    Hiç acımadılar…

    Acımadığını sandıklarımız yaralandılar…

    Çok güçlü görünenler

    Belkide zayıftılar…

    Görünenler her zaman gerçeği yansıtmaz

    İnsan çok değişken, değişken duygular…

    Ve insanlar duygularını

    Hep saklıyorlar…

    Belkide bir savunma mekanizması bu,

    Yaşamda var olmaya dair…

    Hayatın gidişatına büyük bir katkı belkide

    Devam edebilmek için güne…

    Kaldığımız yerden başlamak gerek

    Belkide…

    Ve tam olarak yaptığımız bu!!!

    Saklanmak en kuytu yere,

    Saklanmak en görünmeze,

    Nasıl bir kıyımdır bu!!!

    Duyguları gömebilmek olduğu yere…

    Delişey,

  3. Bulut geçti
    Gözyaşları kaldı çimende
    Gök rengi şarap
    İçilmez mi böyle günde
    Seher yeli eser
    Yırtar eteğini gülün
    Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün

    Bu yıldızlı gökler
    Ne zaman başladı dönmeye
    Kimse bilmez

    M. Gürelli,

  4. Bam telinden hallice.

    Koza iplik iplik olmuş…

    Nefes almaya çalışır kelebek…

    Kanatlarına dokunmayın, kendi kendine uçmayı öğrenmesi gerek de…

    Bir de nerede duracağını bilse ne iyi olurdu da bilemedi…

    Öyle savruldu rüzgara bazı bazı…

    Karayel esti, bazı bazı sert poyrazlar gördü kanatları…

    En korktuğu lodostu migren sebebiydi…

    Denizden eser karaya vururdu…

    Vuruldu!

    HAYAL ADASI,

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.