Bilim Felsefesi

Bilim felsefesi, bilim kavramının veya bilim dallarının içeriklerini, temellerini, sonuçlarını, uygulamalarını ve bunlarla ilgili yaklaşımları ve yöntemleri felsefî anlamda irdeleyen felsefe dalına verilen isimdir.

Bilimin Özellikleri

  • Bilim olgusaldır. Bilim, olgulara yönlenerek doğrulanabilir olan ifadeleri inceler.
  • Bilim mantıksaldır. Bilimsel ifadeler, mantıksal açıdan doğru çıkarımlar ile ulaşılmış, çelişkisiz ifadeler olmalıdır.
  • Bilim objektiftir. Bilim, öznel ifadeler ile değil nesnel ifadeler ile ilgilenir.
  • Bilim eleştireldir. Bilimdeki mevcut her kuram yeni olgular ışığından çürütülebilir veya değiştirilebilir; her kuramın yerini başka bir kurama bırakabilir.
  • Bilim genelleyicidir. Bilim, tek tek bütün olgular ile ilgili gözlem yapmaz; bunlar ile ilgili genel kurallar ve bağıntılar bulmaya çalışır.
  • Bilim seçicidir. Bilim, her türlü olguyla değil yalnızca ilgi alanına giren ve önemli olgular ile ilgilenir.


Bu özelliklerin dışında bilimin bir takım inançlara dayandığı ifade edilir:

  • Bilim realisttir. Buna göre dış dünya özneden bağımsız ve gerçektir.
  • Bilim rasyonalisttir. Buna göre dünya anlaşılabilir ve akla uygun bir dünyadır. Bu nedenle olguları akıl yolu ile kavramaya elverişli bir düzeni vardır.
  • Bilim nedenselcidir. Buna göre doğadaki her şeyin bir nedeni vardır, doğadaki bütün olgular arasında neden-sonuç ilişkisi bulunur.
  • Bilim nicelcidir. Buna göre var olan her şey ölçülebilirdir.

Bilimsel yöntem ise sistemli gözlem, ölçüm, ve deney, ve formülasyon, test etme, ve hipotezlerin değiştirilmesini içeren yargılama metodudur.

İnsanların bilim ile bilgiyi karıştırdığını düşündüğüm için böyle bir başlık açmaya ve bilimin ne olduğunu tartışmaya yatırıyorum.

5 yorum “Bilim Felsefesi”

  1. “Bilim realisttir. Buna göre dış dünya özneden bağımsız ve gerçektir.”

    Şu meşhur kuantum koçlarının bilim dışına çıkmasının sebebi bu olsa gerek.

  2. Onlar hiç bilimin içine giremediler ki. 🙂

  3. Realist
    Rasyonel
    Olgusal
    Mantıksal
    Eleştirel
    Seçici ve Objektif olduğunu bildiğimiz bilimi de, tüm bu yönleriyle sorgulayan, kapsayan, sınırlarını, boyutlarını ve derinliğini genişleten ”Felsefe” idealisttir. 🙂

  4. Çok pozitivist bir yorum olmuş bence.. Kendimi Viyana Ekolü’nün bilim hakkında söylediği önermeleri okuyor gibi hissettim.

    Yukarıdaki önermelerden bazıları günümüzde pek kabul edilmeyen, bazıları ise tartışmalı konular.. Kısaca değinmek gerekirse;

    “Bilim olgusaldır. Bilim, olgulara yönlenerek doğrulanabilir olan ifadeleri inceler.”

    ‘Doğrulanabilirlik’ yorumuna en önemli eleştiriyi Popper yapmıştır.

    ”Başlangıçta söz -logos- vardı” demiş kitap.

    Popper bilimin önce ‘söz/düşünce’ ile başlayacağını söyler.. Önce ortaya hipotez atılır.. Daha sonra tümdengelim yöntemiyle bu hipotezler ‘yanlışlanmaya’ çalışılır.. Bir çok deneye, gözleme dayanan, bir çok veri ortaya çıkarılmış araştırmalarda ‘yanlışlanan’ kuramlar çöpe atılır vs.

    “Bilim nedenselcidir. Buna göre doğadaki her şeyin bir nedeni vardır, doğadaki bütün olgular arasında neden-sonuç ilişkisi bulunur.”

    Bilimin nedenselci oluşu da büyük ölçüde yanlışlanmıştır.

    ”Doğada herşeyin bir nedeni vardır” demek bir varsayımdır.. Ama özellikle Kopenhag ekolünün çalışmaları bu varsayımın doğru olmadığını ortaya çıkarmıştır.

    Bu çalışmalara göre, özellikle atom-altı/mikro dünyaya doğru yöneldikçe ‘belirsizliklerin’ arttığı ve neden-sonuç ilişkilerinin askıya alındığı görülür.. Bohr, Heisenberg gibi adamların araştırmaları bunu göstermiştir.. Ve bilim felsefesinde önemli bir yeri vardır.

    Bilim realisttir. Buna göre dış dünya özneden bağımsız ve gerçektir.

    “Bilim rasyonalisttir. Buna göre dünya anlaşılabilir ve akla uygun bir dünyadır. Bu nedenle olguları akıl yolu ile kavramaya elverişli bir düzeni vardır.”

    Her ne kadar bu görüşlere katılsam da, yine günümüzde tartışmalı konular.

    Örneğin mutlak göreceliği, nihilizme varan görüşleriyle post-modernist bilim felsefesi yukarıdaki ifadelere tamamen karşıdır.. onlara göre nesnel dünyanın ‘akla uygun, anlaşılabilir’ olduğu kesinlikle bir ‘boşinançtır’.. Hiçbir veriye dayanmayan, bilimin olgulardan hareket ettiği gerçeğine uygun olmayan bir inanç olmasında ötürü doğru değildir vs.

    “Bilim nicelcidir. Buna göre var olan her şey ölçülebilirdir.”

    Burada ‘ölçülebilir’ ifadesi iki farklı anlama gelebilir.

    Birincisi var olan herşey ‘ölçülmeye müsaittir’ anlamına geliyor.. İkincisi, kesin bir şekilde ‘ölçülebilir’ anlamına geliyor.. Birinci anlam varsa, ifadeye katılıyorum.. Eğer ikinci anlamdaki gibi bir durum varsa, zaten İstatistik dediğimiz disiplin bu ifadeyi yanlışlar.. İstatistikte her araştırma belli bir ‘hata payı’ barındırır, ‘yakın’ olarak ölçtüğünü söyler.. ”Evet ölçülür ama nasıl ölçülür?” sorusu önemli yer tutuyor yani.

  5. Son dördü zaten inançlarla ilgili. Yani bunlar bilimde yok değil ama bilimde olduğuna inanılan şeyler. Elbette olmayan şeyler değil fakat kesin olan şeyler de değil.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.